Makalat?ı okudunuz mu Makalat?ı?

Eklenme Tarihi: 05.04.2018 10:19:23 - Güncellenme Tarihi: 07.07.2020 13:01:57

Hacı Bektaş Veli Hazretlerinin mükemmel bir tespiti var Makalat?ta.

Diyor ki: ?İman bir hazinedir. Akıl onun sahibidir. Hırsız şeytandır. Üçü bir adadır. Sahip, yani hazinedar, hazinenin başından ayrılırsa ne olur? Hırsız, yani şeytan, hazineyi çalar?   

Diyor ki: ?İman süttür. Akıl o sütün sahibidir. Şeytan ittir. Üçü bir aradadır. Sütün sahibi, sütün başından ayrılırsa ne olur? İt, sütü içer (it yani şeytan) imanı bozar?
Diyor ki: İman koyundur. Akıl çobandır. Şeytan kurttur. Üçü bir aradadır. Çoban çeker giderse ne olur? Kurt yani şeytan koyunu yani imanı yer. Yani bozar dağıtır.
İnsanların ve milletlerin hayatında bu çok doğru çok faydalı, çok ilmi bir tespittir. Haydi, birkaç örnekle konuyu daha çok açmaya çalışayım. 
Gazeteleri okuyorsunuz: Türkiye?de bir tutam ot, bir karış toprak, bir salkım üzüm için cinayetler işlenmektedir. Niçin?
Türkiye?de her yıl 6 bin civarında insanımızı trafik kazalarında kaybetmekteyiz. Hâlbuki bütün Avrupa ülkelerinde 1 yılda trafik kazalarında ölen insan sayısı 5 bin civarındadır. Neden? Allah bizim düşmanımız mıdır?

Japonya?da 7.1 şiddetinde bir deprem olduğunda 3-4 kişi ya yaralanıyor, ya yaralanmıyor. Körfez depreminde olduğu gibi 7.4 şiddetinde bir deprem, Türkiye?de 20 bin kişiyi toprak altına çekiyor. Niçin? Allah bizim ölmemizi mi istiyor? Haaayır! Biz, aklımızı kullanamıyoruz da ondan! Yani, imanımız var ama aklımızı kullanamıyoruz. Yani Hacı Bektaş Veli?nin söylediği gibi Akıl, imanın başında değil!
Peki, Aklımızı nasıl kullanabiliriz? Aklımızı, ancak zengin bir kelime haznesiyle kullanabiliriz. Çünkü dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de insanlar, kelimelerle düşünür, kelimelerle konuşurlar. Hafızasında yeteri kadar kelime olmayan insanlar, önce karışlarında olan ve konuşan bir kimsenin ne söylediğini anlayamazlar, sonra önlerine konulan bir kitabı okuyup kavrayamazlar. Çünkü o kitaptaki kelimeler, o kişinin hafızasında yoktur. Sonra, hafızasında yeteri kadar kelime olmayan kimseler, bir yerde bir topluluk önünde konuşmak mecburiyetinde kaldıkları zaman, kendilerini ifade edemezler. İkide bir ?şey derler, yani tamam mı? Atıyorum, falan filan, aaa!, eee!, ııı!? derler. Niçin? Hafızalarından yeteri kadar kelime olmadığı için. 

Batı dünyası, bunu bildiği için, çocuklarını çok zengin bir dil dünyası içerisinde yetiştiriyorlar. İngiltere?de öğrenmiştim: İngiliz devleti öğrencilerini 71 bin kelimelik bir eğitim sistemi içinde yetiştiriliyor. Bu rakam Japonya?da 40 bin, İtalya?da 32 bindir. Türkiye?mizde ise 18 yıllık eğitim sistemimizde, çocuklarımızın ders kitapların 6 bin ile 7 bin kelime vardır. Onun için, çocuklarımız üniversite eğitimine başladıkları zaman, hocalarının ders kitaplarını anlayamamakta, kendilerine yeniden Türkçe dersleri verilmektedir. Dünyada bundan başka hazin, daha utandırıcı bir şey yoktur. Batı, bunun için bizden önde. Batı edebiyatı, batı ilmi, batı tekniği bunun için bizim ilmimizden, edebiyatımızdan, tekniğimizden öndedir. İnsanlar, kelimelerle düşünür, kelimelerle konuşur, yazarlar. Yeterli miktarda kelime zenginliği olmayan kimseler, eser veremezler. Biz önce, evlerimizden, annelerimizin ve babalarımızın tavırları yüzünden güdük insanlar olarak yetişiriz. Çünkü evlerimizin yüzde 95?i kitapsız ve kütüphanesizdir. Sonra, okullarımızda öğretmenlerimiz, bizi güdük kişiler olarak yetiştirirler. Sonra, devletimiz, dil bakımından bizi güdük bırakır. Uzun yıllar Kültür Bakanlığında çalıştığım için biliyorum. Dünyada, en az okuyan milletlerin başında biz varız. Hâlbuki kitabımız Kur?an ?oku? emriyle başlıyor ve Kur?anda en az 40 ayette: ?Hala düşünmez misiniz, hala aklınızı kullanmaz mısınız, Allah aklını kullanmayanları, necis (pislik) içinde bırakır.? diye ikazlar vardır. 

