HAKKI ÖZNUR: FİRAVUNLARIN BESLEMESİ SDG/ YPG’YE DESTEK VEREN AMED KAPATILMALIDIR

Ortadoğu ve yakın politik tarih üzerine yaptığı çalışmalar, yayınladığı tarihi öneme sahip kitaplarla tanınan araştırmacı –yazar Hakkı Öznur Halep’te Suriye Ordusu ile PKK’nın Suriye Kolu SDG( YPG) ile yaşanan çatışmaları el

Güncel 15.01.2026 22:46:00 0
HAKKI ÖZNUR: FİRAVUNLARIN BESLEMESİ SDG/ YPG’YE DESTEK VEREN  AMED KAPATILMALIDIR

Ortadoğu ve yakın politik tarih üzerine yaptığı çalışmalar, yayınladığı tarihi öneme sahip  kitaplarla tanınan  araştırmacı –yazar  Hakkı Öznur  Halep’te Suriye Ordusu ile  PKK’nın Suriye Kolu SDG( YPG)  ile yaşanan çatışmaları ele alan bir yazılı açıklama  yaptı. Açıklamasında , SDG’nin arkasında  Siyonist  İsrail ve ABD olduğunu  Mossad ve CIA mensuplarının Kamışlı ve Rakka’da YPG’li  teröristleri eğittiğini,  YPG’li   teröristlerin  elinde ABD ve NATO silahları  olduğunu söylemiştir. Öznur açıklamasında, Türk düşmanı SDG/ YPG’li  teröristlere destek veren DEM ile  sözde spor kulübü  terör sevici ,AMED’ in kapatılmasını  istemiştir.

Hakkı Öznur’un açıklamasının tam metni: 

PKK’NIN SURİYE  KOLU SDG 10  MART 2025 MUTABAKATINA UYMAMIŞTIR

ABD/ NATO uşağı SDG Suriye hükümetiyle imzaladığı 10 Mart anlaşmasına uymamış ayak diretmeye, kaos çıkarmaya devam etmektedir. Suriye yönetiminin uzlaşma ve diyalog çağrılarına silahla karşılık vermeye devam etmektedir.

 Şam rejimi haklı olarak SDG’ye bağlı  Halep’teki silahlı grupları silahları bırakıp bölgeyi terketmeleri çağrısında bulunurken Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerindeki YPG , YPJ’ li militanlar Suriye Ordusuna silahla karşılık vermişlerdir. 

Bunun üzerine Suriye hükümeti   duruma ilişkin bir açıklama yayımlayarak  önce PKK uzantısı  Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) 1O Mart  2025 anlaşmasına aykırı düşmekle suçladı. SDG,  arkasındaki küresel emperyalist güçlere güvenerek 10 Mart’ta Suriye yönetimiyle yapılan entegrasyona dayalı mutabakata  bilerek  uymuyor.

Suriye Geçici Hükümeti tarafından yapılan ilk açıklamada, “Kürt vatandaşlar da dahil olmak üzere tüm Suriyelilerin korunmasının ulusal ve hukuki bir görev olduğu ve bu sorumluluğun hiçbir şekilde devredilemeyeceği” belirtildi.

Hükümete bağlı silahlı güçlerin “Kürtleri hedef aldığı” yönündeki haberleri reddeden Şam yönetimi, bölgeden çıkarılan Kürt vatandaşların “doğrudan devlet kontrolündeki alanlara” gönderildiği ifade edildi.

Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılar ise “yalnızca güvenliği sağlama” ve “yerleşim alanlarının bir baskı unsuru olarak kullanılmasını önlemesi” amacı taşıdığı savunuldu.

Suriye ordusu, Halep'te Kürt nüfusun yoğun olduğu mahallelerdeki güvenlik noktalarına karşı "kapsamlı savaş" ilan etti. Ordu, Şeyh Maksud ve Eşrefiye bölgelerindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mevzilerinin artık doğrudan askeri hedef olduğunu bildirdi. Açıklamada, bölgedeki güvenlik noktalarına karşı harekatın kapsamlı olacağı vurgulandı. Bölgede yaşayan sivillere yönelik de acil bir uyarı yayınlayan Suriye ordusu, Şeyh Maksud ve Eşrefiye sakinlerinden derhal SDG mevzilerinden uzaklaşmalarını istedi. Halkın can güvenliği için çatışma bölgelerine yaklaşmamaları gerektiği ifade edildi.

Suriye ordusu, sivillerin bölgeden güvenli bir şekilde tahliye edilebilmesi için iki adet insani koridor oluşturulduğunu duyurdu. Yapılan ilk açıklamada , El-Awariz Geçidi ve El-Zuhur Caddesi Geçidi, sivillerin kullanımı için "güvenli insani koridor" olarak ilan edildi.

Daha sonra Suriye ordusu kısa bir açıklama yaparak, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinin "öğleden sonra saat 15:00'ten itibaren kapalı askeri bölge sayılacağını" belirtti ve iki Kürt mahallesinde tam sokağa çıkma yasağı ilan etti.

SDG SİLAH BIRAKMAYI REDDEDİNCE SURİYE ORDUSU OPERASYON DÜZENLEMİŞTİR

Suriye’de Halep’teki çatışmaların ana amacı PKK/YPG’nin Halep’ten geçerek Afrin’e ulaşma çabası. Buradan da Hatay’ın doğusundan denize açılan bölgeyi ele geçirmek istiyorlar. Bu planın destekleyicisi İsrail. İsrail destek verdiği için Halep’e saldırdılar. Ancak Halep kentindeki Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde bulunan SDK unsurları bölgeyi terk etmeyi reddettiklerini ve "direneceklerini" açıkladı.  Açıklamada, her türlü "teslimiyetin" reddedildiği bildirildi. Şam rejimi bunun üzerine operasyon hazırlıklarına başlamış PKK‘nın Suriye kolu SDG ya silah bırakacak, ya da bu mesele zor kullanarak çözülecektir demiştir.

Çatışma haberleri, SDG ile Şam yönetimi arasında imzalanan 10 Mart mutabakatının uygulanmasına yönelik görüşmelerden sonuç alınamamasının ardından geldi. Mutabakat metni, SDG'nin tüm askeri ve idari birimleriyle 2025 yıl sonuna kadar merkezi yönetime entegrasyonunu öngörüyordu. 

Suriye'nin en büyük ikinci kenti Halep'in göbeğindeki Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerini tüm uyarılara rağmen yıllardır işgal altında tutan terör örgütü PKK'nın Suriye yapılanması SDG, Suriye ordusunun 9 Ocak akşamı başlattığı operasyonunun ardından kentten tamamen çıkarıldı..

Suriye Ordusundan  yapılan yazılı açıklamada, kentte kontrolün tamamen sağlandığı ancak terör unsurlarının halkın arasında saklanmaya devam ettiği gerekçesiyle sivillere evlerinde kalmaları ve dışarı çıkmamaları çağrısında bulunuldu. Açıklamada, "Sivil halkımızı evlerinde kalmaya ve dışarı çıkmamaya davet ediyoruz. Çünkü SDG ve PKK terör örgütü unsurları (halkın) arasında saklanmaktadır." ifadelerine yer verildi.

Halep'ten ayrılan militanların sayısının 400'den fazla olduğu bildiriliyor. Ateşkesin ve tahliyelerin, uluslararası arabulucuların devreye girmesiyle sağlanan bir anlaşma sonucu gerçekleştiği belirtiliyor.

Çağımızın firavunları  Trump ve Netenyahu’nun  desteklediği Suriye Demokratik Güçleri (SDG)  nin elebaşısı, siyonizmin maşası, Mazlum Abdi adlı hain  zor duruma düşünce Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinden sivillerin ve savaşçıların tahliyesi için uluslararası arabulucular aracılığıyla bir ateşkes anlaşmasına varıldığını” duyurdu. Şam’ı 3 saatte alırız diyen SDG’li çapulcular  Suriye ordusu karşısında 3 saatte teslim bayrağını çektiler.

Çatışmaların kökeninde, Mart 2025'te üzerinde mutabakat sağlanan ancak SDG'nin merkezi yapıya entegrasyonu konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle tıkanan müzakereler yatıyor. Bu hafta yaşananlar, Esad rejiminin devrilmesinden bu yana bölgede gerçekleşen en ağır çatışmalar olarak kayda geçti.

İsrail planlarında rol alarak Suriye’yi bölme çabasına giren SDG’ye karşı, Suriye ordusu harekete geçer geçmez, PKK/SDG yayın organları dezenformasyona başladı. 

PKK/SDG’nin meşruiyet aracı olarak her fırsatta öne sürdüğü IŞİD varlığı söylemi’ Halep’teki operasyon sırasında da devreye sokuldu. SDG’ye yakın isimler sosyal medya hesaplarından Suriye ordusunun değil IŞİD birliklerinin mahalleleri kuşattığı yalanını yaydı.

PKK/SDG yayın organları Halep’te Süryanilerin yoğun olarak yaşadığı Beni Zed mahallesine tank ve obüslerle saldırdığını ve çok sayıda kişinin öldürüldüğünü iddia etti, gerçek olmadığı ortaya çıktı.

TÜM BÖLÜCÜLER SDG’YE DESTEK AÇIKLAMALARI YAPMIŞTIR

ABD/ İsrail uşağı  PKK’nın Suriye kolu SDG’nin elebaşısı,  terörist başı Mazlum Abdi, Halep’teki çatışmalara dair yaptığı açıklamada Suriye hükümetini suçlamış ve YPG unsurlarına destek vermiştir.

Sözde Rojava Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, X sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yaparak  "Suriye Geçici Hükümeti Savunma Bakanlığı, sivillerle hınca hınç dolu olan Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine savaş ilan etmiştir. Bu, daha önceki rejimin zulmünden acı çekmiş olan Kürtlere yönelik bir imha (soykırım) savaşı ilanıdır. Bilinmelidir ki bu mahallelerin sakinlerinin çoğunluğu, Afrin'den zorla yerinden edilmiş halkımızdır." demiştir

İsrail uşağı ,KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, SDG unsurlarına yönelik Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yapılan operasyonlara karşı çıkarak  Ankara’ya "Suriye’deki Kürtlere destek olma" çağrısı yaptı.

KCK  "Kürdistan’ın 4 parçası ve yurt dışındaki tüm Kürt halkını da Şeyh Maksud ve Eşrefiye direnişine sahiplenmeye çağırıyoruz"  denilerek SDG’ye sahip çıkmaya çağırmıştır. PKK’ya bağlı YPG ve Kadın Savunma Birlikleri (YPJ)  Suriye ordusuna karşı savaşacaklarını ilan etmişlerdir. 

BÖLÜCÜ DEM VE AMED SPOR KAPATILMALIDIR

PKK uzantısı DEM Parti Milletvekilleri de   Meclis kürsüsüne çıkıp  SDG/ YPG li teröristleri savunan   konuşmalar yapıyorlar. Bölücü DEM milletvekilleri, TBMM Genel Kurulu'nda, Halep'te YGP unsurlarına karşı Suriye ordusunun haklı operasyonlarına karşı çıkarak protesto  gösterisinde bulunmuşlardır  Oturdukları sıralara "Halep'te katliama hayır" yazılı dövizler koyan bölücü  milletvekilleri, alkışlarla Kürtçe sloganlar attı ve sıralara vurarak tepkilerini ifade ettiler. 

Halep’te Suriye ordusunun Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallerindeki YPG li militanlara karşı yaptığı operasyonlar PKK yandaşı Demokratik Kurumlar Platformu’nun çağrısıyla  İstanbul, Diyarbakır, Batman Şırnak,Ağrı, Hakkari, Tunceli, Van, Mersin, Adana  bir araya gelen Komünist- Bölücü gruplar tarafından protesto edildi. Gösterilerde, Siyonist beslemesi Mazlum Abdi liderliğindeki  Suriye’deki terör yuvalarına destek vermişlerdir.  DEM ,DBP, EMEP , SKYP, EHP vb. parti ve örgütler “ Türkiye Kürdistan’dan defol “  sloganları atmışlar bölücü başı lehine gösteriler yapmışlardır. 

Amerikan ve Siyonist uşağı PKK  militanları   açıklamada sık sık  “Katil HTŞ” “, “Bijî Serok Apo”, “Rojava devrimi onurumuzdur” sloganları atmışlardır . DEM ,PKK ,PYD, YPG, SDG paçavralarını sallamışlardır. Protestolarda yapılan açıklamalarda, “Halep’te saldırı Türkiye’de barış olmaz. Nasıl 2014’de Kobani’yi savunduysak bugün de Rojava’yı savunacağız” denildi.

Diyarbakır’da PKK taraftarları terör sevici Amed spora destek verirken statta,  terörist  başı Abdullah Öcalan ve terör örgütü    SDG/YPG lehine sloganlar atmışlardır. Spor kulübü değil  terör seviciliği yapan AMED  liglerden ihraç edilmeli ve kapatılmalıdır!

