google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html
Öne Çıkanlar Türk dili ve edebiyatı öğretmenliği koronavirüs CHP hane Dipsiz Göl

Canboray Soykan yazdı: ABD demokrasi tarihinde kara bir leke

ABD Kongre binasının Başkan Trump'ın destekçileri tarafından basılması ile ilgili sitemiz enpolitik yazarı Canoray Soykan kaleme aldığı yazısında ABD demokrasi tarihinde karar bir leke ifadelerini kullandı. Soykan yazısında, “Her nerede olursa olsun, hangi partili olursa olsun, hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun otoriter liderlerin nelere sebep olduğunu hep birlikte bir kez daha gördük.  ABD Tarihinde ilk defa iç savaş günlerinin ardından kongre binası basıldı, bu hem ABD hem de dünya demokrasi tarihi için bir utanç olarak akıllarda kalacak.  Otoriter liderler dünyaya iyi gelmiyor, demokrasi kurumunu güçlendirmek için vereceğimiz mücadele işte bu yüzden bu kadar önemli.  Joe Biden’ın işi çok zor bu denli kutuplaşmış, bu denli gerilmiş bir toplumun başkanı olmak herkesin harcı değil.  Dünkü protestolarla gördük ki Donald Trump’ın destekçileri öyle hafife alınacak türden bir grup değil.  Bundan sonra 20 Ocak’ta bayrağı devralacak yeni Biden & Harris yönetimine çok önemli görevler düşüyor. Bölünmüş, parçalanmış ve kutuplaşmış bir toplumu yeniden bir araya getirmek için çalışmak zorundalar. Dün bir tarihe tanıklık ettik, 6 Ocak 2021’de ABD’de yaşananlar seneler boyunca hatırlanacak ve belki üzerine akademik çalışmalar yapılacak. Hem Türkiye’nin hem de dünyanın yolu aydınlığa olsun” dedi.

Canboray Soykan’ın “Washington’a Trump Baskını: ABD'de Neler Oluyor?” adlı yazısının tamamı şu şekilde:

Yeni yıl ilginçliklere sahne oluyor

2021 Yılından huzur dilemiştik, hala umutlu olsak da bu dileği pek dikkate almadığına dair ipuçları veriyor 2021 bize. Varyant virüsün tüm dünyaya yayılması, salgının giderek daha da vahim hale gelmesi ve Türkiye’de son günlerde yaşanan son gelişmeleri de düşününce insanın şevki kırılmıyor değil. Yeni yılın ilk günleri sadece Türkiye için değil dünya için de ilginçliklere sahne oluyor. Dünyadaki herkes ABD’de neler olduğunu kavramaya çalışıyor. Başkente yürümeler, senato ve meclis salonlarını basmalar, kontrolsüz gösteriler derken tüm dünya gözlerini ABD’ye çevirdi. Eminim Türkiye de merak ediyor ABD’de neler olduğunu. Bu yazıda bunu tartışalım mı dersiniz ?

Mesele nereye dayanıyor ?

Bildiğiniz gibi 3 Kasım 2020'de gerçekleştirilen ABD Başkanlık Seçimleri, ABD tarihinin en yakın seçimlerinden biri olmuştu. COVID-19 Kaynaklı olağanüstü durumdan dolayı posta yoluyla kullanılan oylar rekor seviyeye ulaşmıştı.  Donald Trump'ın posta oylarına güvenmediğini söylemesi ve destekçilerini seçim günü sandığa giderek oy vermeleri konusunda motive etmesi üzerine posta oylarında Joe Biden ezici üstünlük elde etmişti. Donald Trump da seçim günü sandığa gidilerek kullanılan oylarda müthiş üstünlük kazanmıştı. Eyaletlerin ilk önce seçim gününde kullanılan oyları saymasıyla birlikte seçimin ilk saatlerinde Donald Trump kritik eyaletlerin neredeyse tamamında açık ara öndeydi.  Seçim sonuçlarının netleşmesi işte bu sayım işlemleri yüzünden bu kadar uzun sürmüştü.

Trump’tan usulsüzlük iddiaları !

Posta yoluyla oyların daha sonra eklenmesinin ardından Donald Trump; Florida, Ohio, Iowa ve North Carolina gibi kritik eyaletleri kazansa da Seçiciler Kurulu'na seçilmek için yeter sayısı olan 270 seçiciye ulaşamadığı için seçimi kaybetmişti. Joe Biden 306 seçici oy; Donald Trump da 232 seçici oy almıştı.  Ayrıca Joe Biden anketlerde öngörülenden daha düşük performans sergilese de 2016'da Hillary Clinton'ın kazandığı tüm eyaletleri korumayı başardı. Bunun üstüne Pennsylvania, Michigan, Wisconsin gibi demokrat kalelerini geri almayı ve ayrıca Georgia ve Arizona gibi cumhuriyetçi kaleleri kırmızıdan maviye döndürmeyi başarmıştı.  Bu sonuçların medya organları aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılmasıyla birlikte Donald Trump, seçimlerde usulsüzlük iddialarını dillendirmeye başladı.

Trump sonucu değiştirmek için elinden geleni yaptı

Donald Trump bu usulsüzlük iddialarını dillendirmeye başladı, başladı fakat bu iddiaların hiçbirini resmi kanıtlarla kamuoyunu ikna edecek şekilde açıklayamadı. Kazandığını iddia ederek Seçilmiş Başkan sıfatı kazanan Joe Biden'ı tebrik etmeyi reddetti, transfer sürecini geciktirmek için elinden yaptı. Yargıya başvurdu ve meseleye müdahale etmesini istedi. Mahkemeler, Donald Trump kampanya yetkilileri tarafından yapılan usulsüzlük iddiası taşıyan başvurularının hiçbirini yeterli delil olmadığından kabul etmedi. Daha sonra da Seçiciler Kurulu'nda eyaletlerinin temsilcileri olarak başkan seçimini tamamlayacak seçicileri kendi lehine döndürmek için mümkün olan tüm yolları denedi. Valilere, eyalet yetkililerine sonucu değiştirmek için çeşitli tekliflerde bulundu. Bu yetkililere saatlerce süren telefonlarla baskı kurdu. Bu adımları çok tepki görmesine sebep oldu, demokrasiye inanmadığı konusunda fikirlerin oluşmasına yol açtı.

Eğitimsiz seçmenler, eğitimsiz seçmenler, eğitimsiz seçmenler

Peki, neden ABD dün karıştı ? Dün neler oldu aslında ? ABD’de dün yaşanan olayları doğru okuyabilmek için bu raddeye nasıl geldiğine bakmak gerekiyordu. Donald Trump’ın uç noktalara kayan adımları, sonuçta başkanlık yarışını kaybetmesi ve bunu kabullenememesi bu olayları anlamlandırmakta önemli. Donald Trump’ın ABD tarihinde bir seçmen grubundan aldığı rekor destekle bu kadar güçlü bir taban inşa ettiğine de vurgulamak istiyorum. Bu bir seçmen grubu da eğitimsiz seçmen. Donald Trump’a oy gücünü kazandıran etmenlerin en başında belki de eğitimsiz seçmen oyu geliyor. Donald Trump, eğitimsiz seçmen gruplarını kolayca mobilize edebiliyordu hala da büyük ölçüde edebiliyor. Zaten devlete mesafeli duran bu seçmen grubunu bir de seçimleri çaldılar, bizim tarihi galibiyetimizi bizim elimizden alıyorlar imasıyla gaza getirseniz ucu farklı yerlere varır.

Trump’ın açıklamalarını görene dek

Sonuçta bu işin uçununu farklı yerlere vardığını hep birlikte dün akşam gördük. Donald Trump, seçim sonuçlarıyla kavga etmeyi sürdürdü ve usulsüzlük olduğunu kanıtlamak için elinden geleni ardına koymadı. Elinden gelen her şeyi yapmasına rağmen günün sonunda bu usulsüzlük iddialarını meşru bir hukuki zeminde temellendiremedi. Dün yani, 6 Ocak 2021'de Seçiciler Kurulu oylamasının sonuçları ABD Kongresinde onaylanacaktı. Bu oylama tamamlandıktan sonra Joe Biden resmen Başkan, Kamala Harris de resmen Başkan Yardımcısı seçilmiş olacaktı. Binlerce Trump destekçisinin kongrenin bu süreci işletmek için toplandığı günlerde başkent DC’ye yürüdüğü birkaç gün önceden de biliniyordu. DC Belediyesi bunun için belli ölçüde önlem de almıştı. İlk başta protestocular sert adımlar atmayı düşünmüyordu. Ta ki Donald Trump’ın dün Twitter üzerinden yaptığı açıklamaları görene dek.

ABD demokrasi tarihinde kara bir leke

ABD'de usulen bu oylama sürecini Senato Başkanı yani ABD Başkan Yardımcısı yönetir.  Bu isim de an itibariyle görevde olan Mike Pence yani Donald Trump'ın yardımcısı.  Donald Trump, diğer denemelerinden beklediği sonucu elde edemeyince son olarak Mike Pence'in üzerinde seçim sonuçlarını kendi lehine çevirmesi için baskı kurdu ve Mike Pence de demokratik sürecin işletilmesi gerektiğini bunun yanında anayasaya göre kendisinin böyle bir yetkisi olmadığını söyleyerek Trump'ı kibarca reddetti.  İşleri karıştıran da tam olarak bu oldu  MikePence’in bu tavrının ardından Donald Trump'ın attığı kışkırtıcı tweetlerden ve Mike Pence'i de korkak olarak itham etmesinden sonra binlerce Trump destekçisi an itibariyle sonuçları onaylamakta olan kongreyi, DC'de bastı. Donald Trump’A göre kongre, seçimi halktan çalıyordu ve halkın buna dur demesi gerekiyordu.

Binlerce Trump destekçisi dün başkanlarından aldığı talimatla ABD kongresini bastı.

Başkent karıştığı için başta Başkan Yardımcısı Mike Pence olmak üzere senatör ve temsilciler güvenlik yetkilileri tarafından güvenli sığınaklara götürüldü.

Binlerce protestocu kongre binasını yağmaladı, kongre binasına Trump bayraklarını açtı.

Senatörlerin ve temsilcilerin odaları zapturapt altına alındı ve altüst hale getirildi.

Donald Trump bir süre sessiz kaldıktan sonra emrinde olan Ulusal Muhafızlar’a olayları yatıştırma emrini verdi.

Her nerede olursa olsun, hangi partili olursa olsun, hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun otoriter liderlerin nelere sebep olduğunu hep birlikte bir kez daha gördük.

ABD Tarihinde ilk defa iç savaş günlerinin ardından kongre binası basıldı, bu hem ABD hem de dünya demokrasi tarihi için bir utanç olarak akıllarda kalacak.

Otoriter liderler dünyaya iyi gelmiyor, demokrasi kurumunu güçlendirmek için vereceğimiz mücadele işte bu yüzden bu kadar önemli.

Joe Biden’ın işi çok zor bu denli kutuplaşmış, bu denli gerilmiş bir toplumun başkanı olmak herkesin harcı değil.

Dünkü protestolarla gördük ki Donald Trump’ın destekçileri öyle hafife alınacak türden bir grup değil.

Bundan sonra 20 Ocak’ta bayrağı devralacak yeni Biden & Harris yönetimine çok önemli görevler düşüyor. Bölünmüş, parçalanmış ve kutuplaşmış bir toplumu yeniden bir araya getirmek için çalışmak zorundalar.

Dün bir tarihe tanıklık ettik, 6 Ocak 2021’de ABD’de yaşananlar seneler boyunca hatırlanacak ve belki üzerine akademik çalışmalar yapılacak.

Hem Türkiye’nin hem de dünyanın yolu aydınlığa olsun.

Bu olaylar nezdinde bir kez daha gördük ki demokrasinin zedelendiği yerde birbirini gırtlamak başlıyor, toplum

Öyleyse; demokrasi, demokrasi, demokrasi, demokrasi ille de demokrasi !

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.