EMPERYALİZMİN TAŞERONLARI HER ZAMA KAYBETMEYE MAHKUMDUR!
Cahşların Savaşı “ ( 2003) ve iki ciltlik “Orta Doğu’nun Cahşları” ( 2019) kitaplarımda Orta Doğu’da oynanan emperyalist oyunları ABD ve İsrail uşağı Kürt hareketlerini ( Barzani ve Talabani hareketini) ve bunların emperyalizm ile olan kirli ve karanlık ilişkilerini tarih, tarih belgelerle, olaylarla ortaya koydum. ve anlattım. Bugün yaşananların geçmişte de yaşandığını sırtlarını ABD, Batı ve Siyonist İsrail’e dayayan Kürtlerin kaç kez satıldıklarını tek tek anlatmıştım.
ABD ve İsrail uşakları, tüm Türk düşmanı bölücü örgütler ( I-KDP KYB PKK vb.) devşirme dönme takımı, her türlü kriptolar, pakraduniler her iki kitabımdan rahatsız olmuşlar bütün bu vatan hainleri, bölücüler işbirlikçiler koro halinde yıllardır kitaplarıma ve şahsıma saldırmaktalar.
İftira, saldırı, tehdit bize sökmez’ Gerçekleri yazmaya, konuşmaya, bölücülükle, bölücülerle her türlü emperyalizm ile mücadeleye devam Türkiye’nin milli güvenliğini vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü savunmaya canla, başla inançla, kararlılıkla son nefesimizi verene kadar devam.
Tarih bir kez daha tekrarlanıyor. I-KDP’nin kurucusu ve lideri olan ABD ve İsrail uşağı Mustafa Barzani 1969 yılında "Kürdistan Amerika'nın 51'inci Eyaleti olacak," demişti. 1973 yılında ise “biz Kürtler sizin 51. eyaletiniz olarak Birleşik Devletler’e katılalım” demişti. Yine Barzani 1974 yılında ABD Dışişleri Bakanı Yahudi Henry Kissinger’e “Kürtler kendilerini himaye eden sahip çıkan Amerika’yla dost olmaktan çok mutludur. Amerikan çıkarları Kürtlerin çıkarları” demişti.
1 sene sonra 6 Mart 1975 yılında Irak ve İran anlaşmış İran şahı Pehlevi ve ABD “Kürtleri” yine satmıştı. Irak ordusu, I-KDP’li Peşmergeleri dağıtınca Mustafa Barzani bir kurşun bile atmadan kendisini satan Amerika’ya kapağı atmıştı ve 1979 yılında Amerika’da hayata gözlerini yummuştu.
Onlarca yıldır bölgede satılan Kürtler Ortadoğu’da hala akıllanmadı.
Irak ve Suriye’nin kuzeyinde ABD ve İsrail uşağı SDG/ YPG 15 yıldır ABD ve koalisyon güçlerinin sayesinde sözde kantoncuklar kurmuşlar, ABD/ NATO silahlarıyla bölgedeki iç savaştan istifa ederek sözde “100 bin kişilik ordumuz” var diyorlardı.
ABD Başkanı Trump' ın “General Mazlum” diye şımarttığı Mazlum Abdi Türkiye ve yeni Şam yönetimine kabadayılık yapmaya kalkıyordu. Bunları ABD ,İsrail ve NATO ya güvenerek yapıyordu.
Ancak ABD her zamanki gibi Kürtleri sahada satacaktı. ABD için önemli olan SDG çıkarları değil, ABD çıkarlarıdır. Rakka’da,, Haseki’de Erbil’de ABD üstlerine saldırarak “ABD Bizi satamaz bizi yalnız bırakamaz” diyerek tepkilerini ortaya koyuyorlardı. ABD üstleri ve konsoloslukları PKK/ YPG lilerin yeni ”ağlama duvarı” oldu.
ABD KÜRTLERİ BİR KEZ DAHA SATTI YENİ MÜTTEFİKİ AHMET ŞARA
“3 ayda Şam’ı ele geçiririz” diyen Mazlum Abdi’nin çapulcuları 3 saatte Halep’ten, 6 saatte Rakka’dan dışarı atıldılar. Suriye ordusu SDG/ YPG’yi 44 saatte işgal ettiği bölgelerden attı. Arkalarına bile bakmadan Haseki’ye, Kamışlı’ya Kobani’ye kaçmışlardır.
Kandil’deki KCK şeflerinden Murat Karayılan ve Duran Kalkan istedikleri kadar “Kürtlere ayaklanma” çağrısı yapsalar da YPG mensuplarına “tünel savaşları” çağrısı yapsalar da boşunadır. Sokaklara çıksalar da bir şey elde edemezler. Tünellerde ise geberip giderler…
Şam yönetimi şimdilik kazandı.15 yıldır Suriye’nin üçte birinde devletleşme (!) adımı atan PYD/ SDG stratejisi ABD’nin yeni planı karşısında çöktü. ABD Suriye’de YPG’ye ABD’nin egemenliği altındaki petrol kuyularının bekçiliği görevini vermişti. Şimdi bu görevi Amerikan emperyalizmi ile şimdilik kanka vaziyetinden olan yeni Şam yönetimi üstlenmiştir.
PROVOKASYONU AJAN PROVOKATÖR DEM BAŞLATMIŞTIR!
