Öne Çıkanlar Türkiye CHP yükseliş Kadıköy Engin Altay

Kılıçdaroğlu '128 milyar dolar nerede' pankartını Meclis kürsüsüne taşıdı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) partisinin haftalık grup toplantısında konuştu. '128 milyar dolar nerede?' pankartı asılı olan kürsüden iktidara yüklenen Kılıçaroğlu, CHP'nin reklam panolarına astırdığı '128 milyar dolar nerede?' afişlerinin sökülmesi ve konuya ilişkin soruşturma başlatılmasına sert tepki göstererek "Soru sormak ne zamandan beri hakaret oldu?" dedi.

Kılıçdaroğlu, "Dedik ki cevap vermiyor bari bilboardları kiralayalım, oraya asalım, millet görsün. Vay efendim neymiş? Cumhurbaşkanı'na hakaretmiş. Arkasında Saray'ın silüeti varmış" açıklamasında bulundu.

"Ben bal gibi soracağım, sen de bana cevap vereceksin" diyen Kılıçadroğlu, "128 milyar doların nerelere peşkeş çekildiğini nereden öğreneceğiz? Merkez Bankası Başkanı konuşamaz, mümkün değil. Hazine ve Maliye'den sorumlu olan bakan mümkün değil konuşamaz. Kime soracağız?" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

"Montrö Sözleşmesi tartışmalarından rahatsız olan emekli amiraller bir açıklama yaptılar. Onların iradesi dışında açıklamanın metninde bazı değişiklikler yapıldı. Onların iradesi dışında birilerinin aracılığıyla gece yarısı bu açıklama yayımlandı. Onların iradesini suiistimal edenler iktidara yakın olanlardır. Saray buradan bir darbe iması çıkarmak istedi. Arkasından da dönüp bak işte CHP var bu işin arkasında dedi. Ne oldu? Hangi CHP vardı? CHP ile ilgili tek kelime bile yok.

Devlet senin elinde utanmadan beni suçladın.

Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan bir zat yalan söyler mi?

Her türlü iftiraya hepimizin hazırlıklı olması lazım. Biz vatanımızı, bayrağımızı, insanımızı seviyoruz. Biz Saray'dan beslenmiyoruz. Saray beslemeleri değiliz. Biz alın terimizle kazandığımızla geçiniyoruz. Biz ahlaklı, erdemliyiz.

Yaptıkları tek şey var sağlık çalışanlarını alkışlayalım. Alkışla. Bu arada yoğun bakım hekimleriyle görüşme yaptım. O görüşmeyi kamuoyuna yansıtmadım başları belaya girmesin diye. 

Çiftçinin hakkına hukukuna sahip çıkamayan bir siyasi iktidar. Defalarca söyledik ancak o şekilde. Kuru soğanı da almaya başlayacaklar. Beyefendi aya sert iniş yapacağız diyordu. Aya sert iniş yapan, vatandaşına patates dağıtıyor.

'PARA ZATEN EL DEĞİŞTİRDİ'

128 Milyar doları satanların kimler olduğunu sordum. Kimlerin imzası var o kararın altında dedim. Para kaybolmadı para el değiştirdi diyorlar. Zaten el değiştirdi. 

Ben sana zaten bunu soruyorum el değiştirdi de kime gitti. Milyarları kim götürdü?

Merkez Bankası daha önce sattığı dövizleri tablolar halinde yapar kendi internet sitesinde paylaşırdı. Buna benzer çok sayıda tablo var. Hangi tarihte kaç liradan çıkmış bunların listesi vardı. Şimdi bu liste yok. Sorumuz da buradan kaynaklı. Listeyi neden gizliyorsunuz? Niye gizliyorsunuz? 

Sen mi yoksa damadın mı bu işi halletti? Bir liradan söz etmiyorum. 128 milyar Amerikan dolarından söz ediyorum. Ne oldu bu para? Tık yok. Önce kasada dedi sonra pandemide kullandık dedi. Yalan söylüyorlar. 

Sen kendini ne sanıyorsun bu milletin hakkını hukukunu koruman gerekirken bu milletin hakkını hukukunu pazarlıyorsun.

Dedik ki cevap vermiyor bari bilboardları kiralayalım, oraya asalım, millet görsün. Vay efendim neymiş? Cumhurbaşkanı'na hakaretmiş. Arkasında Saray'ın silüeti varmış. Soru sormak ne zamandan beri hakaret oldu? 20 Temmuz sivil darbesinin en temel kanıtı budur. Bir darbe dönemi yaşıyoruz.

Ben bal gibi soracağım, sen de bana cevap vereceksin. 128 milyar doların nerelere peşkeş çekildiğini nereden öğreneceğiz? Merkez Bankası Başkanı konuşamaz, mümkün değil. Hazine ve Maliye'den sorumlu olan bakan mümkün değil konuşamaz. Kime soracağız? 

Kim aldı bu parayı sormak zorundayız. 

'SANDIĞI GETİR'

Afişleri indiriyor soru soramazsınız. Bana hakarettir diyor. Niye hakaret olsun?

Niçin soruyorum? 10 milyon 219 bin işsizimiz adına soruyorum Nerede 128 milyar dolar?

10 milyon işsiz vatandaşımıza bir yıl boyunca her ay 3 bin lira para verebilirdiniz. 1 milyon 300 bin esnafın 13 milyar liralık kredi borçlarını sıfırlayabilirdiniz. Çiftçilerin bankadan aldıkları kredilerin tamamını sıfırlayabilirdiniz. Mikro işletmelerin 16 milyar liralık kredinin tamamını ödeyebilirdiniz. Yoksulluk sınırı altında olan 1 milyon 600 bin hane var. Bunların bir yıl süreyle doğal gaz parasını ödeyebilirdiniz. Biontech aşısı getirebilirdiniz, 50 milyon vatandaşımız aşı olabilirdi. Milli Eğitim Bakanlığı'nda internete erişemeyen, EBA'ya erişemeyen 4 milyon evladımıza en gelişmiş bilgisayarı, tableti alırdınız.

Devletten 3 ay boyunca 806 bin esnafımıza bir yıl süreyle 3 bin lira para verebilirdiniz. Devletten 3 ay boyunca bin lira alan basit usül dışındaki esnafa da yine her ay 3 bin lira para verebilirdiniz. Devletten 3 ay boyunca bin lira para alan 26 bin müzisyene her ay bir yıl süreyle 3 bin lira verseniz yine para bitmiyor. 467 milyar lira daha para kalıyor.

Paranın büyüklüğü bu işte. Devletin soyulduğu buradan belli. Bunu soruyorum. Afişleri indiriyor. Bana hakarettir diyor. Niye sana hakaret olsun? Eğer hesabını veremiyorsan korkma sandığı getir, namusunla git."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.