Batıdan ithal ettiğimiz yoğurt mayası bile insan sağlığına zarar veriyor.
Kültür ithal ettik,
Hukuk ithal ettik, 
Rejim ithal ettik…
Ne kadı geriye? 
Bir deri bir kemik!

Sonuçta her şeyin fos çıkmasının nedeni, umudumuzu bağladığımız ithal yapılanmadır. Kutsanmış hali ile laik demokrasi.
Boz boz harca da değişen bir şey yok.
 Aynı tas aynı hamam,
var sende biraz oyalan…

Biraz da akıl yürütelim….
Demokrasi, parti pürtü olmadan olmaz.
Bir de kuyruğunda “laiklik” ipi takılmış olacak.

Bir zamanların deyişidir…
Geldi Erim Allah kerim.
Geldi ismet kesildi kısmet.

Düzen milletin kaderini duvara dayadığında o duvar bir gün yıkılır.
Benim tuhafıma giden, dövüşmek için, kapışmak için devlet hazinesinden parti adı altında örgütlenenlere  yüklü miktarda para veriyor. 
Bir bakıma demek istiyor ki…
Alın bu para ile devlete sövün, birbirinizin yakasına yapışın, ayrıştırın, sürekli dövüşün… 
Öyle olmuyor mu?
30 yıldır askerimize kurşun sıkan terör örgütünün siyasi kanadı hainler hazineden besleniyor. Örgüt kuranın da yemi hazineden. 
Mehmet ölür, kalan sağlar bizimdir!

Enteresan olan…
Fakir fukara edebiyatıdır.
Fakirin karnının doymasını gerçekten istiyorsan hazinenin partilere döktüğü katrilyon paraların suyunu keseceksin…
Daha daha!
Devlet ihaleleri olmayacak.
Daha daha…
İkinci üçüncü görevden sayılan yönetim kurulu üyelikleri.
Ve daha…
Danışmanlar enflasyonu…
Efendim sen ne dersin, para işi başka şeylere benzemez.

Demek istediğim… 
İhalelerden, belediyenin imar oyunlarından köşe olanların değirmenine su taşırsan fakir fukara edebiyatı yapmaya hakkın yoktur.
Devletin sırtında yük olan  arpalık belediyeleri kaldırıp atalım dediğimizde meydanda tek bir alıcı bulamazsınız, herkes arazı. 
Kimsenin işine gelmez. 
Maaş artışı de mecliste bir tane muhalefet kalmaz.
Oy birliği ile…

Devlet olgusu, güçlünün oyuncağı değildir.
Milli kültürümüze göre, bilgelerin oluşturacağı “şurada”  devlet meseleleri olgunlaştırılmadan tornaya verirsen imalat hepten bozuk çıkar.
Hepten ipin ucunu kaçırmış demokrasi imalatı!
Atık Yunan felsefesi…

“Ben yaptım oldu” klasiği çiğ et gibidir.
Bu millet çiğ et yemez…
Görev mi istersin, yeteneğini ispatla.
 GATA’nin başhekim yardımcısından neler duyuyoruz.
Sanki her işimizi haletlik de sıra iki karı almaya geldi.
İşte ehliyetsizlik, liyakatsizlik…
… 
“Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?”
Bilecek, ondan sonra görev dağılımı seçimle mi olur, yarışma ile mi olur usul ve esaslarını şura belirleyecek. Aristo demişti, 
“Demokrasi ayak takımı yönetimidir.”
İşin garibi, o takımları devletin hazinesi besliyor, 
Sahipli  devlet başa, sahipsizi leşe gider….
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.