İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"

Eklenme Tarihi: 27.12.2017 10:03:21 - Güncellenme Tarihi: 09.07.2020 05:26:34

Kaçıranlar ekran başına!

İzlemeyenler, duymayanlar için acı olayı hatırlatarak başlayalım? Özetle? Zira söz konusu olay; haber, ayrıntı ve dedikodu boyutuyla güncellik listesinden inmiş durumda.

Bizim muradımız başka bir şey, bu yazı çerçevesinde? Devamında anlayacağınız üzere?

?..

Efendim, ulusal düzeyde yayın yapan günlük gazetelerden biri (hadi adını da verelim; Star), dört yıldır Necip Fazıl Ödülleri düzenliyor. ?Saygı ödülü?, ?hikâye-roman ödülü?, ?ilk eseler ödülü?, ?şiir ödülü? vs. Bu sene beşincisi düzenlendi.

Yetkin isimlerden oluşan bir jürisi var. Bence tabii ki? Başından beri seçilenleri de kıymetli bulur, ödülleri hak ettiklerine inanırım. Başkaları inanmayabilir.

Fakat bir şey var ki, buna itiraz etmeden duramadım?

Dev bir şahsiyet adına ödül veriliyor, ?üstad? bilinen o kıymet odağında bir faaliyet gerçekleştiriliyorsa özenli olunmalı ve ona gerçekten değer veriliyorsa, dikkatin zirveleri zorlanmalı.

Oysa bakın nasıl bir yanlışa imza atmış organizasyon ekibi?

Gecenin ilanında ?Ya İslam?la yükselir, ya inkârla çürürsün, bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün?? şeklindeki dizeler Necip Fazıl'a aitmiş gibi kullanılmış.

Oysaki bu mısralar, Necip Fazıl Kısakürek?e ait olmadığı gibi, organizasyon duyurusunda kullanıldığı gibi de değil?

Öncelikle söyleyelim ki, bu mısralar bir başka büyük ustaya, Abdurrahim Karakoç?a ait...

Doğrusu ise,  ?Ya İslam?da erirsin/ Ya inkârda çürürsün/ Yol mezarda bitmiyor/ Girdiğinde görürsün...? şeklinde? Ve işbu mısralar, Karakoç ustanın tek dörtlükten oluşan ?Tebliğ? adlı şiirinin ta kendisi.

Neresini düzeltelim ki?

Bir yanlışla, iki büyük ustaya saygısızlık yapılmış, ?saygı gecesi?nde?

Biz nasıl ulaştık doğru bilgiye peki?

Kütüphanecilik alanından uzman arkadaşlarım sağ olsunlar? Türkiye?nin dört bir tarafından,  şiirin yer aldığı ?Gökçekimi? adlı kitabın bibliyografik bilgisini ve şiiri büyük bir yardımseverlikle paylaşıverdiler kısa süre içinde. ?Kütüphaneci? adlı uzman personelin, profesyonelin kim olduğunu bir kez daha kanıtlarcasına?

İşte o ?saygı ? gecesini düzenleyenlerin yapacağı da, uzmanlığa saygı göstermek anlamında, bundan başka bir şey değildi. 

?..

Kitap, kütüphane kullanımı ve bilgi odaklı yaşamak konusunda fukaralığın zirvelerinde olan biz, yani millet olarak hepimiz (istisnalara selam olsun), bilhassa internetin ortaya çıkması ve egemenliğini her gün biraz daha kabul ettirmesiyle, daha da uzaklaşmaya başladık ?doğru/ güvenilir bilgi?yi arama, bulma ve kullanma noktasından?  

Hemen herkesin elinde bilgisayar özellikli bir telefon var ve oyun, sosyal medya vs. zaman öldürücülerle hemhâlız.  Olur da herhangi bir konuda bilgi aramak gerekirse, kütüphaneleri ve kadîm bilgi taşıyıcılar olan kitap ve dergi gibi bilgi kaynaklarını değil, interneti ve onun ele avuca sığmaz çocuğu ?Google efendi?yi tercih ediyoruz.

Oradaki bilgilerin doğruluğu, güvenilirliği, bilgiyi sunanların yetkinliği vs. durumlar ise, hiç mi hiç aklımıza gelmiyor. Gelmeyince de, koskoca gazetenin düştüğü ayıplı duruma düşülüyor ve saygı gecesinde saygısızlık yapılıyor.

?..

Şahit olduğum benzer bir olayı, isimleri anmaksızın aktarayım?

Önemli kurumlarımızdan birinde, ülkece tanınan bir tarihi şahsiyet (edebiyatçı) hakkında etkinlik (anma günü) düzenlenecektir. Mezkûr şahsiyetin edebiyatçılığı dışında önemli bir kimliği daha vardır.

Etkinlik kapsamında kitaplarından ve hakkında yazılan kitaplardan oluşan bir sergi de düzenlenecektir.

Kurumun kütüphanesi bu işi üstlenir. Kitap sergisi hazırlanmışken, kısa da bir biyografisi hazırlanır meşhurumuzun. İşte o biyografide, edebiyatçılığının dışındaki şapkasına dair bilgilere de yer verilir.

Kurumun ?1 numaralı? yöneticisi, etkinlik alanına geçmeden önce kitap sergisini gezerken, kütüphane müdürü tarafından kendisine biyografi takdim edilir. Edilirken de, o ikinci kimliği hakkında bir iki cümle söylenir. Söylenir söylenmez de, yönetici, ?nasıl olur, danışmanlarım bana bu şekilde değil, şu şekilde bilgi verdi? diye itiraz eder.

Danışmanlar geldiğinde durum anlaşılır? Görev yaptıkları alandan elli adım ötedeki kütüphaneye giderek uzman kütüphanecilerden bilgi hizmeti talebinde bulunmak yerine, ?bi tık öte?deki ?Google efendi?ye başvurulmuş ve çok zaman yaşanılan ?bilgilenme kazası?na mâruz kalınmıştır.

Elbette, kütüphane müdürü, biyografiyi hazırlarken yararlandığı bilgi kaynaklarını bir güzel etraflıca anlattığında, danışmanlar, alı al moru mor vaziyette başlarını öne eğer.

?..

İlk emri ?oku? olan; ?bilgi?nin yüceltildiği, ?nerede bulunursa alınsın? diye tembih edildiği; âlimin uykusunun câhilin ibadetinden, mürekkebinin ise şehidin kanından önde tutulduğu bir kültür havzasına üye olanların yaşadığı coğrafyada bunlar olmamalı, yaşanmamalıydı. ?Bilgi bir tık ötede? diyenlerin oyunlarına gelinmemeliydi, gelinmemeli.

Kütüphanelere gidilmeli, kütüphanecilik alanının uzmanlarına danışılarak tavsiyelerine kulak verilmeli, kitap vs. bilgi kaynaklarına bakılmalı ve dolayısıyla iyice araştırılmalı?

Hiç değilse şu kadarını bilmek gerekir ki, bugün ?internet? ve ?bilgi? kavramları bir arada düşünüldüğünde, ilk akla gelen güvenilirlik, yani sunulan bilginin güvenirliğidir.

Peki, ülkemizdeki genel bakış açısı nasıl? ?Ne gerek var bunu düşünmeye ve araştırmaya; nasılsa bilgi bi tık ötede; kütüphanelere, kitaplara ne gerek var ki??

Bakış açısı ve algı böyle olunca, sonuç da, verdiğim örneklerdeki gibi oluyor yazık ki... Ve bu sakat anlayış, bu sözde ?modern kafa? rezil edebiliyor ilgilisini.

Böylesi bir yanlış anlamanın, algılamanın ve dolayısıyla kabul düzeyinin olduğu bozuk bir ortamda ise, örneğin, arşiv memuru kadrosu, üniversitelerin bilgi ve belge yönetimi bölümlerinde dört yıllık lisans öğrenimleri süresince kütüphanecilik, arşivcilik, bilgi ve belge yönetimi konusunda sayısız dersler alan kütüphaneciler ve arşivcilere değil, iki yıllık ön lisans öğrenimleri süresince bu konularla ilgili bir (rakamla da 1) ders bile almayan emlak ve emlak yönetimi mezunu kişilere verilmek istenebiliyor.

Tabii, başka milletlerin gözü gibi baktığı arşivlerdeki, kıymetine paha biçilmez belgelerin, onlara hayatiyet kazandıracak teknik işlemlerin ve bu konudaki uzmanlık bilgisinin ne kıymeti var ki? Ve işler yanlış yapıldığında bu konuyla ilgili devlet kurumunun yetkililerine kim hesap soracak ki?

?..

Yazıya, ?İnternet icat edildi, edebiyat bozuldu? şeklinde başlık attığıma bakmayın. Pek çok açıdan müthiş kolaylıklar ve faydalar sağlayan bu büyük yenilik, doğru kullanılmazsa daha pek çok olumsuzluğu da beraberinde getirmeye devam edecek gibi görünüyor.

Çok önemli bir notla bitirelim?

Yazımıza konu olan olayla ilgili olarak işin doğrusunu kitaplardan araştırırken, ?bir de internete bakayım, doğru adresi gösteren olmuş mu? diye baktığımda, acı bir şekilde gördüm ki, bu dörtlüğü epeyce kullanan olmuş, fakat hiçbiri ?Abdurrahim Karakoç? imzasının yanında, şiirin yer aldığı esere atıf yapmamış. Yani herkes bir güzel kopyalayıp yapıştırmış. Hatta şiirin ikinci mısraında bitişik olması gereken ??da? ayrı yazılmış, pek çok web sayfasında da aynı şekilde yer almış bu hata.

Bir hatta daha?

Bu yanlışı haber yapan veya köşe yazısına konu edinen ve bu vesileyle Star gazetesine çakmak isteyenler dahi, bir zahmet şiirin orijinaline gidip, doğru mısraları da vermeyi düşünmemiş.

?Yok aslında birbirimizden farkımız!?

Tam bir fiyasko, eksiksiz ayıp!

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1842/internet-icat-edildi-edebiyat-bozuldu

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET