HAKKI ÖZNUR: YOLUMUZ ALLAH YOLUNDA SEHIT DÜSENLERIN YOLUDUR

13 Agustos 1982 günü idam edilen, Ülkücü sehit Ali Bülent Orkan’in sehadetinin 40.yil dönümünde, Ülkücü Hareket’in önde gelen isimlerinden , Ülkücü Hareket’in tarihini yazan, Arastirmaci- Yazar Hakki Öznur su mesaji yayimlamistir
Güncel 16.08.2022 20:30:00 0

12 Eylül 1980 öncesiydi. Zor ve firtinali yillardi. Ölüm kol geziyor, kizil namlular kan kusuyordu. Ali Bülent Orkan, Ankara’da mücadeleci yapisiyla, durusuyla, tavriyla, yigitligiyle Ülkücü gençlik hareketinde çok sevilen, sayilan, saygi duyulan yigit bir ülküdasimizdi.  Her gün sehitler verdigimiz o zor ve firtinali yillarda, kavga günlerinde en önde dövüsenlerdendi. Ankara sokaklarinda namlularin, kursunlarin, bombalarin, taslarin, sopalarin üzerine korkusuzca, yigitçe nasil gittiginin dönemin  ülkücüleri  tanigidir.
Ankara’nin her semtinde, mahallesinde  sehit Ali Bülent Orkan’inimizin izi vardir. Okullari isgal eden, mahalleleri kizil kurtarilmis bölgelere çevirmek isteyen, terör estiren, her türlü komünist örgütlerin karsisinda Ali Bülent Orkan, Orkan gibi gardaslarimiz, yigitlerimiz , dava arkadaslarimiz vardi. 
Komünistlerin silahli, bombali saldirilarina karsi ölümüne bir kavga veriliyordu. Ali Bülent Orkan, Keçiören’ de, Etlik’te, Incirli’de, Esertepe’de, Yükseltepe’de, Ayvali’da, Yildirim bölgede   mücadeleci kimligiyle  her yerde  adindan söz ettiriyordu. Yigitligiyle, mertligiyle, delikanliligiyla  ülküdaslarinin gönlünde taht kurmustu. Ankara’nin   her yerinde ölümüne mücadele veren can ülküdaslarina yardima da kosuyordu.
Ali Bülent Orkan ismi  taninan ve bilinen bir isim olmustu. Bu yüzden komünist terör örgütlerinin ve onlarin devlet içindeki uzantilari POL-DER adli kizil polis örgütünün hedefi olmustu.  Komünist örgütler ve POL-DER adli kizil çete, Ali Bülent Orkan’i öldürmek için çok pusular kurmuslardir. 
ARANDIKLARI DÖNEMDE ALI BÜLENT ORKAN “HÜSEYIN” EROL TÜRKMEN ISE “HASAN” ISMINI KULLANIYORDU
Sehidimiz Ali Bülent Orkan can ülküdasi, çok yakin arkadasi olan yigit dava arkadaslarimizdan  Erol Türkmen ile Ankara’da mücadelenin en ön saflarindaydilar.  Her iki  canimiz, gardasimiz  Hasan ve Hüseyin gibiydiler. POL- DER’li çeteler tarafindan arandiklari  dönemde, Ali Bülent Orkan ülküdasimiz “Hüseyin” ismini, Erol Türkmen ülküdasimiz’ da  “Hasan” ismini kullaniyordu. Cennet Gençlerinin serdari Hz.. Hasan ve Hz. Hüseyin efendimiz  gibi haksizlara, zulümlere ve tüm yezid zihniyetlilere karsiydilar.  
Ikisi de, ülkücü mücadelenin sembol isimlerindendir. Her iki ülküdasimiz da, Muhammedi bir sevdaya,   hüseyni bir  durusa sahiptiler. Hüseyni durus ahlaktir, ilkeli olmaktir, cesur olmaktir, adamliktir.  Gelecegi  yezidler degil , hüseyni  durusa sahip   Ali Bülent Orkan’lar yazacaktir.  
Her iki yigidimize özellikle arandiklari dönemde POL-DER’li çeteler  yakalamak için birçok özel operasyonlar yaptilar. Ali Bülent Orkan yakalandiginda çok agir iskenceler gördü. Bu iskenceler idam edildigi günlere kadar devam etti. 
