Kırın örtülü zenginliği

Eklenme Tarihi: 19.04.2018 08:28:40 - Güncellenme Tarihi: 02.06.2020 09:08:47

Adım attığım veya ulaşamadığım her noktasını sevdiğim güzel ülkemin çok sevdiğim Antalya?sında yaşamaya ve Akdeniz Üniversitesi?nde görev yapmaya başlayalı neredeyse yirmi yıl oldu.  Antalya?ya gelen ve gönlünü bu eşsiz doğa-tarih-kültür-medeniyet deryasına kaptıran her insan gibi, biz de özgün değerlerini koruyan ve daha güzel bir Antalya nasıl olur? sorusunun cevabını bulmak yönünde katkı vermek üzere kendimizi görevli addediyoruz. Yazıyor, araştırıyor, görüşüyor, yürüyor, geziyor, konuşuyor, paylaşıyoruz. Esasen bu düşünce ve kararlılığımızdan vazgeçmeyeceğimiz de açık ve karınca kararınca bu çerçevede yürümeye devam edeceğiz.

Geçmişten bugüne sadece Antalya değil her nerede olursa olsun kaybolan ve kaybolmakta olan maddi ve manevi kültür yapı ve değerlerini bir sevdiğini kaybetmişçesine hüzünle takip ederken; söylemiştik, yazmıştık demenin de teselli etmediğini hep tecrübe ettik. Sonrasında acaba etkili olabilmek için ne yapmalıydık? nasıl daha güçlü farkındalık oluşturmalıydık? nasıl karar vericilere ve kaynakları tahsis eden ve yönetenlere ulaşmalıydık? gibi serzenişlerde bulunarak muhasebe yapmanın da içimizi rahatlatmadığını gördük?  

Önceki kuşaklardan ödünç aldığımız kültürel, tarihi ve biyolojik mirası nasıl sürdürülebilir kılarak gelecek kuşaklara devrederiz ve bu hedefe ulaşmak yönünde nasıl daha etkili olabiliriz? Sorusunun cevabını bulmak yönündeki arayışımız devam ediyor...

İşte bu yazı Antalya?nın güzel beldesi İbradı üzerinden güzel ülkemin her yerinde hayat bulmuş doğa ve kadim değerlerine yönelik farkındalığın artmasına katkı vermek üzere kaleme alındı ve paylaşılmak istendi?

İbradı?nın gizli zenginliği

Son bir ayda yaptığımız İbradı, Akseki, Gündoğmuş ziyaretlerimiz de tazelediğimiz düşüncelerimiz gösteriyor ki; yazıya konu olan maddi ve manevi değerleri ve kaynakları korumak yönünde yapılması gereken önemli girişimlere ihtiyaç olduğu kadar, sonuç almak için hızlı da davranmak gerekiyor.

Öyle ki özellikle ulaşım ve bilişimin hızla geliştiği günümüzde, değişim baskısı nedeniyle daha sistematik ve rasyonel yöntemleri kullanarak kaynakların sürdürülebilirliğini sağlamak yönünde güçlü bir inisiyatif oluşturmanın gerekli olduğu görülüyor! Bu durum ülkemizin her bölgesi için önem arz ediyor. Bu nedenle öncelikle özgün kültürün yaşatılması için; yasalarla görevlendirilmiş olan kurum ve kuruluşlar, sonra sivil toplum kuruluşları, özel kuruluşlar ve her bir insanımız görevlidir, sorumluluk  üstlenmek durumundadır.

Kültür hayatın kendisidir!

Evet, Türkiye?mizin kırlarına gidin, köylerine gidin! Toroslara, Bolkarlara, Batı, Doğu, Kuzey dağlarına, ovalarına, platolarına, yaylalarına çıkın! Bin yıldan beri değişmemiş ne yöreler var, şöyle bir gözlemleyin ve düşünün! Kültürü, insanı, lisanı, geleneği, göreneği, örfü, adeti, seslenişi, insan, vatan, toprak ve tabiat sevgisi gibi her şeyiyle yaşayan bir Anadolu, bir değerler abidesi var. Buna bakıp övünün ki şahsen her ulaştığım yerde bu değerlerle karşılaşınca büyük mutluluk duyuyorum?

