google-site-verification=T_NRWGCX0tEI1Eddjcfchq4TRJe4tbMwaAFf243H1wM
Öne Çıkanlar cezaevi yılları bilgi edinme hakkı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Türkiye Diyanet Vakfı vaka

Üsküp'ün zamana direnen saatçisi

 

Makedonya'nın başkenti Üsküp'te yıllardır saatçilikle uğraşan ustalar, bu zanaatin yok olmaması için adeta zamana direniyor. 30 yıl öncesinde Üsküp'te saatçilikle uğraşanların sayısı 45 civarındayken, bugün bu sayı 12'ye kadar düşmüş durumda.

1973 yılından beri saat tamirciliğiyle uğraşan 58 yaşındaki Fadil İdriz de bu mesleği ayakta tutmaya çalışan ender isimlerden biri. İdriz, Üsküp'teki Eski Türk Çarşısı'nda 13 yaşında çırak olarak başladığı bu mesleği, neredeyse yarım asırdır sürdürüyor.

Henüz ilkokuldayken bu mesleğe çırak olarak ilk adımı atan İdriz, birçok antika saatin de bulunduğu atölyesinde 1973 yılından bugüne tamir için getirilen saatlere "hayat vermeye" devam ediyor.

 

 

AA muhabirine hikayesini anlatan İdriz, öncelikle usta-çırak geleneğine değinerek, önceleri zanaatçıların 5-6 yıllık bir çıraklık ve kalfalık sürecinden sonra usta olabildiklerini ifade etti.

Kendisinin Üsküp'te Hristiyan bir ustanın yanında 3 yıl çıraklık ve 3 yıl da kalfalık yaptığını aktaran İdriz, bu sayede saatçilik mesleğini öğrendiğini söyledi.

İdriz, 6 yıl ustasının yanında çalıştıktan sonra 1979'da saatçilik alanında ustalık diploması aldığını ve bugüne kadar da bu işle uğraşmaya devam ettiğini söyledi.

Saatçiliğin çok titizlikle ve sabırla yapılması gerektiğine işaret eden İdriz, "İnsanın sinirli olmaması lazım. Sinirli olan insan, bu zanaatı yapamaz, devam edemez." şeklinde konuştu.

 

 

 Mekanik saatler değerini kaybediyor

30 yıl öncesinde Üsküp'te bu mesleği icra eden 45'e yakın saatçi olduğunu aktaran İdriz, bu sayının son 10 ila 15 yılda elektronik saatlerin ortaya çıkmasıyla epey azaldığını söyledi.

Elektronik saatlerin üretilmesiyle mekanik saatlerin değerini yitirdiğini vurgulayan İdriz, Üsküp'te bu meslekle uğraşan kişilerin sayısının bugün 12 olduğunu, bunların yarısının sadece satış yaptığını, yarısının ise tamirle uğraştığını ifade etti.

 

 

Önceleri günde en az 15 ila 20 saat tamir ettiğini, bugün ise bu sayının 2 veya 3 saate indiğini dile getiren İdriz, tamire gelen saatlerin genellikle kırılan camını, eskiyen kayışını veya biten pilini değiştirmek için getirildiklerini aktardı.

İdriz, yeni neslin titizlik ve sabır gerektiren bu mesleğe yönelmediklerini ve bu meslekle uğraşmak istemediklerini vurgulayarak, yok olmaya yüz tutan bu zanaatle uğraşmaları için gençlere tavsiyede bulundu.

Üsküplü saatçi, "Ben derim ki bazı gençler devam etsin ve bu zanaat hiçbir zaman ölmesin." ifadelerini kullandı.

 

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.