M. Akif Ersoy?un 80 yıl önceki üzüntüsünü bugün de yaşıyoruz. 
?Ne Kürt Elif Ba?yı sökmüş, ne Türk okur, ne Arap, Ne Çerkez?in ne Laz?ın var bakın elinde kitap, 
Hülasa, milletin efradı bilgiden mahrum lakin unutmamak lazım şunu, zaman, zaman-ı ulüm?
Şu müthiş hadiseyi düşünenler, düşünmesini bilenler için yazıyorum, İsrail 1948 yılında ABD?nin ve bazı büyük devletlerin yardımıyla bugünkü toprakları üzerinde 1948 yılında kuruldu. Nüfusu 3 milyon bile değildi. Yüzölçümü 24 bin kilometre kare idi. Sivas?tan küçüktü. 
Arap devletleri, İsrail?in orada kurulmasına şiddetle karşı çıktılar ve İsrail?e karşı birleştiler. Arabaların nüfusu yüz milyon kadardı. Yüz ölçümleri 3 milyon kilometre kare civarındaydı. 19 Mayıs 1967 yılında, İsrail ile Araplar arasında meşhur 3 günlük savaş oldu. Ve iki buçuk milyonluk İsrail, 100 milyonluk Arap topluluğunu darmadağın etti. Arap uçakları daha havalanmadan, hangarda vuruldular. Araplar teslim bayrağını çektiler. Bu hezimet neden oldu?
Çünkü Arap?ın imanı vardı fakat aklı savuşup gitmişti. Araplar, akıllarını kullanamadılar. Sandılar ki, sadece Allah?a inanmak meleklerine, kitaplarına, kıyamet gününe, hayrın ve şerrin Allah?tan geldiğine Hz. Muhammed?in Allah?ın kulu ve elçisi olduğuna inanmak ve sadece namaz kılıp oruç tutmak kâfidir. 
Yani, Peygamberin ifadesiyle, ?Düşmana karşı düşmanın silahıyla silahlanmaya gerek yoktur sandılar.? Yani, Araplar ilmi ve tekniği de dikkate almadıkları için dehşetli bir hezimete uğradılar. 

Elbette biliyorum: Bana kızanlar, homurdananlar olacaktır. Ama ben, Hacı Bektaş Veli gibi inancımı açık açık yazayım: Türkiye?nin davası sadece kapanmak, sakal bırakmak, başörtüsü bağlamak değildir. İlimde ve teknikte de Batı seviyesine çıkmaktır. 
Gazetelerde resimlerini görüyor, haberlerini okuyorum: Başları sıkı sıkıya örtülü bazı kadınlar, evli oldukları halde, başka erkeklerle zina yüzünden öldürülüyorlar. Neden: Çünkü o kadınların imanları vardır ama akılları yoktur. Düşünemiyorlar. 

İstanbul?da gözlerimle görüyorum: Saçlarının bir telini bile göstermeyen entarilerini ayak bileklerine kadar uzatan kızlar, kızlarımız, yüzlerce kişinin gözleri önünde erkek arkadaşlarıyla öpüşüyorlar. Niçin? Çünkü o kızlarımızda iman vardır ama akıl o zavallıları terk edip gitmiştir. Aynen hazinesi sahibi olan bir kimsenin hazinesini bırakıp gitmesi gibi, bir tarafa savurması gibi. Aynen bir çobanın koyunu kurda teslim edip uyuması gibi. Vay bize vaylar bize.
Biliyorum: Türkiye?de sunnilerimiz, Makalat?ı katiyen okumamaktadırlar. Alevilerimiz ise sadece ?Pirüm Hacı Bektaş Veli? diye türküler çalıp söylemektedirler. Makalat okunsaydı, anlaşılsaydı, Türkiye?de bu kardeş kavgası olur muydu?