Her şeyin değiştiği, bozulduğu bir dünyada ?kendin olarak kalmak? öz kimliğiyle kalmayı başarmış olmak hakikaten büyük değer! Aynı çerçevede maddi ve manevi kültür unsurlarıyla dünü bugüne taşımak büyük bir değer olduğu kadar, bu değerlerin hala yaşadığını görmek bizler için çok büyük kazanç?

Toros sıradağlarının üzerinde sıralanmış İbradı, Gündoğmuş ve Akseki gibi yerleşim yerlerine her şeyden önce topoğrafyanın etkisi nedeniyle ulaşım güçtür. Ulaşım ağının gelişmesinin gecikmesi pek çok bakımdan bu yerleşimlerde yaşayan insanları zor yaşam koşullarına mahkum etmiş, sosyo-kültürel ve iktisadi hayatı olumsuz etkilemiş hatta kente göçü bir bakıma zorunlu kılmıştır. Ancak bu olumsuzluğun yanında bölgenin dış dünya ile etkileşimin az olması sonucu, kültürel değerlerin muhafaza edilmesi söz konusu olmuş ve adeta zengin kadim değerlerin üzeri örtülü kalmıştır.  Bu durum aynı şekilde yine Manavgat ve Serik ve diğer ilçelerinde de söz konusudur. Hatta Mersin, Adana, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş?ın ve Anadolu?nun her bölgesinde özellikle büyük kent merkezlerinden uzak yayla ve diğer yerleşim alanlarında da benzer durum geçerlidir.  Böyle olunca bir bakıma fiziki olarak bin yıl geçmişe gitmek mümkün değilse de,  geçmiş bin yılın kültürünü bugüne getirmek yada geçmişi bugün yaşamak mümkün olabiliyor.

İbradı?nın zenginliğine bir saatte ulaşmak!

İşte İbradı, 7 Nisan 2018 tarihi itibariyle Antalya kent merkezine yaklaşık 170 km uzaklıkta ve iki buçuk saat kadar bir yolculukla ulaşılabiliyor. Çok uzun yıllar kentle buluşmak için ?170 km yol kat etmek zorunda olunurken, önümüzdeki günlerde açılan tünellerle ve yeni yollarla mesafe 90 km ye düşecek? ve neredeyse iki buçuk saatlik yol bir saatte aşılmış olacak.

Ulaşımdaki bu önemli gelişmenin toplum üzerindeki olumlu etkisini son ziyaretimizde görmek ve anlamak mümkün oldu. Öyle ki; ulaşımın kolaylaşmasıyla yıllardan beri süregelen İbradı?dan kente yoğun göçün bir şekilde duracağına hatta yeniden nüfusun artacağına yönelik beklentiler bulunuyor.

İbradı?nın 1990 yılında yaklaşık 17 bin bin olan nüfusu bugün 2600?a kadar düşmüştür. Halen İbradı Antalya?nın nüfus bakımından en küçük ilçesidir ve toplam Antalya nüfusunun binde 1?ini oluşturmaktadır. Akseki, Gündoğmuş ve İbradı birlikte alındığında ise bölgedeki üç ilçe Antalya nüfusunun yüzde 1?ni dahi oluşturmamaktadır.  Bu küçük nüfus varlığının tam aksine bölge, ülkemizin doğal kaynaklar ve kültürel değer bakımından en zengin bölgeleri arasındadır.  Buradan hareketle İbradı ve bölgenin neden önemli olduğuna yönelik ufuk turu şeklinde bazı değerlendirmeler yapalım.

