google-site-verification=T_NRWGCX0tEI1Eddjcfchq4TRJe4tbMwaAFf243H1wM
Öne Çıkanlar 2021 bütçe Nuray Sağıroğlu yoksulluk Gelecek Partisi 3 Aralık Engelliler Farkındalık Günü

Babacan: Siyasi kavgalarda ezilen hep kadın oldu

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, DEVA Kadında Zirvesi'nde konuştu.

"Kadınlar, ikinci sınıf partili muamelesi görmekten kurtulamıyor. Pek çok parti programında kadını adı çocuklar, yaşlılar ve engellilerle birlikte anılmaya devam ediyor. Kadın sorunları çoğunlukla aile bağlamında ele alınıyor. Kadın kimliği sadece aile özdeşleştirilmeye çalışılıyor. Hala kimse kadınlara genel parti politikaları hakkında fikirlerini sormuyor" diyen Babacan, 28 Şubat dönemini hatırlatarak kadın üzerinde yapılan 'kadınsız' siyasete vurgu yaptı: 

"Laiklik kadının kıyafeti üzerinden tartışıldı, dindarlık kadının başörtüsü ile anıldı. 28 Şubat döneminde başörtüsü bahane edilerek kadınlar eğitim ve çalışma hayatında uzaklaştırıldı. Kadınlar uzun dönem boyunca ayrımcılığa ve haksızlığa maruz kaldı."

Babacan'ın açıklamaları:

"Ülkemizin tüm demokrat kadınlarını özgürlük, eşitlik, adalet ve zengin bir Türkiye için DEVA Partisi’ne davet ediyorum. Ekonomik dar boğazdan ve politik sıkışmışlıktan ancak kadınların aklı, fikri ve emeğiyle kurtulabiliriz. DEVA Partisi'ni kız kardeşleriyle el ele veren kadınlar büyütecek.

"ŞEHİR ŞEHİR ÇALIŞTILAR"

Ağırlıklı olarak erkeklerin egemen olduğu bir siyaset sahnesi var. Oysa tarihimizde kadın hareketi çok güçlü. Daha cumhuriyet ilan edilmemişken, tüm itirazlara rağmen Nezihe Muhiddin ve on üç kadın arkadaşı ilk kadın şûrasını toplamıştı. Her gün cinsiyetçi hakaretlere maruz kalmalarına rağmen şehir şehir çalıştılar.

Kadınların mücadelesi, başka ülkelere göre çok daha erken bir tarihte, 1934 yılında, seçme ve seçilme hakkını kazanmalarıyla taçlandı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün teşvikleriyle ülkemiz, dünya kadın hakları mücadelesine altın bir sayfa yazdı.

"EZİLENLER HEP KADINLAR OLDU"

Ülke politikasının en şiddetli tartışmaları, keskin ideolojik kutuplaşmalar ve rejim kavgaları kadınlar üzerinden yürüdü. Çağdaşlık tartışmaları kadının konumu üzerinden yapıldı. Laiklik kadının kıyafeti üzerinden tartışıldı. Dindarlık kadının başörtüsüyle anıldı. 28 Şubat döneminde başörtüsü bahanesiyle kadınlar eğitim ve çalışma hayatından uzaklaştırıldı. Siyasi kavgalarda koçbaşı olarak kullanıldılar, bu kavgaların ezileni oldular.

"EMPATİLERİNE İHTİYACIMIZ VAR"

Karar mekanizmalarındaki çeşitlilik başarıyı artırıyor. Yeni bir siyasi kültürü, farklı bakış açıları kazanmış kesimler beraber inşa edebilir. Kadınların siyasete katkısı, yeni siyasi kültürün mihenk taşıdır. Siyasetin, kadınların nezaket diline ihtiyacı var. Müzakereci ve uzlaşmacı yaklaşımına ihtiyacı var. Kadınların ötekileştirilenlerle empati kurma yeteneğine ihtiyacı var.

"KADINLAR MUCİZE YARATSALAR DA..."

Kadına biçilen siyasi misyon, aile içi rollerin siyasetteki uzantısı oldu. Bugün de partili kadın, partinin 'destek gücü' olarak konumlandırılıyor. Kermes yamak, bağış toplamak, yoksullara yardım etmek, kurslar açmak gibi faaliyetlerle 'destek gücü' olarak görülüyor. Kadınlar üzerlerine düşen görevi fedakarca yerine getiriyorlar. Mucizeler yaratıyorlar ama ikinci sınıf partili muamelesi görmekten kurtulamıyorlar. Kadın kimliği sadece aileyle özdeşleştirilmeye çalışılıyor.

"HER KADEMEDE YAN YANA ÇALIŞIYORUZ"

Biz kadınları ana kademelerin 'yardımcı güçleri’ ya da seçimden seçime sahaya sürülecek 'yedek kuvvetler' olarak görmüyoruz. Yeni bir siyasi kültür için kadınlarla her kademede yan yana çalışıyoruz. Bu yüzden 'kadınlar kolu' kurmadık. Bütün parti organlarında yüksek cinsiyet kotaları koyduk. Pariteyi sağlamayı hedefliyoruz."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.