Tarih: 19.11.2022 12:37

BÜTÇE GÖRÜSMELERINDE, SOYLU’NUN KILIÇDAROGLU'NU ITHAM EDEN SÖZLERINE CHP GRUBUNDAN SERT TEPKI

Facebook Twitter Linked-in

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Içisleri Bakani Süleyman Soylu’nun, CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu’nu itham eden sözlerine, CHP Grubu sert tepki gösterdi. CHP Grup Baskanvekili Engin Özkoç, CHP Genel Baskan Basdanismani Tuncay Özkan ve CHP milletvekilleri ile Soylu arasinda tartisma çikti. Özkoç, “Gözünüzün içine bakarak söylüyorum, Sayin Recep Tayyip Erdogan için bu lafi kullansam orada oturur musunuz? Oturmazsiniz, biz de burada oturmayiz” dedi. 

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Içisleri Bakanligi, Emniyet Genel Müdürlügü, Jandarma Genel Komutanligi, Sahil Güvenlik Komutanligi, Göç Idaresi Baskanligi ve AFAD’in 2021 yili kesin hesap kanun teklifi, 2022 yili bütçe kanun teklifi ve Sayistay raporlari görüsüldü.

Soylu, gün boyu milletvekillerinden gelen elestirilere yanit verirken; “Kara parayi aklayan da uyusturucuyu yapan da serefsizdir. Ispat etmeyen Kiliçdaroglu da serefsizdir. Bu kadar basit. Ispat etmeyen de serefsizdir” dedi.

CHP Grup Baskanvekili Engin Özkoç, CHP Genel Baskan Basdanismani Tuncay Özkan ve CHP milletvekilleri, Soylu’nun sözlerine çok sert tepki gösterdi. Soylu ile CHP milletvekilleri arasinda tartisma çikti. Tartisma devam edince, Komisyon Baskani Cevdet Yilmaz görüsmelere ara verdi.

Verilen aranin ardindan Komisyon Baskani Yilmaz tutanaklari istedi. Soylu’nun “ispat etmezse…” seklinde sartli bir söz kullandigini ifade etti.

"RECEP TAYYIP ERDOGAN IÇIN BU LAFI KULLANSAM ORADA OTURUR MUSUNUZ?"

CHP'li Özkoç, Bakan Soylu'nun sözlerini geri almasini istedi. Özkoç, sunlari söyledi:

“Burasi TBMM. Birbirimizle çok tartisacagiz. Gerekirse karsi karsiya gelecegiz. Siz kendi dogrunuzu savunacaksiniz, biz kendi dogrumuzu savunacagiz. Ben burada hiçbir genel baskana 'serefsiz' denilmesini asla kabul etmem. Gözünüzün içine bakarak söylüyorum, önünüze koyarak Sayin Recep Tayyip Erdogan için bu lafi kullansam orada oturur musunuz? Oturmazsiniz, biz de burada oturmayiz. Ben diyorum ki bu söz söylendiyse bu söz geri alinir. Bu Genel Kurul'da defalarca uygulanan bir metot. Geri alinir, biz de bizim söyledigimiz sözü geri aliriz.

Soylu ise “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Cumhurbaskanimiz basta olmak üzere ve burada çalistigimiz bütün arkadaslarimiz basta olmak üzere Türkiye'nin cari açigini kapatmak için uyusturucu ticareti ile suçlayan Sayin Kemal Kiliçdaroglu'nun kendisidir” dedi. Özkoç, “Biz elestiremeyecek miyiz?” dedi. Soylu, Özkoç’a “Senin zeka problemin var” dedi. Özkoç ise “Sen hakaret etmeden konusamiyor musun?” karsiligini verdi.

Tartisma devam ederken Özkoç, “Sen de serefsizsin. Sen karaktersizsin. Böyle olmaz, baskan. Bu adam serefsizdir. Bu bakan burada konusamaz. Zeka problemi olan sensin. Hakaret eden sensin. Asla konusturmayiz” dedi.

CHP'li Özkoç ve CHP Genel Baskan Basdanismani ve Izmir Milletvekili Tuncay Özkan, Soylu'nun Kiliçdaroglu'ndan özür dilemesini ve sözünü geri almasini istedi. Komisyon Baskani Yilmaz, bakana sadece tavsiyede bulunabilecegini ve zorlama yapamayacagini söyleyerek, bütçe tekliflerini oylatti.

Özkoç ve Özkan, Yilmaz'a "Böyle bir komisyon baskanligi olmaz" diye tepki gösterdi.

Yilmaz oylamaya devam etti. Özkoç, Yilmaz'a "Baskan yanlis yapiyorsun" dedi. Komisyon Baskanlik divanin bulundugu masanin önünde CHP'li milletvekilleri itirazlarini sürdürdü. Yilmaz, Bakan Soylu'nun sözü geri almasi konusunda yetkisinin olmadigini israr ile söyleyerek, "Tutanaklara geçirmek disinda yetkim yok" dedi.

Yilmaz, tutanaktan “Serefsiz” sözünün çikarilmasini her iki taraf için de kabul etti. Yilmaz, Bakan Soylu’ya “Serefsiz” sözünün çikarilmasi için söz verdi. Bakan Soylu, “Ben bize, devlete yapilan iftirayi ispat etmeyen serefsizdir dedim, sözümün arkasindayim” dedi.

CHP’li Özkoç, Soylu’ya dönerek “Sen serefsiz bir adamsin” diyerek, Komisyon Baskani Yilmaz’in yanina gitti. CHP'li vekiller oylamayi durdurmaya çalisti. Yilmaz, "Bu milletin Meclis'ini engelleyemezsiniz" dedi ve oylamaya devam etti.

Tartisma sürerken; Emniyet Genel Müdürlügü, Jandarma Genel Komutanligi, Sahil Güvenlik Komutanligi, Göç Idaresi Baskanligi ve AFAD’in 2021 yili kesin hesap kanun teklifi, 2022 yili bütçe kanun teklifi ve Sayistay raporlari AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylari ile kabul edildi.

Tartisma öncesinde Soylu, komisyonda ayrica su açiklamalari yapti:

“Üçüncü yilda, ‘Bir Içisleri Bakanina 3 yil çok fazla’ diye kendi kendime söyledim. Arkadaslarim sahit. Siz burayi uyusturucu kaçakçisi, terör örgütlerine yol açan, hatta terör eylemi gerçeklestiren olarak degerlendiriyorsunuz ya. Ne zaman Türkiye’nin var olan bir takim meselelerine girmeye basladik, terörün disinda. Uyusturucu, organize suç, Türkiye’nin en büyük mali suçlari gibi. Yillardan beri Türkiye’yi istedikleri gibi koordine edenler dört koldan saldirdilar. Ne haysiyetimiz, onurumuz serefimiz kaldi. Türkiye’de bu organize suçlar, uyusturucu ve mali suçlarla ilgili attigimiz adimin bedelini bugün ödüyoruz, Türkiye ödüyor.

9 yasindaki çocugu anasinin kucagindan alip daga kaçiranlar, bana bugün burada kadina siddet edebiyati yapiliyor. Bu dogru bir yaklasim degil. Herkes basini alsin önüne koysun. Ya bu ülkenin vatandasi olacagiz, medeniyetine, degerlerine sadik ve bagli olacagiz. Ya da beni bagislayin, burada bu masanin etrafinda ABD’nin tezlerini savunmak, Yunanistan’in tezlerini savunmak, Suriye’nin haklarini savunmak, bu Gazi Meclis’in milletvekilinin haddi degildir.