ABD ile işbirliği yapan bütün siyasi hareketler ve rejimler kaybetmeye ve yenilmeye mahkumdur. Suriye Ordusunun terör örgütü YPG/SDG kontrolündeki bölgelere ilerleyişinin sürdüğü bir dönemde, PKK yandaşı DEM tarafından Mardin'in Suriye sınırındaki Nusaybin ilçesinde bir grup toplantısı düzenlenmiştir. DEM’in Eş Başkanı kripto, ajan- provokatör Tuncer Bakıryan yaptığı kışkırtıcı ve provokatör konuşmasında DEM mensuplarının Kamışlı’ya doğru yürümelerini istemiştir.
DEM Genel Merkezinin planlamasıyla sınıra doğru yürüyüşe geçen DEM’li vatan hainleri sınırı geçmiş, sınırın Suriye tarafında bulunan, Kamışlı'dan gelen YPG militanları ile buluşmuşlardır. Bu bölücüler geçişlere kapalı olan sınır kapısı önünde gösteri yapmışlardır. Sınır hattında yer alan tampon bölgede bulunan Şanlı Al bayrağımızı indirmişlerdir.
Nusaybin-Kamışlı sınır hattında, Amerika’nın ve Siyonistlerin “Bizim Çocukları” küresel güçlerin taşeronu PKK/ YPG militanları tarafından şanlı bayrağımıza yapılan hain saldırı Milletimizi derinden üzmüş ve yaralamıştır.
BAYRAĞI İNDİREN İNDİRİLİR!
Al Bayrağa el uzatanın akıbeti belli ve tarih bunun örnekleriyle dolu. KKTC’de,14 Ağustos 1996’da bayrağımızı indirmeye kalkıştılar. Gereği yapıldı. Solomos Solomou, adlı Rum genci tel örgüyü geçip sınırın 15 metre uzağında bulunan Türk bayrağının bulunduğu direğe tırmanarak bayrağı indirmek istemiş yediği kurşunla cehenneme gönderilmişti.
Nusaybin’de yapılması gereken yapılmadı! Yapılması gereken o hain olayın gerçekleştiği an o hain alnın ortasından vurulmalıydı. Şanlı Al Bayrağımızı indiren hain/ hainler şakaklarından vurulup cehenneme gönderilmeliydiler.
Nusaybin'de bulunan geçişe kapalı sınır kapısından terör örgütü sempatizanları tarafından sınır geçme teşebbüsünde bulunulması ve sınır kapısındaki bayrağımıza saldırılmasıyla ilgili askeri ve sivil sorumlular hesap vermelidir.
Tahkikat deyip geçiştirilmez! Nusaybin-Kamışlı sınır hattında şanlı bayrağımıza yapılan alçak saldırıya en net ve güçlü karşılık verilmeliydi. Al Bayrağımıza uzanan o kirli elleri bulunmalı, bunun hesabı o hainlerden ve hainlere destek verenlerden mutlaka sorulmalıdır.
Geçmişten günümüze, 1990 yılından bugüne, PKK uzantısı HEP, DEM, ÖZDEP, HADEP, DEHAP, DTP, BDP,YSP, HDP ve DEM Kongrelerinde bir çok kez bayrağımız salonlardan indirilmiş ,İstiklal Marşımız okunmamış, güvenlik güçlerimiz tarafından öldürülen vatan haini PKK militanları için saygı duruşunda bulunulmuştur.
Bir kez daha söylüyorum: Pakraduni zihniyetli, Kripto Bakıryan derhal tutuklanmalıdır. Bölücü kışkırtmalara devam eden iç savaş tahrikçiliği yapan PKK/ SDG/YPG destekçisi DEM Hakkında kapatılma davası açılmalı ve süratle kapatılmalıdır.
Bu alçaklığı planlayan ve uygulayanlar mutlaka hesap vermelidir AL Bayrağımıza gerçekleştirilen saldırı hiçbir şekilde cezasız kalmamalıdır.
Siyonist uşağı SDG'nin omurgasını “Demokratik Birlik Partisi' (PYD) silahlı kanadı (YPG) oluşturuyor.PYD/SDG/ YPG gibi terörist yapılanmalara açıkça destek veren DEM Milli Güvenlik meselesidir. Arkasında küresel dış güçler Siyonistler vardır.
Bu elim olayda DEM/SDG’li hainler kadar İmralı ve Kandil ile müzakere eden ikinci ihanet sürecinin baş mimarı olan siyasal iktidarda sorumludur. Bölücüler ve bölücülük AKP iktidarının ihanet dolu politikaları yüzünden azgınlaşmıştır.
PKK YANDAŞI DEM VE DBP MUTLAKA KAPATILMALIDIR!
DEM MİLLETVEKİLLERİNİN DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRILMALI VE BÜTÜN DEM YÖNETİCİLERİ VATANA İHANET’TEN YARGILANMALIDIR!
Bayrak Şairimiz Arif Nihat Asya Hocamızın “Bayrak” Şiiri:
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selâmlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver.
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:
Yurda ay yıldızının ışığı yeter.
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düştüğümüz gün
Gölgene sığındık.
Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde açan çiçeğim.
Senin altında doğdum.
Senin altında öleceğim.
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen!
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!