C-5’TE,   HÜCREDE , DARAGACINDA  ISKENCECILERE ZALIMLERE BOYUN EGMEDI
12 Eylül döneminde ülkücü hareketin lider kadrolari basta olmak üzere ülkücü gençler, Mamak Askeri Cezaevi’nde korkunç iskencelerden geçirildiler. Mamak Cezaevi’nde kurulan C-5 adli iskence merkezinde, asker-polis karisimi zalimler, ülkücülere korkunç iskenceler yaptilar. Arkadaslarimizi  iskencehanelerde sehit ettiler. Özellikle idam cezasi alan ülkücülere yönelik cezaevi yönetiminin insanlik disi zalim uygulamalari vardi. Idam cezasi alanlar, A blok Tecrit 2 Ön’de bulunan 35 ve 36 numarali hücrelerde yatardi.
12  Eylül  darbesinden 1 ay sonra  yakalanan Ali Bülent Orkan,  önce Mamak cezaevine getirilmis ardindan C- 5 adli iskence merkezinde günlerce  iskenceye  maruz kalmistir. Direnisçi kimligiyle  C-5 te  Mamak’ta sembol olmustu.  Zalim, yezid  ruhlu Raci Tetik, denen alçak  ona kafayi takmisti. Sürekli “komutanim diyeceksin” diyordu. Ama Ali Bülent’imiz demiyordu. Kuduruyorlardi. Acimasizca dövüyorlardi, saldiriyorlardi, yetmiyor, tabutluklara atiyorlardi.
Ali Bülent Orkan, zalim Raci Tetik’e ve cezaevi yönetimine asla boyun egmemis, onlarin keyfi uygulamalarina zulümlerine karsi çikmis ve tavir koyarak karsilik vermistir. Zalim Raci Tetik ve cezaevi yönetiminin ezberini bozmustur.
Cezaevi sürecinde ülküdaslariyla, dava arkadaslariyla görüstürmemek, irtibatini kopartmak ve onu cezalandirmak için tam bir psikolojik baski uygulaniyordu. Raci Tetik kendisine boyun egmeyen, dik duran Ali Bülent Orkan’a büyük zulümlerde bulundu. Ama yigidimiz Ali Bülent, zulme riza göstermedi, zalimlere boyun egmedi.
Ali Bülent Orkan, hem C-5 adli iskence merkezinde hem hücresinde aslanlar gibi durdu. Egilmedi, bükülmedi, teslim olmadi. “Yaptiklarinizin hesabini soracagiz” dedi. Raci Tetik basta olmak üzere bütün serefsizlerin sinirlerini bozmustu. Zalim cezaevi yönetiminin Ali Bülent Orkan’a neler yaptiklarini C-5 iskence merkezinde iskence gören ülkücüler Mamak Cezaevi’nde yatan ülkücüler, ülküdaslari çok iyi bilir. 
Yigit Ali Bülent Orkan yigitligiyle Mamak’ta destan yazmistir. Zalimlere “komutanim” demedi. Yapilan iskence süresince “zalimler, iblisler, seytanlar” diye haykirdi. Alayina meydan okudu.
                                      MUHSIN  BASKAN’A   GÖNDERDIGI   NOT 
Ali Bülent Orkan Mamak’ta, C- 5 te, direnisin sembolü olmustu. 13 Agustos 1982'de, sabah ezaniyla, Ankara Merkez Kapali Cezaevi’nde asilarak sehit edilen ülküdasimiz, Ali Bülent ORKAN, idami  bir hafta ertelenince, yan hücrelerde bulunan   Muhsin Baskan’a bir not gönderir… Der ki: 
“Baskanim cezam  bir hafta ertelendi. Çok sevinçliyim… Lakin sevincim cezamin bir hafta ertelenip, ömrümün bir hafta uzamis olmasindan degil. Kuran-i Kerimi hatim ediyordum, bir cüzüm eksik kalmisti, Rabbime sükürler olsun ki, hatimim eksik kalmayacak, onu tamamlayacagim sevincim bundan” …. 
 Bu not, sehit liderimiz Muhsin Yazicioglu’nun kaldigi hücrede, okudugu Kur’ani Kerim’in yasin suresinin arasinda bulunur.
12 Eylül öncesi “Ülkü Ocaklari Dernegi” (ÜOD) ve “Ülkücü Gençlik Dernegi” nin (ÜGD) Genel Baskanligini yapan, Ülkücü Gençligin lideri Muhsin Baskan Ali Bülent Orkan’i, Orkan ülküdasimiz da, Muhsin Baskan’i çok seviyordu. Muhsin Baskan 12 Eylül öncesi onun Ankara’daki yapmis oldugu mücadeleyi, cesaretini, mertligini çok iyi biliyordu. 
Ali Bülent ülküdasimizi, yakindan taniyor ve çok seviyordu. Simdi, iki sehidimiz Ali Bülentimiz , Muhsin baskanimiz  ötelerin ötesinde o kutlu beldede beraberler. 
DARAGACINDA BIR YIGIT, BIR BAYRAK, : ALI BÜLENT ORKAN
Dava adamlari, zulme riza göstermez, zalimlere boyun egmez. Yezid ruhlu, zalimlerin iskencecilerin üzerlerine korkmadan, cesaretle yürürler, alayina meydan okurlar. Idam sehpalarina, daragaçlarina tekbirlerle, sloganlarla yürürler, giderler. Idam sehpalarina baslari dik, alinlari açik yigitçe çikarlar ve sehadete yürürler.
Ali Bülent Orkan, idama giderken bile basi dikti. Ölümü, vuslat olarak görüyordu. Inanmis, iman etmis ve hüseyni ruha sahip bir alperendi.  Infaz memurlarinin ve savcinin sordugu “sagligin nasil?” sorusuna her türlü eziyeti görmesine zulümlere ugramasina ragmen, saglik sorunlari olmasina ragmen, “çok sükür Rabbime hamdolsun çok iyiyim” diyordu. Idam edilmeden önce namazini kilmis, duasini etmis ve sehpaya basi dimdik sekilde çikmistir. Endise yok! korku yok!  Daragacinda bile zalimlere meydan okuyordu. 
Ali Bülent Orkan, boyun egmedi, egilmedi. Dik durdu. Ali Bülent Orkan, “sevmedim ülküden baskasini” diyordu. Ülküsüne, davasina, milletine, vatanina, bayragina sevdaliydi. “Davamizin adi Nizam-i Alem i’lay-i kelimetullah davasi” derdi.  Bu kutlu yolda, bu mübarek yolda sehit düstü.
Tarih boyunca nice yigit dava önderleri, dava mensuplari, âlimler, i'layi kelimetullah ugruna canlarini feda etti. Zalimlerin ve is birlikçilerinin idam ettikleri Ali Bülent Orkan gibi yigit ülküdaslarimiz, tarihe damga vurmaya devam ediyor.
Ali Bülent Orkan, Sehit düstükten sonra Mamak Cezaevi’ndeki ülkücüler, hücrelerde ve koguslarda Kur’an okudular. Aziz ruhuna yasinler,  fatihalar gönderildi. 
                 SER VERDI SIR VERMEDI, MAMAK’TA DESTAN YAZDI
Dava adamlari hasbidir, hesabi degildir. Hesap adamlari ise korkaktir namerttir, ilkesizdir, omurgasizdir. Çikar ve menfaat adamlaridir. Hesap adamlari ölümden korkar. Dava adamlari ise inandiklari hak davalari için ülküleri için canlarini feda etmekten asla çekinmezler.
Sehadetine sahit olan bir iman , idam edilen sehitlerimizin hayatlarini anlatan, “ölümsüz bozkurtlar ,idam edilen ülkücü sehitler” kitabinin yazari, ayni zamanda, kendisi de
cezaevlerini, zindanlari, tas medreseye, Medrese-i Yusufiye’ye çevirenlerden olan, uzun yillar basta Mamak cezaevi olmak üzere bir çok cezaevlerinde yatan çilekes, cefakar, fedakar, güzel insan, gönül insani, dava adami, rahmetli ülküdasimiz Mehmet Öztepe’ye idama giden ülkücüleri söyle anlatmisti:
“Emin olun bu kadar itikate ragmen, karsida duran yagli urgana ,ölüme, tekbirlerle giden insanlarin yaptigini ben yapamam. Dik duruslarini ve onurlu yürüyüslerini yapamam.”
NURETTIN  SOYER VE  RACI TETIK ÜLKÜCÜLERE  HER TÜRLÜ  ZULMÜ YAPTILAR
Türkiye’nin dört bir yanindan Ankara Mamak Askeri Cezaevi’ne C-5 adli özel iskence merkezine getirilen Ülkücülere, Basbug Türkes ve Muhsin Baskan basta olmak üzere Ülkücü hareketin önde gelen isimlerinin aleyhine ifade vermeleri için büyük baski ve iskenceler yaptilar. 
Idam edilen Mustafa Pehlivanoglu, Fikri Arikan, Ali Bülent Orkan gibi ülküdaslarimizi hücrelerinden çikartip tekrar iskenceli sorgulara almislar ve “Türkes’i ve Yazicioglu’nu suçlayin, idaminizi engelleriz” gibi alçakça tekliflerde bulunmuslardir.
Ülkücülere, idam edileceklerini bildikleri halde bu kirli oyunu oynayan, Hava Hakim Albay Nurettin Soyer’in içinde bulundugu çetede cezaevi komutani Raci Tetik de vardi. Idama gidenleri hücrelerinden çikartip dövdüler, insanlik disi eziyetlerde bulundular.
Ankara Mamak’taki 4. Kolordu Komutanligi 28. Mekanize Piyade Tümeni içerisinde bulunan C-5 adli iskence merkezinde yapilan iskencelerle   ve cezaevindeki insanlik disi uygulamalar sonucunda,  bazi Ülküdaslarimiz, dava arkadaslarimiz  sehit düstü. Sadece Ankara C-5’te degil Türkiye’nin dört bir yaninda askeriyeye ve emniyete ait iskence merkezlerinde on binlerce Ülkücü hareket mensubu iskencelerden geçirildi.
Milletin adami, sehit liderimiz Muhsin Yazicioglu basta olmak üzere, binlerce Ülkücü, Mamak Askeri Cezaevi’nde özellikle C-5 adli özel iskence merkezinde  iskencelerden geçirildi. 


YEZID RUHLU RACI TETIK MAMAK’I  ZULÜMHANEYE ÇEVIRDI
Amerika’nin “Bizim Çocuklari” olan Fasist Kenan Evren’in basini çektigi “Besli Konsey” “Özel Harp” elemanlarindan olan iskenceci Raci Tetik’i Temmuz 1980'de Mamak Askeri Cezaevi Komutani olarak atadi. Besli çetenin ve NATO merkezli gladyonun özel elemanlarindan olan Raci Tetik, özel yetistirilmis ekibi ile uzun yillar Mamak Askeri Cezaevi’ni zulümle   yönetti.   Cezaevini iskencehaneye, zulümhaneye çevirdi.  
Gladyo tarafindan yillarca korunan, himaye altinda olan Raci Tetik, sadece Mamak Askeri Cezaevi’nin komutani degil, o dönem Mamak’ta iskenceci biridir. Ankara Mamak Askeri Cezaevi’nde Iskence görmeyen, zulüm görmeyen ülkücü yoktur 
Sadist Albay Tetik'in uygulamalarindan biride banyo iskenceleriydi. Tutuklular,  banyoda saatlerce tazyikli suda iskencelerden geçilirdi.  Mamak Askeri Cezaevinde  “tabutluk” denen yerler vardi. ‘Tabutluk’ diye tabir edilen yerler A blokta bulunan zemin 1, 2, 3 diye  bilinen koguslarin altindaki yerlerdi. ‘Tabutluk’ denilen yer Raci Tetik döneminde uygulamaya sokulmustur. En küçük itaatsizlikte siyasiler toplu dayaktan geçiriliyor, tabutluklara kapatiliyordu.  Iskencelere direnen, keyfi uygulamalara karsi çikan Ülkücüler Raci Tetik ve ekibi tarafindan ‘tabutluk’ denen yere sokulmus ve birçok kisi günlerce, haftalarca bu karanlik yerde kalmistir.
Ankara Mamak’taki 4. Kolordu Komutanligi 28. Mekanize Piyade Tümeni içerisinde bulunan C-5 adli iskence merkezinde iskencelerden geçirilen Ülkücüler daha sonra A Blok’ta “kafes” denen Kenan cehenneminde dayaktan geçiriliyorlardi. C-5 ve kafesten sonra dayaklar götürüldükleri hücre ve koguslarda da devam ediyordu. Toplu dayaklar, falakalar, tabutluklar bir Mamak gerçegidir.
YOLUMUZ ALLAH YOLUNDA SEHIT DÜSENLERIN YOLUDUR
Aziz dava arkadaslarimiz Mustafa Pehlivanoglu 7 Ekim 1980, Cevdet Karakas 4 Haziran 1981, Fikri Arikan 27 Mart 1982, Cengiz Baktemur 2 Mayis 1982, Ahmet Kerse, 31 Ocak 1983, Halil Esendag, 5 Haziran 83, ve Selçuk Duracik’da 5 Haziran 1983 tarihinde   daragaçlarinda  Sehitlik mertebesine ulastilar. 
12 Eylül  Cunta rejimin emriyle,  cuntacilarin emrinde olan   fasist mahkemenin verdigi karar ile Idam sehpasinda sehit edilen, aziz  dava arkadasimiz, yigit ülküdasimiz, can Ali Bülent Orkan’imizi sehadetinin 40. yilinda bir kez daha rahmetle, minnetle aniyoruz.
 Bu aziz millet kendisine hizmet edenleri, sehitlerini, kahramanlarini asla unutmaz. Tüm sehitlerimizin ruhlari sad mekanlari cennet olsun.  Yolumuz, Allah yolunda sehit düsenlerin yoludur.


Pazartesi 3.8 ° / 0.5 °
Salı 2.7 ° / -3 °
Çarşamba 3.2 ° / -3.9 °