BATI TRAKYA MÜSLÜMAN TÜRK AZINLIĞIN UNUTULMAZ LİDERİ

Eklenme Tarihi: 13.08.2017 13:26:40 - Güncellenme Tarihi: 02.06.2020 10:48:07


Dr. Sadık Ahmet?in anısına?
Büyük adamlar kahramanlar, şimşek gibidir. Ne zaman bir bulut veya bulut kümesi elektrik yüklense şimşek de kendiliğinden gelir. Eğer bulutlarda elektrik yoksa şimşek de yoktur.


Milletler ve kahramanlar böyledir. Eğer bir millet kahramanlar çıkarma özelliğine sâhipse tıpkı o bulut kümeleri gibi ondan şimşekler çakar.
Kahraman, halkı heyecanlandırıp ayaklandırır. Fakat bunu milletinden aldığı ateşle yapar. Şahsında milletinin gücü ve özellikleri tezâhür etmiştir.
İşte Sadık Ahmet, şimşekler çakmaya, kahramanlar çıkarmaya makhûm bir milletin, Türk milletinin evlâdıdır.


1947 yılının ocağında Gümülcine?nin Küçük Sirkeli köyünde doğdu. Zeki bir çocuktu. Milletinin çok çalıştığı hâlde kendi toprağında ikinci üçüncü sınıf vatandaş oluşunu hazmedemiyordu. Onun halkı da asfalt yolu, iyi yaşam şartlarını hak ediyordu.


Sâdık Ahmed?in özgür bir ruhu vardı. Önce kendi zincirlerini kırdı. Okudu. Kendisini, kendi toprağında bir zenci gibi gören Yunan'ın karşısına bir aydın olarak çıkmayı başardı. Şimdi sıra halkının zincirlerini kırmaya gelmişti.
İstese sınıf atlar; başka bir ülkede refah içinde yaşayabilirdi. Fakat O, aydın olmanın kolalı gömlek giyip kravat takmak olmadığını çok iyi biliyordu. Milleti onu, iyi bir eğitim aldıktan sonra yüksek gelir elde edip kahvelerde veya eğlence yerlerinde vakit geçirmesi için okutmamıştı. Tam bir aydın sorumluluğu vardı. İyi biliyordu ki milletinin perişanlığı ve câhilliği kendi utancı, kendi suçuydu.


Halkının derdini dert edindi. Her bir Batı Trakya Türkünü kardeşi bildi. Eğitim almaları, ekonomik şartlarının düzelmesi için ömrünü verdi. Köy köy kasaba kasaba dolaşıp Türklerin daha rahat daha sağlıklı ve eşit şartlarda bir hayatı hak ettiğini anlattı. Millî vicdânı uyandırdı. ?Batı Trakya?da Türk yok? diyenlere ?Türk oğlu Türküz? diye haykırdı. Halkını eğiterek cihad eden bir alperen, bir derviş gâziydi.


Sâdık Ahmed?in en mühim özelliklerinden birisi de büyük cihadı, yâni nefsiyle mücâdeleyi kazanmış olmasıydı. Bu seyahatimizde eşi Işık Hanım anlattı. Kalbi Türk-İslam dâvâsı için çarpan rahmetli Münevver Ayaşlı, Sâdık Ahmet?e yalısını bağışlamak istemiş. O kadar ki dâvet ettiğinde noter de hazırmış. Fakat Sâdık Bey, ?Bunun hesabını veremem.? diyerek reddetmiş. Aramızda kaç insan bunu yapabilir? Sâdık Ahmet?, tanımlamak gerekirse kısaca şöyle diyebiliriz.


Dışı pırıl pırıl Türk
İçi alev alev Müslüman
İçi, dışına hâkim
Dışı, içine köle


Sâdık Ahmed, Batı Trakya dâvâsı için ömrünü verdi. Batı Trakya dâvası, Türk-İslam dâvâsından farklı değildir. Gümülcine bizdendir. Meriç nehri haritadaki sınırdır. Nitekim 15 Temmuz gecesi, Gümülcineli Mustafa Cambaz, bu bayrak için bu devlet için şehid olarak bunu ispat etti. Başka ispata gerek yoktur. Gönlümüzde Meriç bir sınır yoktur.

?Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak bir suç ise buradan tekrar ediyorum: Ben bir Türküm ve öyle kalacağım. Bu mesajımla Batı Trakya Türk azınlığına sesleniyorum ve Türk olduklarını unutmamalarını söylüyorum. Haklarımızı birgün mutlaka alacağız!?
Bu anlamlı sözlerin sahibi Dr. Sadık Ahmet?


Yunanistan?da yaşayan soydaşlarımıza Türk dediği için 30 ay hapse çarptırılan DEB yani Dostluk, eşitlik ve Barış partisinin lideri olup, milli ve yerli bir şahsiyetti? Kendisini Batı Trakya Türklüğü çok erken kaybetti.
Dr. Sadık Ahmet, benliğini Türk ismi ve tarihi etrafında sosyalleştirip milli benlik haline getiren ve bunun destansı mücadelesini veren önemli bir isimdir.
Milli benlik hususunda ?Tarihten Destana Akan Duyarlılık? adlı eserinde Prof. Dr. Sadık Tural?ın şu tespitleri ne kadar önemlidir:


?Benliğini sosyalleştirip millî benlik hâline getiren, kimliğini sosyalleştirip millî kimlik hâline dönüştüren varlığa insan denir. Millî benlik hürriyetine ve bağımsızlığına düşkünlük göstermek şartıyla daha çok maddi refah ve daha çok sosyal itibar sahibi olarak, milletler camiasında yaşamak demektir. Hem kişilerin hem toplumların yukarıdaki tarif gereğince ?millî benlik? içinde olması, gelecekteki devlet-millet münasebetiyle yeni yetişen kuşakların devlet-i ebed, müddet kavramını oluşturması da gecikmeyecektir. ?


Dr. Sadık Ahmet, ?Ben?leri, biz?leştiren bir gönüllü katılım ve uygulama bütünlüğü olarak kültürü gören? bir dava adamı, bir Alp ve Erendir.
Batı Trakya Türklüğünün sesini dünyaya duyuran büyük bir kahramandır Dr. Sadık Ahmet. ?Mazi ile hâl; hâl ile istikbâl? gibi kavramları Batı Trakya?da yeni baştan canlandırmış, Balkan coğrafyasında ciddi bir uyanışa kapı aralamıştır.
Tarihin olması, coğrafyaya bağlıdır. Coğrafya olmazsa hiç şüphesiz ki tarih de söz konusu olamaz. Bizim coğrafyamız ne yazık ki yüz yıl önce ağır yaralar aldı, bizden kopup giden uçsuz bucaksız bir coğrafya şimdi sınırlarımızın dışında kaldı. Ancak bu eski vatan toprakları fiziksel olarak bizden kopsalar da hala bizim kültür coğrafyamız olarak yerli yerinde duruyorlar.


Kıymetli Şair Ağabeyimiz Yavuz Bülent Bakiler, bakınız haklı olarak şu veciz şiirinde bu kültür coğrafyasını nasıl anlatıyor:


?


Bizim türkümüzde gurbet var artık. Hasret var, yürek var, toprak var balam Gönlümüzü sımsıcak alan topraklar Tiyan-Şan, Kadır-Gan Dağları'na dek uzar Kim demiş vatanımız Edirne'den Kars'a kadar.


?


Balkanlarda büyük, öksüz kubbeler minareler, şadırvanlar, kervansaraylar bizi söyler, anlatır Mimar Sinan'dan beri Üsküp'te, Estergon'da, bir atar damar gibi davullar, zurnalar ve serhat türküleri...


Yüzyıllardan beridir Altaylardan Tuna'ya Bizim türkülerimizdir söylenen konuşan dil, bizim dilimizdir renk renk, nakış nakış uzayan toprak değildir kilimlerimizdir...


Bizim üç kıtaya yayılan bu kültür coğrafyasında ?Devlet ebed müddet? diyen Dr. Sadık Ahmet, Mustafa Cemil Kırımlı, Aliya İzzet Begoviç, Rauf Denktaş, Osman Batur, İsmail Gaspıralı gibi kültür bekçilerimizi, mefkûre adamlarını, büyük kahramanları unutmamız mümkün müdür?


?Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisi? adında kurduğu partisinden milletvekili seçilip Yunan Parlamentosunda Türk milletinin sesi olan Dr. Sadık Ahmet, Türk?ün sosyo kültürel varlığının teminatı olacak düzenlemeler için çeşitli girişimlerde bulunmuş ve her defasında türlü engellemeler ve baskılarla karşılaşmıştır.


Bugün dahi AİHM?nin Yunan asıllı olanlara başka, Türk asıllı olanlara başka türlü kararlar veren bir yaklaşım içinde olduğunu müşahede ederken merhum Sadık Ahmet?in haklı mücadelesinin ne denli önemli olduğunu görüyoruz.
Yunanistan?da halen yaklaşık 120 bin civarında soydaşımız yaşamaktadır. Sadık Ahmet?in bir vakitler Türkiye?ye yapılan yoğun göçleri durdurmak ve Türk nüfusun varlığını korumak için de yoğun çaba içinde olduğunu biliyoruz. Bu çalışmasının arka planında da yukarıda bahsettiğimiz ?Kültür Coğrafyası? meselesi bilinci olduğunu görüyoruz.


Türk İslam Dünyası denince Altaylardan Tuna?ya, Cezayir?e kadar uzanan üç kıta genişliğinde devasa bir coğrafyadan söz ediyoruz. Ve bu coğrafyalarda yaşayan milyonlarca Türk ve Müslümanın gözü kulağı Türkiye?dedir. Türkiye bütün bu coğrafyanın ümidi, ağabeyi, sığınağı, dayanağı ve baş diyarıdır!
Türkiye, Allah korusun gücünü kaybetse, önce bu coğrafyalarda hayat durur, ümitler kurur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan şimdi bu devasa coğrafyanın hamisidir, lideridir, ağabeyidir.


Allah Türklük ve Müslümanlıkla yoğrulan bu coğrafyayı Türksüz,Müslümansız, hamisiz ve ezansız bırakmasın inşallah.


Batı Trakya Türklüğünün bu efsanevi lideri tam 22 yıl önce bir 24 Temmuz günü şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Şüpheli diyoruz zira bütün mücadelesi tutuklamalarla, engellemelerle ve baskılarla geçmiş bir liderin böyle esrarengiz bir şekilde bir kazaya kurban gitmiş olması hiç de doğal değildir.


Vakitsiz yitirdiğimiz bu büyük dava adamını, Trakya Türklüğünün bu abide şahsiyetini Dr. Sadık Ahmet?i rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhu şad mekânı cennet olsun.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1425/bati-trakya-musluman-turk-azinligin-unutulmaz-lideri

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

25.05.2020 Millet Ne İstiyor?
16.05.2020 Seçilen mi, Kayyım mı?
15.05.2020 Geçmiş Geleceğimizi Esir Almamalı
13.05.2020 Dilimizi Kaybediyoruz!
10.05.2020 Nereye Gidiyoruz?
01.05.2020 Ortak Akla Dönme Zamanı
28.04.2020 Diyanet İşleri ve Ankara Barosu Üzerinden Yapılan Tartışmaya Dair
25.04.2020 Felaketler Üzerinden Siyaset Olmaz
20.04.2020 Yardımları Engellemek
03.04.2020 Devlet İçinde Devlet Olanlar Kim?
24.03.2020 FETÖ ile Korkutmak
20.03.2020 Korona'dan Önce ve Sonra
03.03.2020 Şehitler Tepesi
03.02.2020 Gelin Şu Hastalıktan Vazgeçin
10.01.2020 Bir Kitap Bir Yazar
22.12.2019 Her Yeni Hareket Yeni Bir Umuttur
23.11.2019 Saraydaki CHP'li
15.11.2019 Dersim'i Doğru Okumak
07.11.2019 Türkiye Cumhuriyeti Şirket Değil, Devlettir
20.10.2019 Rasyonel Siyaset, Diplomatik Dil
05.10.2019 Suni Gündemlerle Oyalanmak
05.10.2019 Suni Gündemlerle Oyalanmak
17.09.2019 Siyasetimiz!
15.09.2019 Yeni Sosyolojiye Yeni Siyaset
09.09.2019 Konuşmak mı Susmak mı, İşte Bütün Mesele
02.09.2019 Cami ve Siyaset
17.08.2019 Vefa Kimedir?
13.08.2019 Millet Olmak ve Adalet
21.07.2019 Yazıcıoğlu Niçin Öldürüldü?
04.07.2019 Toplumun Gerisinde Kalmak
24.06.2019 Kutuplaştırıcı Siyasete Tepki İmamoğlu'nda Somutlaştı
20.06.2019 Fanilik Şuuru
12.06.2019 Dost Acı Söyler Çünkü Doğruyu Söyler
26.05.2019 Bir Dev Eser; Ortadoğunun Cahşları
23.05.2019 Dünya Değişirken, Değişime Direnmek
19.05.2019 İslam'da Yöneten Yönetilen İlişkisi
14.05.2019 Ramazan ve Nefis Muhasebesi
09.05.2019 Kaybettik?
05.05.2019 Her Eleştiri Zararlı mı?
27.04.2019 Eleştiri Düşmanlık Değildir
22.04.2019 Saldırı Demokrasiyedir
14.04.2019 İstanbul'un maliyeti
05.04.2019 Kaybedecek vakit yok
28.03.2019 Adalet istiyorsan adil ol!
22.03.2019 Siyasetin üslup sorunu
21.02.2019 Cizre'den ve Cizre Spor'dan ben özür diliyorum
13.02.2019 Asıl felaket budur!
21.01.2019 Bağımsız bir yargı için kuvvetler ayrılığı şarttır
15.01.2019 Dost acı söyler
31.05.2018 Gerçek oruç tutalım o oruç bizi değiştirsin!
24.04.2018 Cumhuriyet?in Şehir ve Mimarî Tefrikası-4
23.04.2018 Cumhuriyet?in Şehir ve Mimarî Tefrikası-3
22.04.2018 Cumhuriyet?in Şehir ve Mimarî Tefrikası-2
21.04.2018 Cumhuriyet?in Şehir ve Mimarî Tefrikası
25.03.2018 Muhsin Yazıcıoğlu?nu rahmetle anıyoruz?
13.03.2018 HDP kime hizmet ediyor
16.02.2018 Afrin ve Alçı
27.01.2018 Önce Afrin, sonra da...
16.01.2018 SEYYİD AHMET ARVASİ
31.12.2017 TÜRKİYE GÜÇLÜ OLURSA İSLAM DÜNYASI GÜÇLÜ OLUR.
17.12.2017 DÜN DE BUGÜN DE EN BÜYÜK SORUN, TERÖR VE BÖLÜCÜLÜKTÜR -BAYDEMİR GİBİLER İYİ ANLASINLAR-
03.12.2017 HOŞGÖRÜ KÜLTÜRÜ
26.11.2017 DERSİM'İ DOĞRU OKUMAK
19.11.2017 ATATÜRK TARTIŞMALARI
12.11.2017 BÖLGE HALKI PKK'YA KIRMIZI KART GÖSTERMELİ
06.11.2017 CUMHURİYET
22.10.2017 KÜRT SORUNUNA ÜLKÜCÜ BAKIŞI
15.10.2017 KATALONYA DERSİ
08.10.2017 İNSAN OLMAK YA DA TERBİYE DE İLK ADIM
24.09.2017 ÖLÜYE SAYGISIZLIK
12.09.2017 12 EYLÜL, DARBELER NEYİ ÖĞRETİR?
03.09.2017 MALAZGİRT
20.08.2017 EREN BÜLBÜL ve PKK
13.08.2017 BATI TRAKYA MÜSLÜMAN TÜRK AZINLIĞIN UNUTULMAZ LİDERİ
07.08.2017 PARANOYA
23.07.2017 CEMAATLEŞME Mİ, ULUSLAŞMA MI?
15.07.2017 15 TEMMUZDAN DERS ALMAK
11.07.2017 CUMHURBAŞKANI'NIN KARARLILIĞI VE TERÖR
02.07.2017 GERÇEK GÜÇ BİLGİYE SAHİP OLMAKTIR
24.06.2017 KILIÇDAROĞLU'NUN ŞOVU
16.06.2017 AYBÜKE YALÇIN ÖĞRETMEN'İM ÖLMEZLİĞE KAVUŞTU
07.06.2017 DAHA ÇOK DEMOKRASİ DAHA ÇOK BİRLİK DEMEKTİR
30.05.2017 BİR BÜYÜK ALPEREN: AHMET ER
28.05.2017 GERÇEK ORUÇ TUTALIM O ORUÇ BİZİ DEĞİŞTİRSİN!
20.05.2017 KONGREYE DOĞRU...
15.05.2017 CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ABD'YE GİDERKEN: BATI'NIN MÜDAHALESİ OLMASAYDI DAEŞ DE, YPG DE OLMAZDI!
03.05.2017 PKK'NIN YENİ ÜSSÜ
22.04.2017 DÜNÜN SİYASETİ NİÇİN KAYBETTİ,BUGÜN NE YAPILMALI?
19.04.2017 Yerli, Millî, Sivil ve Demokratik Bir Hükûmet Modeli: Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi
18.04.2017 REFERANDUM SONUÇLARI NASIL OKUNMALI?
08.04.2017 AİHS'DEN KOPMAK BİZİ NEREYE GÖTÜRÜR?
31.03.2017 SİYASETİ DİNİ ALANA TAŞIMAK
23.03.2017 YENİ BİR AHLAK SIÇRAMASI
15.03.2017 DOSTLARI ÇOĞALTMAK
07.03.2017 TERÖR MÜCADELESİNİN BİR BAŞKA YÖNÜ
28.02.2017 28 Şubat?ın Ardından...
20.02.2017 İÇ SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI
06.02.2017 ÖNCE ADALET
29.01.2017 SURİYE'DE YENİ DÖNEM
20.01.2017 MİLLETE YASLANAN KAZANIR
11.01.2017 RECEP TAYYİP ERDOĞAN-H.NİHAL ATSIZ
08.01.2017 RUSYA İLE AYNI SAFTA OLMAK
01.01.2017 Suriye İçin Politika Değişikliği Şart
21.12.2016 BİR OLMA VAKTİ
13.12.2016 DEVLETİ SAHİPLENMEK, DEVLETİN SAHİBİ OLMAK
26.07.2016 ŞİMDİ BİRLİK ZAMANI
19.07.2016 AVRUPA PARLAMENTOSU VE DAVASINI ANLATAMAYAN ÜLKE
12.07.2016 MUHSİN YAZICIOĞLU DAVASI
05.07.2016 SURİYE'DE YENİ POLİTİKAYA İHTİYAÇ VAR
28.06.2016 İSRAİL İLE İLİŞKİLER
21.06.2016 Mücadele Terörledir
14.06.2016 ORTAK DEĞERLERDE BULUŞMAK
07.06.2016 Suriye İçin Politika Değişikliği Şart
31.05.2016 Teröre Karşı Milletçe Mücadele edilir
30.05.2016 Bir Yazı ve Gerçekler
17.05.2016 Sarıkamış Direnişi...
10.05.2016 PKK?nın Medya Uzantıları
03.05.2016 Ülke Kaybederken Hiç Kimse Kazanamaz
28.04.2016 Vakıflarımızı Kaybediyoruz -3
27.04.2016 Vakıflarımızı Kaybediyoruz -2
26.04.2016 Vakıflarımızı Kaybediyoruz-1
19.04.2016 Eleştiri mi, Karalama mı?
12.04.2016 Sadece Teröristle Mücadele Yetmez!
05.04.2016 PKK Fani, Kardeşlik Bakidir
29.03.2016 Barışı Denedik İhanete Uğradık
22.03.2016 Alışmayacağız
15.03.2016 HDP?lilerin Dokunulmazlıkları...
08.03.2016 Çözüm Sürecini Türkiye?nin Zaafı Sandılar
01.03.2016 28 Şubat?ın Ardından...
23.02.2016 PKK/HDP?nin Gerçek Yüzü
17.02.2016 CHP Nereye Koşuyor?
09.02.2016 Barış PKK?nın Tasfiyesi ile Mümkündür
05.02.2016 Rus?u, Yunan?ı Müdahaleye Çağıranlar...