google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html

Şimdi sayın Akşener'in ne kadar hayırlı bir iş yaptığını anladınız mı? İYİ parti olmasa bugün Türk milliyetçiliği bir partinin giderek çirkinleşen, halktan kopan siyasetine indirgenecekti. Akşener, milliyetçiliğe yeni bir alan açtı. Pozitif bir dil kullanarak,- milliyetçiliğin- sempati alanını genişletti. Düne kadar milliyetçiliğe ve milliyetçilere mesafeli olanları bile siyasetine yaklaştırdı. Milliyetçiliği merkeze açtı.

Keşke bunu anlamak için Özdağ'a yapılan menfur saldırı hiç olmasaydı. MHP sözcülerinden beklenen bu olayı şiddetle kınamak, olaya katılanların varsa MHP ile bağları derhal kesmekti. Bunu yapmak yerine Özdağ' belden aşağı vurmayı tercih ettiler.

Yıllar önce bazı MHP milletvekilinin özel hayatları ile ilgili çok çirkin görüntüler sosyal medyaya servis edilmişti. Bazılarını tanıdığım bu arkadaşlar toplum nezdinde çok ciddi bir mahcubiyet yaşadı, sokağa çıkamaz hale geldiler, Eşlerinin, çocuklarının, arkadaşlarının yüzlerine bakamadılar.

O zaman yine bir internet sitesinde yazıyordum. Seçime az bir zaman vardı, kafamdan geçen oyumu BBP veya AKP'ye vermekti. O görüntüler basına yansıyınca gidip oyumu MHP'ye verdim. Çünkü bana göre o görüntüleri yayınlayanlar, servise verenler, o görüntünün muhataplarından daha ahlaksızdılar. Bugün o görüntüleri çekenler yargılanıyor. İslam tecessüsü, gizli halleri araştırmayı yasaklamıştır. Bunların bir kısmı AKP seçim kazansın diye İslam adına yapıldı. Yani İslam adına İslam çiğnendi aslında.

Özdağ'a saldırarak onu susturamayacağını anlayanlar bu defa belden aşağı çalışmaya başladılar. Bu saldırının kendisinden daha ahlaksız, daha terbiyesiz bir tutum. Ama emin olun MHP adına konuşanlar seviyeyi düşürdükçe kaybeden yine MHP oluyor. Bir parti düşünün ki tek bir milletvekili televizyonlara çıkamıyor, itici bir tip ucuz, bayağı polemikler yaparak güya  MHP'yi savunuyor. O konuştukça MHP kaybediyor.

Hiç kimse la yüsel değildir, hele bugün siyaset yapan çağı, eni boyu belli olanlar hiç değildir. Herkes herkesi hukuk içinde kalarak eleştirebilir, sorular sorabilir, tenkit edebilir. Muhataba düşen de aynı üslupla cevap vermek, gerekirse karşı tarafı eleştirmektir. Kavga, şiddet ancak kendini savunacak sözü, fikri olmayanların işidir.Bir bakıma eleştirilerin altında kalmaktır.

Demirelli, Ecevitli, Erbakanlı, Türkeşli yıllar da yaşadık.  Bugünün liderlerine, politikacılarına bakınca şimdi hepsi baki aleme intikal etmiş bu siyasetçilerin ne kadar yüce gönüllü, ne kadar demokrat, ne kadar insan olduğunu anlıyorsunuz. Onlar siyaset yaptılar ama hep insan olarak kaldılar. Şimdikiler eleştiriye karşı çıkanken aslında insan üstü bir şey olduklarını iddia ediyorlar. İnsan eleştirilir, insan üstü eleştirilmez, galiba kendilerini böyle görüyorlar.. Geçen gün bir arkadaş eski dergilerde Demirel, Özal, Erbakan,Türkeş ve Ecevitle ilgili yayınlanan bazı  karikatürleri göndermiş. Bakınca onların ne kadar yüce gönüllü olduklarını bir daha anladım. Öyle karikatürler var ki bugün iktidarın paydaşlarının herhangi biri hakkında yapsanız kıyamet kopar, kendinizi mahpushanede bulursunuz.

Adam çıkmış Selçuk Özdağ, çözüm sürecine destek verdi diyor, oysa Özdağ'ın terör ve bölücülükle ilgili yayınlanmış kitabı var. Özdağ, hiçbir zaman çözüm sürecinden yana olmadı, ama onu eleştirenler bugün HDP ile iş tutan AKP ile beraberler. Adama bu ne perhiz ne lahana turşusu demezler mi?

Siyaset niye bu kadar çirkinleştiriliyor? Çünkü siyaset yapanların çoğunun fikri derinliği yok, ülke sorunlarına dair projeleri yok. TV ekranlarında her gün aynı tipleri aynı mimik ve aynı sözlerle dinlemiyor muyuz, bütün konuşma benim liderim, senin liderin zemininde geçiyor.Particilik fikircilik şeklinde değil, lidercilik şeklinde yapılıyor.Üniversitede derste olması geren hocalar ekranlarda iktidar şakşakçılığı yapıyor.Biz de bu hocalardan aklı,vicdanı hür nesiller bekliyoruz.

Partiler, liderler yetersiz olunca fikirciliğin yerini böyle şiddet ve uçkur politikası alıyor. Partiler iyi konuşanları değil, iyi şirretlik yapanları televizyonlara çıkarıyor. Bazı ahmaklar da TV'ye çıktıkça kendilerinde bir keramet var sanıyor.Oysa iyi adam oldukları için değil, kötü adam oldukları için televizyonlara çıkarılıyorlar.Seviyeyi düşürsün de kimse eleştiriye cesaret etmesin diye. Kim seviyesiz konuşmacılarla programa çıkmak ister?  Keşke siyaset bu kadar çirkinleştirilmeseydi. Yine de umutsuz değilim,İYİ partinin milliyetçiliği MHP'nin tekelinden alıp özgürleştirmesi bile çok şeydir.Bu sertlik, bu nobranlık kaybetmenin sancıları... Oysa asıl milliyetçilik kaybederken bile toplumun hırpalanmaması için azami dikkat göstermektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.