google-site-verification: google93004a1f8b19e30c.html

Ne demişti Aliya İzzetbegoviç:

"Ben olsam, Müslüman Doğu'daki tüm mekteplere 'eleştirel düşünme' dersi koyardım".

Okullara eleştirel düşünce dersi koymak Müslümanları yöneten siyasilerin idam fermanı olacağını erk sahipleri iyi biliyor. O yüzden asla koymazlar.

Ama sosyal medyada insanlar Mehmet Akif'in, Ali Şeriati'nin, Muhammed İkbal'in ve daha birçok islam düşünürünün eleştirel cümleleri ile karşılaşıyorlar. Parti trolleri "Bunlara aldırmayın, bunlar CHP'lidir" de diyemiyorlar.

Sosyal medyada mesleği profesör, mesleği köşe yazarı, mesleği emekli vali olan insanlar görüyorum. Eğer partici ise Kars'ın Digor ilçesindeki kahvehane siyasetçisi ile aynı özellikleri taşıyorlar.

Örneğin diyorlar ki: "Cami imamlarını, Müslümanları eleştirmek İslam düşmanlığıdır".

Acaba İslam düşmanı kim?.. Muhammet İkbal mi, Mehmet Akif mi, Aliya İzzetbegoviç mi?... Onlar da eleştirdi Müslümanları.

Korkmayın genç Müslümanlar!..

Haksızlıklara, yanlışlara karşı susanlar dilsiz şeytandır.

Okullara "eleştirel düşünce" dersi asla konmayacak ama siz sosyal medya sayfanızda dilsiz şeytan olmadığınızı gösterin, düşünün, eleştirin, sorgulayın!..

***

Korona İtalya ve İspanya'yı nakavt etti.

Çünkü sağlık sektörü bu iki ülkede özelleştirilmişti.

Korona Almanya'da başarısız oldu.

Çünkü Almanlar insan sağlığını özel hastanelerin yani vahşi kapitalizmin insafına bırakmadı, bütün sağlık kurumları devletindir.

Sağlık sektörü vahşi kapitalizmin insafına bırakılamaz.

Bu durum kümesi tilkiye emanet etmek gibidir.

Çünkü sağlık sektörü patronları arge çalışmalarına para ayırmaz, bulaşıcı hastalıklarla mücadele enstitüleri kurmaz.

Hatta "Ne kadar çok hasta, o kadar çok kâr" mantığıyla hareket eder.

"Hasta garantili hastane" bizdeki yeşil kapitalizmin bir buluşudur.

Dünyada başka örneği yoktur.

Korona insanlık için bir milat olacaktır, olmalıdır da...

Sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesine hayır!..

***

"Korona ilaçları lokasyonlara gönderildi."

"Korona Türkiye'de hangi lokasyonlarda daha yaygın?"

"Bu evin lokasyonu çok iyi."

Arap'ın "vaka"sından sonra bir de İngiliz'in "lokasyonu" girdi dilimize.

Lokasyon Türkçe "konum" demektir, konmaktan konum...

Arap ve İngiliz kusmuklarını kullanan tv haber servisleri, dilinizi Arap yılanı ısırsın, İngiliz arısı soksun emi...

***

 

Dikkat ettiniz mi?

Korona salgınından sonra "vaka" sözcüğü salgını başladı.

Arapça aslı "vakıa" dır, Türkçe tam karşılığı ise "olay" dır.

Korona'dan sonra "hasta" anlamında kullanılıyor.

"Türkiye'de vaka sayısı 800 oldu" demek Türkçe bilmezliktir.

"Türkiye'de olay sayısı 800 oldu" demek de uygun değildir.

Kullandığınız sözcük amacı açıklamalıdır.

Doğrusu: "Türkiye'de hasta sayısı 800 oldu" demektir.

Ekran cahilleri Türk kaşığı ile Arap kakası yiyorlar ama yerken de yüzlerine bulaştırıyorlar.

Geçen gün tv de bir tıp doktoru "olgu" sözcüğünü kullandı. Doğru bir kullanım.  Korana vaka değil, olay değil, olgudur.

Korana virüsü alana da "vaka" denmez "hasta" denir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.