Abdullah Damar; “ÖMK, bir Meslek Kanununda olmasi gereken alanlarin hiçbirini içermiyor…(1)”

Sitemiz köse yazari Dr. Göktan Ay’in Egitimci- Yazar- Ekonomist-Gazeteci- Radyo Programcisi Abdullah DAMAR ile yaptigi söylesiyi yayimliyoruz…
Ropörtaj 30.10.2022 02:02:00 0

AY: Nasilsiniz? Kendinizi kisaca okurlarimiza tanitir misiniz?

DAMAR: Tesekkür ederim Göktan hocam. 1968 yilinda Gaziantep’te dogdum. Ilk ve orta ögrenimimi Gaziantep’te, lisans ögrenimimi Marmara Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesinde, yüksek lisansimi da  Gaziantep Üniversitesinde Egitim Yönetimi, Teftisi, Planlamasi ve Ekonomisi  alaninda tamamladim.  Meslek hayatimda degisik okullarda sinif ögretmenligi, MEB’de Sube Müdürlügü ve ilçe Milli Egitim Müdürlügü yaptim. Halen Milli Egitim Bakanligi bünyesinde Gaziantep’te GHV Inal Aydinoglu Ilkokulunda sinif ögretmeni olarak görev yapmaktayim. Meslekte 32 yillik kidemim var.

Evliyim, hayat yolculugunda birlikte yol aldigimiz esim de sinif ögretmeni. Kizim, müzik ögretmeni. Oglum Izmir’de üniversite ögrencisi. Ayni zamanda Sarya Bade adinda dünya tatlisi bir torunum var.

2010 yilindan bu yana Gaziantep Ekspres Gazetesi ve birçok web sitesinde haftalik egitim yazilari yaziyorum. Yine Gaziantep’te yayin yapmakta olan Sirinnar Radyo’da, 2012 yilindan beri “Egitim Üzerine” ve 2019 yilindan beri de “Sirinnar Kitap Kulübü” programlarini yapiyorum.

“Egitime Içeriden Bakis-I-“ baslikli e-kitabim; “Egitim Emekçileri Neden Hedefte?”  ve “Gaziantep’te Egitimin Tarihsel Gelisimi”  baslikli iki kitabim ile çesitli basin yayin organlarinda yayinlanmis makalelerim bulunmaktadir.

AY: Çok yönlü bir kisisiniz. Yukarda yazdiklarimdan hangisini ön planda aliyorsunuz?

DAMAR: Tabi ki, egitimci yönüm ön planda. Ancak elestirel egitimci kimligimin olusmasinda ekonomi biliminin katkisi büyüktür. Hayati okuma anlaminda Frankfurt Okulunun elestirel teorisinin yol göstericiliginde çalismalarima devam ediyorum. Zaten, hayata dair bir iddianiz, bir bakis açiniz; insanligin gelecegine iliskin bir büyük anlati; adalet, özgürlük ve esitlik hayalleriniz varsa; hayat sizi, birikimlerinizi degisik yollardan ifade etmeye, kamusal alan ve sanal kamusal alanda emekçi siniflardan yana hegemonya mücadelesine yönlendirir. Bu hegemonya mücadelesinde yazarlik, gazetecilik ve radyoculuk da hem ilgi alanlarim, hem de birer mücadele aracidir. Haftalik egitim yazilariyla egitim sisteminin degisik boyutlarini, güncel egitim konularini ve çözüm önerilerimizi okuyucularin degerlendirmesine sunuyoruz. “Egitim Üzerine” programiyla her hafta bir konuyu dinleyiciler ve izleyicilerle (Iki yildan bu yana görüntülü yayin yapiyoruz.) paylasma olanagi buluyoruz. Programlarimizda zaman zaman önemli konuklari agirlayarak, onlarin görüslerini kamuoyuyla paylasiyoruz.

“Sirinnar Kitap Kulübü” adli kitap analiz programinda ise bes egitimci arkadasla birlikte, her hafta üç arkadas olmak üzere, bir kitabi degisik boyutlariyla degerlendiriyoruz. Bu yil dördüncü yilimiz ve degerlendirdigimiz kitap sayisi yüzü asmis durumda. (Programlarimizin video kaydi Sirinnar Radyo’nun YouTube sayfasinda bulunmaktadir.)

AY: Aktivist yönünüzde var… Nereden geliyor?

