google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html

-Ekonomist olmadığımı belirterek yaşamakta olduğumuz ve belli aralıklarla tekrarlayan ekonomik krizlere dair piyasa pratiğine dayalı farklı bir bakış açısını değerlendirmelerinize sunacağım,

-İyi yetiştiğine inanan bir mühendisim,

-Üniversite’yi Kredi Yurtlar Kurumu’nun yurtlarında barınarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün -talimatları ile kurulan Cumhuriyet’in müstesna müesseselerinden Etibank’ın bursu ile başarılı bir öğrenci olarak bitirdim,

-25 Yıl Devlet Kurumlarında çalıştım ve 2001 yılında emekli oldum,

-Mesleğimde iddialı ve başarılı olmamın yanı sıra Ülkemizde ve Dünyada yaşanan Ekonomi konularını dikkatle öğrenciliğimden beri izlerim,

-Çok saygın ekonomistlerimizin; yaşadığımız ekonomik krizin nereden, nasıl başladığı ve nasıl aşılabileceğine dair faiz-kur-borçlanma-israf-ihracat seferberliği-ithalatı sınırlama ve başka başlıkları da ihtiva eden önerilerini dinliyor ve okuyoruz,

-Bu kıymetli önerilerin hepsi akademik bakımdan kabul görmüş literatürde yerini almış önerilerdir ancak her ülkenin her toplumun ekonomik konulara yaklaşımı ve yatırım araçları tercihi farklıdır. Örnek vermek gerekirse; batı toplumlarının öncelikli yatırım aracı hisse senedi ve hazine borçlanma kâğıtları iken bizim Ülkemizde öncelikli yatırım aracı gayrimenkul-döviz-altındır,

-Ben kendi çapımdaki imkanlarımla;

-BİST’de (İstanbul Menkul Kıymetler Borsası), 1997’den beri değişik dönemlerde başarılı yatırımlarım oldu,

-Armasında Latince dictum meum pactum(sözüm senettir)yazan London Stock Exchange‘de 2008 krizinde Ailemizin mütevazı imkanlarıyla bir ara başarılı yatırım yaptım,

-Türkiye’de yine Aile imkanlarıyla gayrimenkul alım-satımı yapmakta başarılı oldum,

-Londra’da yine Aile İmkanlarıyla başarılı gayrimenkul alım-satımı yaptım

-Kızımın İspanya’da kurduğu yeme-içme işletmesinin özellikle kriz ve pandemi döneminde yönetimine önemli katkıda bulunarak,

hayatımı sürdürmeye devam ediyorum.

Yaptığım bu işlerin hepsinde uyguladığımız prensip;

-Herkes Satarken Sen Al-Herkes Alırken Sen Sat,

-Pandemıi döneminde de; Herkes İşyerini Kapatırken Sen Açık Tut,

oldu.

Yukarda özetlediğim faaliyetlerim gösteriyor ki kendi çapımda eli taşın altında ve başarılı olan birisiyim.

Yaş dönemim itibariyle;

-Ülkemizin; 1973’de petrol ve hububat gübresinin hammaddesi olan fosfat fiyatlarındaki kat kat artış nedeniyle girdiği özetle; elektrik-petrol ve ürünleri -yemeklik yağ-ilaç-röntgen filmi-tüp gaz ve diğer hayati tıbbi malzeme ve ekipmanlarda yaşanan kıtlık ve yoklukla yaşadığımız ve 24 Ocak 1980 de Rahmetli Demirel’in kurduğu azınlık hükümetince Rahmetli Özal’ın da önemli katkılarıyla alınan Ekonomik İstikrar Tedbirlerini,

-5Nisan1994’de aşırı derece artan iç ve dış borç  edeniyle yaşanan krizi,

-Kasım 2000 Krizini ve arkasından gelen Şubat 2001 Krizini de önemli bir Kamu Bankası’nın Baş Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak,

-Eylül 2008’den itibaren net olarak tüm dünyada ve Ülkemizde hissedilen ve Ülkemizi etkileyen Amerika’da taşınmaz fiyatlarındaki balondan kaynaklanan krizi ise başında profesyonelce bulunduğum bir gayrimenkul  şirketini koruyarak hatta para kazandırarak

yaşadım.

-Ve 2018’de başlayan ve halen içinde bulunduğumuz iç ve dış borç krizini de 2002-2010 arasında genel müdürlüğünü ve yönetim kurulu üyeliğini yaptığım gayrimenkul şirketinin sahibine danışmanlık yaparak,

yaşamaya devam ediyorum.

BAZI EKONOMİSTLER KRİZİ; Ampirik olarak “yönetenlerin düzeltmekte aciz kaldığında ekonominin kendi kendini düzeltmesi” olarak tanımlıyorlar.

Kendimden ve yaşadığım ekonomik olaylardan uzun uzadıya bahsetmemin nedeni;

-Yaşadığım bu krizlerden Kasım 2000  ve Şubat 2001 Krizlerine ve 2018’de başlayan ve halen ağır bedeller ödeyerek yaşamaya devam ettiğimiz Krize NE KAMU YÖNETİCİLERİNİ NE DE ÖZEL SEKTÖRDEKİ TANIDIĞIM PATRONLARA KRİZİN GELDİĞİNİ İVE ÖNEMİNİ ANLATAMADIM,

-Eğer KAMU YÖNETİMİNİ İNANDIRABİLSEYDİM ÜLKE OLARAK bu kadar ağır bedel ödemezdik ve ödemeye de devam etmezdik,

-Danışmanlığını yaptığım ÖZEL SEKTÖRDEKİ PATRON’LARI da inandırabilseydim HAFİF SIYRIKLARLA krizi atlatır hatta BU KRİZDEN BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ DE ÇIKARABİLİRLERDİ,

-Çünkü Krizler bir başka ifade ile; AVIN BOL OLDUĞU FİŞEĞİN(paranın) BİTTİĞİ VEYA ÇOK AZALDIĞI dönemlerdir,

PARAYI ERKANI-HARP ÇARIKLISI TÜCCARLAR; “peşin para silah gibidir çektin mi vurursun” diye tarif ederler. Ve genellikle de KRİZLERDE hep kazanırlar.

SONUÇ; yukarda sıraladığım tecrübelerim göstermektedir ki;

1-TÜRKİYE’DEKİ KRİZLERİN SEBEBİ; KAMU KESİMİNİN VE ÖZEL KESİMİN HANGİ GEREKÇEYLE OLURSA OLSUN AŞIRI DERECEDE İÇ VE DIŞ BORÇLANMALARIDIR.

2-10–15 YILDA BİR YAŞADIĞIMIZ KRİZLERi  ÖNLEMENİN YOLU;

   A-ÖDENMEYEN VEYA ÖDENEMEYEN BANKA KREDİLERİNİ AMME ALACAKLARININ TAHSİLİ    KAPSAMINA ALARAK BORÇLULARIN  TAHSİLATTA İCRA-İFLAS VE TİCARET KANUNU BOŞLUKLARINDAN YARARLANMALARINI ÖNLEMEK,

  B-İFLAS İŞLEMLERİNİ HIZLANDIRACAK VE  SADELEŞTİRECEK YASAL DÜZENLEMELERİ YAPMAK GEREKMEKTEDİR,

Dünyadaki gelişmiş hiç bir ülkede kötü yönetilmekten dolayı ıslah olmayacak derecede zaafiyete uğramış veya  batık şirketlerin tasfiyesi bizim ülkemizdeki kadar uzun sürmemektedir ki bizde 25 yılı aşan şirket tasfiye işlemleri vardır.

BANKA KREDİLERİNİN O SEBEPTEN BU SEBEPTEN  GERİ DÖNMEYEN MİKTARININ; TOPLAM GAYRİ SAFİ MİLLİ HASILA İÇİNDEKİ PAYI %10 CİVARINI(bazı uzmanlara göre) AŞTIĞINDA FİRMA BAZINDAKİ BORÇLAR SİSTEMİK BORÇ HALİNE GELİYOR VE  FİNANS SEKTÖRÜNÜN  DARALMASINA SEBEP OLARAK krizi başlatıyor.

Çünkü krizlerimiz;

-BANKA BİLANÇOLARININ BOZULMASI İLE BAŞLIYOR,

-BANKA BİLANÇOLARININ DÜZELMESİ İLE SON BULUYOR,

Saygılarımla

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.