CHP, Bekçi Kanunu'nu Anayasa Mahkemesi'ne götürüyor

CHP, Bekçi Kanunu'nu Anayasa Mahkemesi'ne götürüyor | enpolitik.com
Eklenme Tarihi: 13.06.2020 13:20:38 - Güncellenme Tarihi: 27.06.2020 11:43:28

Bekçilere verilen yetkilerin Anayasa'ya aykırı olduğu görüşünde olan CHP, 18 maddelik kanunun 5, 6 ve 7. maddelerindeki yedi düzenlemeye itiraz ediyor. CHP, söz konusu kanunun iptali için AYM'ye başvuracak. 

Milliyet'ten Şevket Yaman'ın haberine göre, CHP'nin AYM başvurularını hazırlayan İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu, teklifteki bazı düzenlemelerin tartışmaya gerek olmayacak kadar açık şekilde Anayasa'ya aykırılık içerdiğini belirtti.

"Keyfi durumlar yaratmaya elverişli"

Kaboğlu, "Bekçilere tanınan geniş ve keyfiliğe açık yetkiler, devletin ahlak polisliği yapması ve bireylerin hayat tarzına müdahale etmesi riskini içermektedir. Teklifteki birçok düzenleme; hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerine aykırıdır ve keyfi durumlar yaratmaya elverişlidir. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi'ne başvurumuzu yapacağız" dedi.

Söz konusu maddeler hangileri?

MADDE 5- Madde ile, çarşı ve mahalle bekçilerinin görevli olduğu mülki sınırlar içerisinde halkın istirahat, sağlık ve selametini sağlamaya ilişkin görevleri düzenlenmektedir.

MADDE 6- Madde ile, çarşı ve mahalle bekçilerinin kamu düzenini ve kamu güvenliğini sağlama kapsamındaki önleyici ve koruyucu görevleri düzenlenmektedir.

MADDE 7- Bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek, suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek, hakkında yakalama emri ya da zorla getirme karan verilmiş olan kişileri tespit etmek, kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü veya malvarlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya muhtemel bir tehlikeyi önlemek amacıyla çarşı ve mahalle bekçilerinin kişileri ve araçlan durdurması bir zorunluluktur.
Madde ile, çarşı ve mahalle bekçilerinin görev bölgelerinde ve çalışma saatleri içerisinde kişileri ve araçlan durdurma ve kimlik sorma yetkisi düzenlenmektedir.
Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için, makul bir sebebin bulunmasının gerektiği ve süreklilik arz edecek, fiili durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işleminin yapılamayacağı hüküm altına alınmaktadır.

Çarşı ve mahalle bekçilerinin, görevlerini yerine getirirken, kendisinin bekçi olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra kişilere, kimliğine ve durdurma sebebine ilişkin sorular sorabilmesi ve durdurduğu kişiden kimliğini veya bulundurulması gerekli diğer belgelerin ibraz edilmesini isteyebilmesi öngörülmektedir. Çarşı ve mahalle bekçilerinin kişilerin kimliğini görmek istemesi karşısında, herkes nüfus cüzdanı, pasaport veya diğer resmi bir belgeyi göstererek veya başka bir suretle kimliğini ispat etmek zorundadır. Çarşı ve mahalle bekçilerinin, kimliğini geçerli bir belge ile ispatlayamayanlara bu hususta gerekli kolaylığı göstermesi öngörülmektedir. Kişilerin kimliğini ispat etmesi halinde, kişilerden, başka belge göstermesi veya getirmesi istenemeyecektir. Ayrıca kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durumdan derhal genel kolluk görevlilerinin haberdar edilmesi öngörülmektedir.

Makul sebebin varlığı, bu kişiyle kurulacak iletişim süresince kişiyi durdurmayı ve bekletmeyi gerektirir. Durdurma süresinin durdurmanın sebebine esas teşkil eden işlemin gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyulan makul süreden fazla olamayacağı, durdurma sebebinin ortadan kalkması halinde kişilerin ve araçların ayrılmalarına izin verileceği hüküm altına alınmaktadır.

Çarşı ve mahalle bekçilerinin, durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik el ile dıştan kontrol dahil gerekli tedbirleri alabileceği düzenlenmektedir. Bu kapsamda, durdurulan kişi üzerinde, giysilerinden herhangi birisi çıkanlmaksızın, elle, yüzeysel olarak, yoklama biçiminde bir kontrol yapılabilir. Yoklama ve sıvazlama, durdurma sırasında, bekçinin kontrol amaçlı yapabileceği işlemlerdendir.

Bu işlem, şüphenin kuvvetlendiği durumlarda yerine getirilecek bir tedbirdir. Yoklama, görevli bekçi tarafından el ile şüphelenilen kişinin üstünün, mahremiyetine ve elbisesinin detaylarına vakıf olunmayacak ve elbisesi çıkarttırılmayacak şekilde farklı noktalarına dokunulmak suretiyle kontrol edilmesini ve suç unsuru eşyaların bulunup bulunmadığının belirlenmesini ifade etmektedir. Sıvazlama ise yoklama işleminin, elin kişinin üstünden kaldınlmaksızın sürekli bir şekilde gezdirilmesi suretiyle yerine getirilmesidir. Ancak, bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemeyecektir.

https://www.enpolitik.com/haber/322142/chp-bekci-kanununu-anayasa-mahkemesine-goturuyor.html

Sizin Yorumunuz:

*
*