Geçen hafta karın bölgemden genel anestezi altında bir operasyon geçirmiştim. Hamdolsun yavaş yavaş toparlıyorum. “Hamdolsun” kelimesini sık sık kullanmak gerek. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere siyasilerimiz de Allah’a hamd ettiklerini sık sık dile getirerek iyi bir örnek teşkil ediyorlar. Dün akşam bizzat Cumhurbaşkanımızın ağzından bir kez daha duydum. Gazeteci arkadaş, Biden – Erdoğan görüşmesi sonrası Sayın Erdoğan’ın basın açıklamasında, görüşmede 24 Nisan’da Biden’ın kabul ettiği (1915 olayları) sözde Ermeni soykırımı meselesi gündeme geldi mi diye sordu. Sayın Erdoğan da “hamdolsun (1915 olayları) hiç gündeme gelmedi” diye cevap verdi.

Sayın Erdoğan, NATO zirvesine giderken bu konuyu dile getireceğini ve gerekeni söyleyeceğini ifade etmişti. Gerekeni söylemek demek, konuyu açmamak ve açtırmamak demekmiş, öğrenmiş olduk.

NATO zirvesi, küresel ölçekte, Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya dâhil edilmesinin liderler arasında konuşulması açısından önemliydi. Bizim için önemli kısmıysa, Afganistan’dan çekilecek ABD ordusunun yerine Afganistan’daki askeri varlığımızın arttırılıp arttırılmayacağıydı.

Ukrayna ve Gürcistan devletlerinden Ukrayna, -her ne kadar Biden, Putin’i bir süre daha kızdırmamak adına Ukrayna’yı NATO’ya hemen almayacak olsa da-  NATO’ya öncelikli olarak dâhil olacak gibi. Ukrayna, NATO’ya girerse Rusya, bölgedeki hâkimiyetini kaybetmemek adına hamleler yapacaktır. Rusya’nın yapacağı hamlelerin en büyük zararı ise ABD ile yakınlaşmamızdan dolayı bize olacaktır. Türkiye, bir devletle yakın olmak isterken diğer devletle uzaklaşmasına neden olacak şekilde yürütülen dış politika konseptini terk etmelidir.

Afganistan’da askeri varlığımızın arttırılması da çok hassas bir konudur. Bölgeden çekilecek ABD askerleri, Taliban’a galibiyet havası vermiştir. Taliban muhtemeldir ki bir yıl içinde Afganistan’ın idaresinin tamamını ele alacaktır, Taliban tarafından yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, ABD’nin istediğini kabul etmemizin etkileri hissedilir seviyede olabilir. Afganistan’ın mevcut halinde Türkiye sevilen bir devlettir. Bu sevgiyi korumak da devletimizin politikalarına bağlıdır.

***

Sedat Peker ortadan kaybolduğunda sosyal medya resmen yıkılmıştı. Akşamın tek gündemi Sedat Peker nerede sorusuna cevap aramak hususuydu. Tam bir kamuoyu testine dönüşen sürecin sonunda gördük ki toplumun azımsanmayacak bir kısmının sempatisini kazanmış bir Sedat Peker doğmuş da büyümüş. Ortadan kaybolma sürecinin artan destekle son bulmasının ertesi gününde yaşananlar ise artık ülkemizde bazı şeylerin değişeceğini gösteriyor. Buna en somut örnek Fatih Altaylı’nın Veysi Ateş ile ilgili yazmış olduğu köşe yazısıdır. Sayın Altaylı, Sezgin Baran Korkmaz’ın kendisini aradığını ve Veysi Ateş’in Sezgin Baran Korkmaz’dan 10 milyon Avro yani 100 milyon Türk Lirası talep ettiğini; talebini yerine getirirse sorunlarının çözülmesi için aracı olacağını söylediğini yazdı.

Yemin etmeyi hiç sevmem fakat yemin ediyorum ki ilk videodan beri Sedat Peker’in iddialarının sadece dikkat çekme amaçlı söylenen sözler olması ve doğru olmamasını temenni ettim. Şok oluyorum, üzülüyorum.

***

Milyonlarca genç, memur olmak için kpss sürecine dâhil oluyor. Bir kere kazanamazsa iki yılı kaybediyor yani ömründen giden her iki yıla karşılık bir kere kpssye girebiliyor. Memur alımını olanak kılan kpssyi yılda bir kere yapalım. Burası tamamsa ikinci talebime geçiyorum.

Bir kişi düşünün kpssye hiç girmemiş. Sınav stresinin nasıl bir şey olduğunu yaşamamış. Bir imzayla kamuda göreve gelmiş ve bir göreve geldikten sonra da durmamış birden fazla görevlere getirilmiş. Görevler tabi ki tek makamda icra edilmemiş. Birden fazla makamda bulunan o kişi birden fazla maaşı da elde etmiş. Bu uygulamadan derhal vazgeçelim. Çifter, üçer, dörder hatta beşer maaş uygulaması, kpssye umut bağlayan gençleri keriz yerine koymaktır. Toplumu kandırmak, kandırmanın sürdürüldüğü sürece sorun çıkarmaz; kandırıldığını anlayan toplumun ise ne tepki vereceğini kestirmek zordur. Beylikdüzü’nden kimsenin tanımadığı birine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını veren irade, kandırıldığını anlayan toplumun iradesidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.