Darbelerle yüzleşme -2

Eklenme Tarihi: 12.09.2018 08:31:00 - Güncellenme Tarihi: 04.06.2020 15:17:06

Haşim Akten ağabeyimin ?1978 yılında Ülkü Ocakları Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu döneminde şehit ailelerini toplayıp Kenan Evren?e götürdük. Genel Merkez yöneticisi olarak organizenin başında olanlardandım. ?Bu kanı durdurun? dedik. Kenan Evren sırıtarak ?Ne yani ihtilal mi yapalım?? diye alay etti. O tarihten sonra üç binin üzerinde şehit verdik.? sözlerini şahit tutarak Ülkücülerin, 12 Eylül İhtilâli?ni gerçekleştiren askerî cuntanın başıyla darbe gerçekleşmeden iki sene evvel yüzleştikleri anlaşılıyor.

12 Eylül Askerî Darbesi öncesi ben, sanat okulunda okuyan genç bir Ülkücü olarak ?Bayrak inmesin, ezan dinmesin, ülkemiz parçalanmasın, mahalle mescidlerine namaz kılmaya giden Müslümanlar ibadetlerini rahat yapsınlar? diye arkadaşlarla birlikte nöbet tutardık. Vatan, millet, din ve bayrak aşkıyla yanan körpe yüreğimiz ?korku? nedir bilmez, şimdiki gençler gibi ?ergenlik? diye ne bir derdimiz ne de sıkıntımız da yoktu. Duvarlara yazdığımız yazılar; ?Kanımız Aksada Zafer İslâm?ın? ve ?Çağrımız İslâm?da Dirilişedir? sloganlarıydı. Benim Ülkücü olmamda kilometre taşı olarak kabul ettiğim kitap ise, ülkücü bir ağabeyimin bana hediye ettiği ve hâlâ sakladığım ?Dört Mezhebe Göre İslâm? idi. Konya Ticaret Lisesi?nde talebe iken Din Derslerinin ?seçmeli? değil de ?mecburi? olması için varını yoğunu ortaya koyan ve bunun mücadelesini imza toplayarak veren imanlı ve yiğit gönüldaşım Şahin Buyrukbilen?in, bir sabah okul önünde Komünistlerce keleşlerle taranmak suretiyle şehit edilmesi beni son derece müteessir kılmış, bu olaydan son derece etkilenmiştim. Beni etkileyen yayın organları arasında ?Genç Arkadaş? ve ?Hasret? dergileri ile sokaklara asılan ?Eller kalem tutmalı, silah değil? yazılı afişler olmuştu.  Genç bir yazar ve muhabir (gazeteci) olmaya tâ o yıllarda karar vermiş, bu idealimi gerçekleştirmek için elimden gelen maddî ve manevî gayreti göstermeye çalışmıştım. Gece okuyan ve gündüz çalışan bir genç olarak Tercüman gazetesi, Yankı dergisi ve mahallî gazetelere mektup ve yazılarımı göndermeye başlamıştım. Sürekli kitap okuyor ve kendimi yetiştirmek için büyük çaba sarf ediyordum.

ÜLKÜCÜLER ÖTEKİLEŞTİRİLİYOR

Bu arada darbe çığırtkanlığı yapan o bildik basın yayın organlarında, ülkücülerle ilgili iyi, doğru, düzgün bir yayına ve manşetlere rastlamak pek mümkün değildi. Darbe basınının, propaganda taktiği, II. Abdülhamid devri ile Adnan Menderes dönemi ve/veya 28 Şubat ile 15 Temmuz ve günümüz arasında pek farklılık göstermiyordu. O malûm gazetelerin manşet haberleri ile köşe yazarlarının yorumlarında ülkücüler, ötekileştirilmesi gereken hedefler arasında başköşeye oturtuluyordu.

DARBE, BASIN VE PROPAGANDA

Darbelerin hazırlık sürecinde, gerçekleştirme sırası ve sonrasında hiç ihmal edilmeyen, edilemeyecek olan yönlerden birisi propagandadır. Hem hazırlamada, hem meşrulaştırıp kabul görmesini sağlamada, insanları yönlendirmede propaganda, darbelerin en önemli silahı durumundadır. Onun için darbelerde, propaganda araçları olarak basın, yayın organları öne çıkar. Türkiye?yi parçalamak ve bölme çabaları için hazırlanan 100?ün üzerinde plân ve projede Batı entelijansı ile medyanın büyük parmağı vardır. 12 Eylül öncesinde Komünizmin her rengi ve fraksiyonunun o kadar çok yayın organı, gazetesi, dergisi, bülteni, broşürü, karikatürleri, hiciv şiirleri ile kitapları vardı ki... Bütün bunlar zihin yönlendirmenin, eleman kazanmak için propaganda yapmanın ne kadar önemsendiğini vurgulamak açısından yeterlidir. Cennet mekân Abdülhamid?e, rahmetli Menderes?e yapılan hiciv ve çirkin karikatürlerin bir benzeri/benzerleri Başkan Recep Tayyip Erdoğan?a hem harici basın, hem de dahili basın tarafından yapılmadı mı?

?Darbe basınının ana karakteri, aradan çok zaman geçse de değişmemiştir. Gariptir benzerlik,  1909, 1913, 1931, 1960, 1971, 1980, 1997 gibi tarihler ele alınsa devam etmiştir.

Darbe basınının tipik bir örneğini, İstanbul ?T.C. Milli Birlik Komitesi İrtibat Bürosu? tarafından Ekim 1960?ta yayımlanan Yassıada Broşürü (Türkiye İstanbul, 1960) verir. Fotoğraf alt yazıları ile zenginleştirilen kitapçık, CIA Propaganda Okulunda okuyanlara verilen emeğin, hiç de boşa gitmediğini göstermektedir. Polis, bekçi, iktidar sahipleri cani, katil; basın, muhalefet zulüm altında, hepsinden önemlisi ?binlerce öldürülen? gençlik kurtarıcı konumundadır. Asıl önemlisi, broşüre göre başarılı darbe, milli birlik ve bütünlüğü, kurtuluşu sağlamış bulunmaktadır.?

Şimdi bir düşünelim, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat dönemlerinde gazetelerin önemli bir kesimi, darbecilerle birlikte hareket etmedi mi? Aslında bu malûm medyanın yaptığı ortak iş, millet iradesini yok sayıp, millet ve vatan üzerinde egemen olmaya çalışan yabancı güçlerin maşalığını yapmaktan başka bir şey değildir.

?BEN MİLLETE KURŞUN SIKAN ELİ SIKMAM?

Basında, Akif gibi, başyazarı olduğu yayın organı kapatılmakla tehdit edilince, ?Nazırına selam söyle. Ben böyle yere oturup kuru fasulye kaşıkladıktan sonra kimseden korkmam? diyecek; Nurettin Topçu gibi, kendisini görüşmeye davet eden kudretli darbe generaline, ?Ben millete kurşun sıkan eli sıkmam? diyecek karakter abideleri olsa bunca darbe ortamı kolayca hazırlanabilir miydi? Sonuçta basın, milletin sesi, gözü, kulağı haline gelmediği sürece, millete, değerlerine vurmanın aracı olmaya devam edecektir.?

Tek teselli ise, 15 Temmuz?da Türk basınının, iyi bir sınavdan geçerek halkın dik duruşu ve darbecilere geçit vermeyişi karşısında meşru yönetim ile halkın yanında yer alışıdır.

27 Mayıs?ta radyodan okunan bildiri ile 12 Eylül?de televizyon ekranlarından okunan bildiri ve 15 Temmuz?da TRT?den okunan bildiri arasındaki benzeri bir açıklamanın yapılmasının ne kadar ibret verici olduğunu hiç düşündük mü?

?Darbeciler, belli dış güçlere bağlıdırlar ama bir bağlanıp sadık kalamadıkları güç vardır, o da maaşını alıp, içinden çıktıkları millet ve değerleridir.?

YARIN: ABD, Türkiye?yi çökertmek istemektedir.

 

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2483/darbelerle-yuzlesme-2

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.05.2020 Kırım Kırım Kırılan Kırım (1)
14.04.2020 Neyi konuşalım? Fikirleri mi yoksa kişileri mi?
07.04.2020 Kor-ona-virüs ve “Zâtülcenb”
25.03.2020 Korona-Polis
21.03.2020 Gönüllerin İlacı Sevgi
12.03.2020 "Sen Neymişsin be Korona!"
11.02.2020 Kadir Şeker’in ‘Adalet’le İmtihanı
03.02.2020 Sistemin çöküşünün adı: ZÜMRÜT!
25.01.2020 Virüs, Deprem ve Korku!
05.01.2020 ‘Kocaman’ Yürekli Furkan’ı Unutmak Ne Mümkün
29.11.2019 'Kar Yağarsa Okulları Tatil Edeceğim'
25.11.2019 'Sen öğretmen misin?'
15.11.2019 Mustafa Kafalı'ya Vefa
23.10.2019 Dünyada basın (medya) hür mü?
15.10.2019 Gıda Terörüne Dikkat!
10.10.2019 'Barış Pınarı Harekâtı' üzerine?
18.08.2019 ?Orada kimse var mı??
08.08.2019 'Kaz Dağı Cinayeti' Üzerine...
13.07.2019 Gözyaşı Ve Acıların Şehri: Srebrenitsa
18.06.2019 Şehit Mursi ve Müslüman Kardeşler
12.05.2019 ?Dil Birliği? Olmadan?
04.04.2019 Sandıktan ne çıktı?
31.03.2019 Sandıktan ders almak?
25.03.2019 Yüreği sevgi dolu gül kokulu ?Kar Tanesi?ne?
22.03.2019 'Cehenneme hoş geldiniz!'
12.03.2019 Edepsizliğin böylesi? Şeytanın çığlıkları?
01.03.2019 28 Şubat Darbesi niçin yapıldı?
28.01.2019 Güler yüzlü sanatçıya selâm olsun
14.12.2018 Kılavuzu karga olanın...
10.11.2018 Serdengeçti?yi rahmetle anıyoruz
04.11.2018 Şehadetinin 22. yıldönümünde Abdullah Çatlı?yı anlamak
11.10.2018 Taha Akyol ve Eylül...
05.10.2018 Mehmetçiklerimize rahmet, "vahşi kapitalizme" lânet!
12.09.2018 Darbelerle yüzleşme -2
11.09.2018 Darbelerle yüzleşmek - 1
21.07.2018 Çuvaldızı önce kendimize?
19.05.2018 Kırım can Kırım...
26.03.2018 ?Kar tanesi? olmak...
16.03.2018 İstiklal Marşı ve ruh iklimimiz
20.02.2018 Kod adı: Genom
11.02.2018 Sultan Abudülhamid ve Osmanlı'nın tasfiyesi
26.01.2018 Uluslararası Terörizm, Zeytin Dalı ve Kızıl Elma
18.01.2018 ?BİZ OSMANLI?NIN DEVAMIYIZ?
01.01.2018 HOŞ GELDİN 2048
22.12.2017 KONYA'DA İSRAİL VE YAHUDİLİK ÇALIŞMALARI
09.12.2017 İNSANLIĞIN KURTULUŞU AHLÂK SAVAŞIYLA OLACAK
06.12.2017 KONYA'YI MOĞOL ZULMÜNDEN HANGİ SULTAN KURTARDI?
30.10.2017 DEĞİŞİM GONYA'DAN YAŞANIYOR GÜZELİM!
26.09.2017 KUZEY IRAK'TA NELER OLUYOR?
20.09.2017 TEOG VE 'KOBAY'LIK?
05.09.2017 KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ
30.08.2017 ARAKAN KAN AĞLARKEN?
27.08.2017 TÜRKLER NEDEN AZİZDİR?
14.08.2017 UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN...
17.07.2017 KÜSTAH İSRAİL ve MESCİD-İ ÂKSÂ
12.07.2017 SREBRENİTSA VE MAVİ KELEBEKLER
04.07.2017 SİVAS OLAYLARI; MADIMAK ve BAŞBAĞLAR
29.06.2017 'ALTINOK AİLESİ'Nİ NASIL YOK ETTİLER?
20.06.2017 İKİ AYAKLI ŞEYTAN CİNSLERE...
12.06.2017 LANET OLSUN KÖR KURŞUNA...
06.06.2017 ZÂLİMLER VE MAZLUMLAR
26.05.2017 POSTU DELDİRMEDEN...