Tarih: 01.11.2022 12:53

Atatürk, Türkiye’yi bir bilim cumhuriyeti olarak tasarlamistir

Facebook Twitter Linked-in

Ege’de “Atatürk ve Bilim” adli konferans düzenlendi

 

Ege Üniversitesi (EÜ) “Cumhuriyet ve Atatürk Günleri” kapsaminda Kariyer Planlama ve Basari Koordinatörlügü, Hemsirelik Fakültesi ve Kariyer Söylesileri Sosyal Etkinlik ve Kültür Sanat Komisyonu isbirligiyle “Atatürk ve Bilim” adli konferans düzenlendi.

 

Moderatörlügünü Hemsirelik Fakültesi Iç Hastaliklari Hemsireligi Anabilim Dali Ögretim Üyesi Prof. Dr. Asiye Akyol’un yaptigi konferansta, konusmaci olarak Atatürk Arastirmacisi Dr. Eren Akçiçek yer aldi. EÜ Hemsirelik Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlige Hemsirelik Fakültesi Dekani Prof. Dr. Aysegül Dönmez, Dekan Yardimcilari Doç. Dr. Fahriye Vatan ile Doç. Dr. Eda Dolgun, ögretim üyeleri ve ögrenciler katildi. Konferans öncesi Ars. Gör. Dr. Nilay Orkun’un danismani oldugu Ege Hemsirelik Toplulugu tarafindan Cumhuriyet’in 100’üncü yilina özel olarak kirmizi-beyaz giyinme ve yaka karti dagitma etkinligi düzenlendi. Etkinlik dolayisiyla katilimcilar, konferansa kirmizi-beyaz renklerinde kiyafetlerle geldi.

 

“Yer Gök Kirmizi Beyaz”

Projeyle ilgili konusan Ars. Gör. Dr. Orkun, “Topluluk olarak ilk sosyal sorumluluk projemiz olan ‘29 Ekim’de Yer Gök Kirmizi Beyaz’i gerçeklestirdik. Ögrencilerimiz proje kapsaminda her asamalari kendilerine ait olan yaka kartlarini hazirladilar. Görev alan ve emeklerini esirgemeyen yönetim kurulundaki ögrencilerime çok tesekkür ediyorum. Bu etkinlige kirmizi ve beyaz renklerini giydiginiz için siz katilimcilara da çok tesekkür ediyorum” dedi.

 

Konferans, saygi durusunun ardindan Istiklal Marsi’nin okunmasiyla basladi. Sonrasinda Moderatör Prof. Dr. Asiye Akyol, konusmaci Dr. Eren Akçiçek’in özgeçmisini takdim etti.

 

Konusmasina konferansa katilan ögrencilere seslenerek baslayan Dr. Akçiçek, “Her Hemsirelik Fakültesi’ne gelisimde ayri bir sevinç ve gurur duydugumu ifade etmek istiyorum. Tip Fakültesi mezunu olmama ragmen buraya gelmek bana ayri bir kivanç veriyor. Sevgili gençler, yarinlar sizin olacak. Yarinin Türkiye’sini siz idare edeceksiniz. Zamanla enerjinizi kaybetmeyin. Ülkenin sizlere ihtiyaci var” dedi.

 

          “Ordu bilimle yönetildi”

Bilimsel olma yolunda hedeflerden bahseden Dr. Akçiçek, “Bilim Cumhuriyeti’nin hedefleri olarak ülkenin üniversitelerinin gerçek bilim merkezi olarak çalismalari, uluslararasi bilimsel çalismalara aktif katilim göstermeleri, bilimsel bilgilerin halka yayilmalari konusunda en büyük rolün üniversite ve diger egitim kurumlarina düsmesinden bahsedebiliriz. Atatürk, güçlü ordularin maglup edilerek Kurtulus Savasi’nin kazanilmasinin sirrinin da ordunun yönetilmesinde bilimin esas alinmis olmasi oldugunu söyler” diye konustu.

 

Cumhuriyet döneminde yeni bilgi hâkimiyetine geçildigini aktaran Dr. Akçiçek, “Istanbul’da kurulan Darülfünun bugünkü anlamiyla yüksekokul veya üniversite anlamina geliyor. 1872’de kapatiliyor. 20 sene kapali kaliyor ve dolayisiyla 20’nci yüzyil baslarinda açildigi zaman yeni ve eski bilgi beraber ortaya çikmis oluyor. Atatürk Cumhuriyeti bir bilim cumhuriyeti olarak tasarlamistir. Bu ikili yapi cumhuriyet kuruluncaya kadar devam etmistir. 1933 yilinda Üniversite Reformu ile yeni bilgi hâkimiyeti ilan edilmis oluyor. Atatürk döneminde Isviçreli egitimci Albert Malche Türkiye’ye davet ediliyor ve rapor hazirlamasi isteniyor. Raporunda üniversitenin bilimsel zihniyeti olusturmakla yükümlü oldugunu ve bunun disinda kurtulus yolu olmadigini söylüyor. Daha sonra da üniversite sorununun Türkiye’nin fikri, manevi ve toplumsal gelecek sorunu oldugunu belirtiyor. Türkçe yayinlari ve metotlarin eksik oldugunu ve ezbere dayali egitimin gerçeklestigini o zamanin Türkiye’sinde saptiyor. Egitimin Türkçe olmasini ancak bir yabanci dilin de ögrenilmesi gerektigini söylüyor” dedi.

 

“Egitimde kadin ile erkek esitligi olusturulmustur”

Atatürk’ün önderliginde bilimi yayma amaciyla yapilan çalismalara deginen Dr. Akçiçek, “Atatürk döneminde Avrupa’ya çok sayida ögrenci gönderilmis, Tevhid-i Tedrisat kanunu çikarilmis, egitim laik çizgiye getirilmis ve egitimde kadin ile erkek esitligi olmustur. Osmanli’da kadinlarda okuma yazma orani yüzde 1, erkeklerde ise yüzde 7’ydi. Atatürk’ün de okuma-yazmaya verdigi deger çok önemlidir. Bu konuyla alakali söyle demistir: ‘Bir milletin yüzde 80’i okuma ve yazma bilmezse bu ayiptir. Bu millet utanmak için yaratilmis bir millet degildir’ demistir” diye konustu.

 

Konferans sonrasinda Hemsirelik Fakültesi Dekan Yardimcisi Doç. Dr. Eda Dolgun, Moderatör Prof. Dr. Asiye Akyol ve Konusmaci Dr. Eren Akçiçek’e tesekkür belgelerini takdim etti. 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —