google-site-verification=T_NRWGCX0tEI1Eddjcfchq4TRJe4tbMwaAFf243H1wM
Öne Çıkanlar cezaevi yılları bilgi edinme hakkı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Türkiye Diyanet Vakfı vaka

Doğu Türkistanlı Nursiman'dan Meclis'e iade anlaşması çağrısı

Çin, Aralık ayında Türkiye’yle imzaladığı iade anlaşmasını onaylamıştı. TBMM’de onaylanmayı bekleyen anlaşma ile Türkiye’de yaşayan yaklaşık 40 bin Uygurlu, Çin’e iade edilme tehdidiyle karşı karşıya. Aktivistler, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Çin’deki zulme dikkat çekerek bu iade anlaşmasının onaylanmaması için çağrıda bulundular.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in Grup Toplantısı'nda kürsüye davet etmesiyle gündeme gelen Nursiman Abdurraşid, 2015 yılında eğitim için Türkiye’ye gelmişti. Dört yıl önce ailesiyle irtibatı kesilen Abdurraşid, geçen yaz ebeveyninin ve iki erkek kardeşinin suçlarının ne olduğu açıkça belirtilmeden “terörle ilgili faaliyetler” şüphesiyle hapis cezasına çarptırıldığını öğrenmişti. 

8 Mart Kadınlar Günü’nde, Çin’in İstanbul konsolosluğu yakınlarında düzenlenen protestoda konuşan Abdurraşid, “Son dört yıldır, annemin bir cezaevinde kaldığı ve baskı altında olduğu bilgisiyle yaşıyorum” dedi. 

TBMM’de bekletilen Çin’le karşılıklı iade anlaşmasının sonuçlarıyla ilgili endişelerini dile getiren Abdurraşid, yaptıkları şeyin Çin tarafından ‘ayrılıkçılık’ olarak algılandığını belirterek bunun suç olarak nitelendirildiğini söyledi. Abdurraşid, bu anlaşmanın TBMM’de onaylanması halinde, Çin’in yaptığı ‘ayrılıkçılık’ suçlaması nedeniyle Çin’e iade edilmekten endişeleniyor. 

Reuters’ta yer alan habere göre, Türkiye’de yaşayan Uygur Türklerinin iade edilme endişeleri, Çinli şirket Sinovac’ın ürettiği 15 milyon doz Kovid-19 aşısından almış ve daha fazlasını sipariş eden Türkiye’nin, Çin’e bu konudaki bağımlılığı nedeniyle daha da arttı. Ancak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, iade anlaşmasının Uygurların geri gönderilmesine yol açacak olmasını reddetmişti. 

ABD, KANADA VE HOLLANDA: ÇİN SOYKIRIM YAPIYOR 

Kanada ve Hollanda parlamentosu, hukuki bir bağlayıcılığı olmayan, Çin’in soykırım yaptığını ifade eden önergeyi kabul etmişti. Birleşmiş Milletler de, Doğu Türkistan’daki kamplarda en az bir milyon Uygur Türkünün ve diğer Müslüman azınlığın tutulduğunu bildirmişti. 

Şubat ayının sonunda ABD Dışişleri Sözcüsü Price, "… Bakan Blinken’ın Sincan’da yaşananları soykırım olarak tanımladığını çok net olarak gördük. İnsanlığa karşı suç teşkil ettiği konusunda da çok net olduk. Belli ki diğer hükümetler de bu konuyla yakından ilgileniyorlar" demişti. 

Uluslararası zeminde soykırım suçlamalarıyla karşı karşıya kalan Çin hükümeti, Doğu Türkistan’daki baskılarını reddederek bölgede kurduğu ‘ıslah evlerinin’ İslamcı aşırılık ve ayrılıkçılığı ortadan kaldırmaya yardımcı olmak için mesleki eğitim sağladığını söylüyor. 

ÇİN BÜYÜKELÇİLİĞİ: TÜRK HALKINI KANDIRMAYA ÇALIŞIYORLAR 

Çin büyükelçiliği sözcüsü geçen ay, İstanbul’daki konsoloslukları civarına düzenli olarak yapılan Uygur protestolarıyla ilgili, Uygurların Türk halkını kandırmaya ve ikili ilişkilere zarar vermeye çalıştıklarını söylemişti. 

kaynak: karar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.