FETÖ hassasiyeti taşımak doğru, FETÖ'yü bir hesaplaşma aracı olarak kullanmak yanlış.

15 Temmuz'da bu ülke büyük bir travma yaşadı, onlarca evladını kaybetti, uçurumun kıyısından döndü. Kimse bunların faili olanları görmezden gelemez. Adaletli devlet, suçlunun korktuğu, masumun güven duyduğu devlettir.

Ne yazık ki, öyle bir yol izlendi ki suçlu masum ayırt edilmedi. Kuru-yaş birbirine karıştı.

Bir çok insan siyasi hesaplaşmalara kurban edildi. Hala da ediliyor.

Hakkında FETÖ suçlaması yapılmayan insan kalmadı.

İYİ Partideki son -hesaplaşma da- bunun göstergesi. Bu bir FETÖ hassasiyeti değil, bu düpedüz milletin umudu haline gelen bir partiyi -dönemin- hassasiyetleri üzerinden vurma hamlesi.

Beni bize, kişisel ikbali, milletin geleceğine tercih etme hırsı.

Başka izahı yok.

Ortada bir suçlu varsa bunun muhatabı yandaş medya üzerinden meseleyi kamuoyuna taşımak değil, parti içi mekanizmalardır.

Haksızlığa uğrayabilir, beklemediğiniz sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

Bununla mücadelenin yolu her şeyi devirmek, yorganı yakmak değildir.

Bu tür tavırlar, aslında -kurultay iradesinin- ne kadar yerinde olduğunu göstermekten başka işe yaramaz.

Muhalefeti büyütmek yerine küçültmeye çalışmanın kim veya kimlere yaradığını söylemeye gerek var mı?

Bu ülkede gerçekten FETÖ arayanın önce iktidar partisine bakması gerekir, tabi eğer derdi gerçekten FETÖ ile hesaplaşma ise.

Bankasını açan onlar.

Derneklerine, vakıflarına,sendikalarına destek veren onlar.

Kamu arazilerini parsel parsel peşkeş çeken onlar.

Gazete, dergi ve Televizyonlarını tepe tepe kullanan onlar.

Aynı menzile yürüyoruz diyen onlar.

Yüksek yargı üyeliklerini, bazı eski HSYK üyelerinin itiraflarına göre pazarlıkla veren onlar.

Okullarını ziyeratgah, olimpiyatlarını miting meydanı yapan onlar.

Bütün bu gerçekler ortada dururken, falan kişi fi tarihinde dernek üyeliği yapmış diyerek FETÖ ile mücadele ediyorum demek milletin aklıyla dalga geçmektir.

Kim FETÖ'cü ise hesabını versin, ama kim ki bunu dizginsiz ihtirasları için kullanıyorsa bu da örgüt üyesi olmaktan daha ağır bir suçtur, bunun da hesabı verilmelidir.

Başkalarına saldırmak insanı büyütmez. Güçlü siyasetçiler hasımlarını karalamak yerine kendi projelerini anlatmayı tercih ederler.

Başkalarını yermek, kendi yeteneklerinizi anlatmak anlamına gelmez. Yapıcılık, yıkıcılıktan her zaman daha üstündür.

Toplumun önde yürüyenlerden beklediği de budur: iyi örnek olmak.

Olundu mu, olunmadı.

Bundan sonra ne olur?

Hiç bir şey olmaz!

Bir süre bunlar konuşulur, sonra diyen dediği ile kalır, İYİ parti büyür, diyenler küçülür. Tarih de  milletin umutlarına kast edenleri kaydeder, asla unutmaz.

Hani milliyetçilik, milletin menfaatlerini her şeyin üstünde tutmaktı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.