Bölge neden önemli!

  • Akdeniz havzası dünyada biyoçeşitlilik bakımından en değerli 25 alandan biridir, yine daha özelde ise İbradı ve Akseki Ormanları ise biyolojik çeşitlilik bakımından Avrupa coğrafyasında en değerli ve acil olarak korunması gereken yüz alan içinde yer almaktadır.
  • İbradı Kaymakamlığı verilerine de bakıldığında; beşeri kaynak ve kültürel değerler bakımından bölge zengindir, hakim kültür Teke Yörükleri kültürüne dayalıdır ve öz Türkçe kullanımı yaygındır.
  • Yine İbradı bir yayla olarak Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat'ın İbradı'yı yazlık konaklama yeri olarak kullandığı ifade edilmektedir.
  • Denizden yüksekliği 950 metre olan İbradı'de yaz aylarında ortalama sıcaklık gündüz 30 derece gece ise 10 °C'dir ve yayla niteliği taşımaktadır.
  • Yöre halkının geçim kaynağı tarım ve yaygın olarak tarımın önemli kolu hayvancılıktır. Tarımsal üretimin pazara dönüktür ve ilçenin dağlık alanda kurulmuş olması hayvancılık faaliyetlerini özellikle de kıl keçisi yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılmasına neden olmuştur.  Yine tahıl ve meyvecilik önemlidir ve yüksek kesimlerde orman işçiliği söz konusudur.
  • Konuya turizm penceresinden bakıldığında özellikle Antalya?da hakim olan kitle(kum-deniz-güneş) turizmine önemli bir alternatif turizm alanının doğmakta olduğu görülmektedir. İlçede turizm açısından değer taşıyan en önemli varlıklardan biri 1994 yılında çevresindeki alanla birlikte milli park ilan edilen Altınbeşik Mağarası'dır. Aynı şekilde Üzümdere ve Kocakoru Milli Parkları ve Gündoğmuş ile Dimçayı Milli Parkları önemli cazibe alanlarıdır.  Özellikle Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Antalya ilinde öncelikli gelişme alanı olarak ?Ekoturizm?i belirlemiş olması söze konu bölgenin yakın gelecekte tam anlamıyla bir alternatif turizm hareketine sahne olacağını göstermektedir.
  • Tabii burada potansiyeli doğru değerlendirmek en kritik konudur ve bu çerçevede mevcut yapıyı, kırsal peyzajı ve yöresel mimariyi korumak, maddi ve manevi kültür değerlerini sürdürülebilir kılmak hayati önem taşıyacaktır.

 

İbradı için neler yapılabilir?

İbradı için neler yapılabilir? Sorusuna karşılık olarak pek çok şey sıralanabilir. Özellikle kısa ve orta vadede beşeri ve fiziksel kaynakların geliştirilmesine ve sürdürülebilir kullanımına yönelik olarak dikkate alınabilecek konular üzerinde durulabilir. Bunlardan bir bölümü aşağıda sunulmuştur.