BARZANİ VE TALABANİ’DE  SDG  TERÖR YAPILANMASINA DESTEK VERMİŞTİR

 I-KDP lideri Mesud Barzani de Halep’teki çatışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, "Halep'te şu anda mevcut olan tehlikeli durum, savaş ve şiddet büyük bir endişe kaynağıdır, sivil halkın ve masum vatandaşların hayatı üzerinde bir tehlike oluşturmuştur Bölgede Kürtlere karşı bir etnik temizlik tehdidi bulunuyor” ifadelerini kullanarak SDGye destek vermiştir. 

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Başkanı Bafel Talabani, Halep'in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan çatışmalara ilişkin SDG nin yanında  yer aldığını açıklamıştır

Kurmanci ve Sorani lehçelerinde mesaj veren Talabani "Halep'teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye olaylarını derin bir endişeyle izliyorum. Bu zorlu ve sıkıntılı zamanda kalbim Rojava Kürdistanı’ndaki halkımızla birliktedir” demiştir.

Siyonist İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, çatışmalarla ilgili olarak Şam yönetimini suçlamıştır X hesabından yaptığı açıklamada, "Suriye rejim güçlerinin Halep'teki Kürt azınlığa yönelik saldırıları ağır ve tehlikeli" dedi. Sa'ar, "Uluslararası toplum genel olarak ve özellikle Batı, IŞİD'e karşı cesurca ve başarıyla savaşan Kürtlere bir onur borcu var" diye ekledi.

SURİYE İÇ SAVAŞI  SDG ‘Yİ ÇIKARTMIŞTIR

2010 yılında Tunus’da başlayıp Mısır, Libya ve Yemen’de devam eden Arap Baharı ayaklanmaları Suriye’yi de etkilemiştir. Suriye`de başlayan iç savaşın Türkiye üzerine en önemli etkisi ise, Suriye’de otorite boşluğundan faydalanan devlet dışı silahlı aktörlerin ortaya çıkması olmuştur. Suriye’de ki otorite boşluğundan yararlanan PYD/YPG  gibi silahlı aktörler bölgede kısa bir sürede geniş bir hareket alanı bulmuştur. PKK’nın Suriye kolu olan PYD,( SDG- YPG)  ülke içerisinde olayların tırmanmaya başlaması ile Suriye’nin kuzeyinde kontrolü sağlayarak bölgede idari ve askeri yapılanma içerisine girmiştir. 

Merkezi Kamışlı olan PYD,  Kamışlı ve Haseki bölgelerinde etkili bir şekilde örgütlenmiştir. Ülkenin kuzeydoğusu SDG'nin kontrolü altında. SDG'nin omurgasını Kürt Halk Savunma Birlikleri (YPG) oluşturuyor.

PKK’nın Kuzey Suriye Örgütlenmesi: PYD-YPG KCK ya bağlıdır Kuzey Suriye’de “Apoculuk” ideolojisini benimseyen PYD, tüzüğünde Kongra-Gel’i “Kürdistan halkı için yüksek yasama organı” olarak tanımlamaktadır. Bu ifadelerin tüzükte yer alması, PKK’nın yürütme konseyine bağlı hareket ettiği gerçeği, yönetim yapısı, sembol ve söylemleri, ayrıca Abdullah Öcalan’ı tüm Kürt halklarının lideri olarak kabul etmesi, PKK ve PYD’nin benzerlikten öte KCK’nın birer alt yapılanmaları olduğunu göstermektedir.

Suriye’deki iç savaşın patlak vermesinden sonra bölgede faaliyet gösteren diğer silahlı yapılanmaların yanında, PYD’nin silahlı kolu olarak Halk Savunma Birlikleri (Yekîneyên Parastina Gel-YPG) önemli bir güç olarak ortaya çıkmıştır.

YPG, PKK’nın, aparatıdır. PYD, Kandil’e bağlıdır. PYD/YPG “Biz KCK’ya bağlıyız. Biz PKK’lıyız. Programımız, tüzüğümüz, KCK tarafından hazırlanmıştır. Önderimiz Öcalan’dır.” diyerek İmralı ve Kandil’e bağlı olduklarını ifade etmektedirler.

