TÜRK MUHAFAZAKÂRLIĞI NEREYE?

Eklenme Tarihi: 02.11.2017 23:50:57 - Güncellenme Tarihi: 10.08.2020 18:08:48

    Zannedilir ki, ?muhafazakârlık? kavramı salt bize has bir düşüncedir: oysa ki, tüm ülkelerde sosyal vetirelerden sonra meydana gelen sosyal bir düşünce ve yaşayış şeklidir, muhafazakârlık.

   Bizde,   Osmanlı?nın son dönemlerinde,  bazı fikir adamlarının yazılarında tanışıyoruz bu kavramla?

   Özellikle Ziya Gökalp?in araştırmalarında ve yazılarında   ?Türkleşmek-İslamlaşmak, Garplılaşmak?  üçlüsünün inşasında görülür, muhafazakarlık. Gökalp toplumumuzun iki ana omurgasının yanına yarınki ?emel?i de katarak bir yaşama şeklini önümüze seriyor ve yarınımızı bu üçlü ilke ile çerçeveliyor.

   Yeni bir devletin/Türkiye Cumhuriyeti/ kuruluş felsefesine Gökalp?in bu dönem de etkisi vardır, ancak daha sonra  belirli bir döneminde bu kavram gündemde değildir. Ancak 1950 sonrası inancı yaşama talepleri ile birlikte milliyetçilik, Müslümanlık ve ?asrın medeniyet seviyesine? yükselme arzusu ile sınırları çizilmiş muhafazakârlığın fikir dünyasında yoğun şekilde yer aldığını görmekteyiz:  Peyami Safa, İ.Hakkı Baltacıoğlu, Ali Fuat Başgil, Hilmi Ziya Ülken, Osman Turan bu düşüncenin taraftarları gözükürler. Daha sonraları da Nurettin Topçu, Mümtaz Turhan ve Erol Güngör?ü görüyoruz. Bu düşünce adamları muhafazakârlık düşüncesini irdelerken pek fazla ihtilafları olmamasına rağmen yine de kendi görüşlerini ve itirazlarını ortaya koymaktalar. Çatışma yoktur; itiraz vardır. Gökalp?in cemiyeti öne çıkaran ve fertlerin hukukundan öte cemiyetin çok geniş hukukunu savunması, hatta ferdi bir anlamda dışlayan, ferdi toplum ve devlet çıkarları için feda etmesi düşüncesine karşı Andolucu Nurettin Topçu ferdi  önemseyerek  mihvere oturtur. Gökalp?in yolundan giden Osman Turan ve bilahare Erol Güngör de de aynı düşüncededir.   Tüm bu görüşler aydınlar arasındaki atmosferde yaşandı: zaten toplumun muhafazakârlığı algılaması sadece dini ve milli meselelerdeki algılayış ve yaşayış şeklinden ibarettir. Toplumda; muhafazakârlık konusunda fikri bir derinlik görmek mümkün değil! Bu konu daha çok fikir adamları ve yazarlar tarafından gündeme getirilip, tartışılıyor, yazıya dökülüyordu? ayrıca muhafazakârlığın halk arasındaki algılama ve uygulama yönündeki tavrını ortaya koyan saha araştırmalarına da rastlanmıyor..

    1960 sonrasında ?siyasal İslâmın?;   siyaset ortamında, Milli Nizam ve Milli Selamet Partileri ile milliyetçilerin ise  Adalet Partisi, Millet Partisi, Cumhuriyetçi  Köylü Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ile ortaya çıkmaları sonucunda muhafazakârlık değişik yorum ve hayat tarzı ile karşımızdadır

   Günümüzde ise ?siyasal İslamcı bir gelenekten gelen? Ak Parti?nin  ?muhafazakâr demokrat? kimliği ile ortaya çıkması üzerine yeni araştırmalar yapılıyor ve yeni söylemlerle karşılaşıyoruz: Ak Parti milletvekili Yalçın Akdoğan?ın ?Muhafazakar Demokrasi? kitabı parti yayını olarak yayınlanıyor. Bu kitaptaki tablo ile muhafazakârlık ayrı bir kulvara yöneliyor. Yine Yasin Aktay?ın yazı ve kitapları da bu amaca yönelik. Burada muhafazakârlık kavramı islami ifadeler ile paraleldir. Daha çok Dini ritüellerin ve yaşam tarzının empozesi gibidir.

   Milliyetçi Muhafazâkar cenah da ise ortaya konan tez yoktur: daha doğrusu milliyetçi muhafazakârların Erol Güngör?den sonra böyle bir meseleleri de yok gibi.

   Murat Belge, Tanıl Bora, Ömer Çaha, H.Bülent Kahraman, İhsan Dağı, Ali Bayramoğlu, Mümtazer Türköne, Mustafa Erdoğan, Akif Emre  gibi akademisyenler ve yazarlarda muhafazakarlığın geçmişi ile kritikleri üzerinde görüş bildiriyorlar. Ama bunu en kapsamlı şekilde inceleyen Mehmet Akıncı ve Hasan Aksakal?ın incelemelerinde, kitaplarında detaylı olarak görebiliyoruz.

Bugüne bakarsak: sadece Recep Tayyip Erdoğan?ın ideolojik bir kavram olarak karşımıza çıkardığı muhafazakâr demokrasisi; islâmi bir kaide üzerine bina edilen ve düşünsel derinlikten çok yaşam tarzı ile sınırlandırlımıştır. Milliyetçi muhafazakârlık reddedilmiştir. Türk muhafazakârlığının 70 li yıllardan beri süregelen ayrıştırmasına  sürmektedir. Mütedeyyin Müslümanın dini inanç ve bunun getirdiği yaşama tarzı üzerine bina edilmiştir.

Milliyetçi muhafazakâr ise sahipsizdir: mazisindeki kavramını bile idrâktan acizdir. Sadece sığ milliyetçilik ile günümüzde gelişen popüler vatan- millet-devlet-dil-bayrak vb hamasi siyasi söylemlerin baskısı altındadır. Bu kavramın içini dolduracak araştırmalar olmadığı için yeniden yorumlama  ve öneriler getirildiğini de göremiyoruz.

Bu konulara kafa yoran,  yazar Taha Akyol dan başkası aklımıza gelmiyor. Peki ?Türk toplumunun büyük ekseriyeti milliyetçi muhafazakârdır? demek ne kadar doğru? Buna bakarak bu kavram, sadece, R.Tayyip Erdoğan?ın islâmi muhafazakâr demkokratlığına havale edilmiştir ki; bu da araştırılmaya muhtaçdır.

   

   

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1654/turk-muhafazakarligi-nereye

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

20.07.2020 “Alparslan Türkeş’i Tanımak”
28.05.2020 27 Mayıs Dramı
23.04.2020 Cumhuriyet Türküsü
25.03.2020 Cezaevlerinde olmayan rehabilitasyon ve değerlendirilmeyen iş gücü
27.02.2020 Hunza Türkleri
21.02.2020 Atakan adındaki bir çocuktan alınacak dersler…
19.12.2019 Davutoğlu Hocanın Kurduğu Gelecek'in Partisi mi?
09.12.2019 Biz ve NATO
20.11.2019 Kıbrıs'ın Faturası
03.11.2019 Sınırların Çizilmesi ve Toprak Verilerek Yapılan Jest
08.10.2019 Hatıralar/Anılar
25.09.2019 Yeni Partiler Kurulurken - 3-
04.09.2019 Yeni Partiler Kurulurken -2-
19.08.2019 Yeni partiler kurulurken (1)
29.07.2019 Osmanlı Hanedanın Torunu İngiliz Başbakan
20.07.2019 Bir Necdet Sevinç Vardı
08.07.2019 ?Akın Var Akın Yunan Adaları Çok Yakın!?
09.05.2019 Siyasetin Kumaşı
30.04.2019 Soykırım mı Dediniz?...
22.04.2019 Seçimin Kazananları ve Kaybedenleri
17.04.2019 Seçimler bitti ama?.
02.04.2019 Siyasi idamlar, siyasi cellatlık?
10.03.2019 Yerel seçimlerde satış işlemi ve Mersin örneği
26.02.2019 Siyasi hayatımızın hal-i pür mel'alimiz ve seçimler
17.02.2019 Kooperatifçilik ve Tanzim Satış (2)
11.02.2019 Kooperatifçilik ve Tanzim Satış (1)
19.12.2018 Şehrin Eminleri ve Belediye Başkanları!
07.12.2018 Aday Tespitlerinde Genel Başkanlar Sıkıntı Yaşıyor
09.11.2018 Kadının siyasetteki yeri kadın valilerimiz
30.10.2018 Bin lira ile kurtarılan vatandan, bugüne, Cumhuriyet?e
27.10.2018 Yerel seçime giderken Ankara ve Manisa
18.10.2018 Mahalli seçimlerde İstanbul faktörü...
02.10.2018 Türk muhafazakarlığının yok oluşu!
05.09.2018 Yerel seçimlere ilk adım: aday tespiti!
17.07.2018 Tarihimizin kılavuzu olan hatıralar ve bir devrin hafızası
04.07.2018 Seçilmişlerin yeminleri
12.06.2018 Herkese lazım olan demokrasi
02.06.2018 Cumhurbaşkanlığı seçimi (1)
06.04.2018 Tarih Türkeş'i haklı çıkardı...
26.03.2018 Dinde reform
10.03.2018 Afrin Harekatı'na savaş diyebilir miyiz?
12.02.2018 Tereddüdüm kuşkuya mı dönüşüyor?
08.01.2018 KÜRT İSYANLARININ VE BARZANİLERİN HÜSRAN YOLCULUĞU
26.12.2017 KILIÇDAROĞLU ÜLKÜCÜ MÜ?
15.12.2017 ZARRAB OLAYINI OKUMAK-2 / GELİŞMELER
06.12.2017 ZARRAB OLAYINI OKUMAK-1 / FAİL/SUÇLU
21.11.2017 NATO TUZAĞI
17.11.2017 DARBE İÇİNDE DARBE VE ONDÖRTLER OLAYI
11.11.2017 DARBECİLERİN PSİKOLOJİSİ
02.11.2017 TÜRK MUHAFAZAKÂRLIĞI NEREYE?