Dinde yenilik reform mudur?

Eklenme Tarihi: 06.04.2018 06:15:41 - Güncellenme Tarihi: 14.08.2020 05:58:27

İslam dininin her dönemde canlılığı ve çağları aşan mesajının tazeliği, onun sürekli kendini yenileyebilen ve içinde bulunduğu çağın problemlerine çare üretebilen iç dinamizminden kaynaklanır.

Resulullah (s.a.v.): "Ben, sizi bir şeyden nehyettiğim zaman ondan kaçınınız; bir şey emrettiğim zaman da gücünüz yettiği kadar yapınız. Muhakkak ki sizden önceki milletler, ancak peygamberlerine çok soru sormaları ve peygamberlerine karşı ihtilaf etmeleri yüzünden helak olmuşlardır" buyurmuşlardır. (Müslim, Fedail, 37; Tirmizî, İlim. ! 7: Neseî, Menasik, 1; İbn Mace, Mukaddime, 1). Zira Resulullah (s.a.v.) bir konuda bir hüküm bildirdiğinde, o konu ile ilgili fikir yürütme imkânı kalmamaktadır. Çünkü Resulullah (s.a.v.) bir kanun koyucudur: ?Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü'min erkek ve hiçbir mü'min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.? (Ahzab, 33/36).

Resulullah?ın (s.a.v.) kendisine soru sorulmasını hoş görmemesi, Müslümanlara çok geniş bir düşünce ve hareket alanı bırakmak içindir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.): "Müslümanlar hakkında Müslümanların en büyük günahkârı, Müslümanlar üzerinde haram kılınmamamış bir şeyden sorar da, bu sorusu yüzünden o şeyin Müslümanlara haram kılınmasına sebep olan kimsedir" buyurmuştur. (Buhari, İ'tisam, 3; Müslim, Fedail, 37; Ebu Davud, Sünnet, 7). Müslümanlara hükmedebilecekleri ve akıl yürütecekleri geniş bir alan bırakılmıştır. Bu vesileyle müçtehit âlimlerimiz, bu alanda olabildiğince fikir yürütüp içtihatlarda bulunmuşlardır.  Suyutî?nin bildirdiğine göre Tabiûn döneminde on ayrı mezhep bulunmaktaydı. Bu da çeşitli konularda İslam ulemasının rahatlıkla fikir beyan edip hüküm verebildiklerini göstermektedir.

Zaman geçtikçe içtihat kapısının kapatıldığı iddiası ortaya atılmıştır. Hâlbuki İmam Şafiî, ?Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir? (Bakara, 2/150) ayetinin, Müslüman bir kimseye kıblenin nerede olduğunu bilmediği zaman içtihatla bulmasını farz kıldığını söylemektedir. (Şafiî, er-Risale, s. 25). Maalesef birileri sırtlarını bu zatlara dayanarak ve onları yanlış anlayarak içtihat kapısının kapandığını iddia edip dindeki dinamizmi ortadan kaldırmışlardır.

Asıl problem aciz kanaatime göre içtihat kapısının kapalı olduğunu iddia etmekten geçmektedir. Böyle inananlar, yeni içtihatlara karşı isteksiz ve ürkektirler.

Mecelle?de ?ezmanın tagayyürü ile ahkâmın tagayyürü inkâr olunamaz? kaidesi, zaman geçtikçe bazı hükümlerin değişebileceği gerçeğini ifade etmektedir. Zira bir dönem gerçekçi ve geçerli olan bir hüküm bir müddet sonra işlemez hale gelebilir.

Eski fıkıh kitaplarımızda bir kişinin tarlasında zift (petrol) çıkmışsa, devlet o kişinin zararını tazmin etmekle mecburdur, hükmü mevcuttur. Zira bütün geçimini tarladan sağlayan bir kişinin, zift ile kaplanan tarlası işlenemez hale gelir ve devlet bu vatandaşın geçimini üstlenmesi, fetvanın verildiği dönem içinde çok makul ve geçerli bir gerekçedir. Oysa günümüzde bir kişinin tarlasında petrol çıkması, onun zengin olması için yeterlidir.

Sözgelimi buğday gibi ölçüyle satılan malların alış verişi için Şafiîlere göre, Hicaz bölgesinin örfü olan ölçü esas alınır. Bu konuda Hanefilerin bir kısmı ise zamanın örfüne itibar edilir demektedirler. (Cezirî, Mezahibu?l-Erbaa, 2/157-159). Oysa günümüzde buğday artık ölçü ile değil, tartıyla satılmaktadır. Fıkıh kitaplarımızdaki bu hüküm günümüzde değişikliğe uğramıştır.

Keza eskiden şahitlik için adalet vasfı yani fısk ve fucüra bulaşmamış olmak şartı aranırdı, ancak zamanla fücura bulaşan insanların sayısı artıp adaletli şahit bulunması zorlanınca, daha sonra en az fücura bulaşmış olanın şahitliği kabul edilmiştir. (A. Mustafa ez-Zerka, Şerhu Kavaidi?l-Fikhiyye, s. 229).

Bunun örneklerini olabildiğince çoğaltabiliriz. Ancak bir köşe yazısının sınırlarını zorlamamak adına şunu da işaret etmek durumundayız: Ramazan el-Butî, Devaibu?l-Maslaha fî Şeriati?l-İslamiyye adlı eserinde, bu tür değiştirilen hükümlerin öncelikle Kur?an?a (s.141), Sünnet?e (s. 176), açık kıyasa (s. 229) ve daha güçlü bir maslahata (s. 260) ters düşmemesi gerektiğini ifade etmektedir.

Zaten değiştirilmek istenen hükümler, naslara (Kur?an ve Sünnet?e) açık bir şekilde tezat teşkil ettiğinde reform dediğimiz işlem yapılmış olur ki, bu asla kabul edilemez.

Bunun dışında insanların görüşlerinde meydana gelen değişiklikler için biz de merhum Erol Güngör?ün İslam?ın Bugünkü Meseleleri adlı eserinde (s. 35) söylediklerini tekrar ederiz: ?Din değişmediği halde insanların onunla ilgili anlayışları değişiyorsa, o zaman bu değişmenin sebeplerini dinde veya insanlarda değil, fakat onların dışında bir takım kaynaklarda aramamız lazımdır. Başka bir ifade ile söylersek, insanları değiştiren, her devrin insanına başka türlü tesir eden, dolayısıyla insanların şahıslarına değil onların zamanlarına bağlı bulunan bir takım amillerden bahsetmemiz doğru olur.?

İnsanların dışındaki amillerin başında insanların içinde yaşadıkları çağ ve çağın getirdiği yeni anlayış ve teknolojiler gelir. Bazı fikirlerimizin değişmesinde şüphesiz bunların etkileri inkâr edilemez.

Zira müçtehitler tarafından verilen hükümlerin uygulama alanı, içinde bulundukları toplum ve zamanındır. Bu iki unsura uygun olmayan hükümler kendiliğinden hayatın içinden sıyrılıp atılırlar. Söz gelimi bazı mezheplerce benimsenen namaza kılmayanın öldürüleceği hükmü, hayatın gerçeklerine ve zamanın anlayışına uygun bulunmadığından hiçbir dönemde uygulanma imkânı bulamamıştır. Bu tür realiteyle örtüşmeyen hükümleri, hayatın kendisi onu tarihin derinliklerinde unutulmaya mahkûm eder.

Müçtehitler, toplumun önündeki sosyal, mali, siyasi ve dini problemleri; müceddidler ise, dindeki hurafe ve bidatleri temizlerler.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2119/dinde-yenilik-reform-mudur

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

17.11.2019 Sinema ve Dindarlar
10.11.2019 Müzik Haram Mıdır?
27.10.2019 Her Dönemin Yardakçıları
20.10.2019 Zor Oyunu Bozar
07.10.2019 Irkçılık Batının Malıdır
22.09.2019 Peygamber İnkârcıları
11.09.2019 Soner Yalçın?ın Atmasyonu
09.09.2019 Ne Saçmalıklarla Uğraşmı?ız
27.08.2019 Hırsızların Dangılları
21.08.2019 Biri Bana Kardeşlikten Söz Etsin Lütfen
11.08.2019 Önemli Kararlarım
29.07.2019 Kuş da Medeniyetimizin Bir Parçasıdır
19.07.2019 Hayat Dediğin Mana Yüklüdür
10.07.2019 ?iîlere de Bir Sözünüz Var mı?
01.07.2019 Şefaat Torpil midir?
24.06.2019 Kitleleri Yönetmek Kolay Mı?
18.06.2019 Güzel İnsanları Katleden Ülke: Mısır
10.06.2019 Şefaat Var Mıdır?
30.05.2019 Deistlerin Taptığı Bir İnşaat Ustasıdır
21.05.2019 Hz. Ömer?in Davasına Talip Olanlar Mirasına Talip Oldular mı?
13.05.2019 Akıl Ediyor Ama Hissetmiyorduk
03.05.2019 Ramazan Şemsiye Oruç Kalkandir
26.04.2019 Allah Belanızı Versin!..
18.04.2019 Hayatımızdan Çekip Gidenler
24.12.2018 Yazarlarımız nasıl yazıyorlar?
18.12.2018 Akıl ediyor ama hissetmiyorduk
13.12.2018 İnsan olmanın imtiyazı kaleme sarılmaktır
01.12.2018 Dilimize yapışan kelime: Kültür
03.11.2018 İtaat edilecek Ulu?l-Emr kimdir?
28.10.2018 Düşük profilli kafaya dikkat
22.10.2018 Mezhep taasubu
09.10.2018 Bir ateistin yanılgısı
25.09.2018 Sevgi ve sevgili üzerine
14.09.2018 Hainler cenneti memleketim
29.08.2018 Okusan da dert, okumasan da
21.08.2018 Eli hançerli ortak
15.08.2018 Namaz bir mesajdır
31.07.2018 Sevgi diliyle var olmak
30.06.2018 Doktorları vahşilere yem etmeyin
19.06.2018 Öküzler tanrı resmini çizselerdi
12.06.2018 Seçimin rengini ne belirliyor?
05.06.2018 Kur?an Değer Katar
29.05.2018 Bir manevi atmosferdir: Ramazan
20.05.2018 Şeytanlar birleşiyor, ifritler çiftleşiyor
16.05.2018 Ramazan tefekkür demektir
09.05.2018 İnsanlık onuru insanın gururudur
30.04.2018 'Atam tutam ben seni'
27.04.2018 Batılı kafa hür iradeye düşmandır
20.04.2018 Mutlu memleketin mahzun evladı: Mehmet Akif
06.04.2018 Dinde yenilik reform mudur?
03.04.2018 Akif'in Tevfik Fikret çatışması ve vatan sevgisi
27.03.2018 Akif'in Teşkilat-ı Mahsusa ve Abdülhamid ile ilişkisi
20.03.2018 Mehmet Akif'in İttihat-Terakki Cemiyeti ile ilişkisi
19.03.2018 Mehmet Akif anlaşıldı mı ki!..
11.03.2018 Kadın dövülmeli erkek övülmeli mi?
27.02.2018 Silahla öldürülmeyenler ahlaksızlıkla öldürülüyor
15.02.2018 Vicdan karası yüzkarasından beterdir
05.02.2018 Vatan hainliği ile vatanseverlik arasında ince bir çizgi vardır
01.02.2018 Şayet utanmazsan, dilediğini yap!..
21.01.2018 AMERİKALI SİYASİLER PENTAGON?UN KORİDORLARINDA KAYBOLUYORLAR
15.01.2018 BİZİ ONLAR KURTARACAK
03.01.2018 İRAN?DA NELER OLUYOR?
26.12.2017 İNSAN SEVGİSİNİN NERESİNDEYİZ?
19.12.2017 TAASSUP, AKLIMIZI DA ÇELER GÖNLÜMÜZÜ DE
11.12.2017 TAASSUBUN ÇOCUĞU CEHALETTİR
06.12.2017 KUDÜS ALINAN FİYATA VERİLİR
27.11.2017 PETROL KOKUSUNA KOŞAN KÖPEKBALIKLARI
20.11.2017 AKLA ZİYAN İŞLER
14.11.2017 ADAM ÖLDÜRMEYİ OYUN MU SANDIN?
06.11.2017 PASTA DEĞİL ÜLKE PAYLAŞIYORLAR
30.10.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM ?HAVAALANI PROTOKOLU?NU DEĞİŞTİRİN
24.10.2017 HER YERDE HEP AYNI HİLE
19.10.2017 BU MÜFREDAT DEĞİŞMELİ
11.10.2017 BİR KULÜBESİ BİLE TAHRİP OLMAYANLAR CANIMIZI YAKIYOR
03.10.2017 ABD ÖLDÜRECEK ?CANAVAR? ARIYOR
30.09.2017 HİZAYA GELMEK YA DA SAF TUTMAK
21.09.2017 RÜYALARINDA GEZİNDİM İSTANBUL?UN
12.09.2017 ARAKAN?I MI YOKSA 2019?U MU KONUŞALIM?
07.09.2017 AKIL NE KADAR GEREKLİ?
31.08.2017 DEVE SİDİĞİNDEN DAVA ÜRETMEK
20.08.2017 KARDEŞLİK SINIR TANIMAZ
10.08.2017 TÜRK KIZI LEYLA?NIN MÜSLÜMAN OLUŞU
06.08.2017 MÜFTÜ NİKÂH KIYSA NE OLUR?
25.07.2017 TARTIŞMA, ?HIRLAŞMA? DEĞİLDİR
22.07.2017 GÜNÜMÜZ FERHAT İLE ŞİRİNİNİ GÖRDÜM
14.07.2017 DİKTATÖRLÜĞÜ DE BATIYA BORÇLUYUZ ÖZGÜRLÜĞÜ DE
06.07.2017 İKTİDAR HIRSI BAZEN ÇOK VAHŞİCEDİR- II
29.06.2017 İKTİDAR HIRSI BAZEN ÇOK VAHŞİCEDİR- I
21.06.2017 ANNEYE VE BABAYA BİR GÜN DEĞİL BİR ÖMÜR AYRILIR
14.06.2017 HER GÜL BAHÇESİ ÇOCUKLARIN MEKÂNIDIR
09.06.2017 MAHALLE KAVGASI MI, CAMİ VE ÇOCUK MESELESİ Mİ?
02.06.2017 ORUÇ BİZİ TUTAR MI?
26.05.2017 NECİP FAZIL ANISINA...
18.05.2017 İSLAM VE İLİM
11.05.2017 HIRİSTİYANLIK VE İLİM
04.05.2017 İLİM
29.04.2017 AŞK?I YAZAYIM DEDİM
18.04.2017 REFERANDUM SONUCU BİR BAŞARIDIR AMA...
13.04.2017 AYDINLIK BİR GÜNE YÜRÜYORUZ
06.04.2017 KANPAZARI: İDLİB
30.03.2017 ?HAÇLI RUHU? BİR İNANÇ MI YOKSA ZİHNİYET MİDİR?
23.03.2017 BİZE ÖZGÜRLÜK GETİRİRLER Mİ?
16.03.2017 AVRUPA TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜ VE ?TURO-ARYEN?LER
09.03.2017 KOZMETİK SANAYİNİN SEMBOLÜ: SÜSLÜ MUMYALAR
02.03.2017 İNANMAK ZOR ŞEYDİR
23.02.2017 YANGIN VAR DİYE KOŞUŞTULAR OYSA GÜNEŞ DOĞUYORDU
16.02.2017 PEYGAMBERLER BIRER INSANDIR
09.02.2017 NEDEN TÜRKÜ DİNLEMEYİZ Kİ?
01.02.2017 TÜRKİYE?DE BAŞKANLIK NE ANLAMA GELİYOR?
26.01.2017 SALTANAT MEŞRU MUDUR?
18.01.2017 İSLAM?DA DEVLET BAŞKANININ SEÇİMİ
12.01.2017 İSLÂMÎ BAKIŞLA DEVLET BAŞKANLIĞI
05.01.2017 KURŞUN ADRES SORMAZ AMA TERÖR HEDEF ŞEÇER
29.12.2016 KAÇ KEZ TIRPANLA BİÇTİLER BİZİ
22.12.2016 BİZ PRANGALARI KIRDIK, HALA TASMALILAR VAR
18.12.2016 YENİ SAVAŞ KONSEPTİ: TERÖRDÜR
07.12.2016 TERÖR YUMURTLAYAN TAVUK
30.11.2016 YANGIN YÜREĞİMİZDE
24.11.2016 KÖY İLKOKULUNDAYIM
16.11.2016 KAÇIŞAN SATILIK RUHLAR
09.11.2016 KELEBEĞİN FIRTINASI
03.11.2016 YENİ BİR MEZHEPLER SAVAŞI KAPIDA MI?
18.10.2016 GÖZ GÖRE GÖRE TUZAK
05.10.2016 CEHALETİN SINIRI YOKTUR
29.09.2016 TEKBİR?DEN ÜRKMEK
21.09.2016 BATI MI DEDİNİZ?
15.09.2016 İKİSİ DE YUMURTLADIĞINA GÖRE TAVUK DA KAZDIR
07.09.2016 ALTIN DİŞLİ ÇOCUK
01.09.2016 SUSUN BARİ !...
24.08.2016 İNSAN
18.08.2016 DEMOKLESİN KILICI MI, TERÖR SOPASI MI?
11.08.2016 ADİL OLMAK ZORUNDAYIZ
03.08.2016 DARBENİN ARİTMETİĞİ
28.07.2016 İLERİYE BAKMAK
21.07.2016 KARTONDAN ADAMLARDAN KAHRAMAN ÇIKMAZ
18.07.2016 SENARYOSUZ DARBE OLMAZMIŞ!
13.07.2016 FİLİSTİNLİ KIZA
30.06.2016 TERÖR ALÇAKLIĞI
29.06.2016 ŞAHİDİM İSRAİLDİR
23.06.2016 ?NUR TOPU SAVAŞÇILAR? KİMİN ESERİ?
16.06.2016 GÜÇLÜNÜN SAVAŞI MI, HAÇLININ MI?
09.06.2016 YAZMAYA BAŞLARKEN