google-site-verification=T_NRWGCX0tEI1Eddjcfchq4TRJe4tbMwaAFf243H1wM

AYM, içindeki eksiklerden dolayı Yargıtay Başsavcısının HDP ile ilgili hazırladığı iddianameyi iade etti.

Önümüzdeki günlerde bu iddianame eksikleri giderilerek yeniden Anayasa Mahkemesinin önüne gelecek.

Düne kadar HDP ile masa kuran iktidarın birden bire HDP’nin kapatılmasını istemesi boşuna değil. Bunun Bahçeli ile bir ilgisi de yok. Bahçeli, bu mesele üzerinden eriyen tabanını toparlamaya çalışıyor.

Esas hesap başka.

Geçen ay il ilçe seçim kurullarına muhtemel bir seçime hazır olmaları talimatı verilmişti. İktidar, her fırsatta seçimin 2023’te yapılacağını söylüyor. Ancak, bu talimat 2023’ten önce bir seçimin olabileceğinin habercisi.

Bu da HDP’ davası ile yakından ilgili.

HDP kapatıldığında birçok milletvekilinin dokunulmazlığı düşecek. Anayasa’ya göre 30 koltuğun boşalması halinde ara seçim kaçınılmaz hale geliyor.

Şu an mecliste 17boş koltuk bulunuyor. MHP’nin 48, AKP’nin 288 milletvekili var. İki partinin 336 milletvekili var.

Sn Erdoğan bir süredir yeni bir Anayasa’dan söz ediyor. Ancak iki partinin oyları yeni bir anayasaya yetmiyor. Çünkü en az meclisin beşte üçünün oyu gerekiyor, bu da 360 milletvekili demek. Yani 24 oy eksikleri var. Mayıs ayında yeni HSK üyelerinin seçimi var, onun için de 360 oy gerekiyor.

30 sandalyenin boşalması halinde erken seçime gidilecek. Hedef boşalan sandalyelerin çoğunu alarak 360’ı bulabilmek. Mecliste 3 TİP’li,10 bağımsız bir de BBP’li milletvekili var. İktidarın bunların bir kısmından da şu veya bu şekilde destek alacağına şüphe yok.30 milletvekilinin yarısının alınması bile diğer desteklerle iktidarın hedeflerini gerçekleştirmeye yetecek.

HDP’yi kapatma davasına bir de bu zaviyeden bakmakta fayda var. Hedef,  beşte üç çoğunluğa ulaşmak.

Görüldüğü gibi HDP, sadece ucuz milliyetçiliğe alet edilmiyor, iktidarı sürdürmenin, tek adam düzenini pekiştirmenin aracı olmaya da alet ediliyor. Böylece bir taşla birkaç kuş birden vurulmuş olacak.

Oysa Türkiye’nin nefes almaya, bu baskı ortamından kurtulmaya ihtiyacı var. Bir kişi için bütün bir devlet mekanizması tahrip edildi. Yasalar milli ihtiyaçlara göre değil, Erdoğan’ın taleplerine göre tanzim ediliyor.İktidar giderek halktan ve Hakktan uzaklaşıyor. Hemen her alanda gözle görülür bir gerileme var. İnsanlar geçmişin Demir Perde ülkeleri gibi ülkeden kaçıyor. Gençler istikbalini dışarıda arıyor.

Tek adam düzenlerinin ortak noktası, halkı değil, tek adamı gözetmektir. Tek adamı denetleyecek mekanizmaları tıkamak, işlevsiz hale getirmektir. Türkiye geri gittikçe, tek adamın yetkileri artırıldı. Hala da anayasayı değiştirerek yeni yetkiler elde etmenin yolları aranıyor. Doğru olan, tek adamın yetkilerini artırmak değil, denge ve denetim mekanizmaları ihdas etmek ve onları güçlendirmektir.Bağımsız yargı bunun için gereklidir, güçlü bir muhalefet, güçlü bir meclis bunun için gereklidir. Özgür basın bunun için gereklidir. Bunların olmadığı bir ülkede rejimin adı demokrasi değil kula kulluk olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.