Bu trenin dünyada bir benzeri daha yok!

Kerime Yıldız, dünyanın ilk edebiyat sempozyumu trenine bindi... İzlenimlerini ise köşesine taşıdı... İşte o müthiş yazı ve müthiş sempozyum...
Bu trenin dünyada bir benzeri daha yok! | enpolitik.com
Eklenme Tarihi: 16.05.2017 09:49:30 - Güncellenme Tarihi: 03.06.2020 00:49:50

 

Buharlı makinenin îcadıyla sanayi çağı başladı. Sömürgelerdeki hammaddeler, gemilerle Avrupa?ya taşındı. Buradan da trenle iç bölgelere. Üretilen mallar aynı yollarla dünyaya pazarlandı.

Osmanlı Devleti, sanâyi inkılabına ayak uydurmakta gecikti. İzmir-Aydın demiryolu hattı bitip de trenle tanıştığımızda 19. asrın ortasıydı. Sonra buna, Kasaba(Turgutlu)-İzmir hattı ve diğerleri eklendi. Fakat hepsinde yabancıların imtiyazı söz konusuydu. Bizim iyiliğimiz için girmediler bu işlere. Çıkarları vardı. İmtiyaz sâhibi oldukları demiryolu güzergâhlarında söz sâhibi oldular.

 

 

19. asrın başında, Osmanlı sultanının fikri olan Hicaz demiryolu inşaatı başladı. Masraf için ilk bağışı Sultan yaptı. Sultanı, devlet erkânı ve memurlar izlediler. Hindistan ve Mısır başta olmak üzere; Fas, Tunus, Cezayir, Rusya, Çin, Singapur, Hollanda, Güney Afrika, Ümit Burnu, Cava, Sudan, Pretorya, Bosna-Hersek, Üsküp, Filibe, Köstence, Kıbrıs, Viyana, İngiltere, Almanya ve Amerika?daki Müslümanlar, Hicaz demiryolu için bağışta bulundular.

Bu trenler, sonu gelmeyen harplere girdiğimizde cepheye asker ve malzeme taşıdılar. Cihan Harbi?nde, önce Çanakkale, sonra Kutü?l-Amâre zaferi derken işler yoluna girmeye başladı. İngilizler, Osmanlı topraklarında perişan oldu. Fahrettin Paşa, Medine?de destan yazıyordu. Fakat olacakları tahmin ettiğinden mi nedir, kutsal emânetleri, kuşatmadan evvel trenle İstanbul?a gönderdi.

Sonra Lawrence, o uğursuz elleriyle Hicaz demiryolunu dinamitledi. Medine?ye yardım gitmedi ve Ocak 1919?da Medine düştü.

Acaba o günlerde Medine?deki askerleri, ?Kara tren gecikir belki hiç gelmez? diye efkâr basmış mıdır?

Cumhuriyet kurulunca 1923-40 arasında demiryollarımız iki katına çıktı. Çıktıkça hasretlerimiz arttı. Yiğitler sıla hasretinden, sıladakiler gurbetlikten yandılar. Yandıkça kara trene söylendiler. Trenle dertleştiler. Umutlarını, hasretlerini kara trene gömdüler.

Sonra otobüsün, uçağın saltanatı başladı. Nihâyet bu asrın başında tekrar raylara döndük. Denizin altından trenler yürüttük.

Ülkemizde trenin târihi mâcerası kısaca böyle. 19 asrın ortasında hayatımıza giren tren edebiyatın da konusu oldu. Ayrılıkların ve kavuşmaların mekânı istasyonlar, nice târihî hâdiselere, hikâyelere ev sâhipliği yaptı.

İngilizin oyunuyla Medine?ye gidemeyen kara tren, yine İngilizin oyunuyla 5 Mart 1924 akşamı Osmanlı hânedânını Çatalca?dan aldı ve bir meçhûle götürdü. Tıpkı Babuba türküsündeki gibi kara tren, ecdâdla aramıza kara duman ekti.

Hikâyelerin, romanların, şiirlerin, türkülerin içinden trenler geçti. Bâzen sessizce, bâzen gümbür gümbür? Bâzen tek kelime, bâzen başrolde?.

Osmanlıyı meçhûle götüren tren, 60?larda Anadolu insanını aldı, Alamanya denilen bir gurbete götürdü. ?Kızıl elmaya hey kızıl elmaya!? diyerek Tuna?dan geçenlerin torunları, iş için, aş için gurbet ellerde süründüler.

Şâirin dediği gibi, Tuna bizden utandı; biz Tuna?dan..

80?lerden sonra hayatımız hızlandı. Sonra hızlı trenle tanıştık. Marmarayla tanıştık. Kara tren türkülerde, hikâyelerde, romanlarda kaldı.

Edebiyat, trensiz olmaz. Trenin edebî eserlerdeki izini sürmek, bir buçuk asrı aşan acılarımızın, sevinçlerimizin izini sürmektir.  

Bu izin peşine düşen edebiyat ve tren severler, Türkiye?de ilk defa bir sempozyum gerçekleştirdiler. Kültür merkezi, otel veya fakülte anfisi tercih etmediler. Tren garında ve hareket hâlindeki trende konuştular. Bol bol edebiyat sohbeti yaptılar. Tren ve tren garı, bu sefer edebiyata ev sâhipliği yaptı. Türküleri, şiirleri, hikâyeleri ağırladı.

 

 

12-24 Mayıs?da Turgutlu tren istasyonunda başlayan sempozyum, iki vagonluk trende ve Alsancak garında devam eti. Sonra geriye dönüldü. Turgutlu?da sona erdi.

Metinbilim Enstitüsü Derneği, Turgutlu Kaymakamlığı, Turgutlu Belediye Başkanlığı, TCDD 3. Bölge Müdürlüğü?ne, gönül dolusu tebrikler ve teşekkürler?

 

 

Darısı diğer demiryolu güzergâhlarının başına. Türk edebiyatını istasyondan istasyona taşıyan trenlerin ve edebiyat gönüllülerinin artmasını diliyoruz.

 

 

https://www.enpolitik.com/haber/141125/bu-trenin-dunyada-bir-benzeri-daha-yok.html

Sizin Yorumunuz:

*
*