google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html
Öne Çıkanlar sosyal medya dilekçe TÜFE Kütahya ÖTV

Davutoğlu: Erdoğan’a sesleniyorum, bir kez olsun "Nerede hata yaptık?” diye sorun

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a eleştirilerde bulundu. Gara’da öldürülen 13 Türk vatandaş sebebiyle üç gün yas ilan ederek herhangi bir açıklamada bulunmadıklarını kaydeden Davutoğlu, “Buradan operasyonun başarısız olduğunu itiraf etmek zorunda kalan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Bir kez olsun evlatlarını kaybeden aileler ile empati yapın. Bir kez olsun samimi bir şekilde muhasebe yapın, 'nerede hata yaptık?' diye kendinize sorun ve hem kendinize hem çevrenize çeki düzen verin” çağrısında bulundu.

İktidar kanadından yapılan açıklamaları eleştiren Davutoğlu, “Karşımıza artık taziye adabına, yas ahlakına, evine ateş düşenin acısına ve hepsinden önemlisi şehitlerin hatırasına zerre saygı göstermeyen duyarsız bir yaklaşıma şahit olduk. 16 evde ağıtlar yükselirken Cumhurbaşkanı Erdoğan bir taraftan coşkulu ve kahkahalı bir kongre gerçekleştirdi, diğer taraftan acıları umursamaz bir şekilde istismar etmeye kalktı” diye konuştu.

Sözlerine, “Madem ki iktidarda olanların hataları örtülmek için hedef saptırılarak ve hatta daha da ileri gidilerek isimlerimiz verilmek suretiyle bizler suçlanıyoruz; o zaman sormak bize, vatandaşlarımıza hesap vermek ise iktidara düşer. Şimdi kulağınız açın ve nerelerde hata yaptığınızı dinleyin” diye devam eden Davutoğlu şunları kaydetti:

“insanlarımızın hayatını riske ederek kapsamlı bir terör operasyonu mu yapmak istediniz?”

“Evet, bu operasyon planlama, uygulama ve kamu iletişimi açısından tam bir başarısızlıktır. Operasyon sonrası sergilenen tavır ise sorumsuzluk ve duyarsızlıktır. Planlama hatası vardır; çünkü dünyanın hiçbir yerinde kurtarma operasyonu ile kapsamlı terör operasyonu aynı anda icra edilemez. Kurtarma operasyonunda esas olan kurtarılacak kişilerin hayatıdır ve onların hayatını riske edecek hiçbir adım atılamaz. Bunun için dakik, noktasal ve ketum bir planlama yapılır. Kapsamlı terör operasyonunda ise esas olan terör örgütüne mümkün olan en büyük zararı vermektir; bunun için de en yıpratıcı, caydırıcı ve kapsamlı araçlar kullanılır.

Şimdi sormak vaktidir: Siz noktasal bir kurtarma operasyonu mu yapmak istediniz; yoksa insanlarımızın hayatını riske ederek kapsamlı bir terör operasyonu mu yapmak istediniz?”

“Yitirilen bu canlarımızın sorumlusu kim? Allah aşkına kim?”

Erdoğan’ın “başarısızlık” açıklamasını hatırlatan Davutoğlu şöyle devam etti:

"Tamam peki, bu başarısızlığın sorumlusu kim? Milli Savunma Bakanı çelişkili ifadeleri tekrarlayıp duruyor. İç işleri bakanı zaten kaptırmış kendisini sürekli slogan atarsam kimse beceriksizliklerimi fark etmez diye düşünüyor. Kim sorumlusu bu giden canların? İçinizde bir tane ciddi, sorumlu ve ahlaklı birisi çıkıp bu sorumluluğu almayacak mı? AK Partili ve MHP’li kardeşlerime sesleniyorum: yitirilen bu canlarımızın sorumlusu kim? Allah aşkına kim?

“Operasyon başarısız olunca ikinci yol tercih edildi, bu yol yol değil Sayın Erdoğan”

Terörle mücadelede, tecrübe sahibi silahlı kuvvetlerimizin ve istihbarat birimlerimizin bu derece açık planlama ve uygulama hatası yapacaklarına ihtimal dahi vermek istemiyorum. Muhtemeldir ki siyasi otorite, ülke gündeminde can yakıcı şekilde var olan ekonomik ve siyasal sorunları unutturabilmek için, Karadeniz’de doğal gaz keşfi ve aya gitme projesi gibi yeni müjdeler bulma ihtiyacı hissetti ve bu yönde talimat verdi. Siyasi taktik olarak da her halukarda ‘kazan-kazan’ formülünü sağlayacak bir iletişim stratejisi benimsendi. Eğer operasyon başarılı olsaydı yoksulluklar, yolsuzluklar ve yasaklarla boğulmuş gündemi örtecek bir bahar havası estirilecekti. Başarısızlık halinde ise bütün bu süreçten habersiz olan muhalefeti terörle ilişkilendirip itham ederek yeni bir kutuplaşmanın önü açılacaktı.  Operasyon başarısız olunca ikinci yol tercih edildi. Bu yol yol değil, bu üslup üslup değil Sayın Erdoğan; Cumhurbaşkanı olarak sizin birincil göreviniz terörle mücadele gibi milli duruş gerektiren bir konuda milleti birleştirmektir, asılsız ithamlarla bölmek değil!”

Bahçeli'ye: Bütün bunları niçin yaptığınızı biliyoruz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ilişkin de açıklamalarda bulunan Davutoğlu şöyle konuştu:

“Sn. Bahçeli, hukuk devletine hakaretler savurarak, AYM Başkanını tehdit ederek, Yargıtay’a emirler yağdırarak sadece ama sadece bu ülkeye zarar verirsiniz. Bütün bunları niçin yaptığınızı biliyoruz. Çünkü ülkeyi yönetemiyorsunuz. Hiçbir başlıkta ne yaptığınızı bilmiyorsunuz. Kimsenin zerre miskal yaptığı işi umursadığı yok. Bütün kurumların tamamı bir kişiyi ikna etmek, tatmin etmek veya o kişinin gözüne girmek üzere çalışıyor. O kişi de, yani Erdoğan da başka bir kişiyi ikna etmek, tatmin etmek veya gözüne girmek üzere tir tir titriyor.

Dünyanın en orijinal çift adam yönetimi bu…Evet ortada tek adam filan da yok… Tıpkı çift haneli faizler, enflasyon, işsizlik gibi yönetim de çift… Geldiğiniz yer burası. Faturayı elbette millet ödüyor."

“Biz buranın gerçek sahibiyiz, diyenlere sesleniyorum, kendinize gelin, bölücülük yapmayın"

"Bunlar biliyorsunuz kendilerinin ciddi ciddi ev sahibi olduğunu düşünüyorlar. Mülk sahibi edasıyla kibirli ve arsızca millete racon kesip duruyorlar, Ev sahibi edasıyla kimin hain kimin vatansever, kimin makbul kimin terörist olduğuna ha bire karar verip duruyorlar. Artık tam anlamıyla sorumsuz bir trol diline gömüldüler… Geçenlerde bunların dört-beş maaşlı tetikçi memuru da açıkça yazmış: biz buranın gerçek sahibiyiz diye… Buradan hepsine sesleniyorum:

Bir, ev sahibi, sabah akşam ev sahibiyim diye bağırmaz. İki, bu ülkede hiç kimse tek başına gerçek sahip değildir, bu iddiada da bulunamaz. Güçlü bir Türkiye’nin şartı, 84 milyonun kendisini ev sahibi hissetmesidir. Birileri “gerçek sahip” olduğunu ilan ediyorsa milletimiz onların suratlarına 84 milyonun tapusunu çarpar. Kendinize gelin. Bölücülük yapmayın. Fitne fesat üretip durmayın. Bütün bunları niçin yaptığınızı çok iyi görüyor millet.

1990’larda da böyleydi. Ülkeyi yönetemedikçe slogan atarlardı. Ülkeyi yönetemedikçe bağırmaya başlarlardı. Ülkeyi yönetemedikçe milleti birbirlerine düşürürlerdi. Ülkeyi yönetemedikçe siyasi partileri hain, şeriatçı, bölücü nitelemelerle kapatmaya yönelirlerdi. Sonuç felaketle bitti. Aynı yolda tam gaz gidiyorsunuz. Diliniz demokrasiyi unuttu, Zihniniz hukuk devletini unuttu. Vicdanınız köreldi. Şehit annesinin gözyaşından partilerinize oy devşirmeye çalışacak kadar acınası bir hale düştünüz.”

“Üniversite önündeki çoluk çocuğa gelince aslan kesiliyorsunuz, Washington’u, Pekini, Moskova’yı  görünce kuzu”

Davutoğlu konuşmasının devamında da şunları kaydetti:

Geçen hafta bu iktidar aniden S-400 füze savunma sistemiyle ilgili tam bir U-dönüşü yaptı. İki yıldır milletin cebinden  hesapsızca harcayarak girdikleri S-400 işinden vazgeçiyorlarmış! Gerçi biz de şaşırdık, Bu durumu Savunma Bakanı açıkladı, Normalde ne zaman bir şeyi berbat etseler, zor bir durum ortaya çıksa ismini bilmediğimiz bir vali, genel müdür filan açıklardı. Neyse tam bir U-dönüşü. Ne memleketin itibarı ne milletin haysiyeti umurlarında.

Kendilerinin zaten böyle sorunları yok, Trump aptal der sus pus olurlar, Biden Türkiye’nin iç işlerine karışacağını söyleyen düşmanca ve ahmakça laflar eder bunlar sus pus, bir cevap bile veremezler, Yahu Erdoğan Biden’ın ismini bile ağzına almaya korktu. Yok çay içmişler de ayıp ediyormuş da. Ne diyorsun bir duyalım. Üniversite önündeki çoluk çocuğa gelince aslan kesiliyorsunuz, Washington’u, Pekini, Moskova’yı  görünce kuzu."

“Konu Trump ve Putin olunca süt dökmüş kedi, twitterda gencin biri eleştiri yapınca aslan”

Suriye’de onlarca askerimiz Rusya destekli rejim operasyonunda şehit edildi, değil kınamayı, değil n’oluyoruz demeyi, soluğu Moskova’da Putin’in ayağında aldılar, Konu Trump ve Putin olunca süt dökmüş kedi, twitterda gencin biri eleştiri yapınca aslan.

Çin Müslüman Türklere soykırım yapıyor, mazlumların ahı göğe ulaştı ama bunlar duymuyor, Konu Çin olunca sesi kısılan, sus-pus olan küçük ortağı Bahçeli, üniversiteli 18-20 yaşındaki gençleri, bu memleketin evlatlarını zehirli yılan gibi görmekten geri durmuyor,

Şimdi bu yerli milli palavracılar yeni bir u dönüşü yapmak için haftalardır Wasington’a vermedik mesaj bırakmadılar, Bir ülkenin haysiyeti bu kadar mı yere düşürülür, Milletin bu ekonomik yoklukta 2,5 milyar dolarını, 20 milyar lirasını gömüp, depoya kaldırdıkları S-400’ü ne yapacaklarını şaşırmışlar. Biden yönetimiyle görüşmek için kıvranıp duruyorlar. Amerikan başkanı seçileli üç ay olmuş hala görüşmeyi becerememişler...

Sağlık bakanının aşı olsa yapacağız demesi gibi, Biden’la bir görüşsek S-400’ü, Suriye’yi ve diğer meseleleri de halledeceğiz diye düşünüyorlar. Biden’ın eteğine yapışmışlar, mesaj üstüne mesaj gönderiyorlar. Ne dedikleri belli değil.

“Tabi ki u-dönüşü!”

Daha bir ay önce Erdoğan: “Şu anda S-400'de birinci paketi halletmiştik, şimdi de ikinci paket daha önce yaptığımız görüşmeye dayalı olarak devam ediyor.  Biden yönetiminin buna ne diyeceğini biz bilmiyoruz, ama savunma adımlarımızı bir yerlerden izin alarak atamayız.” demişti. Ne oldu peki? Tabi ki u-dönüşü!

S-400’e ödediğimiz 20 milyara mı yanarsınız, Kullanmadığımız S-400 için ekonomimizin ödediği milyarlarca dolar bedele mi yanarsınız. Sabah akşam yerli-milli palavraları atanların, milletin zekasına hakaret etmesine mi yanarsınız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.