  • Tarımda bitkisel ve hayvansal üretimde verimliliği artırıcı çalışmalara öncelik verilmesi
  • Tıbbi ve aromatik bitkiler yetiştiriciliğinin geliştirilmesi
  • Kök boya yetiştiriciliğinin geliştirilmesi
  • Doğal ürün toplayıcılığın geliştirilmesi
  • Arıcılığın geliştirilmesi
  • Meslek Yüksekokulu kurularak bölgeye katkı vermesi yanında öğrencilerin talep edecekleri programların açılması,
  • Ailesinin yanında okumayı tercih eden İbradılı ve bölge ilçelerdeki gençlerin yükseköğretim alma taleplerinin karşılanması,
  • Biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik akademik ve uygulamalı çalışmaların yapılması
  • Kırsal peyzaj karakterlerinin korunması üzerinde çalışılması ve özgün yöresel mimarinin korunması
  • Ekoturizmin geliştirilmesine yönelik planlama yapılması ve uluslararası belgelerle ve uygulamalarla (sakinkent/slowcitta ,  coğrafi işaret/GI) geliştirilmesi
  • Kırsal turizmin, Mağara, Dağcılık, Baharat, Avcılık, Kuş gözlemciliği, Çiftlik, Akarsu ve diğer ilgili turizm faaliyetlerinin geliştirilmesi
  • Köy el sanatlarının (halı, kilim dokumacılığı gibi)  geliştirilmesi
  • Ekoturizm Araştırma ve Uygulama Merkezi kurulması
  • Özellikle genç nüfusun alternatif turizm kapsamındaki iş kollarıyla ilgilenmesini sağlayıcı teşvikler verilerek bu alanda girişimci bir grubun yetişmesinin sağlanması
  • Üreticilerin güçbirliği yapmalarına yönelik örgütlenme çalışmalarının teşvik edilmesi
  • Ulusal ve uluslararası düzeyde ilgili paydaşlarla işbirliği yapacak bir sürecin başlatılması
https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2149/kirin-ortulu-zenginligi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

