Antalya?nın bir 'Güzel Ada'sı ?

Eklenme Tarihi: 24.05.2018 08:02:00 - Güncellenme Tarihi: 16.07.2020 04:12:39

Antalya?dan Kemer?e giderken veya Kemer'den Antalya'ya dönüşte Antalya girişinde hareket halindeyken bile "bir dilim pasta" gibi küçük ve çekici bir adacık görürsünüz. Bir misafirimizle birlikte veya ilk kez gören biriyle seyahat ediyorsam, sorarlar? Sahi nedir bu güzel adanın ismi? Adanın ismini söylediğinizde ise istenmese de olumsuz bir hava oluşur düşüncesiyle ?küçük ada? der, Piri Reis?in yaptığı isimlendirmelerden bahsederek yola devam ederim. Hatta bir seferinde oğlum beş altı yaşlarındayken o küçük adayı sormuş ve cevabını da iyi ki kendi benzetimiyle söylemişti: ?Baba ne güzel bir ada, bir dilim pasta gibi!? Ben ve oğul o küçük adaya bilinen ve kullanılan adından ziyade; bir dilim pastaya benzediği için o günden beri "Bir Dilim Ada" ve "Güzel Ada" diyoruz...

İmaj önemlidir!

İmaj izlenimdir, algılanandır, bilinçaltına işlenendir veya kurgulanarak algılatılandır! Tabii algılanan ve imgeleştirilen unsur olumlu mesaj veriyorsa önemlidir ve değerlidir. Ancak duyu organlarıyla algılananlar yanında, bir nesne ya da bir fikrin farklı algılanmasına yol açan başka etkenler de vardır. Örneğin isimlendirme, öyle ki pek çok etken gibi isimlendirme de son derece önemlidir. Saklı kent, Cennet vadisi, Cehennem çöküğü, Giden gelmez dağları, Çığlıkara ormanları, Gökçeada, Kuşadası, Sıçanadası, Güvercin adası gibi isimlendirmelerin bir bölümü çekici ve hoş izlenim bırakırken, bir bölümü ise iticidir... Görüldüğü gibi isimlendirme imaj için ilk ve önemli izlenimi oluşturuyor. Öyle ki algılanan ile algılatılan arasında benzerlikler varsa imaj güçlenir, birbirini tamalar, birbirini besler, büyütür, geliştirir. Oysaki yaygın kullanılan adıyla "Sıçan Adası" olarak bilinen güzel ada kanıksandığında sorun yok gibidir, ancak bir yabancıya bir misafire ilk söylendiğinde itici geliliyor, en azından çekici gelmediğini hissedebiliyorsunuz. Böyle olunca da adayı görmek ve ziyaret etmek isteği uyanmıyor. Doğrusu bu ya, oluştuğunu düşündüğüm bu negatif izlenim nedeniyle yaygın olarak kullanılan o isimlendirme, bana da hep  itici gelmiştir... Bu nedenle bu küçük ama güzel adadan bahsederken bilinen ve yaygın kullanılan o isimlendirmenin yerine; çekici ve sempatik olsun diye adanın adını "Güzel Ada" olarak ifade etmeyi yeğliyorum... Çünkü söz konusu isimlendirme, Adanın güzelliğini ifade etmediği gibi nefis görüntüsüyle de uyuşmuyor. Tarihi verilere ve Prof.Dr.Mustafa Adak?ın (2005) belirttiğine görev söze konu ada; 1522 yılında Piri Reis tarafından hazırlanan ?Bahriye? kitabında ?Güvercin Adası? olarak geçmektedir. Aynı zamanda güvercin, martı ve başka kuş türlerinin burayı kuluçkalık alanı olarak kullanmakta olmaları nedeniyle ?Kuş adası? olarak ifade edilmiş ve adanın Antalya Limanı?ndan on iki mil uzaklıkta olduğu notu düşülmüştür.

            İsimlendirme önemli!

Geçtiğimiz hafta çok değer verdiğim bir tanıdıktan söze konu bu adadan bahseden hoş bir mesaj aldım... Bu hoş mesajda söze konu adanın yaygın kullanım adıyla yani Sıçan Adası olarak geçmesi mesajın içerdiği hoşluğu (yukarıdaki izlenimlerimden de etkilenerek) azaltıyor gibiydi, azaltıyordu. Bunu düşünürken bu "adanın ismini değiştirsek nasıl olur?", diye aklımdam geçirdim ve aslında değiştirmek hoş olur, sonucuna ulaştım...

Adacığın yeni adı: ?Güzel Ada!?

Bu güzel adanın adı Güzel ada olabileceği gibi, Piri Reis?in ifade ettiği gibi Güvercin Adası veya Kuş adası da olabilirdi veya Bir Dilim Ada, Yeşil Ada, Konik Ada veya Sivri Ada da olabilirdi...

Adanın adı değiştiğinde veya bir şekilde adacığın adının değiştirilmesiyle adanın daha sempatik hale geleceği hatta iyi bir düzenlemeyle cazibe merkezi haline gelmesi de beklenebilirdi... Yine bu çerçevede "Bir Dilim Ada", aslında son yıllarda önemli çalışmalar bulunmakla birlikte Antalya'nın unutulmuş değerlerinden biri gibi duruyor. Akdeniz?deki az sayıdaki adalarımızdan bir olması nedeniyle; Akdeniz?in mavisi içinde "ben buradayım!" demek istercesine göz alan ve ışıldayan değerli bir yeşil taş, bir zümrüt gibi batıdan Antalya'ya geleni ve batıya gidenleri selamlıyor.

İlgili birimler konuyu bu çerçevede ele aldığında, ilgilendiğinde uygun ulaşım seçenekleri sunulduğunda ve doğayı bozmayan küçük tesisler yapıldığında; Ada, bir şekilde yat turizmi yanında günübirlik ziyaretlere de açılabilir. Böyle bir potansiyel görünüyor... Ve aslında Sarısu, Tünek Tepe neyse Güvercin adası da, Bir Dilim Ada da O, denilebilir ve ilgi çekeceği kesindir... Doğru bir planlama ve doğru bir sunumla topluma hizmet vermek, Antalya?nın imajına değer katmak yönünde Antalyalılara ve hatta iç ve dış turizme açılabilir?

Bir dilim pasta alır mısınız?

Ve ada topluma açıldığında insanlar adaya her çıkışlarında;  yaygın adıyla adanın ismi söylenerek Hoş geldiniz!, yerine; uçuşan kuşlar ve özellikle martı ve  güvercinlerin sesleri eşliğinde şöyle bir yazı karşılasa nasıl olur?

  • Bir Dilim Adaya, Güzel Adaya Hoş geldiniz!"
    Sonra da gülümseyen bir ifadeyle yaklaşan bir genç; "Bir dilim pasta alır mısınız? Yanında da bir Türk  kahvesi...", demiş olsa, nasıl olur?
  • Çok hoş olur! Hem gönüle yerleşir, hem gönül  alır, hem de kırk yıl hatırda kalır...
https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2240/antalyanin-bir-guzel-adasi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

14.06.2020 BM ve Temel İnsani Haklar! (6)
13.06.2020 BM’nin Gücü Açlıkla Sınanıyor! (5)
12.06.2020 Kovid-19 BM’de Değişimin Habercisi mi? (4)
11.06.2020 "Kovid-19 BM’de Değişiminin Habercisi mi?” (3)
08.06.2020 BM’nin Gücü Sağlıkla Sınanıyor! (2)
07.06.2020 Kovid-19, BM’de Değişimin Habercisi mi? (1)
27.04.2020 Buğday Üzerinden Yorumlar (3)
26.04.2020 Buğday Raporu ve Arz Güvenliği (2)
25.04.2020 Beklediğim “Buğday Raporu” Geldi! (1)
17.04.2020 Prof.Dr. Niddersan Acoh’un Salgın Hastalık Analizi! (1)
13.04.2020 Koranavirüs Tarım Sektörü için Tehdit mi?
06.04.2020 Tarımsal  Mafya (2)
05.04.2020 Tarımsal Mafya (1)
24.03.2020 Kötünün kötüsü korona mı?
15.03.2020 Bilgelik Çağı
09.03.2020 Gençlerin Tarım İlgisi!
28.02.2020 Üçüncü Tarım Orman Şûrası
21.02.2020 İkinci Tarım Şurası ile AB Müzakere Süreci
20.02.2020 İkinci Tarım Şurası
12.02.2020 Birinci Tarım Şurası ve Öncesi
20.01.2020 Bir yenilgi biçimi: 'Daha iyisini yapamam!'
16.01.2020 Uluslararası Antalya Kongresi
14.01.2020 Dijital Dönüşüm Süreci ve Yükseköğretim
22.12.2019 Dünya Tarım Gazetecileri ve Antalya Forumu
07.11.2019 Çelik Metreli Belediye Başkanı - 5
06.11.2019 Trafikte görmezden gelinen gerçekler - 4
16.10.2019 Trafikte kural tanımazlığın anatomisi -3
25.09.2019 'Ben trafiğe karşıyım!' Trafikte insan, kurum ve mevzuat -2
10.09.2019 Trafikte insan, kurum ve mevzuat -1-
21.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
08.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
01.08.2019 Kaplıca Kültürü ve Termal Turizm Ekonomisi
14.07.2019 Bilge Ülke Türkiye
04.07.2019 'Gelin Kardeş Olalım!'
25.06.2019 AB?de Tarım ve Sosyal Politika Eşgüdümü
23.06.2019 Altın Susam?in Markalaşma Potansiyeli
10.06.2019 Samimiyet Testi ve Toplumsal Refah!
25.05.2019 Osmanlı?nın Afrika?da Kadim İzleri
05.05.2019 Türkiye?nin Alternatif Turizm Şansı
13.04.2019 Antalya'nın Dördüncü T'si Teknoloji
10.04.2019 Sanayi ve Tarım Politikalarında eş güdüm ihtiyacı
07.04.2019 On beş mart 2019?a dair?
27.03.2019 Halkın feraseti ve beka meselesi!
11.03.2019 İstanbul?un ya da Antalya?nın vefası!
26.02.2019 Kavramlar üzerinden kutuplaşmak!
17.02.2019 Markalaşma ve bir başarı hikayesi!
09.02.2019 Türkiye markası ve zihinsel eşik!
31.01.2019 Eyvah! Saman ithal ediyoruz, tarım sektörü battı
18.01.2019 Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü
30.12.2018 Akıllı teknolojiler ve tarım 4.0
15.12.2018 Türkiye'nin marka şehir vizyonu
11.12.2018 Türkiye?nin turizm stratejisi ve sosyal politika işlevi
05.12.2018 Türkiye su zengini mi?
30.11.2018 2019 Türkiye ve dünyada Çorum yılı!
11.11.2018 Ulusal ekonomiler ve küresel şirketler
29.10.2018 Türkiye Gemisi 29 Ekimde limanda!
26.10.2018 Araştıma ve Geliştirme Politikaları
13.10.2018 Astronot yada çiftçi olmak!
03.10.2018 Halep?te bilim, savaş, medeniyet!
26.09.2018 İnsan ömrü 280 yıl!
19.09.2018 Pakdemirli ve tarım üzerine
11.09.2018 Kötüyü bertaraf etme reçetesi
06.09.2018 Küresel ısınma insanlık için tehdit mi??
31.08.2018 Dünya Peynir Şampiyonlar Ligi
27.08.2018 Süt sektörü ve peynir vizyonu
16.08.2018 Kaos tellalları!
10.08.2018 Bedirhan bebek!
04.08.2018 Uzman Bilgi ve Tarım Danışmanlığı ?
19.07.2018 Niyet Halis ya akibet!
12.07.2018 Acının günü!
01.07.2018 Prof.Dr. Tauf Nigzes
23.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
21.06.2018 İki seçenek var!
13.06.2018 'Komşu anneye bir kap yemek götürmek!'
12.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
30.05.2018 Gezide kaybolmak!
24.05.2018 Antalya?nın bir 'Güzel Ada'sı ?
20.05.2018 Bir Osmanlı güzeli ?Cumalıkızık?
18.05.2018 Üniversite ve yerel dinamikler-2
17.05.2018 Üniversitenin sinerjik etkisi
10.05.2018 Halkın vizyonu ve koltuk kapmaca!
02.05.2018 Başkanlığın götüreceği süreç!
28.04.2018 Zihin Kestiren Sistemler
19.04.2018 Kırın örtülü zenginliği
05.04.2018 Marka Olmak yada Olmamak!
28.03.2018 Yeni kuşak tatlandırıcılar - 2
27.03.2018 Şeker ve Tatlandırıcılar Sektörü
15.03.2018 Hakikaten ?Ne işimiz var Afrin?de!?
05.03.2018 Müttefiğe Zeytin Dalı!
31.12.2017 BİLİMİN IŞIK ETKİSİ!
24.12.2017 KENDİNE YABANCI!
20.11.2017 BEDBAHT İNSAN TİPOLOJİSİ
27.09.2017 DİL BAYRAMI; MİLLÎ EĞİTİM ve ENGRİ BÖRDS
18.09.2017 ÜNİVERSİTENİN TOPLUMSAL ROLÜ !
11.09.2017 İYİLERİN ZİRVE ÇAĞI
30.08.2017 30 AĞUSTOS: ?BİR OLMAK, VAR OLMAK !?
27.08.2017 TARIM CİDDİ BİR İŞTİR, ROMANTİZMİ KALDIRMAZ
12.08.2017 MEDYA'NIN MEDYASI! Ya da MEDYA?NIN MEDYAN?I OLMAK!
01.08.2017 ÂKİL İNSAN OLMAK!
23.07.2017 Türkiye Haklı !
28.06.2017 DUYGUSAL TEKNOLOJİ!
23.05.2017 HER YÜZYILDA YENİ BİR ENERJİ!
26.01.2017 BAŞKANLIĞA GÖTÜREN SÜREÇ!
28.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-2
25.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-1