“PKK TERÖR ÖRGÜTÜ ABD ISTIHBARATININ ÖRGÜTÜDÜR, HDP DE PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SIYASAL UZANTISIDIR”

PKK terör örgütü ABD istihbaratinin örgütüdür, HDP de PKK terör örgütünün siyasal uzantisidir. Eger siz bu tezin üzerinden ve bu ortaya koydugunuz dogru üzerinden, ABD’nin tezini savunuyorsaniz.  ABD Büyükelçisi Istiklal saldirisinin ardindan açiklama yapti. Daha sonra en iyi adamlari olan Ferhat Abdi Sahin’e açiklama yaptirdilar. HPG’ye açiklama yaptirdilar. Ne dediler, ‘Bu isin içerisinde biz yokuz’. Hemen birileri bunun etrafina bir sekilde sarili verdiler. Bu oyunun büyük oldugunu, bu oyunun Türkiye’nin su anda istikametinde giden yoldan döndürmek oldugunu hepimiz bilmeliyiz.   

Kürt düsmani kim? Çocuklari 6-10 yasinda daga çikarip, eline kalasnikof veren mi? Kürt düsmani çocuklar ögretmen, mühendis, doktor olsun diye dünyanin egemenlerini karsisina alan mi? Hangi Kürt kardesimize bir tane en ufak incitecek bir söz söyledim. Bizim bir tek kirmizi çizgimiz vardir, o da terördür. Bu ülkede kimse Kürt’üm diyemiyordu, o da Recep Tayyip Erdogan sayesinde bugün Kürt’üm diyor. Aleviyim diyemiyordu insanlar. Bugün Aleviyim diyorlar.

“TEK BASIMA MI YAPIYORUM?”

Burada bir seyi gördüm, her konusma birbirine benzer mi? Her konusma geçen senin aynisi olur mu? Ayni repliklerle ortaya konulur mu?  Biz uyusturucu kaçakçisiyiz, biz Türkiye’nin  kara para aklamadaki en önemli adamlarindan bir tanesiyiz. Ben bunlari tek basima mi yapiyorum, bir Anadolu çocugu olan Ismail Çatakli ile mi yapiyorum, Mehmet Ersoy ile mi yapiyorum, profesör Sabri Erdin ile mi yapiyorum, Arif Pasa ile mi yapiyorum?          Kimle yapiyorum bu isleri? Tek basima mi yapiyorum? Tek basima yapacak kabiliyete sahibim öyle mi? Öyle ortaya koyuyorsunuz, öyle degerlendiriyorsunuz. Bu bana bühtan degildir. Sahsima ne derseniz deyin, ben bir faniyim, bugün var yarin yokum. 8’inci bütçem, yarim saat sonra çikacagim, ölüp ölmeyecegim belli degil. Biz Müslüman’iz, Allah’a teslimiz. Ama yaptiginiz is Türkiye Cumhuriyeti devletine büyük bir bühtandir.

“HASTAYDIM, SERUMLA BERABER IDLIP’E GITTIK”

Birçok terör eylemini arkadaslarimiz engellediler. Istiklal Caddesi’ndeki olay, bana soruyorsunuz. Biz uyduruyoruz, bir terör örgütü, aslinda farkli bir terör örgütü, biz Türkiye toplumuna, milletimize yalan söylüyoruz. Aslinda onlari PKK/ PYD terör örgütüne karsi güdülendiriyoruz. Böyle bir tiyatro olabilir mi? Böyle bir sey devlet ciddiyeti ile bagdasabilir mi? Bunu kim söyler? Bir taraftan biz böyle yapiyoruz, bir taraftan da birileri diyor ki ‘Hayir hayir bu böyle degil’. Ortada bir farklilik var. O gün Idlip’teydim, dogru. Ne için Idlip’teydim. Erzurum’da kayaga gitmedi veya birileri ile beraber yemege gitmedim. Yaklasik 7-8 günden beraber hastayim. Serum ile beraber Idlip’e gittik. Bir sehidimizin Çobanbey’deki onun adina yapilan anaokulunu açmasina, abisine ve babasina söz verdigim için, ayni zamanda oradan da Idlip’e gittik. Idlip’te ne yaptik? 100 bin biriket ev. Iftiralarla karsi karsiya.

