Öne Çıkanlar Türkiye Sedat Peker Gelecek Partisi CHP AK Parti

İBB, İstanbul Göç Araştırması'nın sonuçlarını yayımladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İstanbul Göç Araştırması 2020 raporunu yayımladı. Araştırma İstanbul Ticaret Üniversitesi'nden Prof. Dr. Necmettin Doğan, Bahçeşehir Üniversitesi'nden Dr. Rahime Süleymanoğlu-Kürüm, İstanbul Üniversitesi'nden Doç. Dr. Edip Asaf Bekâroğlu ve Lancaster Üniversitesi'nden Doç. Dr. Melis Cin tarafından yapıldı.

UYUMDAKİ EN BÜYÜK SORUN DİL BARİYERİ

Araştırma sonrası yayımlanan rapor Suriyeli göçmenlerin Türkiye'deki uyum sorununa ilişkin çarpıcı verileri gözler önüne serdi. Göçmenlerin yüzde 92'si uyumun başlıca kriterlerinden olan dil bariyerini engel olarak görürken, yüzde 86'sı ise sosyal hizmetlere erişememekten şikayetçi. Ankete katılanların yüzde 69'u ise yalnızlığı günlük yaşamlarında sorun olarak görüyor. 

SAĞLIĞA ERİŞİMDE AYRIMCILIK ENGELİ

Günlük yaşamın sıra sağlık alanı da Suriyeli göçmenlerin uyum sürecinde bir turnusol kağıdı görevi görüyor. Göçmenlerin yüzde 65'i sağlık alanında bir sorunla karşılaşmadıklarını belirtirken, yüzde 17'si ise sağlık alanında yaşadıkları problemlerin gerekçesi olarak yine dil yetersizliğini işaret ediyor. 

Sağlık erişimini kısıtlayan altı temel faktör şöyle sıralandı:

  1. Ayrımcılık nedeniyle sağlık hizmetlerine başvurmayı erteleme
  2. Yeterli derecede bilgilendirilmeme
  3. Hastaneye ulaşım maliyeti
  4. Yoğunluktan dolayı randevu alamama
  5. Dil sorunu nedeniyle kendini ifade edememe
  6. Ataerkil kültürel değerlerin kadınlar üzerinde yarattığı kısıtlar

EN ÇOK ÖZLEM AİLEYE DUYULUYOR

Göçün psikolojik boyutu incelendiğinde ise göçmenlerin en çok özlemini duydukları şeyler kelime haritasına şöyle yansıyor: "Aile, anne, baba, ülke, vatan, ev, güven."

BARINMA SORUNU UYUMDA KİLİT ROLE SAHİP

Sosyal yaşama uyumda barınma sorunu da kilit rol oynayan etkenlerden. Anket katılan göçmenlerin barınma alanında en çok şikayetçi olduğu şey ise ev kiralarını ödemekte çektikleri zorluklar ve yaşadıkları evlerin fiziki koşulları. 

Anket kapsamında göçmenlere yöneltilen "Tüm desteklerle birlikte ailenizin toplam aylık geliri ne kadar?" sorusuna cevap verenlerin yüzde 25'i 2001-2500 TL arasını işaret etti. Bu oran soruya gelen en yüksek oran olarak kayda geçti. Soruya gelen cevaplar çapraz analizlere tabii tutulduğunda ise 2000 lira altında geliri olanların ortalama 789 lira, 2001-3000 lira arasında gelir elde edenlerin 850 lira, 3001 ve üzeri gelir elde edenler 1053 lira kira ödedikleri görüldü.

GELİR GİDERİ KARŞILAMIYOR

Göçmenlerin yüzde 48'si gelirleri ile ailenin ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirtirken, buna karşılık sadece yüzde 25'i karşılayabildiğini söyledi.

YARISINDAN FAZLASI DAHA UCUZ GIDALARA YÖNELDİ

Son bir yılda ailede yaşanan zorlukların ilk sırasında yüzde 56'yla daha ucuz gıdalara yönelmek yer aldı. Onu yüzde 32'yle yatak, koltuk masa gibi temel ev eşyaları olmadan yaşamak takip etti.

GÖÇMENLER BİLGİLENDİRİLMİYOR

Suriye'de yaşanan iç savaş nedeniyle ülkelerinden ayrılıp Türkiye'ye geleli 10 yıl olan göçmenler hala uyum sağlayabilmiş değil. Bunun da en büyük sebeplerinden biri devlet kademeleri tarafından yeterli bilgilendirmenin yapılmaması. Göçmenlerin yüzde 71'i Türkiye'de hakları ve alabilecekleri hizmetler konusunda bilgilendirmediklerini söylüyor ki bu bugün yaşanan sorunların nedenine ışık tutuyor.

GEÇİCİ EĞİTİM MERKEZLERİNİN KAPATILMASI EĞİTİMİ SEKTEYE UĞRATTI

Her bir insanın zaruri ihtiyaçlarından ve haklarından biri de elbette eğitim. Savaşın alt üst ettiği hayatlarına devam etmeye çalışan göçmenlerin ise Türkiye'de eğitime ne denli ulaşabildiği meçhul. Sosyal hayata uyumda karşılarına çıkan dil bariyeri, eğitim alanında da sorunun en büyüğü. Bu sorunu körükleyen en önemli kararlardan biri de 2019-2020 yılı itibarıyla geçici eğitim merkezlerinin kapatılması.

YARISI EĞİTİME ULAŞAMIYOR

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) verilerine göre, eğitim çağında olan 1 milyon 82 bin 172 göçmenin sadece 648 bin 108'i eğitime ulaşabiliyor. Bu da neredeyse eğitim çağındaki göçmenlerin yarısının eğitime ulaşamaması demek. 

ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 29'U AKRAN ZORBALIĞINA MARUZ BIRAKILIYOR

Katılımcıların yüzde 61'i çocuklarını maddi imkansızlık nedeniyle okula gönderemediğini belirtiyor. Çocukların okullarda karşılaştıkları zorluklar arasında ilk sırayı yüzde 29'la "Türk öğrencilerin dışlaması" alıyor. Onu yüzde 27'yle "maddi imkansızlıklar" izliyor. Suriyeli ailelerin çocuklarıyla yaşadığı temel sorunlar arasında ise ilk sırada yüzde 36'yla "kavga etmeleri" var. Onu yüzde 29'la "Suriye kültüründen uzaklaşmaları" ve aynı oranda "Türk arkadaşlarının olmaması" takip ediyor.

YÜZDE 74.7'Sİ TÜRKÇE'YE HAKİM DEĞİL

Dil bariyerinin ankete yansıyan sonuçları ise yaşanan sorunları anlamada rehber niteliğinde. Göçmenlerin yüzde 74.7'si Türkçe'ye hakim değil. İletişimin sekteye uğradığının kanıtı niteliğinde olan bu oran uyum süreçlerini zorlaştıran etmenlerin en başında yer alıyor. Katılımcıların yüzde 65'i en çok dil eğitimi alanında destek almak istediğini beyan ediyor. 

DIŞLANMIŞ HİSSEDENLER AVRUPA HAYALİ KURUYOR

"Türkiye'de kendinizi ne derece dışlanmış hissediyorsunuz?" sorusuna yüzde 38 "Hiç dışlanmış hissetmiyorum" yanıtını veriyor. "Dışlanmış hissediyorum" diyenler ise sadece yüzde 16. "Dışlanmış hissediyorum" diyenlerin yüzde 26'sı bir Avrupa ülkesine göç etmeyi düşünüyor. Katılımcıların yüzde 42'si Türklerle iletişime geçerken dışlanma kaygısı duyduğunu belirtiyor. En çok dışlanmış hissettikleri mekanlar arasında mahalle yüzde 31'le ilk sırayı alıyor. Onun ardından yüzde 23'le toplu taşıma geliyor. 

TÜRKLER GÖÇMENLERİN KÜLTÜRÜ ETKİLEYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR

Suriyeli göçmenlerin Türkiye ile olan uyumun bir ayağı da elbette insan ilişkileri. İletişimin çift taraflı olduğu düşünülerek anket Türkiye vatandaşlarına da yöneltildi. Ankete katılan Türklerden yüzde 72'si "Suriyelilerin nüfus artışı Türk kültürünü olumsuz etkileyecektir" diyor. Bunu yüzde 58 ile "Suriye kökenli bir patronum olmasından rahatsız olurum", yine aynı oranla "Suriyeliler sadece belirli bölgelerde yaşamalıdır" diyor. Oranların yüksek olduğu cevaplar Suriyeli göçmenlere karşı olan algılara ilişkin ipuçları veriyor. 

Suriyeli mültecilerin Türk toplumuna etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusuna ise katılımcıların %56’sı çok olumsuz, %27’si ise olumsuz yanıtını verdi.

GÖÇMENLERİN UYUM SAĞLAMASI NEDEN ÖNEMLİ?

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nün (GİGM) verilerine göre, Suriyeli göçmenlerin yüzde 98'i geçici barınma merkezlerinde değil, kentlerde yaşıyor. İstanbul Göç Araştırması kapsamında yapılan saha çalışmasına göre de göçmenlerin yüzde 50'si Suriye'deki şartların düzelmesi durumunda bile dönmeyi düşünmüyor. Bu 2 ana sebep Suriyeli göçmenlerin Türkiye'ye uyum sağlayabilmesinin önemini açıkça gözler önüne seriyor. Öte yandan, Türk vatandaşlarının yüzde 78'i de Suriyeli mültecilerin kalıcı olduğunu düşünüyor.

AVRUPA KOMİSYONU'NA YAZILAN RAPOR DA ARAŞTIRMADA

Araştırmada, bir Suriyeli göçmenin Türkiye'ye uyum sağlayabilmesi "herhangi bir yardım alamadan geçinebilmesi" olarak tanımlandı. Uyum literatürünün önemli isimlerinden Han Entzinger ve Renske Biezeveld tarafından  Avrupa Komisyonu’na yazılmış olan detaylı rapora yer verilen araştırmada, uyumun gerçekleştiği dört alan dikkat çekildi: "Sosyoekonomik, kültürel, yasal/siyasal, ev sahibi toplumun tutumları."

HER 10 TÜRKTEN SADECE BİRİ GÖÇMENLERİN UYUM SAĞLAYABİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR

İstanbul Göç Araştırması'nın nicel kısmının bulgularına göre her 10 Türkiye vatandaşından ortalama 8’i Suriyeli mültecilerin topluma katkısı ve uyumu hakkında olumsuz fikirlere sahipken, sadece biri Suriyeli mültecilerin İstanbul’a uyum sağlayabildiği kanaatinde. Ayrıca, Türk vatandaşlarının %84’ü eğer mümkünse Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesini, %80’i de başka ülkelere gitmelerinin teşvik edilmesi gerektiğini savunuyor. 

YÜZDE 78'İ GÖÇMENLERİN UYUM SAĞLAYAMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR

Ankete katılan Türklerin yüzde 78'i Suriyeli göçmenlerin İstanbul'a uyum sağlayamadığını düşünürken, sadece yüzde 11'i uyumlu olduklarını düşünüyor. Suriyeli mültecilerin kendi içindeki farklılıkları Türk vatandaşların uyum meselesine bakışlarını değiştirebildiği de ankete yansıyan bir başka nokta. 

"DEZENFORMASYON YAYGINLIĞI OLUMSUZ YAKLAŞIMLARI ARTIRMAKTADIR"

Ankette, Suriyeli göçmenler hakkında fikirlerin şekillenmesinde medyanın da etkili olduğuna yer verilerek, şöyle denildi: "Suriyeli mülteciler ile ilgili bilgileri ana akım medyadan alan bir Türk vatandaşı ile sosyal medyadan alan biri arasında farklı tutumlar oluşmasını bekleyebiliriz. İnternet kullanım sıklığı veya haberleri takip etme sıklığının da etkili olması mümkündür. Suriyeli mülteciler ile ilgili dezenformasyonun yaygınlığı, gerçek olmayan veya abartılı söylemlerin internette kontrolsüzce yayılması, insanların kulaktan dolma bilgileri birbirine anlatarak olumsuz tutumların yaygınlaşması gibi faktörler Suriyeli mültecilerin uyumu ile ilgili olumsuz yaklaşımları da arttırmaktadır."

TÜRKLERE GÖRE UYUMUN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL KÜLTÜR

Türk vatandaşları Suriyeli göçmenlerin neden uyum sağlayamadıkları sorulduğunda en büyük etken olarak kültürü işaret etti. Vatandaşlar sırasıyla şunları söyledi: "Dil, Türklerle arasındaki etkileşimin yetersiz olması, uyum sağlamaya çalışmamaları, eğitim seviyelerinin düşük olması..."

UYUM İÇİN YASAL DÜZENLEME LAZIM

Suriyeli göçmenlerin Türkiye'ye uyum sağlaması konusunda kuşkusuz en önemli adım yasal düzenlemelerde yapılacak değişiklikler. Türk vatandaşlarının yüzde 55'i Suriyeli göçmenlerin yasal statüsü olan “geçici koruma” halinin uyum önünde bir engel olduğunu düşünüyor. Ayrıca Türk vatandaşlarının yüzde 53.4'ü belediyelerde Suriyelilere yönelik birimler oluşturulması gerektiğini düşünüyor. 

UYUMUN ÖNÜNDEKİ 3 BÜYÜK ENGEL

Suriyeli göçmenlerin Türkiye'ye uyum sağlayamamalarının önündeki en büyük 3 engel şöyle sıralanıyor: "Türkçe bilmemek, medyada çıkan olumsuz haberler, iş imkanlarının dar olması." 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.