Gelecek Partisi Genel Başkanı Sn. Davutoğlu, "İhalelerde neler döndüğünü gördüm, müdahale edecektik, parti içi darbe oldu," diye bir açıklama yaptı. Hukukun herkesin üstünde olduğu bir ülkede normalde halkın ve yargının bu sözlerin açılımını istemesi, ilgililer hakkında da işlem yapması gerekirdi değil mi?
Öyle olmadı, zaten yargı uzun zamandır iktidarı her türlü denetimden muaf tutuyor. Suç ve suçlu terimleri sadece iktidara ram olmayanlar için kullanılıyor.
Peki ne oldu, sağda solda niye konuşuyor, şimdi mi aklı başına geldi, şimdiye kadar neredeydi gibi eleştiriler yükseldi.
Bazıları elindeki imkanları kaybetmenin, diğer bazıları foyalarının ortaya çıkması telaşına düştü.
Siyasetçiler de insandır, bazı şeyleri zamanında göremeyebilir, zamanında pozisyon almamış olabilirler. Geç uyandılar diye insanlar suçlanabilir mi? Hatadan dönmek erdemdir, yüce Allah bile son ana kadar tövbe kapısını açık tutarken, biz bütün kapıları kapatmayı marifet sayıyoruz.. Kaldı ki Sn. Davutoğlu olup bitenleri yeni fark ettim demiyor, zamanında gördüm gereğini yapacaktım onlar benden önce davrandılar diyor.
Eh, bizde bir partiden ayrılıp, doğruları söyleyen bir anda partizanca tepkilerle boğduruluyor. Sözü, sohbeti duyulmaz hale getiriliyor. Bazıları hakikati duymaktan, peşinden koştuğu insanların gerçek yüzlerini görmekten korkuyor. Tepki göstererek inançlarını sarsan iddiaları susturmak istiyorlar. Çil çil kutuların çıktığı dönemde de öyle olmadı mı? 
Bu millet hakikati aramıyor, öğrenmek de istemiyor. İnandığı yalanla devam etmek istiyor. Oy verirken kullanılan dini veya milli gerekçelerin hepsi yalan. Açın Kuran'ı, Allah'ın sıfatlarını bir faniye isnat etmek küfürdür.  İsnat edilmedi mi? İslami sebeplerle oy kullandığını söyleyenlerin hangisi buna tepki gösterdi. Halkının güya yüzde 99'u Müslüman olan ülkeden bir tek tepki sesi yükselmedi. Kuran, Allah'ın ayetlerini oyun ve eğlence aracı yapmamayı emreder, birisi bakara makara diye oyun ve eğlence aracı haline getirmedi mi? Kim tepki gösterdi, AKP tabanı mı? Üstelik bunu diyen büyükelçi yapılarak ödüllendirildi. Ya ülkücüler? Dün Allah, vatan, bayrak diyerek kanlarını, canlarını sebil ettiler. Kimse bir ülkücünün yanında mukaddesata hakaret edemez, ederse her şeyi göze alması gerekirdi. Milletvekilinin birinin kavgada Allah'a küfrettiği iddia edildi, ne oldu, milliyetçi camiadan tek bir tepki sesi yükselmedi. Allah bu yahu Allah. Buna susan ülkücü/milliyetçi olabilir mi? Eskiden olsa aynı gün o iddia araştırılıp gereği yapılırdı, şimdi kimsenin kılı bile kıpırdamadı.
Doğruyu, hakikati dillendiren her ses bastırılıyor. Dün niye söylemedin, bugün niye söylüyorsun? Hakikati terennüm etmenin zamanı olur mu? Bugün bu noktaya gelenleri alkışlamak, yüreklendirmek gerekirken susturmak için her şeyi yapıyoruz.
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu boşuna," bu millet hakkı sever, ama kuvvete tapar" dememişti. O da doğruları konuştukça kendi camiası tarafından susturulmaya çalışıldı. Doğru olan dün niye konuşmadın demek değil,  insanları ne zaman olursa olsun iyiyi, güzeli, doğruyu görmeye teşvik etmek olmalıdır. Bu kafa iyiye hizmet etmiyor, hakkı hakikati göreni bastırarak aslında ihalelerde dönen dolapların devamına hizmet ediyor. Oysa bu tarafa gelen herkesi kucaklamak gerekir.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.