Akif'in Teşkilat-ı Mahsusa ve Abdülhamid ile ilişkisi

Eklenme Tarihi: 27.03.2018 05:55:54 - Güncellenme Tarihi: 05.08.2020 14:14:37

Batı Trakya Bulgaristan?ın hâkimiyetine girdikten sonra buradaki Müslümanların ezilmemesi için Süleyman Askeri başkanlığında bir Türk Komitesi kuruldu. Özellikle Trablusgarp ve Balkan savaşlarının tecrübesini yaşayan Harbiye Nazırı Enver Paşa,  gayri nizami bir savaşı başlatmak üzere ?Teşkilat-ı Mahsusa Merkez-i İdaresi?nin kurulmasına öncülük eder.. İşte bu Türk Komitesi, Teşkilat-ı Mahsusa olarak tarihe geçen kurumun öncülü, çekirdeği ve hatta ta kendisidir. Reisi de Süleyman Askeri beydir.

İttihat ve Terakki ile Enver Paşa, 1909?dan 1918?e kadar olan yönetim serüveninde, modern anlamda ilk Türk gizli servisini de kurmuşlardır. Bu konudaki ilk harcı, İttihat ve Terakki?nin üç paşasından (Cemal Paşa ve Talat Paşa) bir olan Enver Paşa 1914 yılında atmıştır. Teşkilat-ı Esasiye, ilgi ve faaliyet alanı Meriç?in ötesiyle sınırlı olarak ortaya çıkmışken, bir anda I. Dünya Savaşı?nın patlak vermesiyle Harbiye Nezareti bünyesine alınarak önceden hazırlıklı olunmadığı açıkça anlaşılabilecek olan etkinlikleri gerçekleştirebilme uğraşına girişmiştir.
Tıpkı İttihat ve Terakki Cemiyeti?ne katıldıkları gibi pek çok İslamcı aydın, İttihatçıların öncülüğünde kurulan Teşkilat-ı Mahsusa?ya da kayıtsız kalmamış, memleketin kurtuluşu için bu kuruluşa da üye olmuşlardır. Bu dönemde Teşkilat-ı Mahsusa saflarında yer almış bir diğer ünlü İslamcı isim de, Kurtuluş Savaşı?nın ünlü hatiplerinden, İstiklal Marşı?nın yazarı Şair Mehmet Akif Ersoy?dur. Mehmet Akif, Teşkilat-ı Mahsusa?nın ilk defa verdiği görevle Berlin?e gitmiştir. Bu sırada Almanya?da İtilaf Devletleri ordularından alınmış birçok Müslüman esir vardı. Mehmet Akif, bu Müslüman esirlerin geçirdiği hayatı görmek, onlara bazı şeyler söylemek üzere Berlin?e gitmiştir. Mehmet Akif, Berlin?deki görevini yerine getirdikten sonra İstanbul?a geri dönmüş ve burada çok kalmadan yine ?Teşkilat-ı Mahsusa? tarafından bu defa da Ceziretü?l-Arab?a görevli olarak gönderilmiştir.

Mehmet Akif, Teşkilat-ı Mahsusa?nın liderlerinden Eşref Sencer (Kuşçubaşı) ile birlikte Arap Yarımadası?nda bu teşkilat adına çalışmalar yapar. Eşref Bey, Mehmet Akif?i, teşkilatın Arap masasını yöneten Şeyh Salih?i (Şerif el-Tunusi) ve Enver Paşa?nın Başyaveri Mümtaz Beyi de yanına alarak Hicaz seferine çıkmıştır. Akif, güçlü bir hatiptir ve İslam?ı iyi bilmektedir. Propaganda olarak daha önce Batı cephesini dolaşmış, sonra Almanya?ya gitmişti. Şimdi sıra Arap Yarımadası?nı dolaşmaya gelmiştir. Çünkü burada isyan hazırlığı içinde olan Mekke Emiri Şerif Hüseyin ve ailesiyle Emir Faysal?ı etkileyecek güçte tek kişi Mehmet Akif?tir. Bunu bilen Enver Paşa, Teşkilat-ı Mahsusa kadroları ile birlikte Mehmet Akif?i de bunların iknası için görevlendirmiştir.

Heyet, dağıtmak için yanına çokça altın ve değerli hediyede götürmüştür. Mehmet Akif en güzel şiirlerini yazdığı Çanakkale zaferini de çölde demiryolunun son durağı olan el-Muazzam?da öğrenmiştir. Günlerce bu zafere inanamamış ve ağlamıştır. Bu geziler esnasında ziyaret edilen İbn-i Reşit, kendisine Padişahın hediyelerini de sunan bu heyete çok değerli, kabzalığı altından kılıçlar hediye etmiştir. Bu kılıçlar Teşkilat-ı Mahsusa?nın sembolü haline gelmiştir. Ancak Mehmet Akif bu kılıcı, görevini tamamlayıp İstanbul?a döndükten sonra Salihli?de Yunan işgali öncesi Eşref Bey?e, ?daha münasip birisine veriniz? diyerek teslim etmiştir. Eşref Bey de işgal sırasında çiftlik evinin bahçesine gömmüştür.
Mehmet Akif ile bölgedeki ortak çalışmalar sırasında Eşref Bey, Şam?da ve Beyrut?ta Fransız Konsolosluğu ile yakından ilgilenmiş ve buraya girip çıkanları tespit etmiştir. Bunlar arasından ajanları belirlemeye çalışmıştır. Bu çalışmalar sonrasında onlarca kişi, casusluk ve ihanet suçuyla, savaş ortamının da doğurduğu olağanüstü koşullar nedeniyle yargılanıp idam edilecektir. İdamlarda acımasız davranılmasını isteyen kişi, kanal seferi için bölgede bulunan Cemal Paşa?dır. Buradaki görevini başarıyla yerine getiren Mehmet Akif, hizmetlerine yurda döndükten sonra da devam edecek, maalesef Cumhuriyet kurulduktan sonra ilk mecliste mebus olarak görev almasına rağmen hâkim iradeyle yolları ayrılacak ve memleketini terk edip Mısır?a gitmek zorunda kalacaktır.

Akif?in Abdülhamid İle İlişkisi 

?Abdülhamid Han?ın hiç şüphesiz en kuvvetli cephesi dış siyasetiydi. Zekâsı ve iradesiyle ortaya koyduğu diplomatik meziyeti, Haçlıları da Siyonistleri de rahatsız ediyordu. Modern Almanya?nın kurucusu olan ve Abdülhamid?le arasında hususi bir muhaberat bulunan Prens Bismark: ?Dünyada diplomasi zekâsının yüzde doksanı Sultan Abdülhamid Han?ın, yüzde beşi benim, kalan yüzde beşi de diğer siyasilerindir? demişti. Alman İmparatoru 2. Wilhelm, Avusturya İmparatoru Franceois Jeoseph?e: ?Hükümdarlık sanatını ondan öğrenmeliyiz? demişti. İngiliz Dışişleri Bakanı Sir Edward Grey de o vefat ettiği zaman: ?O, öldü mü? Ne büyük bir kayıp! Dünya dış politika dehasını kaybetti. Hasmımdı ama onun ölümü ile diplomasi mesleği artık şevkini kaybetti? diyecekti. Ama aynı Abdülhamid hayatta iken, Osmanlı Padişahları arasında en fazla gadre uğrayanlardan biri olmaktan kurtulamayacaktı.
Cemil Meriç?in ?gafletle ihanetin yüz yıldır karalamağa çalıştığı büyük tacidâr? olarak nitelendirdiği Sultan Abdülhamid?e, muhtemelen karalama kampanyasından nasibini alan ve nereden kaynaklandığını bilemediğimiz bir düşmanlıkla yanıp tutuşan Mehmet Akif, o koca Sultan?ın reel politikalarını anlamakta zorlanacak ve çok keskin bir üslup ve acımasız bir dille eleştirecektir:

Sema-peyma râyâtımız tuttun zelil ettin;
Mefahir bekleyen âbadan evladı hacil ettin.
Ne âli kavm idik; hayfâ ki sen geldin sefil ettin;
Bütün ümmid-i istikbali artık müstahil ettin;
Rezil olduk.. Sen ey kâbus-i hûnî, sen rezil ettin


Düşürdün milletin en kahraman evladını ye?se..
Ne mel?unsun ki rahmetler okuttun rûh-i İblis?e!
Bir başka şiirinde Sultan Abdülhamid hakkında şunları yazar:
Çünkü madem yürüyen sâde senin saltanatın,
Şimdilik heykeli sensin tapılan menfa?atın.
Kanma hey kukla kıyafetli adam, hey sersem,
Herifin ağzı ?samed?, midesi yüzlerce ?sânem!?
Sen de bir tekmede buldun mu, nihayet, yerini,
Ne kılıktaysa gelen, hepsi hüviyetlerini,
Aynı mahiyette aktarma ederler çabucak.
Sana her gün sekiz on kere söverler mutlak.
Hani dillerde gezen namın, o hiçten şerefin?
Ne de sağlammış, evet, anlasın aptal halefin.


Kız, kadın hepsi haremlerde bütün gün mahbûs,
Şu telakkiye bakın, en kötü vahşet: Namûs!
Herifin sofrada şampanyası hâlâ: Ayran,
Bâri yirminci asırdan sıkıl artık, hayvan!
Osmanlı Sultan?ına bu sözlerle muhalefetini ortaya koyan Mehmet Akif, Şair Eşref?in Abdülhamid?i hedef alan:
Besmele gûş eyliyen şeytan gibi,
Korkuyorsun ?höt? dese bir ecnebi;
Padişahım öyle alçaksın ki sen,
İzzeti nefsin Arap İzzet gibi!

Şiirinden dolayı, Sultan Abdülhamid?e ?en güzel söven adam olduğu? için Şair Eşref?i çok sevmiştir. 
Mehmet Akif?in Sultan Abdülhamid?e olan bu muhalefeti, onu bir diğer muhalif güç olan İttihat ve Terakki Teşkilatıyla yolunu buluşturmuştur. Aslında bu Cemiyet?e, pozitivist anlayışın kurucularından Auguste Comte?un vecizesi ve pozitivist işareti olan ?ordre et progrés? (Nizam ve Terakki) ismini pozitivizme bağlılığın bir işareti adına isim olarak verilmiştir. Aslında pozitivist anlayışa sahip İttihat ve Terakki Cemiyeti ile Mehmet Akif?in kan uyuşmazlığı vardır, ama muhalefet birliğinden dolayı onların yemin metnini değiştirmek şartını kabul ettirerek yemin edip katıldığı bu cemiyetteki üyeliği uzun soluklu olmayacak ve kısa bir müddet sonra ayrılacaktır. 
Daha sonraları bu teşkilata katılıp Sultan Abdülhamid?e muhalefetinden dolayı pişmanlık duyduğu ifade edilmiştir. Kendisi gibi Sultan Abdülhamid?e karşı mücadele vermiş olan filozof Rıza Tevfik, Sultan Abdülhamid?in tahttan indirilmesinden sonra meydana gelen felaketleri görünce yaptıkları hatanın farkına varmış ve ?Abdülhamid Han?ın Ruhaniyetinden İstimdat? adlı şiirini kaleme alarak kendisini affettirmeye çalışmıştır. Sultan Abdülhamid?den sonra Enver Paşa silahtar, Talat Paşa mühürdar ve Cemal Paşa defterdar, yani Maliye Bakanı olunca da, ?eşek silahtar, köpek mühürdar, katır da defterdar? diyerek eski yol arkadaşlarını tahkir etmişti. 
Son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi?nin Akif?e bir pişmanlık şiiri yazmasını teklif etmesi üzerine, ?secde-i sehivsiz bir namazım yok, aklım başımda değil? diyerek böyle bir şiiri kaleme alamamıştır. 

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2097/akifin-teskilat-i-mahsusa-ve-abdulhamid-ile-iliskisi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

17.11.2019 Sinema ve Dindarlar
10.11.2019 Müzik Haram Mıdır?
27.10.2019 Her Dönemin Yardakçıları
20.10.2019 Zor Oyunu Bozar
07.10.2019 Irkçılık Batının Malıdır
22.09.2019 Peygamber İnkârcıları
11.09.2019 Soner Yalçın?ın Atmasyonu
09.09.2019 Ne Saçmalıklarla Uğraşmı?ız
27.08.2019 Hırsızların Dangılları
21.08.2019 Biri Bana Kardeşlikten Söz Etsin Lütfen
11.08.2019 Önemli Kararlarım
29.07.2019 Kuş da Medeniyetimizin Bir Parçasıdır
19.07.2019 Hayat Dediğin Mana Yüklüdür
10.07.2019 ?iîlere de Bir Sözünüz Var mı?
01.07.2019 Şefaat Torpil midir?
24.06.2019 Kitleleri Yönetmek Kolay Mı?
18.06.2019 Güzel İnsanları Katleden Ülke: Mısır
10.06.2019 Şefaat Var Mıdır?
30.05.2019 Deistlerin Taptığı Bir İnşaat Ustasıdır
21.05.2019 Hz. Ömer?in Davasına Talip Olanlar Mirasına Talip Oldular mı?
13.05.2019 Akıl Ediyor Ama Hissetmiyorduk
03.05.2019 Ramazan Şemsiye Oruç Kalkandir
26.04.2019 Allah Belanızı Versin!..
18.04.2019 Hayatımızdan Çekip Gidenler
24.12.2018 Yazarlarımız nasıl yazıyorlar?
18.12.2018 Akıl ediyor ama hissetmiyorduk
13.12.2018 İnsan olmanın imtiyazı kaleme sarılmaktır
01.12.2018 Dilimize yapışan kelime: Kültür
03.11.2018 İtaat edilecek Ulu?l-Emr kimdir?
28.10.2018 Düşük profilli kafaya dikkat
22.10.2018 Mezhep taasubu
09.10.2018 Bir ateistin yanılgısı
25.09.2018 Sevgi ve sevgili üzerine
14.09.2018 Hainler cenneti memleketim
29.08.2018 Okusan da dert, okumasan da
21.08.2018 Eli hançerli ortak
15.08.2018 Namaz bir mesajdır
31.07.2018 Sevgi diliyle var olmak
30.06.2018 Doktorları vahşilere yem etmeyin
19.06.2018 Öküzler tanrı resmini çizselerdi
12.06.2018 Seçimin rengini ne belirliyor?
05.06.2018 Kur?an Değer Katar
29.05.2018 Bir manevi atmosferdir: Ramazan
20.05.2018 Şeytanlar birleşiyor, ifritler çiftleşiyor
16.05.2018 Ramazan tefekkür demektir
09.05.2018 İnsanlık onuru insanın gururudur
30.04.2018 'Atam tutam ben seni'
27.04.2018 Batılı kafa hür iradeye düşmandır
20.04.2018 Mutlu memleketin mahzun evladı: Mehmet Akif
06.04.2018 Dinde yenilik reform mudur?
03.04.2018 Akif'in Tevfik Fikret çatışması ve vatan sevgisi
27.03.2018 Akif'in Teşkilat-ı Mahsusa ve Abdülhamid ile ilişkisi
20.03.2018 Mehmet Akif'in İttihat-Terakki Cemiyeti ile ilişkisi
19.03.2018 Mehmet Akif anlaşıldı mı ki!..
11.03.2018 Kadın dövülmeli erkek övülmeli mi?
27.02.2018 Silahla öldürülmeyenler ahlaksızlıkla öldürülüyor
15.02.2018 Vicdan karası yüzkarasından beterdir
05.02.2018 Vatan hainliği ile vatanseverlik arasında ince bir çizgi vardır
01.02.2018 Şayet utanmazsan, dilediğini yap!..
21.01.2018 AMERİKALI SİYASİLER PENTAGON?UN KORİDORLARINDA KAYBOLUYORLAR
15.01.2018 BİZİ ONLAR KURTARACAK
03.01.2018 İRAN?DA NELER OLUYOR?
26.12.2017 İNSAN SEVGİSİNİN NERESİNDEYİZ?
19.12.2017 TAASSUP, AKLIMIZI DA ÇELER GÖNLÜMÜZÜ DE
11.12.2017 TAASSUBUN ÇOCUĞU CEHALETTİR
06.12.2017 KUDÜS ALINAN FİYATA VERİLİR
27.11.2017 PETROL KOKUSUNA KOŞAN KÖPEKBALIKLARI
20.11.2017 AKLA ZİYAN İŞLER
14.11.2017 ADAM ÖLDÜRMEYİ OYUN MU SANDIN?
06.11.2017 PASTA DEĞİL ÜLKE PAYLAŞIYORLAR
30.10.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM ?HAVAALANI PROTOKOLU?NU DEĞİŞTİRİN
24.10.2017 HER YERDE HEP AYNI HİLE
19.10.2017 BU MÜFREDAT DEĞİŞMELİ
11.10.2017 BİR KULÜBESİ BİLE TAHRİP OLMAYANLAR CANIMIZI YAKIYOR
03.10.2017 ABD ÖLDÜRECEK ?CANAVAR? ARIYOR
30.09.2017 HİZAYA GELMEK YA DA SAF TUTMAK
21.09.2017 RÜYALARINDA GEZİNDİM İSTANBUL?UN
12.09.2017 ARAKAN?I MI YOKSA 2019?U MU KONUŞALIM?
07.09.2017 AKIL NE KADAR GEREKLİ?
31.08.2017 DEVE SİDİĞİNDEN DAVA ÜRETMEK
20.08.2017 KARDEŞLİK SINIR TANIMAZ
10.08.2017 TÜRK KIZI LEYLA?NIN MÜSLÜMAN OLUŞU
06.08.2017 MÜFTÜ NİKÂH KIYSA NE OLUR?
25.07.2017 TARTIŞMA, ?HIRLAŞMA? DEĞİLDİR
22.07.2017 GÜNÜMÜZ FERHAT İLE ŞİRİNİNİ GÖRDÜM
14.07.2017 DİKTATÖRLÜĞÜ DE BATIYA BORÇLUYUZ ÖZGÜRLÜĞÜ DE
06.07.2017 İKTİDAR HIRSI BAZEN ÇOK VAHŞİCEDİR- II
29.06.2017 İKTİDAR HIRSI BAZEN ÇOK VAHŞİCEDİR- I
21.06.2017 ANNEYE VE BABAYA BİR GÜN DEĞİL BİR ÖMÜR AYRILIR
14.06.2017 HER GÜL BAHÇESİ ÇOCUKLARIN MEKÂNIDIR
09.06.2017 MAHALLE KAVGASI MI, CAMİ VE ÇOCUK MESELESİ Mİ?
02.06.2017 ORUÇ BİZİ TUTAR MI?
26.05.2017 NECİP FAZIL ANISINA...
18.05.2017 İSLAM VE İLİM
11.05.2017 HIRİSTİYANLIK VE İLİM
04.05.2017 İLİM
29.04.2017 AŞK?I YAZAYIM DEDİM
18.04.2017 REFERANDUM SONUCU BİR BAŞARIDIR AMA...
13.04.2017 AYDINLIK BİR GÜNE YÜRÜYORUZ
06.04.2017 KANPAZARI: İDLİB
30.03.2017 ?HAÇLI RUHU? BİR İNANÇ MI YOKSA ZİHNİYET MİDİR?
23.03.2017 BİZE ÖZGÜRLÜK GETİRİRLER Mİ?
16.03.2017 AVRUPA TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜ VE ?TURO-ARYEN?LER
09.03.2017 KOZMETİK SANAYİNİN SEMBOLÜ: SÜSLÜ MUMYALAR
02.03.2017 İNANMAK ZOR ŞEYDİR
23.02.2017 YANGIN VAR DİYE KOŞUŞTULAR OYSA GÜNEŞ DOĞUYORDU
16.02.2017 PEYGAMBERLER BIRER INSANDIR
09.02.2017 NEDEN TÜRKÜ DİNLEMEYİZ Kİ?
01.02.2017 TÜRKİYE?DE BAŞKANLIK NE ANLAMA GELİYOR?
26.01.2017 SALTANAT MEŞRU MUDUR?
18.01.2017 İSLAM?DA DEVLET BAŞKANININ SEÇİMİ
12.01.2017 İSLÂMÎ BAKIŞLA DEVLET BAŞKANLIĞI
05.01.2017 KURŞUN ADRES SORMAZ AMA TERÖR HEDEF ŞEÇER
29.12.2016 KAÇ KEZ TIRPANLA BİÇTİLER BİZİ
22.12.2016 BİZ PRANGALARI KIRDIK, HALA TASMALILAR VAR
18.12.2016 YENİ SAVAŞ KONSEPTİ: TERÖRDÜR
07.12.2016 TERÖR YUMURTLAYAN TAVUK
30.11.2016 YANGIN YÜREĞİMİZDE
24.11.2016 KÖY İLKOKULUNDAYIM
16.11.2016 KAÇIŞAN SATILIK RUHLAR
09.11.2016 KELEBEĞİN FIRTINASI
03.11.2016 YENİ BİR MEZHEPLER SAVAŞI KAPIDA MI?
18.10.2016 GÖZ GÖRE GÖRE TUZAK
05.10.2016 CEHALETİN SINIRI YOKTUR
29.09.2016 TEKBİR?DEN ÜRKMEK
21.09.2016 BATI MI DEDİNİZ?
15.09.2016 İKİSİ DE YUMURTLADIĞINA GÖRE TAVUK DA KAZDIR
07.09.2016 ALTIN DİŞLİ ÇOCUK
01.09.2016 SUSUN BARİ !...
24.08.2016 İNSAN
18.08.2016 DEMOKLESİN KILICI MI, TERÖR SOPASI MI?
11.08.2016 ADİL OLMAK ZORUNDAYIZ
03.08.2016 DARBENİN ARİTMETİĞİ
28.07.2016 İLERİYE BAKMAK
21.07.2016 KARTONDAN ADAMLARDAN KAHRAMAN ÇIKMAZ
18.07.2016 SENARYOSUZ DARBE OLMAZMIŞ!
13.07.2016 FİLİSTİNLİ KIZA
30.06.2016 TERÖR ALÇAKLIĞI
29.06.2016 ŞAHİDİM İSRAİLDİR
23.06.2016 ?NUR TOPU SAVAŞÇILAR? KİMİN ESERİ?
16.06.2016 GÜÇLÜNÜN SAVAŞI MI, HAÇLININ MI?
09.06.2016 YAZMAYA BAŞLARKEN