Haşim Akten


YETER ARTIK. BU KAÇINCI İSTİSMAR HABERİ

En az beş çocuğu istismara maruz bırakan 17 yaşındaki çocuğa 50 yıl hapis cezası verildi. Ancak istismarı gizleyen cemaat mensupları yargılanmadı.


Bursa’nın Orhaneli ilçesinde İsmailağa Cemaati’ne bağlı Kuran kursunda yatılı olarak kalan ve ortaokula gitmeleri gerekirken örgün eğitimden koparılan 10-12 yaş aralığındaki en az beş çocuk, 2024’ün Nisan ve Mayıs aylarında, aynı Kuran kursunda kalan ve “ağabey” dedikleri, bir başka çocuğun defalarca cinsel istismarına maruz kaldı.

               En az beş çocuğu istismara maruz bırakan 17 yaşındaki çocuğa 50 yıl hapis cezası verildi. Ancak istismarı gizleyen cemaat mensupları yargılanmadı.

               Soruşturma sürecinde ifadeleri alınan bazı aileler ise çocuklarını istismara maruz bırakan çocuktan şikâyetçi olmadığını söyledi.

               Sonra gece Fehim ve Faruk öğretmen bizi kursta topladı. Bize gördüklerimizi kimseye anlatmamamızı, anlatırsak kursun kapatılacağını ve okuyan yüzlerce kişinin mağdur olacağını ve bizim de onların günahına gireceğimizi söyledi…” 

               EY….. Herkesin ne konuştuğunu bile bilemeyecek bunama geçiren Mahmut Efendinin tekerlekli sandalyesiyle balkona getirilip müritlerinin ona baktığı ve “Efendinin huzurunda bir anlığına durmak bin yıllık ibadetten daha hayırlıdır” diyecek kadar sapıklaşan Çarşamba Cemaatinin savunucuları,

               EY….. Küçük kız çocuklarınıza açık kıyafet giydirmeyin, ola ki gözünüz kayar diye kız babalarına nasihat eden sapıklar,

               EY….. Okullarda kız erkek birlikte okumalarına karşı çıkan, üniversiteleri birer fuhuş yuvası olarak yaftalayan Çarşamba Cemaati,

               Allah’ın yüce kitabında lanetlediği bu fiile neden sessiz kalıyorsunuz? Yoksa olur böyle şeyler mi diyorsunuz? Ya da bir Bakan’ın hatta Kadın bir Bakan’ın dediği gibi “Bir seferden bir şey olmaz” mı diyorsunuz.

               Cezalandırılması gereken kurs yöneticisi mağdur çocukları “Eğer başkalarına anlatırsanız kurs kapanır, yüzlerce çocuğun kalmasına engel olarak GÜNAHA GİRERSİNİZ” diye tehdit ediyor. Şu aymazlığa bakın. Hem halt ediyorlar hem de Allah ile korkutuyorlar. SİZ HANGİ DİNE İNANIYORSUNUZ BRE ALÇAKLAR.

               EY…. Kursun sorumluları yargılamak yerine onları tanık diyerek kurtaran mahkeme kamu vicdanında kara bir lekeyle gezeceksiniz. O yöneticilerin haberi olmasa bile kursta işlenen tüm suçlardan sorumludurlar. Hatta o ilçenin ve ilin Müftüleri de sorumludur. Hatta Diyanet İşleri Başkanı.

               EY…. Allah’ın size emaneti olan çocuklarınızın bu hain ve çirkin saldırıya maruz kalan çocukları için şikâyette bulunmayan zavallı aileler. Varsın çocuklarımız zarar görsün ama Kurs kapamasın, cemaatimiz zarar görmesin diyen emanete ihanet edenler. Ölümden beter olan bu taciz olayının travmasını bir ömür taşıyacak olan çocuklara yapılan bu çirkin suçun ortağı olacaksınız.

               EY…. Kur’an Kursları hakkında yapılan bu gerçek haberleri yapanları DİN DÜŞMANI olarak ilan edenler. ASIL SİZLER DİN DÜŞMANISINIZ.

               VE EY…. Kendine Müslüman ve Milliyetçiyim diyen insanlar. İnsanlara bol bol hamaset dolu vaatlerde bulunanlar. Namaz kılarak Cennete gideceğini sananlar. Hiç mi utanmanız kalmadı? Bu çocukların başına gelenler için ayağa kalkmanız gerekmez mi? O lanetli Kur’an Kursu’nun kapatılması için protestolar yapmanız gerekmez mi?, 

               VE EY…. Siyasiler, Bu çocuklar için hatta gelecekte başına böyle çirkin saldırıların olabileceği çocuklar için neden bir şeyler yapmıyorsunuz?

               EY…. Kendine Müslüman ve Milliyetçiyim diyen Avukatlar neredesiniz? Neden bu çocukların gönüllü avukatı olmuyor ve bu cürmü işleyenlerden hesabını sormuyorsunuz?

               Size acı bir gerçeği söyleyeyim mi?

               CAN ATALAY dışarıda olsaydı bu çocukların hakkını savunmak için o mahkemeye giderdi. Çünkü her mağdurun yanında oldu. Maden, yangın, deprem facialarının hepsinde. ve bu yüzden hapiste. Mazlumları ve mağdurları savunacak kimse yok mu?

               Haber yapanları Din düşmanı ilan edin, hatta beni de Din düşmanı ilan edin. Çünkü ben sizin Böyle bir eleştiri gelince hemen İHA’mız, SİHA’mız var diye övünenlerin, alnı secdeli yöneticilerimiz var diyen ve Dinini korumak adına mazlum ve mağdurları ezen Dininize inanmıyorum. Ben Mazlumları ve Mağdurları korumak için gönderilen, haksızlığın karşısında susmayanların Dinine inanıyorum.

               EY… ülkemin savunmasız çocukları gençliğinde sokaklara, üniversite kampüslerine, meydanlara sığamayan ben yaşlandım ve daha önemlisi bir şey yapamayacak haldeyim. Sizlerden özür diliyorum. Benim günahlarım bana yeter. Yarın Huzur’u Mahşerde benden şikayetçi olmayın ne olur?

               Canım sende çok abartıyorsun diyenlere tek cevabım;

               MAHŞERE İNANIYORSANIZ İHA’LAR VE SİHA’LAR ORADA OLMAYACAK AMA O ÇOCUKLAR ORADA OLACAK.