Eski tüfek bir Sosyalistin, Türk Solu analizi

Eklenme Tarihi: 06.11.2018 07:38:00 - Güncellenme Tarihi: 04.08.2020 03:01:27

Bir kaç yıl önce Milliyet gazetesinde Can Dündar'ın eski tüfek sosyalistlerden, Sadun Aren hakkında yazdıklarını okumuştum. Sadun Aren'in 84 yaşıma rağmen, Sovyetler çökmüş olsa da, içimdeki "sosyalizim özlemi ve devrimci ruh" hiç bir zaman sönmedi dediğini yazıyordu Can Dündar. Aren, "Puslu Camın Arkasından" adlı kitabında, Behice Boranı çok zekî bulduğunu, M. Ali Aybar'ın ortaya attığı Türkiye sosyalizmi fikrini yani "güler yüzlü sosyalizmi," eleştirerek, Türkiye sosyalizmi dünya sosyalizmine ne kazandırabilir diye sorup, Aybara bunaklık teşhisi koyuyordu eski tüfek. Yine Aybar'ın Sovyetler sonrası tutumunu hiç beğenmediğini, Abar'ın fikirlerini TİP (İşci Partisi) ve kendisini "Marksizmin zincirlerinden kurtarma" çabası içerisinde bulduğunu ifade ederek, Aybarı'ın ruh halini prangadan (kölelikten) kurtulma psikolojisi olarak tabir etmişti Sadun Aren
Türk soluna hatırı sayılır katkısı olmuş emektar bir sosyalist olan Sadun Aren'in solun açmazlarını konu alan "Puslu Camın Arkasından" adlı kitabını ve Türk solunun problemlerine yaklaşımını, çok önemli buluyorum. Sadun Aren'e göre yakın gelecekte, Türkiye'de solun iktidara alternatif olma ihtimali çok zayıf görünmekte idi. Hal böyle olunca vakti zamanında CHP lideri iken, sayın Baykal'ın sine-i millete döneriz tehdidi CHP'nin "doğal tabanı" olan soldan umudunu kesmiş olmanın sıkıntısıyla söylenmiş bir söz olarak havada kalmış oldu. Bir Demirel klasiği olan sine-i millete dönme demagojisi zaman içerisinde sine-i merkez sağa dönme taktiğine dönüşse de merkez solun, kendine yön bulma çabası olarak görüp, samimi bulmadım. Çünkü sine-i millete dönme işi sine-i cuntaya dönmekten daha hayırlı olsa dahi önce destek, sonra da cesaret ve yürek ister. 
Bence sol önderlerin çağrıları tüm solculara yönelik olmalı. Çünkü Prof. E. Kalaycıoğlu ve Doç. A. Çarkoğlu'nun yaptıkları "Türkiye'de Sosyal Tercihler" konulu araştırmanın sonuçları, sol seçmen açısından hiç de iç açıcı görünmüyor. 1983 Seçimlerinde solun yüzde 30 olan oy oranı, 1999'da 21.8 geriliyor, 2011 için Kılıçdaroğlu'nun liderliğinde ise 5-6 puan artacağını seçimler öncesinde anketçiler manipüle ediyor ve buna karşılık sağın oylarında artışı sandıktan çıkan sonuçlar onaylıyor. Sandık sonuçları Türkiye ve dünya siyasetinde bir çok değişiklik söz konusu olmasına rağmen, sosyal demokrasinin kendi "doğal tabanında" oy kaybettiği ve mevcut statünün korunamadığı gerçeğini ortaya çıkarmış oluyor.
Cumhuriyetin sadece Laiklik ilkesine sahip çıkıp, demokratik ilkelerden vazgeçme görüntüsü veren politik seçenekle birlikte, kavramlar çatışması Türk solunu bu noktaya taşımış bulunuyor. Sürekli gündemde tutmaya çalıştıkları bu kavramlar, solun tabanını tatmin etmediği içindir ki, mevcut statü korunamamıştır. Aslına bakılırsa merkez sağa yapılan çağrının özü de aynı unsurlar içeren siyasi uyanıklık yapma çabası değil midir? Aynı yöntem ve biraz farkla, sembollere tutunarak, Mevlana'nın diliyle yapılan çağrıya sağın itibar edip, merkez sola CHP ye yöneleceğine nasıl itimat edilir?     Bana göre Mesnevice değil de, solun anlayacağı dilden "Nazımca" bir davetle, tüm solcuları kucaklayacak bir çağrı yapılmalı. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının mahkeme salonlarında söyledikleri "Türkiye?de gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunanlar varsa, bunlar ancak Amerikan emperyalizmi ile iş yapan çıkarcılardır" uyarıları dikkate alınmalı. Sosyal demokrasi, ve ya demokratik sol fark etmez, yeter ki içinde demokratik sistemi barındıran ve solu toparlayacak bir yapı olmalı. Demokrasi ve halkın sağduyusuna saygı duyulmalı, antidemokratik yöntemlere umut bağlanmamalı. Gerçekten Türk siyasetinin sağ karşısında alternatif politikalar üretecek güçlü bir Türk soluna duyduğu ihtiyacı kapatacak politikalarla siyaset yapılmalı...

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2632/eski-tufek-bir-sosyalistin-turk-solu-analizi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

31.07.2019 Lider ve Karizma
24.07.2019 Stratejik Akıl
17.07.2019 Suriye'den Daha Elzem, Suriyeliler Politikamız Olmalı
10.07.2019 Çarçur Ekonomisi
02.07.2019 Anketlere Değil, Aynaya Baksaydınız
26.06.2019 Sosyal Medya ve Yazar Tosun
19.06.2019 Akdenizde Can Sıkan Gelişmeler
11.06.2019 Lütfi Kırdar Mutabakatı
06.06.2019 Seküler kültürün icadı doğmalar, izm'ler
29.05.2019 Devlet Aklı
21.05.2019 Avrupa'nın Kültürel Egemenlik ve Asimilasyon Problemi
15.05.2019 Nihaî Çözüm Nedir?
08.05.2019 Nelere Şahit Olduk
02.05.2019 Hıyânet-i Vatan Suçlaması
25.04.2019 Merkez Sağ ve Merkez Sol Siyaseti
17.04.2019 Nur-u âyinlere ilham olsun.
09.04.2019 Bir deneme, yitirilen düşler
27.03.2019 CHP'yi iktidarsızlıktan kim kurtaracak?
20.03.2019 Hangisi daha evla kuvvetler ayrılığı prensibi mi, yoksa kuvvetler birliği ilkesi mi?
14.03.2019 Belediyelere, yerel yönetimlere atanmış seçkinler
06.03.2019 Türkiye taşra ve varoş kültürünün etkisi altına giriyor
27.02.2019 Uluslararası ilişkilerde basın ve medyanın rolü (2)
20.02.2019 Uluslararası ilişkilerde basın ve medyanın rolü (1)
14.02.2019 Toplumsal hayatımızda basın ve medyanın rolü
06.02.2019 Sahi biz kime oy vereceğiz?
30.01.2019 Baykal'ın devlet adamlığı vasfı
22.01.2019 Evrensel adalet ve hukukun üstünlüğü ilkesi
15.01.2019 Peki seçmenler ne istiyor?
09.01.2019 Atatürk döneminde Kemalizm fikrinin doğuşu
25.12.2018 2019 demokratik olgunluk yılı olsun
18.12.2018 Avrupa Türklerinin sosyal statüsü
11.12.2018 İnsan Hakları Gününde insani değerler ve kişi hakları
04.12.2018 Gelecek kaygısı ve Hitler Avrupası
27.11.2018 Batının kültürel tehdit algısı
20.11.2018 Medeniyetler ittifakı olmaz
12.11.2018 Pasif direniş ve sivil itaatsizlik.
06.11.2018 Eski tüfek bir Sosyalistin, Türk Solu analizi
29.10.2018 Erkler arası ilişkilerde yetki kavgası, anayasal hukuk devletini yaralar
25.10.2018 CHP ve Türk Solu Kavramı
19.10.2018 Ferdiyetçi ve toplumcu görüşe göre seküler, laik devletin tanımı
13.10.2018 İslam Hukukunda devletin tanımı
11.10.2018 Zabıta ekonomisi
03.10.2018 Etno-kültürel talepler ve bölgesel ırkçılık
27.09.2018 Emeklilikte yaş haddi mağduriyeti