Hayatımızda etkili olan insanlar vardır.

Benim de var elbette hayatıma etkide bulunan insanlar ama iki “Muhsin” in hayatıma etkisini anlatmam şart.

MUHSİN ÇELEBİ

Birisi bir hikâye kahramanı:Muhsin Çelebi. Ömer Seyfeddin’in “Pembe İncili Kaftan” hikâyesindeki Muhsin Çelebi...

Diğeri gerçek hayattan bir kahraman: Muhsin Yazıcıoğlu.

Ömer Seyfeddin’in Pembe İncili Kaftan hikâyesini ilk okuduğumda; daha doğrusu dinlediğimde Ortaokuldaydım. Türkçe öğretmenimiz Kemal Yurdakul Aren, sınıfta sesli olarak bir şeyler okuturdu. Okunan metinlerden birisi de bu hikâye idi.

Daha sonraki yıllarda Pembe İncili Kaftan hikâyesini değişik vesilelerle okudum… “Kimseye eyvallah etme[yen]” Muhsin Çelebi’nin “fukaraya, zayıflara, gariplere baka[n], sofrasında hiç misafir eksik olma[yan]  bir şahsiyet olması, özgüveni yanında cömert ve hayırsever bir şahsiyet olduğunun tespiti idi. Hikâyede ilk etkileyici tespit burası idi: kimseye eyvallah etmemek ve hayırsever olmak…

Varlıklı ve ilmi de olan bir şahsiyet olarak yaşı kırkı geçtiği halde önünde açılan ikbal yollarından hiç birine sapma[yan] Muhsin Çelebi, “kimseye eyvallah etmeme” düsturunun tezahürü olan böyle bir tavrı göstermekle “ideal insan” profili, örneği veriyordu. Muhsin Çelebi, böyle bir yola sapsaydı, bu yolun sonunda “kirli bir etek mihrabı” ile karşılaşacağını bilirdi.

“Kirli etek mihrabı”na ulaşanların, “tabasbus ve tekâpu” (yaltaklanma) gibi zelil tavırlar sergilediğini gören Muhsin Çelebi’nin esas belirleyici olan ve beni de çok etkileyen vasfı “Hiç büyüklerle (devleti yönetenlerle) ülfet etmemesi” idi. Bu 4 kelimelik ve basit cümle, hayat şiarlarımdan birisi olmuştur.

Bu özelliklerle mücehhez olan Muhsin Çelebi’nin Şah İsmail karşısında sergilediği tavır, kurgunun ve ideal insan anlatımının zirvesini oluşturur:
Şah, Muhsin Çelebi’ye huzurunda oturacak yer vermeyerek güya saygıda bulunmasını ister. Muhsin Çelebi bu… Böyle bir hakarete karşı tavır geliştirmez mi? Derhal o pahalı ve dillere desten pembe incili kaftanı yere serer ve üstüne bağdaş kurup oturur ve hükümdarın fermanını verir. Şaşkınlık içinde kalan şah ve adamlarının gözlerinin içine baka baka kalkar ve kapıya yürür. Şah, kaftanı vermelerini söyler; Muhsin Çelebi, salondakileri şahin bakışıyla şöööyle bir süzer ve “Biz üzerine oturduğumuzu üstümüze almayız” edasıyla: “Onu size bırakıyorum. Sarayınızda büyük bir milletin elçisini oturtacak seccadeniz, şilteniz yok” der ve çıkar gider…

Bu özgüven, bu insaniyet ve bu insana yakışan, hatta insanı zenginleştiren gurur, 13-14 yaşındaki bir ortaokul öğrencisini, kirli dünyadan alıp götürmeye yeterdi.

Lise yıllarımda dernekte/ocakta konuştuk bu hikâyeyi ve birçok Muhsin Çelebiler çıktı ortaya. Omuzlasalar, dünyayı değiştirecek güçte olduğuna inanan gençler… Dünyaya eyvallahı olmayan, kimse karşısında eğilmeyen ve kimsenin elini-eteğini öpmeyen gençler!... Her biri Muhsin Çelebi olan gençler…

MUHSİN YAZICIOĞLU

Sonra bir yiğit genç…

Ankara’da…

Muhsin Yazıcıoğlu…

Sivas’ın bir köyünden çıkıp gelmiş yağız delikanlı…

Kimseye eyvallahı olmamış…

Ne gençlik liderliği dönemlerinde, ne de siyasetin bizzat içinde olduğu dönemlerde asla “tabasbus ve tekâpu” sergilememiş bir şahsiyet!...

“Firavun’a karşı çıkmak yetmez, Musa’nın yanında olmak gerekir” diyen Muhsin Yazıcıoğlu…

“Haksız bir dava uğruna sultanlık yapacağıma, haklı davada gerekirse tek başıma yürürüm” diyen Muhsin Yazıcıoğlu…

“Bu ülkede dürüst olmak, başa beladır ama o bela başımızın tacıdır” diyen ve “Men isterem belayı çü ister bela beni” diyen Fuzûlî’nin gerçek torunu olduğu gösteren Muhsin Yazıcıoğlu…

“Vatan aşkı maya gibidir… Sütü bozuklarda tutmaz” diyen Muhsin Yazıcıoğlu…

“Bir saniyesine bile hâkim olamadığımız bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur” diyen Muhsin Yazıcıoğlu…

Ve nihayet 28 Şubat karanlığında “Namlusunu milletine çevirmiş bir tanka asla selam durmam!” diyen Muhsin Yazıcıoğlu…

Birisi hikâye kahramanı da olsa, erdemleri ile bizi büyülemişti; diğeri gerçek hayatın bir parçası olarak bizim kuşağın gençlik lideriydi:

Muhsin Çelebi ve Muhsin Yazıcıoğlu

Tarih bizi bu iki Muhsin arasında yaşattı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.