CHP’de kurultay günü

CHP'nin 37. Olağan Kurultayı başladı, Kılıçdaroğlu yeterli çoğunluğun sağlandığını belirterek kurultayı açtı. Divan Başkanlığı'na Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu seçilirken, Kılıçdaroğlu bir kez daha ekonomiyi sert sözlerle eleştirdi: Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en ağır buhranını yaşıyor. Bu buhran yönetim, demokrasi, ekonomi buhranıdır. Bu buhran toplumsal ve kişisel sağlığımızı derinden dinamitleyen bir buhrandır. Hiçbir vatanseverin umutsuzluğa kapılma hakkı yoktur.
CHP’de kurultay günü | enpolitik.com
Eklenme Tarihi: 25.07.2020 12:12:20 - Güncellenme Tarihi: 09.08.2020 16:42:40

CHP'nin 37. Olağan Kurultayı çalışmalarına başladı. 

Salona gelişinin ardından kürsüye davet edilen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeterli çoğunluğun sağlandığını belirterek, kurultayı açtı. 

Kılıçdaroğlu "Sadece bize değil, sadece Türkiye'ye değil, bütün dünyaya ışık verecek olan bu kurultayda birlikte olmaktan ve önemli kararlar almaktan da ayrıca mutluluğumu ifade etmek istiyorum." dedi.  

Daha sonra gündem gereği saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu.

DİVAN BAŞKANI ÖZEL ÇERÇİOĞLU OLDU

Kılıçdaroğlu, İstiklal Marşı'nın ardından 39 delegenin imzasıyla Divan Başkanlığı için Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun aday gösterildiği önergeyi okudu.

İki delegenin ret oyu verdiği önerge oy çokluğu ile kabul edildi ve Divan Başkanlığına Çerçioğlu seçildi.

Delegelere teşekkür eden Çerçioğlu da partilerini iktidar yapmak için tüm güçleriyle çalışacaklarını belirtti.

Çerçioğlu'nun önerisi ile divanın diğer üyeleri de oluşturuldu. Kurultay çalışmaları sürdürülüyor.  

Kurultay'da konuşan Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle: 

"Bu kurultay Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 100. yılında yapılan bir kurultaydır. Bu kurultay tarihi bir kurultaydır. 100 yılı geride bırakan ve yeni bir 100 yıla açılan kurultaydır. Bu kurultay adaletsizliği, liyakatsızlığı ve umutsuzluğu ortadan kaldıracağımız bir kurultaydır.

"CUMHURİYET TARİHİNİN EN AĞIR BUHRANINI YAŞIYORUZ"

Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en ağır buhranını yaşıyor. Bu buhran yönetim, demokrasi, ekonomi buhranıdır. Bu buhran toplumsal ve kişisel sağlığımızı derinden dinamitleyen bir buhrandır. Hiçbir vatanseverin umutsuzluğa kapılma hakkı yoktur.

Adalet yürüyüşünün son gününde Maltepe'de bu duvarları yıkacağız dedim, 31 Mart seçimlerinde duvarın diğer tarafına geçtik. Önümüzde ki seçimde dostlarımızla birlikte o duvarı param parça edeceğiz. Biz birlikte, inanç, kararlılık ve azimle Türkiye'yi bu buhrandan çekip çıkaracağız. Adalet Yürüyüşü'nü kimse unutmasın.

"2'NCİ YÜZYILA HAZIRLANMAK ZORUNDAYIZ"

2. yüzyıla hazırlanmak zorundayız. Millet olarak hazırlanmak zorundayız. 2. yüzyıla çağrı beyannamesi adı verdiğimiz çözüm önerilerimizi sunmadan önce Türkiye'nin 5 temel sorunundan söz edeceğim.

Neden çözüm beyannamesi? Neden 2. yüzyıla hazırlık? Birinci sorunumuz demokrasi sorunu. 21. yüzyılın Türkiye'sinde yasama yargı ve medya bir kişinin vesayeti altındadır. Saray ne diyorsa yargı onu yapıyor. Egemen güçler ne diyorsa Saray aynısını yapıyor.

Saray talimat veriyor, Osman Kavala içeride kalacak diye, Selahattin Demirtaş içeride kalacak diye, yargı gereğini yapıyor. Cezaevlerinde onlarca gazeteci var. Buradan cezaevinde olup kalemini satmayan gazetecilere selamlarımızı gönderiyoruz. Trump Saray'a talimat verdi, rahip Brunson'ı derhal serbest bıraktılar. Saray talimat veriyor, özgür medya susturuluyor.

20 Temmuz sivil darbe sürecinde TBMM'nin yetkileri kısıtlanmıştır. Denge ve denetleme mekanizmaları felç edilmiştir. Böyle bir ortamda demokrasiden söz etmek mümkün değildir.