27.04.2020 Buğday Üzerinden Yorumlar (3)
26.04.2020 Buğday Raporu ve Arz Güvenliği (2)
25.04.2020 Beklediğim “Buğday Raporu” Geldi! (1)
17.04.2020 Prof.Dr. Niddersan Acoh’un Salgın Hastalık Analizi! (1)
13.04.2020 Koranavirüs Tarım Sektörü için Tehdit mi?
06.04.2020 Tarımsal  Mafya (2)
05.04.2020 Tarımsal Mafya (1)
24.03.2020 Kötünün kötüsü korona mı?
15.03.2020 Bilgelik Çağı
09.03.2020 Gençlerin Tarım İlgisi!
28.02.2020 Üçüncü Tarım Orman Şûrası
21.02.2020 İkinci Tarım Şurası ile AB Müzakere Süreci
20.02.2020 İkinci Tarım Şurası
12.02.2020 Birinci Tarım Şurası ve Öncesi
20.01.2020 Bir yenilgi biçimi: 'Daha iyisini yapamam!'
16.01.2020 Uluslararası Antalya Kongresi
14.01.2020 Dijital Dönüşüm Süreci ve Yükseköğretim
22.12.2019 Dünya Tarım Gazetecileri ve Antalya Forumu
07.11.2019 Çelik Metreli Belediye Başkanı - 5
06.11.2019 Trafikte görmezden gelinen gerçekler - 4
16.10.2019 Trafikte kural tanımazlığın anatomisi -3
25.09.2019 'Ben trafiğe karşıyım!' Trafikte insan, kurum ve mevzuat -2
10.09.2019 Trafikte insan, kurum ve mevzuat -1-
21.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
08.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
01.08.2019 Kaplıca Kültürü ve Termal Turizm Ekonomisi
14.07.2019 Bilge Ülke Türkiye
04.07.2019 'Gelin Kardeş Olalım!'
25.06.2019 AB?de Tarım ve Sosyal Politika Eşgüdümü
23.06.2019 Altın Susam?in Markalaşma Potansiyeli
10.06.2019 Samimiyet Testi ve Toplumsal Refah!
25.05.2019 Osmanlı?nın Afrika?da Kadim İzleri
05.05.2019 Türkiye?nin Alternatif Turizm Şansı
13.04.2019 Antalya'nın Dördüncü T'si Teknoloji
10.04.2019 Sanayi ve Tarım Politikalarında eş güdüm ihtiyacı
07.04.2019 On beş mart 2019?a dair?
27.03.2019 Halkın feraseti ve beka meselesi!
11.03.2019 İstanbul?un ya da Antalya?nın vefası!
26.02.2019 Kavramlar üzerinden kutuplaşmak!
17.02.2019 Markalaşma ve bir başarı hikayesi!
09.02.2019 Türkiye markası ve zihinsel eşik!
31.01.2019 Eyvah! Saman ithal ediyoruz, tarım sektörü battı
18.01.2019 Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü
30.12.2018 Akıllı teknolojiler ve tarım 4.0
15.12.2018 Türkiye'nin marka şehir vizyonu
11.12.2018 Türkiye?nin turizm stratejisi ve sosyal politika işlevi
05.12.2018 Türkiye su zengini mi?
30.11.2018 2019 Türkiye ve dünyada Çorum yılı!
11.11.2018 Ulusal ekonomiler ve küresel şirketler
29.10.2018 Türkiye Gemisi 29 Ekimde limanda!
26.10.2018 Araştıma ve Geliştirme Politikaları
13.10.2018 Astronot yada çiftçi olmak!
03.10.2018 Halep?te bilim, savaş, medeniyet!
26.09.2018 İnsan ömrü 280 yıl!
19.09.2018 Pakdemirli ve tarım üzerine
11.09.2018 Kötüyü bertaraf etme reçetesi
06.09.2018 Küresel ısınma insanlık için tehdit mi??
31.08.2018 Dünya Peynir Şampiyonlar Ligi
27.08.2018 Süt sektörü ve peynir vizyonu
16.08.2018 Kaos tellalları!
10.08.2018 Bedirhan bebek!
04.08.2018 Uzman Bilgi ve Tarım Danışmanlığı ?
19.07.2018 Niyet Halis ya akibet!
12.07.2018 Acının günü!
01.07.2018 Prof.Dr. Tauf Nigzes
23.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
21.06.2018 İki seçenek var!
13.06.2018 'Komşu anneye bir kap yemek götürmek!'
12.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
30.05.2018 Gezide kaybolmak!
24.05.2018 Antalya?nın bir 'Güzel Ada'sı ?
20.05.2018 Bir Osmanlı güzeli ?Cumalıkızık?
18.05.2018 Üniversite ve yerel dinamikler-2
17.05.2018 Üniversitenin sinerjik etkisi
10.05.2018 Halkın vizyonu ve koltuk kapmaca!
02.05.2018 Başkanlığın götüreceği süreç!
28.04.2018 Zihin Kestiren Sistemler
19.04.2018 Kırın örtülü zenginliği
05.04.2018 Marka Olmak yada Olmamak!
28.03.2018 Yeni kuşak tatlandırıcılar - 2
27.03.2018 Şeker ve Tatlandırıcılar Sektörü
15.03.2018 Hakikaten ?Ne işimiz var Afrin?de!?
05.03.2018 Müttefiğe Zeytin Dalı!
31.12.2017 BİLİMİN IŞIK ETKİSİ!
24.12.2017 KENDİNE YABANCI!
20.11.2017 BEDBAHT İNSAN TİPOLOJİSİ
27.09.2017 DİL BAYRAMI; MİLLÎ EĞİTİM ve ENGRİ BÖRDS
18.09.2017 ÜNİVERSİTENİN TOPLUMSAL ROLÜ !
11.09.2017 İYİLERİN ZİRVE ÇAĞI
30.08.2017 30 AĞUSTOS: ?BİR OLMAK, VAR OLMAK !?
27.08.2017 TARIM CİDDİ BİR İŞTİR, ROMANTİZMİ KALDIRMAZ
12.08.2017 MEDYA'NIN MEDYASI! Ya da MEDYA?NIN MEDYAN?I OLMAK!
01.08.2017 ÂKİL İNSAN OLMAK!
23.07.2017 Türkiye Haklı !
28.06.2017 DUYGUSAL TEKNOLOJİ!
23.05.2017 HER YÜZYILDA YENİ BİR ENERJİ!
26.01.2017 BAŞKANLIĞA GÖTÜREN SÜREÇ!
28.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-2
25.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-1