DAMAR: Sayin Ay, 1985-1989 yillari arasindaki üniversite ögrenciligi dönemimde ögrenci dernegi kuruculugu ve yöneticiligi yaptim. Meslege basladigim dönemde de Egitim Sen (Egitim ve Bilim Emekçileri Sendikasi) üyesi ve aktivisti oldum. Sendikada ilçe temsilciligi, il yürütme kurulu üyeligi, denetleme kurulu üyeligi gibi görevlerde bulundum. Halen de Gaziantep Sube Sekreterligi görevini yürütüyorum. 

Dünyada her olgunun birbiriyle baglantili oldugunu, yapilan veya yapilmayan her eylemin baska degisimleri etkiledigini, dünyaya ve insanliga karsi sorumlu oldugumuzu, adalet, özgürlük ve esitlik yolunda atilan her adimin gelecegimizi olumlu yönde etkiledigini, bu sorumlulugumuzu yerine getirmedigimizde dünyanin yasanmaz bir hale gelecegini düsünüyorum. Bu nedenle bulundugum her alanda örgütlenme, örgütlü davranma, mücadele paydaslarimizla birlikte haksizliklara ve adaletsizliklere karsi mücadele etme motivasyonum her zaman oldu ve olacak. 

Bu anlamda son yillarda çok etkili mücadele araçlarindan biri de sosyal medya platformlaridir. Bu araçlari da elimden geldigince etkili kullanmaya çalisiyorum.

AY:  Türk Milli Egitiminin  durumu nasil?…Bir kisim çok iyi, bir kisim çok kötü” diyor. Bu konuda da ikiye bölündük…Görüslerinizi merak ediyoruz…

DAMAR: Sayin Ay, Türk Milli Egitim sistemi konusunda müfredattan ders kitaplarina, okul öncesi egitimden yüksekögretime, egitim yöneticisi atamalarindan ögretmen atamalarina, Bakanligin örgütlenmesinden egitimin özellestirilmesine hemen bütün alanlarda iyi durumda olmadigimizi düsünüyorum. Egitim sisteminin içinden birisi olarak son yirmi yilda kamusal egitimin zayifladigini, devlet okullarinin içinin bosaltildigini, ögretmenlik mesleginin statüsünün adeta ayaklar altina alindigini, egitim yöneticiliginin liyakatsiz atamalar konusunda kötü örnek olusturacak bir noktaya getirildigini, çocuklarimizin Türkçe, fen ve matematik okuryazarligi konusunda çok kötü istatistiklere sahip oldugunu görüyoruz. 

Fakat bir yandan da bu durumun hayatin olagan akisina ters oldugunu, bu kadar dinamik ve genç bir toplumun bir milyonu askin ögretmenin, milyonlarca çocugun ve gencin bu kötü gidisi hak etmedigini ve bu durumun ilelebet sürmeyecegini düsünüyorum. Çocuklarimizin, egitim sistemimizin ve ülkemizin gelecegi konusunda iyimserim ve umutluyum.

AY: “Ögretmenlik Meslek Kanunu” çikarildi, ama kimse memnun olmadi. “Ögretmenlik Kariyer Sinavlari” iptal edilsin diye ögretmenler sosyal medyada paylasim yapiliyor. Bu çalismalarda sendikalar yer almadi mi?

DAMAR: Ögretmenlik Meslek Kanunu çikarilirken, ne siyasi partilerden, ne sendikalardan, ne de egitim fakültelerinden herhangi bir görüs alinmadi. Sendikalarin hemen hemen tümü bu sinavlara karsi oldugunu defaten açikladi, benim de üyesi oldugum Egitim Sen ve baska bazi sendikalar uzun süredir bu kanuna karsi eylemlilik içinde. 

Bu anlamda ÖMK, bir meslek kanununda olmasi gereken meslege giris, hizmet içi egitim, yükselme, egitim yöneticiligine geçme, egitim müfettisligi, ödüllendirme ve disiplin gibi alanlarin hiçbirini içermiyor. Sadece uzman ve basögretmenlik gibi iki unvan ihdas edilmis ve bu unvanlar için de sinavla geçis söz konusu. Ögretmenlerin büyük çogunlugu sinavlarin olmamasi konusunda hemfikir. Fakat yasanan ekonomik kriz ve enflasyonist ortam, ögretmenlerin bu sinava basvuru yapmasi sonucunu dogurdu.

Devam edecek….


Pazartesi 3.8 ° / 0.5 °
Salı 2.7 ° / -3 °
Çarşamba 3.2 ° / -3.9 °