Anadolu'ya Türk damgasının vuruluşu

Eklenme Tarihi: 26.08.2018 08:28:00 - Güncellenme Tarihi: 14.07.2020 21:35:03

Anadolu, tarihin her döneminde dünya ölçeğindeki jeopolitik konumunu koruyarak en köklü ve kadim medeniyetleri beşiklik etmiştir. Cihana hükmetmek isteyen devletlerin, Akdeniz ile Karadeniz?e kıyısı olan ve boğazlarla irtibatlarını sağlayan, Asya ile Avrupa?yı birbirine bağlayan, Ortadoğu?ya komşu olan Anadolu?ya sahip olma arzusu hiçbir zaman gündemlerinden düşmemiş ve hep hayallerini süslemiştir.

Anadolu, jeopolitik konumunun yanında yer altı ve yer üstü zenginlikleri sebebi ile tarihi derin izler bırakan bir iskan ve şehirleşme sürecine sahne olmuştur. Her yönden kıymete değer bir toprak parçası olan Anadolu 11. Yüzyıldan itibaren ?Türkiye? adını almıştır. Türklerin, Anadolu?ya yerleşmesi düzenli bir mahiyette cereyan etmiş, asla mevcudu ?imha? üzerine değil planlı bir ?iskan? anlayışı ile gerçekleşmiştir. Türkler, Anadolu?ya ?adalete? dayanan ?düşünce ve vicdan hürriyetini? baskılanmayan bir anlayışla yerleşmişlerdir. Türkler, Anadolu?ya, insanı insanın yurdu olarak gören zihniyet ile ayak bastıklarından dolayı, orada yaşayan mevcut haklarda sorunlarının çözümünü bu yeni anlayışla inşa edilen Türk-İslam medeniyet anlayışında bulmuşlardır. Zira Türk-İslam medeniyet anlayışı, ayak bastığı yerleri ?işgal? değil ?inşa? zihniyetine dayandığı için taş üstünde taş koymayarak mekanları ?harap? etmekten ziyade, taş üstüne taş koyarak mevcuda daha da ?abad? eden bir bakış açısına sahiptir.

Anadolu yurt edinerek Türk-İslam medeniyeti inşa edilirken, büyük imtihanlar verilmiştir. Bu çetin imtihanlardan başarıyla çıkılması kahramanların sergilediği maddi ve manevi fedakarlıklarla olmuştur. Hanefi, Maturidi ve Yesevi ahlakı ile Alperenlik ruhunu kuşanan ?Gaziyan-i Rum, Ahiyan-i Rum, Abdalan-i Rum ve Bacıyan-i Rum? bu kahramanların mensup olduğu teşkilatların genel adıdır. Bu süreçte oluşan tüm kurum ve müesseseler Anadolu topraklarını sarıp sarmalarken ?adalet? üzerinde Türk-İslam medeniyeti inşa edilmiş ve bu sağlam temellendirmeyle Türkler, yüzyıllar boyu Anadolu?yu da aşan topraklar üzerinde hadim/hükümran olmuştur.

Bugün yine dünyaya hükmetmek isteyen emperyal güçlerin gözü Anadolu topraklarındadır. Ancak güçlü bir medeniyetin mensubu olan Türk Milleti, dünyayı kan gölüne çevirerek sömüren küresel vampirlerin heveslerini dün 22 Ağustos 1921?de Sakarya Meydan Savaşında nasıl kursağında bıraktı ise bugünde aynı tavrı gösterecek güce sahiptir. Türk Milleti 26 Ağustos 1071 yılında kazandığı Malazgirt Zaferinin mahiyetini idrak ederek birlik ve beraberliğini muhafaza ettiği müddetçe hiçbir güç onu Anadolu topraklarında zaafiyete uğratamayacaktır. Şükürler olsunki bin yıldır bu şuuru kaybetmeyen Türk Milletinin bugünde duruşu nettir.

Anadolu?yu fethederek ?din, dil, ırk, mezhep ve meşrep? ayrımı yapmayarak Anadolu toplumunun tüm kesimlerini ?adalet? temeline dayalı olarak inşa ettiği medeniyet tasavvuru ile yüzyıllarca huzur içinde yaşatan Türk Milletinin, Anadolu?yu fetih yıldönümü olan bu günde hakkını teslim etmek, mazlum milletlerin zalimlerin elinden kurtuluşunun adresi olan necip milletimizin diriliş hamlesini kuvvetlendirecektir. Bu vesile Anadolu?ya, Türk damgasının vuruluşunun adı olan Malazgirt Zaferi?nin yıl dönümü kutlu olsun.

              

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2442/anadoluya-turk-damgasinin-vurulusu

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

22.08.2019 Toplu Sözleşme Mağduru Memura Bir de Böyle Bakalım
15.08.2019 Hükümetler, Sendikalar ve Ülkenin Geleceği?
08.08.2019 Emek, Ücret, Sosyal Adalet...
05.08.2019 Sınırlar Arasında
21.07.2019 İmam Maturidi'nin Türk-İslam Düşüncesindeki Yeri ve Önemi
11.07.2019 Sosyal Devlet mi Dediniz?
21.03.2019 Sen yoksan kimse yoktur
23.02.2019 Adalet Mülkün Temelidir
15.02.2019 Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Hocamız ne yapmak istiyor?
13.02.2019 Medeniyet, kültür, eğitim ve terbiye
30.01.2019 Ahi Evren ve günümüze iz düşümü
31.12.2018 Seyit Ahmet Arvasi Hocamızı anarken?
30.11.2018 Mesleki eğitim ve Milli Eğitim Bakanlığı
27.11.2018 Ziya Selçuk Bakanımızın köy enstitüsü açıklamasına dair?
24.11.2018 Asgari ücretlinin arzuhali
04.11.2018 Uganda Kampala Büyükelçimiz Romalı mı?
23.09.2018 Sessiz sedasız bir Ahilik Haftası daha kutlandı
18.09.2018 Eğitim sistemimiz temelinden yeniden inşa edilmelidir
26.08.2018 Anadolu'ya Türk damgasının vuruluşu
08.08.2018 Ekonomik kriz ve zihniyet değişimi
02.08.2018 Uşaklar ve efendileri kazdıkları kuyuda boğulacaktır
28.07.2018 Siyaset Kavramı ve Din İlişkisi
24.07.2018 Değişimin lokomotifi eğitimdir
04.06.2018 LGS?nin Düşündürdüğü Hakikatler
11.05.2018 Vakıf kültürü hoyratça harcanmamalıdır
07.05.2018 Değişen Türkiye
28.04.2018 Sivil toplum ve demokrasi
24.04.2018 Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir
17.04.2018 Tarih şuuru
06.04.2018 Maturidilik ve Alperenlik
23.03.2018 21.Yüzyılın alpereni Muhsin Başkan?ın anısına
15.03.2018 Türkiye?nin Ortadoğu?daki mücadelesi bir milattır
28.02.2018 Millet ve milliyetçilik üzerine
14.02.2018 Okullar düzelmeden nesiller düzelmez
30.01.2018 Emperyalist Zihniyetle Mücadele ve Okullarımız
26.01.2018 Yaban Elma Sevdalısı Aydınlar ve Ağbabalarına Duyurudur
24.01.2018 Kızıl Elma ve Yörük Teyze
18.01.2018 HER İNSAN ÖZEL VE KAYDA DEĞERDİR