LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM

Eklenme Tarihi: 03.09.2017 12:20:03 - Güncellenme Tarihi: 04.08.2020 10:50:34

Türk Milli Futbol Takımı son yıllarda izlediğim en kötü futbolu sergilediği maçta Ukrayna?ya 2-0 yenildi. Üstelik grupta herhangi bir iddiası olmayan Finlandiya?nın iddialı İzlanda?yı 1-0 yenerek, Türkiye - Ukrayna ikilisine altın tabakta sunduğu o nefis zıplama fırsatının ardından. Bu ikramı kabul edenin çok şey kazanacağı maç, bu noktada son derece anlamlıydı. Kazanan, rakibini geride bırakacağı gibi, en üste de çıkabilecekti.

Nitekim Ukrayna bunu başardı. İki gol, üçten çok puan? Hırvatistan?ın bir maçı eksik olsa da, en üst sıra... Yükselen moral, geride bırakılan önemli bir rakip... Daha ne olsun?

Peki ya Türkiye? Mucize kavramının tam karşılığı bize denk gelmezse, turnuvaya veda ettik diyebiliriz. İşimizi mucizelere bırakır, son dakika gollerinden hareketle ?biz zoru severiz? diye kendi kendimizi motive ederiz ya? Şimdi yeni bir mucize bekleme aşamasındayız. Tabii bunun için bile son üç maçı kazanmamız gerekiyor.

Milli Takım?ın yeni hocası Lucescu da, ?bu maçı kaybedersek işimiz biter? demedi mi? İşte o oldu. Herhalde şimdi, ?kem, küm? ederek, ipe un serecek değil. Kim bilir, belki Beşiktaş ve Galatasaray dönemleri boyunca bu işleri de öğrenmiştir. Dünya taktik, teknik, bilgi, yetiştirme, güçlendirme vs. başlıklarla oyuncu ve takım hazırlarken, biz mucize adlı kurtarıcıyla işbirliği yapıyoruz ya, galibiyetler ve başarılar için o bakımdan.

?..

Sonuç anlamında değilse bile kaptırılan üç puanın anlamı ve oynanan futbol bağlamında ?milli hezimet? olarak adlandırmayı uygun bulduğum maçın teknik boyutuyla ilgili olarak pek çok kalem yazacaktır.

Hem bu yazı enflasyonundan dolayı, hem de -bilenler bilir- futbolsuz maçlarla ilgili teknik yazı yazmama tercihimden dolayı takım odağında bazı görüşlerimi arz edeceğim kıymetli okura.

?..

Lucescu, olağanüstü bir dönemde geldi takımın başına. Efsane olduğu söylense de, benim nazarımda pek de kıymetli olmayan eski hoca, kavgalı gürültülü işlere karıştığı için gönderilmiş; Milli Takım da içinde yer aldığı turnuva kapsamında ateşli günler yaşıyordu. Kısacası olağanüstü şartlar altında, kariyeri bağlamında büyük bir cesaret göstererek giymişti hocalık gömleğini.  

Bu çerçevede, turnuva kapsamında hiçbir şey başaramasa bile, bence ağır eleştirileri hak etmiyor. Yani kalan üç maçta da sıfır çekip, eli böğründe dönse de.

Ne var ki, onun büyük kariyerine hiç yakışmayacak birkaç yanlış yaptı daha başlar başlamaz. Öyle yanlışlar ki, Milli Takım?ın geleceği açısından dünkü maçtan, hatta bu turnuvanın kaybından daha önemli?

Ne mi onlar? Birkaçına bakalım?

Lucescu ayarında bir hocanın/ liderin temel özelliklerinden biri ?kararlılık? olmalı. Ve elbette kararlı bir şekilde arkasında durup savunacağı bir kararı alırken de, ?bilgi, tecrübe ve istişare odaklı? davranmalı.

Peki, Hoca öyle mi davrandı? En azından ve bilebildiğimiz kadarıyla Oğuzhan?ı milli kadroya önce davet etmezken ve hemen sonrasında çağırırken. Hayır ve asla?

Neye göre davet etmediği noktasında, ?son üç maçını izlediğini ve fakat beğenmediğini? söyledi. Teknik olarak ne kadar doğru bir yorum bu tartışılır. Fakat tartışılmaz bir yanlış olan, kadro açıklandıktan sonra listede yer almadığını gören Oğuzhan?ın ?efendice? açıklama yapmasının ardından kadroya dâhil edilmesi.

