Sultan Abudülhamid ve Osmanlı'nın tasfiyesi

Eklenme Tarihi: 11.02.2018 11:26:12 - Güncellenme Tarihi: 04.06.2020 14:45:45

Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid Hân, 10 Şubat 1918 tarihinde vefât etti.

Osmanlı Devleti'ni bütün saldırılara, desiselere, iç ve dış hainlerin baskılarına rağmen 33 yıl ayakta tutmayı başaran Cennet Mekan Sultan Abdülhamid'i, vefatının yüzüncü sene-i devriyesinde rahmetle yâd ediyoruz.

Siyonist Yahudiler ve Sultan Abdülhamid

Abdülhamid Hân, elbette her yönüyle ele alınabilir. Nitekim yerli ve yabancı tarihçiler, Abdülhamid'i müsbet ve menfi olarak her açıdan ele alarak anlatmışlardır.

1897'li yıllarda Filistin, bir Osmanlı toprağı olan Suriye'nin vilâyeti konumunda idi ve burada 20 bin civarında Sefarad Yahudisi, yâni İspanya'dan göç etmiş Yahudi cemaati yaşamaktaydı. O yıllarda Theodor Herzl, "Yahudilerin Devleti" adlı kitabını bir yıl önce yazmış ve İsviçre'nin Basel şehrinde, Dünya Siyonist Kongresi'ni toplamıştı. Ünlü banker ailesi Rothschildler'in de aralarında bulunduğu Yahudi zenginler bir ülkeden toprak satın almak ve Yahudileri o topraklara yerleştirmek için harekete geçerler. Tabiatıyla öncelikli vatan adayı, Vaad Edilmiş Topraklar adını verdikleri Kenan Diyârı olan Filistin'dir. Herzl, önce Kıbrıs adasını Yahudilere yurt yapmayı düşünür, Siyonist Kongresinde Uganda'nın da adı aday ülkeleri arasında geçer. Uganda toprak satışı taleplerini kabul etmesine rağmen, Siyonistler fikir değiştirerek gözlerini Filistin'e çevirirler. Filistin söz konusu olunca da adı "Hasta Adam"a çıkan Osmanlı ve dolayısıyla Sultan Abdülhamid'i karşılarında bulan Siyonist Yahudiler, Herzl'le birlikte harekete geçerek nakit 5 milyon altın teklifinde bulunurlar. Bu paranın büyük bir kısmını Baron Edmond Rothshild karşılamaya söz vermiştir. Bu teklif, Osmanlı Devleti mâlî açıdan zor durumda ve Düyun-ı Umumiye?nin kıskacındayken bile Sultan Abdülhamid tarafından büyük bir tepkiyle karşılanır. Abdülhamid, Kont Newlisnski aracılığıyla toplam 20 milyon sterlini bulan altın teklifini yapan Theoder Herzl'e şu sert cevabı verir:

"Ben bir karış dahi olsa toprak satmam. Zira bu vatan bana değil, milletime emanettir. Milletim bu vatanı kanlarıyla mahsuldar kılmışlardır. O, bizden ayrılıp uzaklaşmadan tekrar kanlarımızla örteriz. Benim Suriye ve Filistin alaylarımın efradı birere birer Plevne'de Şehid düşmüşlerdi. Bir tanesi dahi geri dönmemek üzere hepsi muharebe meydanında kalmışlardır. Türk imparatorluğu bana ait değildir, Türk milletinindir. Ben onun hiçbir parçasını veremem. Bırakalım Museviler milyonlarını saklasınlar. Benim imparatorluğum parçalandığı zaman onlar Filistin'i karşılıksız bile ele geçirebilirler. Fakat yalnız bizim cesetlerimiz taksim edilebilir. Ben canlı bir beden üzerinde ameliyat yapılmasına müsaade edemem."

Jön Türkler ve İttihat Terakki Fırkası

1908'de Jön Türk devrimi olacak ve 1909'da da İttihatçıların Abdülhamid'i devirip iktidara gelmelerine en çok Siyonistleri sevindirecekti. 1913'de gerçekleşen Babıâli Baskınıyla İttihad ve Terakki Fırkası, silah zoruyla yönetime el koyarak iktidar ele geçirdi. Bu kargaşa ortamında Filistin'e gizli göçler de çoğaldı. Filistin'de 20-25 bin Yahudi Sefarad nüfusu, 15-20 yıl içerisinde Eşkenazların akınıyla 125 bini bulmuştu. Sonra baskınlar, sabotajlarla Filistinlilerin topraklarına el koymalar başlar. Filistin'in de içerisinde bulunduğu Hicaz, İngiltere tarafından 1917'de işgal edilir. I. Cihan Harbi, 1918'de diğer imparatorluklar gibi Osmanlı Devleti'nin çöküşü ve parçalanmasıyla neticelenir.

Yeni Millî Mücadele ve Yeni İstiklâl Savaşı?

Birinci Dünya Savaşı'nda pek çok cephede mücadele etmesine ve savaşta mağlup olmamasına rağmen Osmanlı Devleti, müttefiklerin mağlup ilan edilmesiyle birlikte parçalanarak tasfiye süreci başlatılır. Aslında bu savaş Osmanlı Devleti?ni parçalamak üzerine çıkartıldığı da tarihçiler yazmaktadır. Bunun sonucunda Anadolu işgal edilir. Payitaht İstanbul beş sene İngiliz işgali altında kalır.

Sultan Vahdeddin'in görevlendirmesiyle birlikte Mustafa Kemal ile Kâzım Karabekir, diğer komutanlarla birlikte Anadolu'da milli mücadele harekâtını başlatırlar. İstiklâl Savaşı'nın ardından Lozan Antlaşması'yla birlikte Türkiye Cumhuriyeti rahat bir nefes alır. 2023'te dolacak olan bu antlaşmayı Amerika kabul etmemektedir. Aslında etrafımızda meydana gelen olaylar tarihin tekrar tekerrür ettiğini gösterir nitelikte gelişmelere sahne olmaktadır.  Osmanlı'nın devamı olan ve Halifelik müessesesinden -İslâm ümmeti ve milletlerinin lideri olmaktan- vazgeçmekle birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti?nin kazanımları üzerinden Osmanlı'nın tasfiye sürecinin yakın ve uzak coğrafyamızda meydana gelen gelişmelere bakarak devam ettiği görülecektir.

Terör örgütlerini destekleyen küresel emperyalist güçler tarafından içeriden ve dışarıdan kuşatılan Türkiye, bu kuşatmayı yarmak ve tekrar bu coğrafyada ?var olma? ya da ?yok olma? mücadelesi vermektedir.

Soru şudur: Devletin bekâsı mücadelesinde Türkiye?yi idare edenler, masa başında, elde ettikleri bu kazanımları diplomasi yoluyla da savunabilecek güce sahip olabilecek mi? Sayın MHP Lideri Devlet Bahçeli?nin seçim barajıyla ilgili dile getirdiği ?Baraj yüzde 50+1? mesajı, hem politikacılar tarafından hem de dâhili ve hârici kamuoyu tarafından bakalım nasıl algılanıp, yorumlanacak?

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1976/sultan-abudulhamid-ve-osmanlinin-tasfiyesi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.05.2020 Kırım Kırım Kırılan Kırım (1)
14.04.2020 Neyi konuşalım? Fikirleri mi yoksa kişileri mi?
07.04.2020 Kor-ona-virüs ve “Zâtülcenb”
25.03.2020 Korona-Polis
21.03.2020 Gönüllerin İlacı Sevgi
12.03.2020 "Sen Neymişsin be Korona!"
11.02.2020 Kadir Şeker’in ‘Adalet’le İmtihanı
03.02.2020 Sistemin çöküşünün adı: ZÜMRÜT!
25.01.2020 Virüs, Deprem ve Korku!
05.01.2020 ‘Kocaman’ Yürekli Furkan’ı Unutmak Ne Mümkün
29.11.2019 'Kar Yağarsa Okulları Tatil Edeceğim'
25.11.2019 'Sen öğretmen misin?'
15.11.2019 Mustafa Kafalı'ya Vefa
23.10.2019 Dünyada basın (medya) hür mü?
15.10.2019 Gıda Terörüne Dikkat!
10.10.2019 'Barış Pınarı Harekâtı' üzerine?
18.08.2019 ?Orada kimse var mı??
08.08.2019 'Kaz Dağı Cinayeti' Üzerine...
13.07.2019 Gözyaşı Ve Acıların Şehri: Srebrenitsa
18.06.2019 Şehit Mursi ve Müslüman Kardeşler
12.05.2019 ?Dil Birliği? Olmadan?
04.04.2019 Sandıktan ne çıktı?
31.03.2019 Sandıktan ders almak?
25.03.2019 Yüreği sevgi dolu gül kokulu ?Kar Tanesi?ne?
22.03.2019 'Cehenneme hoş geldiniz!'
12.03.2019 Edepsizliğin böylesi? Şeytanın çığlıkları?
01.03.2019 28 Şubat Darbesi niçin yapıldı?
28.01.2019 Güler yüzlü sanatçıya selâm olsun
14.12.2018 Kılavuzu karga olanın...
10.11.2018 Serdengeçti?yi rahmetle anıyoruz
04.11.2018 Şehadetinin 22. yıldönümünde Abdullah Çatlı?yı anlamak
11.10.2018 Taha Akyol ve Eylül...
05.10.2018 Mehmetçiklerimize rahmet, "vahşi kapitalizme" lânet!
12.09.2018 Darbelerle yüzleşme -2
11.09.2018 Darbelerle yüzleşmek - 1
21.07.2018 Çuvaldızı önce kendimize?
19.05.2018 Kırım can Kırım...
26.03.2018 ?Kar tanesi? olmak...
16.03.2018 İstiklal Marşı ve ruh iklimimiz
20.02.2018 Kod adı: Genom
11.02.2018 Sultan Abudülhamid ve Osmanlı'nın tasfiyesi
26.01.2018 Uluslararası Terörizm, Zeytin Dalı ve Kızıl Elma
18.01.2018 ?BİZ OSMANLI?NIN DEVAMIYIZ?
01.01.2018 HOŞ GELDİN 2048
22.12.2017 KONYA'DA İSRAİL VE YAHUDİLİK ÇALIŞMALARI
09.12.2017 İNSANLIĞIN KURTULUŞU AHLÂK SAVAŞIYLA OLACAK
06.12.2017 KONYA'YI MOĞOL ZULMÜNDEN HANGİ SULTAN KURTARDI?
30.10.2017 DEĞİŞİM GONYA'DAN YAŞANIYOR GÜZELİM!
26.09.2017 KUZEY IRAK'TA NELER OLUYOR?
20.09.2017 TEOG VE 'KOBAY'LIK?
05.09.2017 KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ
30.08.2017 ARAKAN KAN AĞLARKEN?
27.08.2017 TÜRKLER NEDEN AZİZDİR?
14.08.2017 UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN...
17.07.2017 KÜSTAH İSRAİL ve MESCİD-İ ÂKSÂ
12.07.2017 SREBRENİTSA VE MAVİ KELEBEKLER
04.07.2017 SİVAS OLAYLARI; MADIMAK ve BAŞBAĞLAR
29.06.2017 'ALTINOK AİLESİ'Nİ NASIL YOK ETTİLER?
20.06.2017 İKİ AYAKLI ŞEYTAN CİNSLERE...
12.06.2017 LANET OLSUN KÖR KURŞUNA...
06.06.2017 ZÂLİMLER VE MAZLUMLAR
26.05.2017 POSTU DELDİRMEDEN...