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2116/makalati-okudunuz-mu-makalati

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

08.01.2020 Atatürk’ün Ummanları Dolduracak Kadar Yanlış Bir Türkçe Anlayışı: Güneş Dil Teorisi
23.12.2019 Çok Önemli Bir Yazı: Bu Nasıl Bir Türkçe?
10.12.2019 Atatürkçü! Atatürk Düşmanı!
02.12.2019 Yanlış Atatürkçülük -I-
25.10.2019 ?Saltanattan Sultandan Kurtuldu Güzel Vatan?
14.10.2019 Bir Cinayet Hikayesi -I-
08.10.2019 Türkiye?nin En Büyük Davası Başörtüsü Değildir
04.10.2019 Allah Müslüman Türk?ün Düşmanı mı?
20.08.2019 Sultan Vahdettin Üzerine
09.08.2019 Yine Atsız Üzerine
03.08.2019 Müthiş Bir Soru
25.07.2019 Neden Öz Türkçe Olmaz
17.05.2019 Atatürkçü ? Atatürk Düşmanı
25.02.2019 Dünya çapında muhteşem bir ödüle nasıl layık görüldüm
19.02.2019 En büyük ayıbımız -II-
15.02.2019 En büyük ayıbımız -I-
08.01.2019 Atatürk konusunda öfkemiz, cehaletimizdendir
09.12.2018 Yanlış Atatürkçülük anlayışı
27.11.2018 Atatürk ırkçılık yaptı mı?
22.11.2018 Andımız dolayısıyla ırkçılık suçlamaları
02.11.2018 Aleviliği de Sünniliği de doğru dürüst bilmiyoruz
22.10.2018 Benim Atatürk düşmanlığım
15.10.2018 Bu Sinan Meydan nasıl Atatürkçüdür?
29.09.2018 Türkçe bizim varlık sebebimizdir
05.09.2018 Doğu ve Batı dünyasının Türkiye?yi bölme ?parçalama planları
13.08.2018 En mükemmel üniversitemiz en dirayetli Valimiz
28.07.2018 Doç. Dr. Selçuk Özdağ
28.06.2018 Dünyanın en köksüz, en saçma sapan bir suçlaması Alevi-Sunni çekişmesi dövüşmesi, sövüşmesidir
05.06.2018 Aleviliği de Sunniliği de okumayan bilmeyen insanlarımız!
10.05.2018 Alevi, Alevi düşmanı, Yezid!
28.04.2018 Ordumuz kesinlikle siyasete bulaşmamalıdır
17.04.2018 Müezzinlerin ezana saygısızlıkları!
05.04.2018 Makalat?ı okudunuz mu Makalat?ı?
23.03.2018 Rus Çarı Deli Petro?nun Vasiyeti
13.03.2018 Türk olmak şereftir!
20.02.2018 Ziya Gökalp?in kâfirleri ve piçleri
23.01.2018 Arif Nihat Asya diyordu ki...
17.01.2018 NEJDET SANÇAR: ?ÖLÜRÜM DE NEJDET SANÇAR BİZDEN KORKTU DA KAÇTI, DEDİRTMEM?
02.12.2017 YİNE KERKÜK ÜZERİNE
25.11.2017 KERKÜK AĞITI VE NEJDET KOÇAK
07.11.2017 ALLAH SENİ BİLDİĞİ GİBİ YAPSIN YOĞUN!
30.10.2017 BU KADAR CEHALET, ANCAK TAHSİL İLE MÜMKÜNDÜR
25.10.2017 TÜRKÇEMİZE KIYANLAR, GAFLET VE İHANET İÇİNDEDİRLER
08.10.2017 SOLCULARIMIZIN GERİCİLİKLERİ
02.10.2017 İKİSİ DE YANLIŞ... İKİ ALİ
28.09.2017 BAZI ÖĞRETMENLERİMİZE GÖRE BENİM RUH HASTALIĞIM
15.09.2017 EN BÜYÜK AYIPLARIMIZDAN BİRİ ALEVİ-SÜNNİ ÇEKİŞMESİ-DÖVÜŞMESİ
23.08.2017 ŞAŞIRDIM KALDIM İŞTE
06.08.2017 HAZİNEDAR- İT- KURT
27.07.2017 ORDUSUZ MİLLET, ORDUSUZ DEVLET
20.06.2017 BUNLAR NE BİÇİM ŞAİR, YAZAR, ELEŞTİRMEN, OYUNCU, YÖNETMENDİRLER?
14.06.2017 YOBAZLARIMIZ-2
09.06.2017 YOBAZLARIMIZ-1
28.05.2017 MEL?UN YEZİD?İ BİR DAHA ÖLDÜRMEK-2
23.05.2017 MEL?UN YEZİD?İ BİR DAHA ÖLDÜRMEK-1
17.05.2017 SİLAHLI TÜRK DÜŞMANLIĞI
07.05.2017 NAZIM HİKMET ?MUHTEŞEM ÜSTÜ MUHTEŞEM BİR ŞAİRDİ!?
25.04.2017 NÂZIM HİKMET: ÇOK KÖTÜ BİR ADAM
09.03.2017 ATATÜRK?ÜN GÜNEŞ DİL TEORİSİ ÜZERİNE YÂKUB KADRİ İLE BİR RÖPORTAJ
03.03.2017 BİLİNMEYEN ATATÜRK