AKP Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Emre Cemil Ayvalı katıldığı bir televizyon programında AKP'nin Gülen grubu ile işbirliği yaptığını kabul ederek, "Bir tarafta FETÖ bir tarafta Kemalist darbeciler vardı, ikisini birbirine kırdırdık," dedi.
Aslında bu malum olanın ilanıydı. Önemi, ilk defa bir parti yöneticisi tarafından itiraf edilmesiydi. Bu, FETÖ'nün siyasi ayağı kim veya kimlerdir tartışmalarına da yeni bir boyut getirdi.
Bundan sonra hiç bir AKP yöneticisi aldatıldık, milletim bizi affetsin diyemez. Çünkü, Ayvalı açıkça iki darbeci grubu vuruşturduk diyerek iki tarafın gerçek amaçlarını baştan beri bildiklerini itiraf ediyor. Millet affeder mi bilemem ama bunu tarih de,  siyasetin pençesinden kendisini kurtardığında hukuk da affetmeyecektir.
Nitekim, Ayvalı nasıl bir pot kırmış olduğunu anlamış olacak ki, iki gün sonra istifa etmek zorunda kaldı.
Ayvalı'nın kullandık attık, dediği Gülen grubu, 2010 referandumunda -ölüleri bile mezardan çıkararak oy kullandırın- diyecek derecede AKP iktidarına destek olmuştu.  O süreçte dini bir cemaat olmaktan çıkarak siyasi bir cemaat hüviyetine bürünmekten, muhalefeti karşısına almaktan imtina etmemişti. TSK'ya yönelik operasyonlarla AKP iktidarının önündeki mayınları temizleme işlevi görmüştü. İşleri bittikten sonra kriminal hale getirilerek Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonlarından birinin muhatabı oldular. Şimdi 18 yıllık, o zaman 12 yıllık AKP iktidarının ne kadar karıştığı kirli iş varsa hepsinin sorumlusu haline getirildiler. İktidar kendini tarih ve adalet önünde mahkum edecek ne kadar yanlış iş varsa hepsini Gülen grubuna yıkarak kendini aklamaya çalışıyor. Aslında FETÖ ile mücadele biraz da bu suç ortaklığı imajından kurtulmak için yapılıyor. Süreç içinde öyle bir imaj oluşturuldu ki, dışarıdan gelen biri, 2013 Aralık'ına kadar iktidarın AKP'de değil Gülen grubunda olduğunu, AKP'nin 2013 Aralık'ından sonra iktidara geldiğini düşünebilir.  Aslında ne yaptılarsa beraber yaptılar hesap vereceklerse beraber vermeleri lazımdı. Ayvalı'nın açıklamaları, bu birlikteliğin demokratik bir dayanışmadan ziyade, darbeciye karşı bir başka darbeci ile dayanışma mahiyetinde olduğunu ima ediyor.
İktidara destek olmak için -ölüleri mezardan kaldırıp- oy kullandıran ve bir cemaatin asla karışmaması gereken birçok suça karışan FETÖ şimdi günah keçisi. Keşke siyaset denkleminin dışında kalsalardı da bugün tepedekilerin kurbanı olmuş on binlerce mağdur/mazlum insan bırakmasalardı.
2015'ten beri AKP yeni ortaklar edindi. Onların desteği sayesinde parlamenter sistemi değiştirerek tek adam yönetimine geçti. Devletin bütün kurumlarının içi boşaltılarak her şey tek bir iradeye bağlandı. Bir devleti var eden kurumsallık yok edildi. Güçlerin dağılımı yerine güçlerin tek bir kişide temerküzünü ön gören bu sistemle Türkiye'nin uçuşa geçeceği iddia edildi. İktidarın yeni ortağı Bahçeli, Gülen'in ölüleri mezardan çıkarma sözünü hatırlatacak şekilde 2023'e kadar iktidara kayıtsız şartsız destek olacaklarını açıkladı. Perinçek, yoldaşlarını hayrette bırakacak bir U dönüşü yaparak kendini iktidara eklemledi. Bir kaç yıl önce PKK ile masa kuran, İmralı ve Kandil'i devletin muhatabı haline getiren iktidar, bu defa siyasetini HDP karşıtlığı üzerine bina etti. MHP tabanını yedekte tutmanın tek yolu bu olduğu için şimdilik bu siyaseti sürdürmeye devam ediyor. Bahçeli'nin -kayıtsız şartsız desteği- karşısında MHP ne kazandı derseniz, bunun cevabını zaten Bahçeli hiç bir şey istemiyoruz diyerek vermişti. Ülkücüler yine işsiz, yine mağdur, üstelik tarihlerinde ilk defa biz neyiz, kimiz diye ciddi bir kimlik krizi yaşıyorlar. Siyaset hiç bir şey için yapılmaz, ülkeyi yönetmek için yapılır. Bahçeli, hiç bir şey istememesine rağmen ülke iyi gitmiyor, ekonomi felç, vatandaş mutsuz, işsizlik zirvede, gerçek enflasyon açıklananın kat kat üstünde, Suriye Kantonları ile Barzani yönetimi uluslararası güçler tarafından giderek birbirine entegre ediliyor. Vatandaş, cami inşaatları, dini söylemler, Ayasofya hikayeleri ile uyutuluyor. Yakında yeni bir Ayvalı çıkıp, sistemi değiştirmek için MHP'yi mecburen kullandık, yapılan hataların sorumlusu biz değiliz, ortağımıza uymak zorunda kaldık derse şaşmamak lazım. Bana öyle geliyor ki o günler çok uzak değil. AKP ve MHP'ye kamuoyu desteği azaldıkça bu ihtimal artacaktır.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.