Öne Çıkanlar Türkiye CHP yükseliş Kadıköy Engin Altay

Ahmet Rauf Akay yazdı: Peker'in iddiaları sistemin nasıl çürüdüğünü gözler önüne seriyor

Sitemiz Enpolitik köşe yazarı Ahmet Rauf Akay, yurt dışında bulunan organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in yayınladığı videoları değerlendirdi. Akay yazısında, “Peker'in açıklamalarının bu kadar ilgi çekmesinin sebebi sadece çok ciddi iddialarda bulunmasından kaynaklanmıyor. Her konuşmasında sisteme, sistemin çürümüşlüğüne, siyasetçi-mafya- bürokrasi ilişkisine ışık tuttuğu için bu kadar ilgi görüyor” dedi.

Ahmet Rauf Akay organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in iddialarına işaret ederek, “Erdoğan ve Cumhur ittifakına yaranmak için önüne gelene parmak salladı. Mitingler düzenledi, iktidarın rakiplerini -kanla yıkanmakla- tehdit etti.

O zaman muteber adamdı, sonra kimin nasırına bastıysa ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

Peker'le ilgili yapılacak analize bence önce buradan başlanmalı, ne oldu ki, uğruna  mitingler tertip ettiği iktidar onu kaçmak zorunda bıraktı?  Peker- Ağar çatışmasının arkasında onu yurt dışına gitmeye zorlayan sebep bulunmadan gerçek anlamda bir tespitte bulunmak mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Ahmet Rauf Akay’ın “Peker'in Açıklamaları ve Çürüme” başlıklı yazısının tamamı şu şekilde:

Sedat Peker'in üç videosu yayınlandı. Her biri iki milyon civarında izleyici aldı. Önümüzdeki günlerde bu sayının daha da artacağı söylenebilir.

Peker'in açıklamalarının bu kadar ilgi çekmesinin sebebi sadece çok ciddi iddialarda bulunmasından kaynaklanmıyor. Her konuşmasında sisteme, sistemin çürümüşlüğüne, siyasetçi-mafya- bürokrasi ilişkisine ışık tuttuğu için bu kadar ilgi görüyor.

İddiaların ne kadarı doğru bilemeyiz, bunu somutlaştıracak olan yargıdır. Hukuk devleti, hakkında kesinleşmiş  hüküm olmadan kimsenin suçlu ilan edilmesine cevaz vermez. Lakin dediğim gibi bu, hukuk devleti vasfını taşıyan ülkeler içindir. Kimsenin hak hukuk tanımadığı, önüne gelenin önüne geleni suçladığı ülkelerde bu prensip işlemez. Bir kişi veya topluluğun hasım olduğuna karar verilmişse artık her türlü günah ona yüklenebilir.

Bunu Peker de yaptı.

Erdoğan ve Cumhur ittifakına yaranmak için önüne gelene parmak salladı.Mitingler düzenledi, iktidarın rakiplerini -kanla yıkanmakla- tehdit etti.

O zaman muteber adamdı, sonra kimin nasırına bastıysa ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

Peker'le ilgili yapılacak analize  bence önce buradan başlanmalı, ne oldu ki, uğruna  mitingler tertip ettiği iktidar onu kaçmak zorunda bıraktı?  Peker- Ağar çatışmasının arkasında onu yurt dışına gitmeye zorlayan sebep bulunmadan gerçek anlamda bir tespitte bulunmak mümkün değil.

Gelelim iddialara...

Peker, Mehmet Ağar'ın oğlu Tolga Ağar'ın bir cinayete karıştığını iddia ediyor. Bilindiği gibi birkaç ay önce Elazığ'da Kanal 23 isimli televizyonda çalışan Yeldana Kaharman isimli Kazakistan kökenli kadın intihar etmiş, arkasından çeşitli iddialar ortaya atılmıştı.

O tarihlerde benzer iddialar yine gündeme gelmiş, kapanmıştı. Hatta -N.Ç.- isimli bir kişi bu iddiaları sosyal medyada paylaşıp, Cumhurbaşkanını göreve çağırdığı için gözaltına alınıp sorgulanmıştı.

Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı, Peker'in bu iddialarına karşı beyanda bulunarak olayın intihar olduğunu açıkladı.

Dosyada hangi bilgilerin olduğunu kimse bilmiyor. Bu isnat ve iddiaları ortadan kaldırmanın yolu, ölenle- öldürdü iddiasına muhatap olanların HTS kayıtlarını çıkarmak, telefon görüşmelerinin olup olmadığını, aynı baz istasyonundan sinyal verip vermediğini tespit etmektir. Zira böyle bir iddia ancak taraflar arasında bir ilişki veya iletişim varsa söz konusu edilebilir.

Tolga Ağar, niye böyle bir suçlamanın muhatabı edildi, galiba asıl üzerinde durulması gereken soru bu.  Bu da Yeldana Kaharman'ın çalıştığı Tv kanalı ile ilgili. Elazığ'da bu kanalın iki ortağından birinin Tolga Ağar olduğuna dair yaygın iddialar var. Ancak kağıt üzerinde  Tolga Ağar Kanal'ın ortağı gözükmüyor. İşi ilginç hale getiren geçtiğimiz günlerde Kanal'ın ortak değiştirmesi, hisselerinin bir kısmının başka kişilere geçmesi. İşte devredilen bu hisselerin Tolga Ağar'a ait olduğu iddia ediliyor.  Bu gerçek ise Tolga Ağar aynı zamanda Yeldana Kaharman'ın televizyondan patronu oluyor.Öyle midir, değil midir, bu ancak eski ortaklarla yeni alıcıların hesap hareketlerine bakılarak tespit edilebilir.Niçin Televizyon kanalının hisseleri birden bire devredildi?

 Ben şahsen Yeldana Kaharman'ın  bir cinayete kurban gittiğine inanmıyorum, ama onu intihara sürükleyen çok güçlü, çok onur kırıcı bir saikin olduğuna da düşünüyorum. Doğru olan yargının, cinayetten önce onu intihara sürükleyen sebebin ne olduğunu tespit etmesidir.Gencecik bir kız hayatından vazgeçecek derecede nasıl bir travma yaşamış olabilir?

Peker'in Kolombiya'da yakalanan 4 ton 900 kilogram kokain ile ilgili anlattıkları daha vahimdir. Peker, Kolombiya polisi bu kokain'in Türkiye'de hangi firmaya gideceğini açıklamasına rağmen muhatapları hakkında hiçbir işlem yapılmadığını iddia ediyor. Bu doğrudan doğruya İçişleri Bakanlığına yönetilmiş bir suçlamadır. Belli ki Peker bütün gemileri yakmış.

Şimdi MKYK'da olan eski bir AKP milletvekilinin ricası üzerine Feyzi İşbaran'ı karakolda kendisinin- kemiklerini kırdırdığını- söylüyor. O MKYK üyesinin bir zamanlar "günah işleme özgürlüğümüz olmalı" diyen  M.K. olduğu, olaydan sonra  ödüllendirilerek MKYK'ya girdiği iddia ediliyor.

Peker'in konuşmalarında benzer daha çok iddia var. Hele Mübariz Gurbanoğlu ile ilgili söyledikleri yenilir-yutulur değil.Malına çökmek için FETÖ'cü suçlaması ile içeri alındığını,Bodrum Marinanın bu şekilde el değiştirdiğini ifade ediyor.   Bunların doğruluğunu, yanlışlığını belirleyecek olan yargıdır. Belli ki Peker daha turpun büyüğünü çıkarmadı, onu heybede tutuyor. İddialarını adım adım tırmandırıyor. Üzerime gelmeye devam ederseniz bütün kirli çamaşırlarınızı ortaya dökerim, diyerek esas muhataplarına mesaj yolluyor.

Onlar kimdir, Peker bundan sonra ne söyler bilemeyiz. Suç dünyası ilişkilerin anlık değiştiği bir dünyadır.İlişkileri tanzim eden çıkarlardır. Bugün dost olanlar yarın düşman, düşman olanlar dost olabilir.Onun için neyin ne olduğuna dair yorum yapmak için çok erken. Ancak Peker'in iddiaları sistemin nasıl çürüdüğünü, hukukun nasıl işlemez hale getirildiğini ve devlette nasıl büyük bir restorasyonun gerekli olduğunu gözler önüne seriyor. İşte onun için hep hukuk, hukuk, hukuk diyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.