Ahmet Rauf Akay


FELAKETİNE ALKIŞ TUTAN BİR HALK

Her şey bir dönem daha iktidarda kalmak için. ..


Önceki gün PKK'nın partisinin yöneticileri Cumhurbaşkanı ile görüştü.

Görüşmeden sonra, "sürecin kararlılıkla sürdürüleceği" ifade edildi. Görüşmede Efgan Ala' da vardı. Bu kişi kısa bir süre Diyarbakır valiliği yaptığı için, -ayrılıkçılıkla-ilgili bilirkişi olduğu varsayılıyor.  Oysa Ala'nın böyle bir vizyonu, birikimi yok. Tam tersine radikal İslamcı geçmişi bu meselede sağlıklı kararlar veremeyeceğini düşündürüyor.

DEMP'in çizgisi, rengi belli. "Ya bize bir devlet verin ya da onun yolunu açacak düzenlemeler yapın," diyor. Umut hakkı bu işin belki de en ez tahrip edici tarafı. Esas yıkıcı olan, ana dilde eğitim, Kürtçenin resmi dil olması, vatandaşlık tanımının değiştirilmesi ve  anayasal statü.

Bu taleplere evet denilirse ülke içinde farklı kamusal alanlar oluşacak, farklı eğitim, farklı müfredat, farklı toplumsal yapılar ortaya çıkacak.  Orada başka bir Türkiye, burada başka bir Türkiye. Bölünme dediğimiz şey aslında dil parçalanmasıdır. Ülke sınırları dediğimiz şey ise dilinizin konuşulduğu sınırlardır. Onun için bölgede planlı, organize bir Kürtçeleştirme stratejisi yürütülüyor. İktidar ve ilgili devlet kurumları da bu ayrıştırma, dilsel koparılma sürecini alık nazarlarla seyrediyor.

Her şey bir dönem daha iktidarda kalmak için. Bu nedenle on binlerce insanımızın ölümüne neden olmuş kanlı bir örgütle masaya oturmakta beis görmüyorlar. Ülke felakete sürüklenecekmiş, toplumdaki ayrışmalar derinleşecekmiş kimsenin umurunda değil.

Bahçeli ,bu konuları bilmez ama yarım asırdır terörle cebelleşen bir ülkenin kurumları bunu bilmez mi? PKK ve siyasi uzantısının taleplerinin ülkeyi nereye götüreceğini, dünyadaki örneklerine bakarak anlamaz mı? Belli ki onlar da hadımlaştırılmış, yahut milli devletin tasfiyesine ikna edilmişler. Ulus-devleti tasfiye demek onun yerine kabileleri ikame etmek demektir.Kürdistan, Lazistan, Gürcüistan, Zazaistan, Arabistan,Afganistan,artık aklınıza ne gelirse... Türkiye Kürdistanı,Türkiye Gürcistanı,Türkiye Zazaistanı, Türkiye Lazistanı, ha bir de Türkiye Ermenistanı...

 Bu mudur ülkenin birliğini tahkim etmek? 

Bu mudur iç cepheyi güçlendirmek? 

Aksine birliğimizi tehdit eden, bu mantık ve bu siyaset tarzıdır. Yeter ki,AKP iktidarda kalsın, Erdoğan Cumhurbaşkanlığına devam etsin, Türkiye'ye n'olursa olsun.

CB sistemine geçtiğimizden beri hiç bir şey iyi gitmedi. Bundan sora da gitmeyecek... Çünkü aynı zihniyet devam ettikçe, gidişat da öyle devam edecek. Acemi şoför kaza yapmaktan kurtulamaz. Ülkeyi yönetenlerin devlet yönetme vizyonları yok, şirket yönetiyorlar. Seçim kazanmak, devlet adamı yetkinliğine malik olmak anlamına gelmez. Onun için iki yakamız bir araya gelmiyor.

Memleketin ne hale geldiğini anlamak için bir parça ekmeğe muhtaç edilen milyonlara bakmak kafi. Ekonomiyi mahvettikleri için şimdi millete ait olan köprüleri, oto yolları satıyorlar.Bugünün hükümeti gelecek 20-30 yılın yol ve köprü gelirlerini satıyor. Gelecek kuşakların hakkını iktidarını sürdürmek için kendine malzeme yapıyor. Geleceğe bir şey bırakmıyor.Parti taassubunda boğulmuş olan kitleler de bunu alkışlıyor. Hangi millet ülkesinin zenginlikleri satılırken alkış tutar? Bu ülkede bunu yapan milyonlar var. Sonra da şikayet ediyoruz. Felaketine alkış tutan bir halk yaşadığı her şeyi hak eder. Biz bunu hak ettik!