TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ

Eklenme Tarihi: 24.09.2017 15:42:11 - Güncellenme Tarihi: 06.07.2020 08:06:19

Dün akşam, Süper Lig?de oynayan ?büyük? takımlardan birinin sahasında, iki ?büyük? takımın maçı vardı. ?Derbi? namlı maçlardan biri.

Bir vakitler, bilhassa ülkemizde oynanan futbola, ilgili faktörlere, oluşumlara ve genelde sektöre bakarak, o meşhur ?futbol sadece futbol değildir? sözüne atfen, ?futbol aslında futbol değildir? diye yazmıştım. Dünkü maça baktığımda, doğru yerde durduğumu -üzülerek- bir kez daha gördüm.

Zira hatırladığım yakın tarih içerisinde, futbol adlı sektörde (?oyun?da veya ?spor türü?nde demediğime dikkat isterim) söz sahibi olan ülkelerin liglerinde böylesine ?kızarmış?, ?kızarabilecek? kadar futbolun dışına çıkmış bir maç izlediğimi hatırlamıyorum. Spor literatürüne düşmüş bir yazı okuduğumu da?

Fakat bizim için dün gece ne yazık ki, ilk bile değildi. Neler gördük, neler izledik bu duruma ilişkin olarak. Kırmızı kartların havalarda uçuştuğu, sonrasında hakemlerin düdüklerini astığı?   

?..

Önemli bir ara not?

Hiçbir şekilde ve asla gerekmediğini düşünsem de, yazının özüne odaklanmak yerine, yazarının tuttuğu takımı merak edenler için belirteyim ki, ?galip gelen? takımın taraftarıdır, ?kırmızı akşam?a dair okumakta olduğunuz şu satırların fakir yazarı. Umarım, daha sakin okunmasına fayda sağlar bu önbilgi, işbu kırgın yazıyı.

?..

Peşinen söyleyeyim? Futbol tarihimize ?kırmızı damgalı? olarak geçecek olan maçta usûl esasın önüne geçtiği için, futbol tekniği açısından bir değerlendirme yapmaya niyetli değilim. Zira bu anlamda ne söylense boş, ne söylense sahaya yansıyan görüntüleri açıklamaz, açıklayamaz.

Dün akşam futbolun saha içi yönetimi yani oyunun genel idaresi adına üzüldüm, utandım. Neden mi? Sadece birkaç örnek yeter derdimi anlatmaya, anlamak isteyenin de anlamasına?

Dünkü maçta Negredo?nun attığı golün ofsayt ile uzaktan yakından ilgisi yoktu. Bilindik ifadeyle söylenecek olursa, ?buz gibi gol?dü.

Ceza sahası içinde, topuğuna basmak şeklinde Tosun Paşa?ya yapılan hareket, yüzde yüz sarı kart ve penaltıyla cezalandırılmalıydı. ?Maçın idarecisi?, diğer takıma verdiği iki penaltıdaki kesin isabeti, bu pozisyonda da kararlılıkla gösterebilmeliydi.

Orta sahadaki bir mücadelede oyunculardan birinin diğerine attığı dirsek en azından sarı kartı hak ediyordu.

İkinci sarı karttan mamûl kırmızı kartla oyundan atılan ?Q7? namlı (takımına hiçbir zaman yakıştırmadığım) oyuncu ilk sarı kartta ?kırmızı? ile cezalandırılıp kenara gönderilmeliydi. Diğer bir ifadeyle, maçı ?idare eden? kişi, yüzde yüz doğru bir kararla, Köybaşı?na ilk hamlede kırmızı kart gösterdiği gibi, Q7?ye de ilk anda kırmızı ışığı yakıp hızla soyunma odasına gönderebilmeliydi. Kim bilir belki oyun, sonrasında daha sakin devam edebilirdi.

Ve daha neler, neler?

Kenar yönetimi?

Ülke futbolunun bugünü ve geleceği adına umudumu diri tutmama sebep olan karakterin küfürler içinde çözülüşünü gördüğüm için kahroldum. Büyük bir saygı duyduğum için daha fazla açıklamaya girmeksizin, üzüntümü ifade adına şu kadarını söylememe izin veriniz; ?O beyefendi hocaya, o öfke ve o sözler hiç yakışmadı?.

Kulüp yönetimleri?

Maç haftası, maç önü ve maç sonu yapılan açıklamaları dinleyince ve okuyunca kim ne hissediyor bilemiyorum fakat ben üzüntüden ve öfkeden kızardığımı hissettim, hissediyorum.

Anlaşılan bu dilden ve gerilimden besleniyor bu familya.

Kimlerin ne söylediği bence önemli değil? Futbol oyununa verilen toplam zarara bakıyorum âcizane. Kendi ligimizden öteye geçememe hastalığımızın oluşumuna sebep olan cârî yönetim anlayışlarına ve kimi yönetim kadrolarına? Kendi takımlarının yönetimlerini aklamaktan ve rakip takım yönetimlerini yermekten haz alanların yolu açık olsun!

Taraftar mı?

Sosyal medya kaynıyor. Moda deyimle, ?yıkılıyor?. Hakaretler, yakası açılmamış galiz ifadeler, hatta küfürler havada uçuşuyor. Tanıdık tanımadık demeksizin, eş-dost, arkadaşlar, dahası akrabalar kardeşler arasında.

Ve fakat yine, bir kez daha söylüyorum ki, futbol denkleminin yaşananlar bağlamındaki en masum bileşeni onlar.

İstisnalar dışında, belki elindeki son parayı, okul harçlığını, pazar parasını vererek bilet alıp takımının maçını izlemekten başka muradı olmayan zavallı, talihsiz insanlar. Bu güzel niyetlerine rağmen; hakem, kulüp yönetimi, teknik direktör ve futbolcu dörtlüsünün işbirliğinde ?kızartılan? bir akşamdan ellerinde (galip takımın taraftarı bile olsa) hüzün, öfke ve nefret duygularından başkaca bir şey kalmayanlar.

Dün gecenin bence belki tek güzel yanı, rakip takımın seyircilerini o stadyumda görmüş olmaktı. Devamlı olmasını diliyor ve bunun için dua ediyor olsam da, dün yaşananlara baktığımda ?çok zor? demekten kendimi alamıyorum. Maalesef ve maateessüf?

Ülkemiz, insanımız ve futbolumuz noktasında yüzümüzü kızartan ?kırmızı akşam?, doksan dakika futbol topunun peşinde koşan (ve maç boyu oyuncu sayıları azalan) iki takımdan birinin 2-1 üstünlüğü ile sona erdi.

Türk futbolunun lokomotifi olan iki güzide takımın oyuncuları, bir oyunu daha ?11 ? 11? bitirmeyi beceremedi. Bunda kimin ne kadar rolü olursa olsun, kötü niyetliler iyi niyetlilere bir kez daha galebe çaldı.

Varsın, galip takımın oyuncuları ve taraftarları bu sonuca bakarak ?tabelaya bakalım, göbek atalım? diyedursun, dün akşam yine ve bir kez daha Türk futbolu kaybetti. 

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1540/turk-futbolu-kaybetti

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET