Öne Çıkanlar Marmara Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Selçuk Özdağ CHP twitter

Rusya?nın ?Taçsız Çar

 

DEKABRİST HAREKETİ?NİN DÜNYAYA HEDİYESİ: LEV NİKOLAYEVİÇ TOLSTOY

1825 yılında Çarlık Rusyası?nda bir ilk gerçekleşti. Tahta yeni çıkan 1. Nikola?ya karşı silahlı ayaklanma gerçekleşti. Bunun alt yapısı önceki Çar 1. Aleksandr zamanında atılmıştı. Halk da aydınlar da Çar?ın baskıcı tutumundan muzdaripti.

Ayaklanma başarısız oldu ve Rusya?nın ilk siyâsî mahkûmları Sibirya?ya gönderildi. Dekabrist Hareketi denilen bu ayaklanma başarısız olsa da sanat ve edebiyatta yepyeni bir çığır açtı.

İşte 20 Kasım 1910?da ölen Rus edebiyatının en büyük isimlerinden Lev Nikolayeviç Tolstoy, bu hareketin dünya edebiyatına hediyesiydi.

Tolstoy, soylu bir âilenin dördüncü çocuğu olarak 28 Ağustos 1828?de, Moskova?nın güneyinde Tula Eyaleti?nin Yasnaya Polyana kasabasında dünyaya geldi. Kont bir baba ve prenses bir annenin biricik oğluydu. İki yaşındayken annesini kaybedince Moskova?ya taşınmaları üzerine kendisindeki dehayı keşfeden halasının yanında yaşamaya başladı. Babası 1827?de ölünce Yasnaya Polyana?daki çiftlik hayatına döndü.

Diplomat olmak için 1844?de Kazan Üniversitesi Arap- Türk Edebiyatı bölümüne girdi. Sonra Hukuk Fakültesi?ne yöneldi. Hukuk ve filoloji eğitimine devam ederken Rousseaucu ahlak anlayışını araştırmaya, Puşkin, Dickens, Schiller gibi dünya isimlerini takip etmeye başladı. Bu dönemde yeniden çiftlik hayatına yöneldi.

Moskova, Petersburg, Kafkasya, Avrupa?da geçen hayatı, her seferinde çiftliğe, yâni toprağa dönüşle sonuçlandı. Savaşı, ölümü, köylüyü, toprağı, yakından tanıdı ve yazdı. Hem Rus edebiyatına hem dünya edebiyatına Savaş ve Barış, Anna Karennina ve Diriliş gibi muhteşem romanlar ve pek çok ölümsüz eser kazandırdı.

Tolstoy, Batı ülkeleri ve kendi yurdu arasındaki uçurumu görmüş ve bir vatansever kimliğiyle, halkının gelişmesi için değişikliğin tabandan başlaması gerekliliğine inandı. Halkı bilinçlendirmek için sorumluluk aldı. Okul açtı, dergi çıkardı ve gönüllü olarak sulh yargıçlığı bile yaptı. Sâdece bir edebiyatçı kalemşör değil, geleceğin bilinçli gençlerinin de öğretmeni oldu. Ancak bu durum, ne soyluların ne de çarlık rejiminin işine geldi. Bir soylunun, genelin davranışlarına uymayan bir tutumda bulunması, çok daha büyük bir tehlikenin çanlarını çalıyor olabilirdi.

Tolstoy, ruhu yaralandıkça çığlık attı. Aydın sorumluluğuyla Çar?a uyarılarda bulundu. Devrimci hareketlerin, İsa?nın isteklerini yerine getiren bir adamın karşısında, ateşin önündeki mum gibi eriyeceğine inanıyordu. Solovyev ile birlikte Çar?dan devrimcileri affetmesini istedi.

Anna Karenina?daki Levin, Çarlık rejimine bir darbeydi. Artık Rusya?da iki Çar vardı. Birisi St. Petersburg?daki taç giymiş Çar; diğeri Yasyana Polyana?daki Taçsız Çar?dı.

Mal varlığını köylülere bağışlamak istediği için âilesiyle arası açılan Tolstoy, evinden uzakta bir tren istasyonunda 20 Kasım 1910?da öldü.

Tolstoy?un ölümünden 7 yıl sonra Ekim Devrimi gerçekleşti. Taçsız Çar?ı dinlemeyen Taçlı Çar, tahtından oldu. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.