Ben arabada bir dakika filan kendimden geçmisim. Bir patlama oldu dediler, ben arabanin önünde bir patlama oldu zannettim. Yani her an bekledigimiz bir sey bizim orada. Sonra Beyoglu’nda, atladik geldik biz Hatay’a, Hatay’dan da biz uçakla Istanbul’a indik. Arkadaslarimiz ile beraber degerlendirme yaptik. Sonra olaylari koordine ettik. Ne yapacagimiz? Ardindan ben Esenlerde Istanbul Emniyet Müdürümüzün bulundugu alana geçtim. Bütün ekiple beraber. Yaklasik 2-3 saat çalistik. En az 14 tane ev bastik. 1-2-3-4 bastik bos çikti. 13’üncü evi bastik, esas itibariye bos oldugunu düsündügümüz evdi ama olmadi. Onun arkasindaki biri olacagi degerlendirdigimizde arkadaslarimizin morali bozuldu. Kaçiracagimizi ve yakalayamayacagimizi düsündük. Çünkü ayni sey Abdülkadir Masaripov’da de basimiza gelmisti. 17’nci gün sonunda bulduk. Diyorsunuz ki Yunanistan’dan geldi nerede? Dogru hem oradaki mütercim ve arkadaslari arayarak, ilgili kisinin olup olmadigini, biz de merak ediyorduk. Bu bombayi kim patlatti, Türkiye’yi bu oyunu kim oynuyor? Orada bütün arkadaslarimizla beraber telefondan neredeyse 15-20 dakika mülakata aldik. ‘Beni Yunanistan’a kaçiracaklardi’ sözü oradaki sözdü. Ayni sekilde ifadesinde hem hakimlikte, hem savcilikta verdi. Bizi buraya getiren, onu tespit ettik. Orada Kobanili bir tekstilci ‘Iki kisi gönderiyorum, bunlari burada muhafaza et, oturttur’ dedigi kisi. Yani Kobani. Peki Kamisli, Halil denilen terörist Kamisli’dan lojistigi saglayan, Haci denen. Menbiç’te bütün istihbaratin basinda olan, bu teröristi ayarlayan, bu terörist ile Bilal’in arasindaki iliskiyi kuran, teröriste istedigi gibi davrandiran ve ondan sonra bombayi patlattiran sahis. Bütün bu koordinasyonu kurduk, bu koordinasyonun içinde baska sahislar da var.

Bu bin 733 çuvaldan 51 tonluk kauçuk granül indirilmis. Bu yükten sadece 10 çuval numune aliyor. Bunu mahkemesinde de en son teyit etti. 10 çuval aliyor. 10 çuvaldan alinan 188 gramlik kokain üzerinden diyor ki 'bütün bunlarin tamami kokaindir.' Türkiye Cumhuriyeti'nin, dünyanin hiçbir mahkemesi böyle bir sonuç vermez. Sonra da diyor ki ben bunlari imha ettim. Bir tek Türkiye ile kendisi ile ilgili en ufak bir ihbari, kendisi ile ilgili bir mahkeme karari, bu fabrikaya gidelim, bu fabrikada ne var bunu görelim denmesine ragmen bir tek iddia ortaya konmamis, Kolombiya'yi, Yunanistan'i, Amerika'yi, Suriye'yi tutacak ama Türkiye'yi suçlayacak bir organizasyon ortaya konulacak. Böyle bir sey var mi? Kolombiya denilen devletin Türkiye üzerine kurguladigi bos isin disinda hiçbir sey degildir.

Biz hiç Amerikanci olmadik. Afyonu orada Amerika üretti. Afyonu üreten Amerika, eroini bütün dünyaya nüksetti. Türkiye öyle bir mücadele ortaya koydu ki dünyada görülmemis bir is yapti, eroinin rotasini Akdeniz'e çevirtti. Iki, bonzainin captagonun rotasini çevirdi. Su raporlari Genel Baskaniniz aliyor diyor ki 'Bu raporlari biziz, bizim arkadaslarimiz yaziyor. Bu raporlari sadece arzla mücadelede degil, egitiminden önlemeye kadar bu konuda yetkili bir kurul oldugumuz için gerçeklestiriyoruz.”




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —