FAHRETTİN ALTUN: UKRAYNA SAVAŞINA GİDEN YOLUN TEMELLERİ SURİYE’DE ATILDI

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Ukrayna’daki mevcut durumun, Batılı devletlerin Suriye’deki tutumlarının bir sonucu olduğunu belirtti.
Güncel 19.04.2022 14:08:00 0

Cumhurbaskanligi Iletisim Baskani Fahrettin Altun, Ukrayna’daki mevcut durumun, Batili devletlerin Suriye’deki tutumlarinin bir sonucu oldugunu belirtti. Altun, “Suriye’de yasanan sistematik hak ve hukuk ihlallerine göz yuman Batililarin, bugün gelinen tabloda ciddi bir sorumlulugu var. Ukrayna savasina giden yolun temelleri Suriye’de atilmistir. Eger Suriye’de yasanan trajedilere gerçek anlamda müdahale edilebilseydi bugün bu savasi konusmuyor olacaktik” dedi.
 

Cumhurbaskanligi Iletisim Baskani Fahrettin Altun, Ukrayna’daki mevcut durumun, Batili devletlerin Suriye’deki tutumlarinin bir sonucu oldugunu belirtti. Altun, “Suriye’de yasanan sistematik hak ve hukuk ihlallerine göz yuman Batililarin, bugün gelinen tabloda ciddi bir sorumlulugu var. Ukrayna savasina giden yolun temelleri Suriye’de atilmistir. Eger Suriye’de yasanan trajedilere gerçek anlamda müdahale edilebilseydi bugün bu savasi konusmuyor olacaktik” dedi.

Fahrettin Altun, Cumhurbaskanligi’nda bugün düzenlenen “Rusya-Ukrayna Savasi ve Türkiye'ye Etkileri: Tehditler ve Firsatlar” konulu çalistayda konustu. Pençe-Kilit Operasyonu’nda sehit olan Üstegmen Ömer Delibas’a bassagligi dileyen Altun, Ukrayna’daki mevcut duruma iliskin degerlendirme yapti. Altun, söyle konustu:

“BM, DÜNYA SIYASETININ ADALET ARAYISINI TEMSIL EDEMIYOR”

“Basta Avrupa olmak üzere bütün dünyayi etkileyen Ukrayna’daki savasin ülkemize de yansimalari oldu, oluyor.

Bu savas, Sayin Cumhurbaskanimizin ‘Dünya besten büyüktür’ iddiasinin ne kadar hakli, ne kadar gerçek oldugunu bir kez daha göstermistir. ‘Daha adil bir dünya mümkün’ felsefesinin gerekçelerini bütün dünyaya açik ve net bir biçimde göstermistir. Böylesi bir krizde BM’nin çözümün adresi olmasi gerekirdi. Fakat BM harekete geçemedigi gibi kimsenin aklina bu krizi çözme konusunda BM’nin adi gelmiyor. Çünkü maalesef BM, dünya siyasetinin adalet arayisini temsil edemiyor. Acil reform ihtiyaci kendisini çok net bir sekilde ortaya koymustur.

Bu kriz, ayni zamanda Türkiye’nin istikrarlastirici aktör oldugunu tescil etmistir. Sayin Cumhurbaskanimiz hem Putin hem Zelenski ile yakin diyalogunu krizin çözülmesi, tansiyonun düsmesi için bir imkân olarak kullanmistir. Cumhurbaskanimiz, baris diplomasisini farkli ülkelerin liderlerini de dahil ederek sürdürmektedir. Ülkemiz, bu süreçteki samimi ve gerçekçi katkilarla hem Rusya hem Ukrayna’nin güvenine mahzar olmustur. Iki ülke arasinda bir tercihe zorlanamayacagini göstermistir.

“TÜRKIYE’YI HAKIR GÖREN YAKLASIMLAR VE BU TEMELDEKI JEOPOLITIK OKUMALAR VE DÜZEN IFLAS ETTI”

Istanbul süreci, hâlâ ateskesin saglanmasi ve barisin tesis edilmesi noktasinda en önemli imkân olarak uluslararasi kamuoyunun önünde durmaktadir. Herkesin Istanbul sürecini desteklemesi gerekir.

Batili baskentlerde Türkiye’yi kendilerince hakir görmek ve sözüm ona tedip etmek maksadiyla ortaya konan yaklasimlar, bu temelde kurulu jeopolitik okumalar ve düzen iflas etmistir. Düne kadar Türkiye’ye parmak sallayanlarin bugün bize övgüler düzmesinin baska bir gerekçesi yoktur. Mevcut durum, Bati’nin Türkiye ile yeni bir iliski tarzi benimsemesini zorunlu kilmaktadir.

“TÜRKIYE DENGECI DEGIL, DENGELI BIR TUTUM SERGILIYOR”

10 yil önce yabanci devletlerden insansiz hava araci almaya çalisan ülkemizin geldigi nokta takdire sayandir. Ögrenilmis çaresizlikler asilmis, ‘biz zaten yapamayiz’ bahanesi bugün itibariyle yerle bir edilmistir.

Bu süreçte Türkiye’nin dengeci degil, dengeli bir tutum sergiledigini de vurgulamak istiyorum. Bu kapsamda müzakerelerde oynadigimiz kolaylastirici rol, ülkemizin yapici bir yaklasim benimsedigini, gerektiginde inisiyatif aldigini göstermistir. Yaptirimlar basta olmak üzere her alanda uluslararasi hukuk çizgisinde kaldi. Bir yandan Ukrayna’da yasanan hak ihlallerini kinarken Rus kültürünün, Rus akademisinin kriminalize edilmesine de karsi çiktik. Tüm bunlari bölgemizin baris ve istikrarini gözeterek yaptik.

“BIRÇOK ULUSLARARASI NORM SURIYE’DE ÇIGNENDI”

Bugün Ukrayna’da yasananlar, bir yönüyle de Bati’nin Suriye’de ortaya koydugu stratejik vizyonsuzluk, basiretsizlik ve öngörüsüzlügün bir sonucudur. Suriye’de yasanan sistematik hak ve hukuk ihlallerine göz yuman Batililarin, bugün gelinen tabloda ciddi bir sorumlulugu var. Ukrayna savasina giden yolun temelleri Suriye’de atilmistir. Eger Suriye’de yasanan trajedilere gerçek anlamda müdahale edilebilseydi bugün bu savasi konusmuyor olacaktik. Birçok uluslararasi norm Suriye’de çignendi. Kimyasal silah kullanimi bile göz ardi edildi.

Suriyeli mültecilere karsi tavri hatirlayalim. Bu çifte standardi unutmanin imkâni yoktur. Mültecileri ‘mavi gözlü-kara gözlü’ diye ayiramazsiniz. Hangi dinden, hangi kökenden geliyorsa insanlara kapilarinizi açmiyorsaniz evrensel ilkelerden bahsedemezsiniz.

“GAZETECILER EN ZOR SARTLARDA KAMUOYUNA DOGRU HABER VERMEK IÇIN ÇABALIYOR”

Bugün geldigimiz noktada, sosyal medyanin açik kaynak istihbarati uzmanlari açisindan zengin bir kaynak haline geldigi, buradan toplanan verilerin uydu görüntüleri gibi enstrümanlarin yardimiyla teyit edildigi ve savasin parçasi olan belirsizligin kismen azaldigi bilinmektedir. Savas ortami, bugün de propaganda, dezenformasyon ve yalan haber gibi farkli baglamlarda gündeme gelmektedir. Bir dezenformasyon savasi da yasanmaktadir ayni zamanda. Savasin önemli bir ayagini da medya üzerinden yürütülen mücadele olusturmaktadir.

Savas bölgesinde görev yapan tüm gazeteci arkadaslarima emekleri, gayretleri, cesaretleri için bir kez daha tesekkür ediyorum. En zor sartlarda kamuoyuna dogru haber vermek için çirpinanlar, savasin sisini dagitip gerçekleri ortaya çikarmaya çalisiyorlar.”


Pazartesi 6.7 ° / 4 °
Salı 7 ° / 3.7 °
Çarşamba 8.6 ° / 1.9 °