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞI TEHLİKE ALTINDADIR"

İkinci sorunumuz ekonomi. Mutfağımızda yangın var. Çocuklarınız işsizse 18 yıldır ülkeyi bu noktaya getirenleri sorgulamak zorundasınız. Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomik bağımsızlığı tehlike altındadır. Türkiye Cumhuriyeti savaş meydanlarında kuruldu. Hiç kimsenin önünde diz çökmedik. Cumhuriyeti kuranlar tam 79 yılda 57 hükümet kuruldu. 714 milyar dolarlık bir kaynak kullanıldı. Demir çelik fabrikaları yapıldı, şeker fabrikaları yapıldı. Osmanlı'nın borcu son kuruşuna kadar ödendi. 2002-2020, 18 yıl... 18 yılda harcanan para 2 trilyon 400 milyar dolar.

"VATAN TOPRAĞINI SATTILAR"

Vatan toprağını sattılar. 250 bin dolara istediğiniz yerden istediğiniz daireyi alabiliyorsunuz. 18 yılda bu kadar para harcanacak, bu paranın nereye gittiğini TBMM'de kimse bilmeyecek, ondan sonra kalkacaksanız bana ekonomiden söz edeceksiniz. Havaalanı, şehir hastaneleri dahil değil bu rakamlara. Onların bedelini çocuklarımız, torunlarımız ödeyecek. 79 yılda bizim yaptıklarımızı sattılar, fabrikaları sattılar.

Süleyman Şah türbesi bu ülkenin namusudur! Oradan bayrağı indirip Süleyman Şah türbesini kaçıranlar açık ve net söylüyorum vatan hainleridir. Cumhuriyet tarihinde hiçbir zaman Süleyman Şah türbesinde bayrağı indirip topraklarını terk eden bir hükümetle karşılaşmadık, bunlar yaptılar.

"SURİYE'DE 36 ASKERİMİZ ŞEHİT OLDU, SORUMLUSU KİM?"

Üçüncü sorunumuz dış politika. Türkiye şu anda egemen güçlerin taleplerini yerine getiren bir ülke konumuna düşürülmüştür. Bugün Türkiye ekonomik ve siyasi bağımsızlığını büyük ölçüde yitirmiştir.

Onur sahibi insanlar da böyle bir dış politikayı asla gütmezler. 9 Ekim 2019 Trump'ın gönderdiği mektup. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en ağır hakaretleri içeren mektuba cevap verilemedi.

Suriye'de 36 askerimiz şehit oldu. Sorumlusu kim? 36 askerimizin kanı yerde duruyor. Askerlerimizi şehit edenlerin sizden özür dilemesini beklerken siz koşa koşa Moskova'ya gideceksiniz. Böyle bir dış politikanın onuru yoktur.

Dördüncü sorunumuz eğitim sorunu. 2 trilyon 400 milyar dolar para harcadılar, hala birleşik sınıflar var. Birleşik sınıf; 1. 2. 3. sınıflara aynı odada aynı öğretmen tarafından ders verilmesi. Hala yeterli derslik yok. Türkiye bilgi çağından koparıldı.

Beşinci sorunumuz toplumsal barış. Etnik kimlik üzerinden, inanç üzerinden siyaset toplumu kutuplaştırmış, bölmüştür. Bu ülkede 83 milyon bayrağımızın altında huzur içinde yaşamak istiyoruz. Kimsenin yaşam tarzını sorgulamak bizim hakkımız mı?

"FİRAVUNLARIN İKTİDARINI YIKIP HALKIN İKTİDARINI KURACAĞIZ"

Önümüzdeki ilk seçimlerde dostlarımızla birlikte iktidar olacağız. Firavunların iktidarını yıkıp, halkın iktidarını kuracağız. Her firavunun bir Musa'sı vardır. Hiçbir zaman hiçbir yerde hiç kimseye kibir ve öfkeyle bakmayacağız. Herkesi kucaklayacağız.

Birinci hedefimiz, yeni bir anayasa ile güçlendirilmiş demokratik parlamenter sisteme geçmektir. Bunun için öncelikle geniş bir toplumsal mutabakat sağlanacak, darbe hukukundan arınmış, gücünü milletten alan yeni bir anayasa yapılacaktır.

Bu ülkeye bugüne kadar anayasalar vesayetçi kurumların baskısıyla geldi. Bu anayasada cumhurbaşkanının tarafsız olması sağlanacak. Partili cumhurbaşkanı uygulamasına son verilecektir. Cumhurbaşkanı dürüst olacak, aldatılmayacak, kandırılmayacak, bu toprakların evladı olacak. Kuvvetler ayrılığı esas olacak. Yargı bağımsızlığı kesin olarak sağlanacak. Akılla, bilgiyle, birikimle, deneyimle, istişare ile çözeceğiz. Adalet duygusuyla çözeceğiz. İkinci yüzyıla çağrı beyannamesini hazırladık. 2023'te ikinci yüzyıla geçeceğiz."

https://www.enpolitik.com/haber/322903/chpde-kurultay-gunu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*