google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html
Öne Çıkanlar hutbe para cezaları Selçuk Özdağ yoksulluk korku

Babacan tepki gösterdi: Oldukça tahrik edici bir karar

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, katıldığı Halk TV yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan'ın ilk olarak gündeminde Boğaziçi protestoları ve Cumhurbaşkanlığı kararıyla Boğaziçi Üniversitesi'ne açılacak İletişim ve Hukuk fakülteleri vardı.

"HÜKÜMETİN İKİ ORTAĞI GENÇLERLE UĞRAŞIYOR"

Babacan, rektör ataması sonrası başlayan protestolardaki hükümetin tutumunu "katı ve aşırı" olarak niteleyerek, "Bizi üzdü ve ağrımıza gitti. Böylesine bir eğitim kurumunda böyle olayların yaşanması, hükümetin, hükümet ortaklarının aldığı tavır üzücü ve kaygı verici. Hükümetin iki ortağı neredeyse torunları yaşındaki gençlerle uğraşıyorlar, 'terörist' diyorlar. Bizim parti kurucularımız iki tane Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi arkadaşımız var. Onlarda bu gösterilerde yer aldılar ama DEVA Partili kimlikleriyle değil öğrenci kimlikleri ile yer aldılar" diye konuştu.

"KARŞIT TARAFLAR ÜZERİNDEN SİYASET ÜRETİYORLAR"

Boğaziçi protestolarını hak ve özgürlük alanı olarak gördüklerini belirten Babacan, "Burada gerçekten hükümetin arayıp da bulamadığı bir tablo aslında. Hükümet düşman ve karşıt taraflar üzerinden besleniyor. Ülkenin hiçbir sorununa çözüm bulamadıkları için karşıt taraflar üzerinden siyaset üretiyorlar" dedi.

"OLDUKÇA TAHRİK EDİCİ BİR KARAR"

Cumhurbaşkanlığı kararıyla 11 üniversiteye rektör atanması ve Boğaziçi Üniversitesine 2 yeni fakülte açılmasını değerlendiren Babacan, "Son kararı açıkçası ben oldukça tahrik edici bir karar olarak görüyorum. Öğrenciler ve hocaların ciddi bir rahatsızlığı var. Zaten eylemler oldu bugüne kadar ama bundan sonra daha yaratıcı bir pozisyona geçmeleri gerekiyor sanırım. Niteliğin değişmesi daha faydalı olur gibi bir kanaatimiz var. Daha sakin bir döneme geçerken Boğaziçi Üniversitesi açısından böyle bir karar adeta durumu alevlendirmeyi sağlayabilir. Hem öğrencilerimizin hem öğretim üyelerinin tahriğe kapılmaması lazım. Bir sıradanlaştırma çabası görüyoruz. Şehir Üniversitesi'nde de aynısını yaptılar. Kapattılar, yerle bir ettiler. Tam kontrol edemiyorsam, köklü bir geleneği ve kültürü varsa o kurumu önce bir sıradanlaştırma çabası var. İki bölüm açılmasında yeni hoca ihtiyacı olacak ve muhtemelen benzer profilde insanlar oralarda görevlendirilecek. Arkasındaki oyun planını görmek lazım" şeklinde konuştu.

"OLAYLAR ÜZERİNDEN KAMUYOUNU İSTİSMAR ETMEMESİ LAZIM"

Babacan, pes etmemek ve eylemlerin başka tür olaylara evrilmesini önlemek gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi: "Bu olaylar üzerinden hükümetin kamuoyunu istismar edip, kendi çevresinde kenetlememesi lazım. Eğer azınlık olarak nitelendirilecek bir kitle ise bana buradan oy gelir mi gelmez mi diye bakıyor. Ancak negatiflikler, düşmanlıklar üzerinden seçmeni etrafında tutmaya çalışıyor."

"DÜŞMAN ARIYORSANIZ İŞSİZLİKLE MÜCADELE EDİN"

Ülkenin bir numaralı gündeminin işsizlik ve yoksulluk olduğuna dikkat çeken Babacan, "Ülkenin asıl ağır sorunlarının üzerini örtmek için ilgiyi başka yere çekiyorlar buna kimsenin düşmemesi lazım. Gerçek gündemine dönmesi lazım. Kendilerine düşman arıyorlarsa 'işsizliği' karşılarına alsınlar. Hükümete çağrı yapıyorum. Düşman arıyorsanız işsizlik, yoksulluk ile mücadelede edin" dedi.

AYGÖREN KABUL ETMEDİ AMA GÖREVLENDİRME YAPILMIŞ

Babacan, Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevine DEVA Partili Oğuzhan Aygören'in getirilmesi iddialarına ilişkin ise şu açıklamaları yaptı: "Oğuzhan bey görevlendirmeden bir gün önce rektör ile konuşuyor. Rektör bey bu konuyu somutlaştırarak kendisine soruyor. Oğuzhan beyin de cevabı 'Şu anda böyle bir görevlendirme doğru değil, benim zaten bir görevim var. Böyle bir görevlendirmeye gerek yok, yanlış olur' diyor. Ertesi gün buna rağmen rektör o görevlendirmeyi yapıyor ve hemen de medyaya veriliyor. Oğuzhan bey o gece aradı. 'Ben kabul etmedim, buna rağmen görevlendirme yapılmış' dedi ve uzunca bir açıklama kaleme aldı. Tabii bu süreç içinde kendi parti içimizden de tepkiler geldi. Oğuzhan beyi de arayanlar oldu. Kendi bilgisi dışında olduğunu zaten kendisi de açıkladı. İnsanlar doğru olduğuna inanamadı ama bir tereddüt yaşandı."

"KAVALA'NIN KARISI" İFADESİNE TEPKİ: BÖYLE BİR ŞEYİ KABUL EDEMEYİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ayşe Buğra hakkında "Kavala'nın karısı" demesine tepki gösteren Babacan, "Şu ifade çok üzücü. Bu ülkenin kadınlarına herkesin saygılı olması lazım. 36 yıldır Boğaziçi Üniversitesi'nin en sevilen hocalarından biri. Kimliksizleştirme sorunu var burada. Kadını bir birey olarak görmeme. Zihniyet sorunu var burada. Bu ülkenin temel problemi ülkeyi yönetenlerin zihniyetidir. O zihniyet değişmeden bu ülkenin hiçbir sorununu çözemezsiniz. 2021 yılının dünyası ve Türkiye'sindeyiz. Böyle bir şeyi kabul edemeyiz" dedi.

"HANGİ YARGI BAĞIMSIZLIĞI"

Babacan, ayrıca Erdoğan'ın "Kavala'nın karısı" ifadesini kullandığı sırada Osman Kavala'nın yargılamasının devam ettiğine dikkat çekerek, "Zamanlamaya bakın. Osman Kavala duruşması devam ederken bir ülkenin cumhurbaşkanı yargılamayı direkt etkileyecek bir açıklamada bulunuyor. Hani yargı bağımsızlığı? Taraflı ve partili cumhurbaşkanı olması" diye konuştu.

"ONUN KİTLESİNİN DE GÖZLERİ AÇILIYOR"

Erdoğan'ın bütün olaylar sonrası "Beni indirmeye çalışıyorlar, dertleri benimle" demeye getirdiğini belirten Babacan, "O noktaya getirdiği zaman da seçmen kitlesinden koruma çemberi oluşacağını düşünüyorlar. Bunlar hep eskide kaldı. Muhalefette artık bunlara gelmiyor. Seçmen üzerinde artık bu ifadelerin etkisi yok. Onun kitlesinin de gözleri artık açılmaya başlıyor" ifadelerini kullandı.

YENİ ANAYASA TARTIŞMASI: MEMLEKETİN YARINLARI İÇİN NE İYİYSE ONUN ÇABASINDAYIZ

Babacan, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin olarak, henüz bir metin görmediklerini belirterek, "Erdoğan ve Bahçeli'nin söylediklerine bakarsak anladığımız başkanlık sisteminin daha da kök salması için yapılan düzenlemeler. Nesini savunacağız bunun? Konuşacak bir şey olmaz ki bu durumda. Metin ortaya çıkmadan da tamamen kapalı kapı ile gitmek istemeyiz. Bu memleketin yarınları için ne iyiyse biz onun çabasındayız. Bizim yolumuz bu memleketin yarınları ile ilgili bir yol" dedi.

"ŞU AŞAMADA İTTİFAKTAN BAHSETMİYORUZ, SEÇİM KARARI ALININCA BAKILIR"

İttifak tartışmalarına da değinen Babacan, "Bizim ittifaktan anladığımız seçim ittifakı. O da seçim kararı alındığı an oluşacak bir ittifak. Seçimlerden sonra ittifakın bir anlamı kalmıyor. Bizim çalışmalarımız şu an bir seçim ittifakı çalışması değil. Bu aşamada bir ittifaktan bahsetmiyoruz. Seçim kararı alındığında ona bakılır."

"KAYBEDECEĞİ SEÇİME NEDEN GÖTÜRSÜN?"

Babacan, cumhurbaşkanının kendi iradesine kalsa erken seçim yapmak isteyeceğini düşünmediğini belirterek, "Ekonomik şartlar bu kadar kötüyken ülkeyi seçime götürüp o seçimden başarı ile çıkma ihtimalinin çok zayıf olduğunu kendi de görüyordur herhalde. Kaybedeceği seçime neden götürsün? Elindeki yetkileri neden riske atsın?" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.