Hoca, bu konuda da, ?sadece aptallar karar değiştirmez? şeklinde bilgece bir söz etti. Etti etmesine de, adama demezler mi, ?yahu Hoca, senin ilk sözünün ardından bu adam hiç maç yapmadı ki, neye göre değiştirdin kararını? Yoksa sen, bizi mi aptal yerine koyuyorsun?? Denildi de, deniliyor da? Doğal olarak, Oğuzhan?ın tepkisi sonrasında birilerinin devreye girmiş olabileceği akla geliyor. Böyle bir araya giriş olduysa da, olmayıp Hoca kendiliğinden kararını değiştirdiyse de fiyasko. Tek kelimeyle fiyasko? ?Dakika bir, hata bir? Lucescu adına?

Elbette, şunca yılın sağlıklı Fenerbahçelisi olarak şunu önemle ilave etmeliyim. Türk futbolunun takım kalitesi ve oyuncu kalitesi bağlamında hiç de iyi olmadığı şu dönemde, kumaşının kalitesi her zaman son derece iyi olan Oğuzhan bu takımın olmazsa olmazlarındandır. Bunu ?fanatik olmayan? Fenerbahçeli de teslim eder, Galatasaraylı da, diğer takımların taraftarları da? Başka bir söyleyişle, Oğuzhan sakat değilse, o kadroda yer alır. Performans ve kondisyon olarak daha iyi birisi yoksa da, yeri daima ilk onbirdir. Böyle olduğu içindir ki, Lucescu?nun Ukrayna maçındaki ilk oyuncu değişikliğinde tercihi Oğuzhan yönünde oldu.

Bunun lamı cimi yok. Futbol camiasının itirazı, Oğuzhan?ın kadroya dâhil ediliş biçimi/ süreci.

Hoca?nın ikinci büyük yanlış tercihi, Selçuk İnan?ın kadroya alınıp, maça dâhil edilmemiş olması. Şu anda kendi takımındaki oyunu ne olursa olsun, Selçuk İnan mevkii itibariyle marka bir oyuncudur.

Oğuzhan ve Selçuk İnan bağlamında olmak üzere, eskilere atıfla bir vurguda bulunalım. İzlemiş olanların iyi bileceği üzere, Türk futbolunda Hami Mandıralı isimli, efsane sınıfından bir ?füzeci? vardı.  Ve onunla ilgili olarak, ?Hami onsekize girmişse, ilk onbirde yer almalı ve sakatlanmadığı sürece de oyunda kalmalı? denilirdi. Neden böyle denilirdi? Yakışıklı olduğu için, karakaşı kara gözü için mi? Elbette hayır? Bir füzesiyle sonucu değiştirirdi de onun için. İşte tam da bu anlamda, Oğuzhan ve Selçuk mutlaka ilk onbirde sahada olmalıydı ve olmalıdır da...

Onlar oynamayıp da, kendi takımında bile oyunu sorgulanan Ozan Tufan?ın çok uzun süre sahada kalması bir diğer yanlış tercih.

Şener ve İsmail Köybaşı tercihleri de ?yanlışlar listesi?nin en önemli maddelerinden.

Bizzat oyuncunun adamlığına ve oyunculuğuna haksızlık sayılacak şekilde Mehmet Topal?ın stoper oynatılmasındaki anlamsız ısrar bir başka isabetsiz tercih. Fenerbahçe?nin yaptığı yanlışa eşlik eden bir Lucescu portresi söz konusuydu dün akşam.

?Lucescu? isminin marka değerine uymayan tercih yanlışları bağlamında bir de Arda Turan olayı var ki, öyle birkaç satırla geçiştirilecek gibi değil.

Bu son birkaç madde, başlı başına hazırlanmış yazıları hak ediyor?

Nasip diyelim?

?..

(Bilvesile, mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder, millet ve ümmetçe, birlik ve beraberlik içinde, kan ve gözyaşlarının dindiği nice bayramlara erişmemizi dilerim.)

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1482/lucescunun-yanlis-iliklenmis-dugmeleri-ve-milli-takim

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET