MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA

Eklenme Tarihi: 07.10.2017 20:31:46 - Güncellenme Tarihi: 09.07.2020 05:25:52

Film bitti!

Milli Takımımız havlu attı.

O hep önüne gidip gidip boyun büküp tapınılan ?mucize tanrısı?, yüz vermedi bu kez. Aksine, bir güzel fırçaladı.

?Yeter ulan, işim gücüm yok da sürekli sizinle mi uğraşacağım. Ne zaman bir dünya kupası, bir Avrupa kupası olsa futbol oyununun gereklerini yerine getirip rahatça finallere gidemiyorsunuz; sonra da yumurta şeyinizin ağzına gelince kapıma gelip, bir şeyler yap da şu bir iki maçı alıp finallere kalalım diye yalvarıyorsunuz? sözleri eşliğinde.

?..

Çok özlediğimiz ligimize geri döndük. Artık dünya kupasını ekranlardan izleriz hep birlikte. Futbolcu, hoca, yönetici, taraftar el ele, diz dize... Biz bize?

?Sen küçük takımsın, ben büyük takımsın? efelenmeleriyle birbirimizi yediğimiz; sayısız hakem hataları arasında galibiyet piyangolarının her hafta başka takımlara vurduğu; vasat üstü futbolcular için milyon dolarların (hatta avroların) havalarda uçuştuğu; futbol kalitesinin Avrupa ve dünya ortalamasının çok çok altında kaldığı ?süper? ligimize?

Güzel Anadolumuzun en az onun kadar güzel insanının, bir işle uğraşıp da elinde bir kazanç kalmadığını görünce söylediği söz ile özetleyecek olursak dün akşam biten serüveni; el elde, baş başta?. Yani elde var sıfır!

Şahsen fakir için hiç mi hiç sürpriz değildi. Ne dün akşamki sonuç, ne de turnuvada elimizde kalan ?hiç?, yani kırıklarla dolu karne. Sanırım futbol oyunundan az çok anlayan ve fanatik (yani yobaz) olmayan her futbolsever için de böyleydi.

Zira çarşambanın gelişi perşembeden belliydi.

Zira futbol adlı oyun bağlamında söylenecek olursa, milli takım düzeyinde olması gerekenler yıllardır yapılmıyor ya da -sebebi başkalarınca malûm olmak üzere- yapılamıyor. Tıpkı kulüp takımları düzeyinde de yapılamadığı, hatta başka başka sektörlerde ve alanlarda da yapılamadığı gibi?

Oyuncu seçiminden teknik direktör seçimine, alt yapıdan eğitime, kamplara ve saire?

Maçın teknik değerlendirmesi, hatta genel değerlendirmesine bile gerek yok. Zira bizim açımızdan ortada maç yok.

Biz değil miydik yıllar önce, dünya veya Avrupa kupası elemelerinde çok defa aynı gruba düştüğümüzde, ?bunların doğru dürüst ligleri bile yok; futbolcuları kasap, manav, bakkal vs. diye alay eden; türlü hafifseme ifadeleriyle küçük gören İzlanda?yı.

Bu İzlanda geçen yıl İngiltere?yi döve döve 2-1 yendiğinde biz neredeydik? Ekranlarımızın karşısında! İzlanda?dan futbol dersi alıyorduk adeta?

Bir Avrupa, bir dünya üçüncüsü olunca işi doğru yaptığımızı sandık. Sandık ve yıllardır şekil A?da görüldüğü üzere, pek fena yanıldık.

İzlanda ve benzeri futbolca gerideki ülkeler (Belçika vs.) futbollarını geliştirirken, biz, teknik direktörlerin giydiği kıyafetlere takıldık; medyatik olup da malzeme vermediği için kızdık; futbolcuların inançlarıyla uğraştık, özel hayatlarına karıştık; yabancı hocalara gösterdiğimiz sabrın onda birini bizden olan, içimizden yetişen hocalara göstermedik.

Bu liste uzar gider. Özeti; futbolla ilgisi olmayan konuları (inanç, giysi, yaşam biçimi vs.), sanki oyunun kuralları içinde varmış gibi getirip dâhil etmekten utanmadık, hayâ etmedik.

Gazetelerin ilgili dönemde yazdıklarına bakılırsa (örn. Sabah, 13.11.2011), Milli Takımı çalıştırdığı zaman Guus Hiddink?in aylık geliri ?375 bin Euro? gibi astronomik bir maaş idi. Ben de 750 bin lira diye hatırlıyorum. Sabah?ın haberine göre, yıllık harcaması 60 milyon lira olan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), bu paranın üçte birini Hiddink?in cebine yollamış. Yetkililerce yapılan açıklamalara göre, bu gelir yılda ?8 milyon Euro? gibi dudak uçuklatan bir rakama ulaşıyormuş.

Sonrasında göreve getirilen Abdullah Avcı ise, o dönemdeki bir röportajında, aldığı aylığın 150 bin lira olduğunu söylemişti. Aradaki farka dikkat lütfen? TFF tarafından ne kadar ücret istediği sorulduğunda, oraya para konuşmaya gelmediğini, aksine Türk futboluna hizmet etmek için orada bulunduğunu söylemiş başarılı hoca.

Bu bilgiyi, basit bir kıyas yapılabilsin diye buraya bırakıyorum?

Futbolda başarının, yeteneğin ötesinde bir durum olduğu ve başka şartları da gerektirdiğine de işaret etmek isterim. Hatta her alanda böyledir. Yani zekâ, teknik bilgi vs. zorunlulukların yanı sıra başka parametreler de fazlasıyla önem taşır başarı yolunda.

Ne mi demek istiyorum? Hemen söyleyeyim?

Çok kısa süre önce, takımın başında Fatih Terim varken, takımın en öndeki isimlerinden biri olan Arda Turan çok açık, net ve tartışma götürmez bir terbiyesizliğin altına imza atmış ve -çok doğal olarak- yaptığı basın toplantısıyla milli takımı bıraktığını açıklamıştı.

Sonra? Terim de yumruklaşmaya varan bir kavgaya karışınca görevden el çektirildi ve Lucescu göreve davet edildi.

İşte bu aşamada asla olmaması gereken bir şey oldu ve ?kurt hoca? diye başarısını alkışladığımız Lucescu, kendisinden beklenmeyecek bir yanlış davranış sergileyerek, kalkıp Barcelona?ya Arda?nın ayağına giderek, milli takıma dönmesini rica etti. Hadi o olayı bilmiyor ve Arda?yı getirmek istiyor diyelim, bizimkiler uyamıyor mu ?Hocam, aman ha, daha dün şunlar oldu? diye. Nerede kaldı, ?sporcunun zekî, çevik ve ahlâklısı? ilkemiz?

Arda?nın futbol yeteneği tartışma götürmez. En bilindik kanıtı, Barcelona gibi bir dünya markası tarafından tercih edilmiş olması. Ama, fakat, ancak?

Aynı Lucescu, ilk kez milli takım kadrosunu açıkladığı zaman da dev gibi bir yanlışa imza atarak, kadroda yer vermediği Oğuzhan Özyakup?u iki gün sonra kadroya çağırdı. Türkiye?nin en özel oyuncularından biri olduğuna her zaman inandığım ve ilan ettiğim bir oyuncu da olsa, Oğuzhan?ın bu şekilde daveti hiç de şık değildi. Her şeyden önce Oğuzhan?a haksızlıktı. Bu oyuncunun son maçlarını izlediğini, beğenmediğini ve bu nedenle de davet etmediğini söyleyen hoca, yeni bir maçını izlemeden davet edince, çok haklı olarak pek çok şey söylendi. En ağırı da, artık milli takım kadrosunu menejerlerin yaptığıydı ki, üzülerek, buna bile inanabilirim. Zira bu ülkede futbol, futboldan başka her şeye dönüşmeye başlamış durumda.

Daha bu bağlamda yazacak çok şey var, fakat yazmayalım. Belki daha sonra?

Bir futbol yazısının içine futbola dair, oynanan oyuna ilişkin üç cümle yazamıyorsak, şapkayı önümüze alıp enikonu düşünmemiz lâzım demektir.

Gecikmiş bir düşünme...

Sağlam bir düşünme?

Çok yönlü düşünme?

Objektif düşünme?

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1585/milli-takim-el-elde-bas-basta

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET