google-site-verification=T_NRWGCX0tEI1Eddjcfchq4TRJe4tbMwaAFf243H1wM

Ak Parti kurulduğu günden, MHP ve Vatan Partisi koalisyonuna kadar parti kapatmalarına karşı duruş sergilemiş ve buna ilişkin 2010 Anayasa Referandumunda Parti kapatmayı tarihe gömecek bir değişiklik taslağı yapmış, bunu Meclise getirmişti! Ancak zamanın BDP milletvekilleri parti kapatma maddesi oylandığında genel kurul oylamasına katılmayarak Anayasa değişikliğini engellemiş oldular.

Parti kapatmalarında en çok mağdur olan HDP ‘nino gün bu anayasa değişikliğine engel olmalarının nedeni neydi?

Elbette Partiler kapatılmamalıdır, partiler milletin sesidirler ve hukuk ölçüsünde kalarak meşru şartlarda milletin sesi olmak için siyaset yapılmasına zemin oluşturan tüzel kişiliklerdir, aynı zamanda hukuk ölçüsünde kalarak bir mücadele vermeyi sağlar. Aksi durumda sistem dışında kendini görenler, devlet, millet ve vatan ile aidiyet duygusunu kaybedecektir.

Suçu siyasi partinin kurumsal adı değil, KİŞİLER işler.

Suç işleyenler yargılamalı ve cezası verilmelidir elbette, oysaki mevcut düzen, parti kapatmakla tabelaya, masaya, sandalyeye ve partinin ismine ceza vermektedir. Ehliyeti olan birinin kırmızı ışıkta geçtiğinde,yetkilinin aracı kullanan şoföre değilaraca ceza kesmesi ve akabinde aracı trafikten menetmesine benzer.Oysa suçlu araç değildir.

Peki HDP’nin kapatılma gerekçesi nedir ?

Terör ile olan yakınlığı mı?

Öyleyse dün uzakmıydı?

Sahi ikide bir aynı insanlar tarafından açılan bu partilere izin verip, milyonlarca lira parti yardımı yapmak için imza atanlar kim?

- Kapatmak isteyenler değil mi ?

1990 yılında kurulan HEP’ten bugüne gelen HDP’ye kadar hiçbir siyasetçilerinin; PKK ile ilişkimiz, diyaloğumuz, organik bağımız, desteğimiz, birlikteliğimiz yok dediğine şahit oldunuz mu? -Hayır. Kesinlikle aksini duymuşsunuzdur? Yada ilk günden bugüne kadar “PKK bir terör örgütüdür” dediklerine şahit oldunuz mu? -Hayır.

Değişen HDP’mi? Değişen Ak Partimi?

HDP 1990 yılında ilk kurulduğu günde ne diyor ise aynı şeyi istikrarlı bir şekilde demeye devam eden ender siyasi partilerdendir. Peki Ak Parti aynı şeyi istikrarlı bir şekilde diyebildi mi ?

HDP’yi kapatma gerekçesi ne?

Aynı gerekçeler ile diğer siyasi partilerin geçmişte bir benzer duruşları oldumu?

MHP’nin Ak Parti ile yaptığı KAYIT DIŞI KOALİSYONUNA kadar,Ak Parti hakkın da terör ile ilişkilendiren sözleri dün gibi aklımızda değil mi ? MHP Ak Partiyi,PKK ve terör örgütleri ve HDP ile ilişkilendirmiş ve asla bizim edebimize uymayan sözler ile kamuoyu önünde Ak Partiyi rencide etmiştir.

Peki EY MHP! O günden bugüne Ak Partide değişen ne oldu?

Ak Parti çözüm süreci bittikten sonraHDP’nin terör örgütü olduğunu dile getiriyor.

Peki daha öncesinde HDP’ninde kabul ettiği,PKK ile ilişkisi yokmuydu?

Tüm bu soruların detaylı cevapları Google’de var.

HDP’ye kapatma davasını açanlara soruyorum;HDP milletvekillerinin Terörist başı ile kimler yüz yüze görüştürdü ? izni veren kimdir?

Bu görüşmelerde süreç nasıl işletildi?

Terörist başının mektuplarını Diyarbakır meydanlarında kimler okuttu?

Kimler Habur’a hâkim ve savcıları götürüp teröristleri yargılayarak arka bahçeden salıverdi

Kimler çözüm sürecinde SUR ilçesinin düşmesine, hendeklerin kazılmasına, PKK’nın yargı çadırlarını kurulmasına göz yumdu?

Kimler kırımızı bülten ile aranan terörist başlarını TRT ye çıkardılar?

Çözüm süreci adı altında bu süreci yönetenlerin itiraf edecekleri neler var?

Ak parti izin vermeseydi tüm bunlar olurmuydu ? Bu bir suç ise buna izin verenler suçlu olmaz mı ? Teröre yardım ve yataklığa girmez mi ?

Terör ile mücadelede;HDP’ninsiyasi anlayışının başından beri ne kadar kusuru ve hatası varsa, aynı derecede ve gerekçede Ak Parti iktidarında kusurları ve hataları olmuştur.

Bu süreç ulusal güvenliği ilgilendiren bir konu ise ve yasalara aykırılık var ise her iki siyasi partinin öncesinde MHP’nin dediği gibi elbette hesap vermesi gerekir. 

İktidara soruyorum FETÖ ile ilgili yürütülen mücadelenin onda biri kadar 40 yıldır PKK ile mücadele edilmişmidir?

Hadi HDP kapandı peki kapatma gerekçesi olan konularda kapanmış olacakmı?

Yoksa hep geçmişte olduğu gibi, hazır olan bir başka partiye hemen geçip mağdur edebiyatı ile daha fazlamı oyalacaklar?

Kürt hakları HDP ve Ak parti tekelinde değildir.

Al birini vur ötekine, her iki siyasi partinin yıllar içerisinde yürüttüğü politikaların Kürt’lere hep zararı olmuştur. Hep başladığımız yere geri döndük. Süreç içerisinde aldatılan yine Kürtler oldu.

HDP;Kürtlerin temsilcisi gibi görünüp evirildiği nokta itibari ile Türk solcu ulusalcılara teslim oldu, Ak parti; muhafazakâr ve dindarların referansı ile çıktığı yolda evirilerek, ırkçı düşünceler ile Türk ulusalcı solculara teslim oldu.

Ülkeyi, devleti, siyaseti aynı kişi ve anlayışlar yön vermeye çalışıyor.

HDP’nin kapanması kime yarar? - EbettekiHDP’ye.

GELECEK Partisi kurulduğun günden bugüne en büyük teveccühü Kürtlerden almaktadır.

Güneydoğu ve doğuda tüm il ve ilçelerde en hızlı teşkilatlanan tek PartiGELECEK oldu?

Türk ulusalcı solcular tarafından esir alınan siyasi partilere Kürtlerden bir teveccüh olmamaktadır. HDP’nin tekkesi düştü ve Kürtler tarafından Türk soluna teslim oldukları çok net görülmektedir. Kürtler artık Hdp’ye güven duymamaktadırlar. 

Kürtler Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’na ‘’SEROK AHMET’’diyerek sahip çıkmış ve Kürt hakları ve insan hak ve özgürlükleri noktasında GELECEKPartisine inanmaktadırlar.

MHP; ülkeyi kurulduğu günden beri bölmüş, Doğu ve güneydoğuyuKürt’leri kaderine terk etmiş ve bölgeden kendisine bir teveccüh olmamıştır. MHP’nin Kürt hakları noktasında attığı her adım HDP’ye yaramaktadır, HDP bu anlamda MHP’ ye teşekkür borçludur.

Ak partinintakiye yaptığı;son beş yıldır söz ile elde edilen kazanımları geri aldığı, eski Türkiye’yi aratan olaylar ile Kürtleri tekrar yüzleştirdiğini,devlet yönetiminde demografik yapıyı gözetmediğini, siyasi alanda yer vermediğini, onları terk ettiğiniKürtler net gördü.

MHP, Ak Parti ve Vatan Partisi;kendisine asla gelmeyecek Kürt oylarının her zaman olduğu gibi HDP’de toparlanmasına yönelik stratejiler oluşturmaktadır bu plana daHDP çanak tutmaktadır.

Gerek doğudaki Kürtler gerek ise batıdaki Kürtler GELECEKPartisi diyor.

İktidar kendisine asla bu oyların gelmeyeceğini çok net görmektedir. Kendisine yar olmayan oyları en çok korktuğu partiye yar etmek istememektedir.

Kürtlerin yapısı gereği her daim mazlumdan yana duruş sergilemiştir.

HDP içerisinde ulusalcıTürk solcularının at koşturduğu bir zamanda, HDP içerisindeki Kürt siyasetçilerin, hukuksuz bir şekilde cezaevlerine alınması ve akabinde HDP’nin kapatılması mazlumlaştırılması, Kürtlerinhassas duygularına hitap etmektedir.

Dolaysı ile GELECEK partisine gelecek oyların engellenmesi için“Hdp üzerinden GELECEK partisine operasyon”yapılmaktadır.

Ulusalcı Türk solcularının, Perinçek başkanlığında ürettikleri bu formül ile ırkçı yaklaşımları diri tutarak alternatif olacak partilerin önü kesilmek istenmektedir.

GELECEKPartisi dünde bugünde terör ile ilişkisi olan her kesin elbette yargılanması gerektiğive kesinleşmiş yargı kararı olmadanda insan hak ve özgürlüklerin kısıtlanmaması gerektiği, hakkında kesinleşmiş yargı kararı olmadan siyasilerin görevlerinden uzaklaştırılmaması gerektiğini savunmaktadır. Dünde bugünde yarında teröre ve şiddete bulaşanlar ebetteki hukuk karşısında hesap vermelidirler. Dün yapılanlara sessiz kalıp bugün ilk defa yapılmış gibi pişkince siyasi emeller uğruna, kamuoyu oluşturup,sıkışınca aba altından sopa gösterenler, oy devşirme hesapları yapmaktadırlar.

2013 yılında 18 yaşının altında olan çocuklar PKK tarafından kaçırıldığında, Büyükşehir belediyesi önünde kendileri ile birlikte ilk nöbet tuttuğumda ve kendilerine sahip çıkıp Türkiye kamuoyuna taşıdığımda, buna sessiz kalıp, yada olumsuz tepki gösterip şahsıma hakaret edenler, yıllar sonra akılları yeni başına gelmiş gibi anneleri ziyaret edip poz verensözde siyasetçilereSELAM olsun.

Aydınlık GELECEK dileklerimle

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.