Tarihte çok enteresan kişilikler ve bunlar içinde bulunduğu dönem ve koşulların oluşturduğu ruh halleri vardır. Bu şahsı muhteremler ilginç, karizmatik ve lider kişilikleri yanında arzuları, ihtirasları ve öne çıkma ülküleri ile tarihin tozlu raflarında yer almaktadır. Tarihimizde ve dünya tarihinde bu vaka şahsiyetler çoktur. Bizim tarihimizde ise sayıları fazlacadır.

Bunlardan son devre damgasını vuran Enver Paşa’ya 1911 yılı içindeki Trablusgarp Savaşında ki faaliyetlerinden bir tanesini lokal anlamda inceleyeceğiz.

  Enver paşa,Mustafa Kemal ve beraberinde ki vatansever subaylarla İtalya’ya karşı  bugünkü Libya’da direniş kurmuşlar bu faaliyetlerin meyvesi ise kısa sürede alınmıştır. Mücadeleyi desteklemek üzere Trablusgarp ve Afrika içlerinden bile savaşmak için gönüller gelmeye başladı. Halifeye ve Osmanlı Devleti’ne sadık olan bu mücahitlerle İtalyanlara karşı takdire şayan bir mücadele başladılar.

Osmanlı Devleti, savaşın sürdürülebilmesi için gereken lojistik desteği sağlamak, silah, cephane ve para gönderebilmek için eldeki tüm imkânları kullanmakta ve her yolu denemekteydi.

Lakin karadn ve denizden Tarblusgarp ile bağlantısı yoktu. Bu sartlar altında yeni plan ve proğramlarla faliyetler yapmak gerekiyordu. Mücahitler silahlarını çoğunlukla İtalyanlara yapılan baskınlar ile çarpışmaların ardından elde ettikleri ganimetlerden temin etmekteydiler.  Ayrıca, Mısır’dan başka Hindistan ve Afganistan’da kurulan komitelerden de para yardımları yapılmaktaydı. Fakat böylesine hayati bir mücadele yardımlarla sürdürülemezdi. Çünkü Mısır’dan üzerinden gönderilen para kimi zaman orada harcanıyor veya zamanında ele geçmiyordu.

Enver Paşa'nın Kız kardeşinin oğlu Faruk Kenç vasıtasıyla temin edilen paranın ön yüzü

Gerekli olan erzak, cephane gibi malzemeyi satın alabilmek için para bulunmadığından Enver Paşa, halifenin damadı olması hasebiyle kazandığı nüfuzu kullanarak adına burada kâğıt para bastırdı ve tedavüle çıkardı. Altın ve gümüş para geldiğinde değiştirilmek üzere Trablusgarp ve çevresinde geçerliliği olan bu banknot büyüklüğündeki para, şapirograf ile basılmıştı. 125x73 mm boyutundaki paranın ortasında yuvarlak içinde Enver Paşa’nın İttihat ve Terakki Cemiyeti içerisinde kullandığı “Enver Suavi” mahlası yazılı idi. Banknotun dörtkenarında “Devlet-i Aliyye-i Osmaniye” yazısıyla paranın Türkçe ile Arapça değerini belirten rakamlar ve üst satırda “Bir Osmanlı Lirası”, alt satırda “Vahidi Liray-ı Osmanî” ibareleri vardı. Enver Paşa bu girişimini şu şekilde anlatıyor: “Ben kumandan mıyım, bankacı mı, yoksa muhasebeci mi? Ama işte hepsini yapıyorum. Hatta bir para değiştirme usulü ve bürosu kurduk. Bozuk para kıtlığına çare olmak üzere kâğıt para bastırdım. Değeri Türkçe ve Arapça olarak belirlenen paranın üzerindeki şekil benim mührümden başka bir şey değildi. Arapların bu parayı altın ve gümüş parayla bir tutmaları gururumu okşuyordu.” diyordu.

Paranın arka yüzü

Bu şartlar ve yokluklar içerisinde Araplar ve Osmanlı subayları 1 yıl süren savaşta,  İtalya o günün son teknolojisini, silahlarını kullanmasına rağmen; bu subaylarımızın ve yerel birliklerin direnişini kıramamıştır. Osmanlı Devletini barışa zorlamak için Onİki Ada Ve Rodos’u işgal etmişler . Çanakkale Boğazını ablukaya almışlar ve Beyrut Limanını ve şehri bombalamışlardır.

Osmanlı Devleti Almanya’nın da arabulucu faliyetleri ve Balkanlarda Osmanlıya karşı oluşan birlikteliklerden rahatsız olarak Uşi Anlaşmasını yapmışlardır. Bölelikle Kuzey Afrikada’ki son toprağımızı maalesef kaybettik.

Bu başarıların sebebini öğrenmek üzere Trablusgarp’a gelen Fransız gazeteci Carrere cepheleri dolaştıktan sonra şu kanıya varmış ve sürdürülen haklı mücadeleyi şu sözleriyle özetlemişti:

“Mesele varlık içinde istila yapmak değildir. Asıl ders ve ibret alınacak nokta yokluk içinde vatan savunmaktır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.