PYD=PKK’dır. PKK’dan ayrı bir yapı değildir. ABD, AB uşağı terör örgütü PYD ile yapılan görüşmelerin Türkiye’ye nasıl zarar verdiği ortadadır. PKK ve PYD, ABD’nin, NATO’nun, terör rejimi İsrail’in Orta Doğu’daki piyonudur. HDP-PYD ilişkisi açıktır. PYD terör örgütüne sahip çıkmışlar, PKK yandaşı HDP’liler birçok yerde, “Sırtımızı YPG''ye, YPJ''ye, PYD''ye dayadık,” demişlerdir.

911 km’lik Suriye sınırı, 384 km’lik Irak sınırı, 560 km’lik İran sınırı, yol geçen hanına dönmüştür. Mevcut sınırlarımız terörle mücadelede TSK’ya dezavantaj sağlamaktadır. Türkiye, 150 km’lik sıcak takip sağlayacak tampon bölge oluşturmak zorundadır. Irak ve Suriye üzerinden gelen terör saldırılarının önünü kesmenin yolu, sınırlarımızın dışında önlem almak ve güvenli bölgeler oluşturmaktı

Türkiye, Irak-Suriye hattına dikkat etmelidir. PKK meselesi, Türkiye-Irak hattında sürerken bir de şimdi, PKK’nın Suriye kolu olan PYD/YPG yüzünden PKK meselesi Türkiye-Suriye sınırına da taşındı. Amaç, bölgede Türkiye’nin kaosa sürüklenmesi.

ABD VE BATILI ÜLKELERİN ASKERLERİ PKK/PYD MİLİTANLARINA TANK, ATEŞLİ SİLAHLAR , MAYIN-BOMBA EĞİTİMİ VERİYOR

PYD/ SDG  kontrolündeki bölgelere konuşlanan ABD özel kuvvetleri, buradaki PYD''li teröristlere kurdukları kamplarda, sabotaj, bomba yapımı gibi eğitimler veriyor. Suriye'’de görevlendirilen ABD Özel Kuvvet askerleri, sabotaj ve bomba yapımı konusunda uzman askerlerden oluşmaktadır. CIA, Mossad, YPG militanlarına terör eğitimi ve patlayıcılar konusunda eğitim vermektedir.

Pentagon, Alman, İsrail istihbarat görevlileri, PKK/ PYD’ye yıllardır şehir savaşı, patlayıcılar, pusu ve yol tuzak eğitimleri vermektedir. PKK/PYD''li teröristlere ABD''li subaylar eğitim veriyor. Bir albay ve 7 askeri uzman tarafından verilen dersler, ''taktik-strateji, füze, tank ve ateşli silahlar'' başlıklarından oluşuyor.

ABD ve Avrupa ülkelerinin PYD’ye verdiği ağır silahlar,  2015  yılında hendek çatışmalarından 8 ay önce Türkiye’ye sokulmuştur. YPG’ye verilen ABD silahları, sınırdan geçirilerek, PKK’nın Türkiye’deki birimlerine verildi. Kamışlı, Haseke , Rakka, PKK ve PYD’ye destek veren yabancı istihbarat servisleriyle dolu. Örtülü operasyon kapasitesine sahip CIA ve ABD özel kuvvetleri Suriye ve komşu ülkelerde örtülü operasyon yürütüyor.  PYD hakimiyetindeki bölgelere ABD ve koalisyon güçleri, uçaklarla silah ve cephane indirmeye devam ediyor.

TERÖR YAPILANMASI PYD/ YPG ABD VE BATILI GÜÇLERİN TAŞERONUDUR

ABD’nin kara gücü olan PKK/PYD, Türkiye’yi bölgesel bir savaşa çekmeye çalışıyor. Bombalı araçla intihar eylemcileri yoluyla gerçekleştirilecek eylemlerin planlanması, hazırlığı bu bölgeden yapılıyor. . PKK, PYD vb. terör örgütleri küresel aktörlerden aldıkları cesaretle Türkiye’ye saldırmaktalar.

2014 yılının 6-9 Ekim günlerinde yaşanan Kobani provokasyonlarını, yaşanan olayları terör örgütü, fırsata çevirdi. Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan hem sığınmacılar hem teröristler rahatlıkla giriş-çıkış yaptı. Binlerce araç girdi. Ne bir arama ne bir kayıt…

ABD Özel Kuvvetleri, tarafından eğitilen ve Suriye iç savaşında yer alan PKK’lılar, rahatça topraklarımıza girip her türlü eylemleri yapıyorlar. Terör örgütü PKK, Irak’ta kısmen ve Suriye’de hemen tamamen mobil, mobil araçlarının büyük yüzdesi ağır silahlıdır.

Topraklarımıza sokulan EYP’ler, Kobani’de hazırlanmıştır. PKK/PYD’nin kullandığı EYP’ler, Suriye’nin kuzeyinde ABD ve koalisyon güçlerinin koruması altındaki PYD bölgelerinde üretilmiştir.

2014 sonlarından itibaren PKK/PYD, 2000 civarında militanını Kürt-Türk çatışması çıkarıp ülkemizi iç savaşa sürüklemek için sınırlarımızdan içeriye sokmuş ve Hendek terörünü çıkartmıştır. 22 Temmuz 2015 tarihinde Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde PKK terör örgütü tarafından iki polisimiz, evlerinde enselerinden vurularak şehit edilmiş, ardından öz yönetim ilanı, hendekler, barikatlar karşımıza çıkmıştı.

Terör örgütü PKK/KCK, tonlarca bomba patlattı, NATO silahlarıyla, ağır silahlarla, (BKC-Biksi) roketatarlarla, doçkalarla güvenlik güçlerine saldırdılar. Suriye’de PYD’ye verilen silahlar, Türkiye’de sivil halka ya da polise, askere karşı kullanılmıştır. ABD’lilerin Kobani’de eğittiği teröristler, Suriye’de PYD, Türkiye’de ise PKK, YDG-H olarak terör estirmişlerdir.

Suriye''nin kuzeyindeki kentlerde çatışmış profesyonel teröristler, yerel unsurlardan oluşturulmuş olan YDG-H gruplarının başına geçirilmiştir. Kandil ve Kobani''den kent merkezlerine sızdırılan terörist gruplar çatışmaları yönetmişlerdir. Meskun mahal savaşında deneyimli olanlar ve özellikle de keskin nişancılar, Kobani’den sonra PKK’nın belirlediği strateji çerçevesinde Türkiye’ye geçmişlerdir

Kobani’den ve Kandil’den gelen PKK’lılar, ‘keskin nişancı’ olarak kullanılmıştır. Suikast silahı kanas ve Rus yapımı, uzun namlulu, suikast silahlarını çok rahat kullanan örgüt mensupları, bölgeyi kan gölüne çevirmiştir. PKK/KCK, bölgede hakimiyetin kendisinde olduğunu göstermeyi amaçlıyordu.

“Öz savunma” adı altında silahlı milis grupları il, ilçe, semt ve mahallelerde güvenlik güçleri ile çatışıyordu. Doğu ve güneydoğudaki birçok il ve ilçe harabeye dönmüştü. Terör örgütü PKK, çatışmaları şehir merkezlerine taşıdı. Kazılan hendekler ve kurulan barikatlar nedeniyle bölge kan gölüne dönmüştür.

Güvenlik güçlerimiz ile terör örgütü PKK militanları arasındaki çatışmalar, 2015/2016 kış aylarında iyice tırmanmıştı. Bu dönemde çatışmalar, PKK’nın gençlik yapılanmasının barikat ve hendekler vasıtasıyla hâkimiyet kurmaya çabaladığı bazı kentsel ilçelere sıçradı. PKK’nın dağ kadroları, şehirlere ve ilçelere inerek, eylemlere yön vermişlerdir. Kobani’de eğitim gören YDG-H militanları, hendek savaşlarını başlattılar. Şehir içi savaşlarını Amerikalılardan ve Almanlardan öğrendiler. PKK bölgede yandaşlarına binlerce silah dağıttı. PKK’lı hendekçiler, Kobani’den geldiler.

20 Temmuz 2015’te başlayan terör eylemlerinde 779 asker, 296 polis 106 korucu, güvenlik görevlisi şehit edildi. Terör saldırılarında 4 binin üzerinde güvenlik görevlisi ve 2 binden fazla vatandaş yaralandı. El yapımı patlayıcı (EYP) saldırıları sonucu 515 vatan evladı, şehit düşmüştür. Kentsel yerleşim alanlarındaki PKK’lı keskin nişancıların ateş açması sonucu 46, roket güdümlü el bombası veya roketatar sonucu 88 vatan evladı şehit düşmüştür.

Cuma 3.8 ° / -1.7 °
Cumartesi 3.6 ° / -1.2 °
Pazar 5.8 ° / -0.2 °