GÂVURLUK YAPMAK!

Eklenme Tarihi: 05.07.2017 16:33:08 - Güncellenme Tarihi: 06.07.2020 09:17:00

?Gâvurun ekmeğini yiyen, gâvurun kılıcını sallar? diye çok anlamlı bir ?atasözü?müz var.

?Word? programı ?gâvur? kelimesini beğenmeyip, ?argo veya kaba sözcük? diye işaretleyedursun, ?gâvur? için sözlükler, ?kâfir, dinsiz?; ?Hıristiyan, Avrupalı?; ?Müslüman olmayan? anlamlarını bildiriyor. Mecazî olarak da, ?zâlim, insafsız, taş kalpli, merhametsiz? karşılığı veriliyor.

Halk dilinde, türlü kötülükleri kolaylıkla ve sıkça yapanlara hitaben söylenen, ?gâvurluk yapma?, ?gâvurluk yapıyor?, ?gâvurluğundan yapıyor? gibi ifadeleri de bunların yanına eklemekte ziyadesiyle yarar var. Zira gerçek gâvurdan çok, gâvurluk yapanları konu ediniyor, okumakta olduğunuz yazı.

İnkâr edicileri, nankörleri; yedikleri gözüne dizine durasıca kadir bilmez, vefa tanımazları ve dahi aslını inkâr eden haramzadeleri.

Türkiye adlı aziz vatanımız söz konusu olduğunda; emelleri, arzuları, talepleri gâvurların emelleri, arzuları ve talepleriyle birebir örtüşenleri.

Tarih boyunca gâvurla iş tutmuş, gâvurun değirmenine su taşımış; bu vatanın ekmeğini yeyip suyunu içtiği, okullarında okuduğu halde, gizli-açık söz ve davranışlarının çoğunda Türkiye düşmanı gâvurlarla aynı çizgiye düşenleri.

?..

Ne yazık ki, bu türden, gâvurlaşma eğilimi içinde olan ve hemen her zaman gâvurlarla -genellikle- gizli işbirlikleri içinde olanları yakın tarihimizde de görmeye devam ediyoruz. Arkalarının kesileceği de yok gibi.

Son süreçte bu sınıfın yaptıklarını en acı biçimde gördük. O gece, yani 15 Temmuz 2016 gecesi gâvurlukta sınır tanımayan ihanet çetesi, küresel sahiplerinin emirleri doğrultusunda, vatanına, devletine ve milletine karşı gâvurluk yapmaktan geri durmadı.

Tasmasını ellerinde tutanların lehine ve fakat milletinin, devletinin ve vatanının aleyhine?

Aslında o gün itibariyle anlaşıldığı üzere, ?vatanına, devletine ve milletine? deyişimiz sözün gelişi. Zira bu vatana ve millete ait olmadıkları, aksine Türkiye?nin varlığı ve bekâsı anlamında gâvurca planları olanların emrinde olan ve bu çerçevede gâvurlaşma temayülleri zirve yapan kişiler oldukları artık tartışma götürmez biçimde görünüyor.

?..

Hatırlayın, yakın tarihleri?

Türkiyemiz, batı ülkelerinin durağanlığa ve düşüşe geçtiği yıllar dâhil, geliştikçe ve güçlendikçe bir yerlerin uykuları nasıl kaçtı. Ve nasıl da, ellerindeki bütün kişi ve kurumları Türkiye aleyhine kullanmaya başladılar. O, kerametleri kendilerinden menkul şirketler, nasıl ahlâksızca puan düşürmeye başladı peş peşe. Zaman geçip, gerçek ortaya çıkınca da, hiçbir şey olmamış gibi davranabildiler utanmazca.

Ulaşımdan sağlığa, güvenlikten teknolojiye kadar geniş bir yelpazede projeler ve programlar bir bir sahne aldıkça ve nihayet üretim tezgâhlarından indirilen ürünler ardı ardına vitrine çıktıkça, uykuları kaçmakla kalmadı, politik dillerle düşmanlık etmeye başladılar anında. Koro halinde...

Örnek mi? Bugün daha net biçimde görünüyor ki, insansız hava araçları bize ait olmadığı dönemlerde PKK ile mücadelede, gâvurlaşma eğiliminde olan hainlerin de yardımıyla, kaydedilen veriler önce başka merkezlere servis yapıldıktan sonra iç merkezlere gönderiliyor; bu süre içinde de teröristler yapacağını yapıyor, yakıp yıkıp kaçıyormuş. Yakın zamanda bu araçların ?yerli ve milli? kimlikli olarak üretilmesiyle birlikte, girilmez denilen mağaralara girildi, vurulamaz denilen yerler dümdüz edildi. PKK?lı teröristlerin kendi aralarında ağlaştıklarını dinlemiyor muyuz haberlerde nicedir?

Gelişme odaklı projeler söz konusu olduğunda, koro halinde düşmanca tavır içine girerek, ?olmaz, yapamazsınız? demediler mi türlü şekillerde. İstanbul?a yapılmakta olan yeni havalimanında da böyle, Kanal İstanbul?da da böyle, üçüncü köprü konusunda da?

Kısacası Türkiye, kalkınıp geliştikçe ve ekonomik anlamda güçlendikçe; yani çiklet ve çikolatadan başka şeyler de üretmeye başlayınca kıyamet koptu. Kopmaya da devam ediyor. Edecek de? Ancak hiçbir sonuç alamayacak, hiçbir şey elde edemeyecekler. Çünkü ?düşman?ı gördüğü sürece, bu milleti dize getirmek imkânsız. Bunu herkes biliyor. Tarihe kayıtlı bir gerçek bu durum... İşte, kıyamete kadar sürecek olan Çanakkale Destanı? İşte bir yılını doldurmak üzere olan 15 Temmuz Destanı?

Görünen düşman ile mücadelede üzerimize yoktur vesselam. Problem, gâvurlaşma eğiliminde olan, bu ülkeye ait görünen, bu millettenmiş gibi görünüp de, açık ve genellikle gizli biçimde gâvurun kılıcını sallayanlar.

Kalemini, mikrofonunu, dilini, ekonomik gücünü ve sair imkânlarını arsızca ve haince milletinin aleyhine kullananlar.

Türlü legal gerekçelerle kargaşa çıkarıp, kaos ortamı oluşturup, sonra da Türkiye?nin kötülüğünü isteyen, gelişmesini ve kalkınmasını istemeyen dış güçlerin taleplerini dillendirme gâvurluğunu yapanlar. Yani halk diliyle söylenecek olursa,  ?gâvurluk edenler?.

Şükür ki, en cahil denilenleri de dâhil olmak üzere, ferasetiyle ve irfanıyla bu aziz millet gâvuru da, gâvurlaşma eğilimindeki sözde yerlileri de tanımaya başladı. Poker suratlıları da,  kuzu postu içindeki çakalları da (kurt demediğime dikkat isterim) görmeye, bilmeye ve afişe etmeye başladı.

Yani oyun bitti? Takke düştü kel göründü? Belki kafalarını gizliyorlar türlü maskelerle, unvanlarla, dış dostlarıyla ama bilsinler ki, her yerleri açıkta?

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1303/gavurluk-yapmak

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Selahattin Öztürk
05.07.2017 19:06
Hainliğin nasıl bir aşağılık duygusu olduğunu 15 Temmuz gecesi bizzat 15 Temmuz Şehitler Köprüsü üstünde yaşayan biri olarak, tek duam hainler ve koruyucuları için yaşasın cehennem.

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET